İki yıllık işgalin sonu
Trabzon, 18 Nisan 1916'da Rus ordusunun eline geçmişti. Karadeniz'in en önemli liman şehirlerinden biri olan Trabzon, yaklaşık iki yıl boyunca Rus idaresinde kaldı. 24 Şubat 1918'de ise Osmanlı birlikleri şehre yeniden girdi. Bu geri dönüş, büyük bir muharebe sonucunda değil, Rus ordusunun 1917 devrimlerinden sonra dağılması sonucunda gerçekleşti. Yine de Trabzon'un geri alınışı, Doğu Cephesi'nde 1918 başında başlayan genel ilerleyişin en sembolik anlarından biri oldu.Bu yazıda, Trabzon'un 1916'daki kaybından 1918'deki geri alınışına kadar geçen süreci ve bu sürecin Doğu Cephesi'nin bütününe nasıl bağlandığını anlatıyoruz.

1916: Trabzon'un kaybı
1916'nın başında Rus ordusu Doğu Anadolu'da büyük bir taarruz başlattı. 16 Şubat 1916'da Erzurum düştü. Ardından Rus kuvvetleri Karadeniz kıyısı boyunca batıya ilerledi. Rus Karadeniz Filosu, kıyıya yönelik çıkarmalar ve bombardımanlarla bu ilerleyişi destekledi. Nisan 1916'da Osmanlı birlikleri Trabzon'u savunmanın mümkün olmadığını gördü ve şehri boşalttı. Rus ordusu 18 Nisan 1916'da Trabzon'a girdi.Şehrin Müslüman halkının büyük bir bölümü işgalden önce batıya göç etti. Göç yolları kış koşullarında son derece zordu ve birçok kişi yolda hayatını kaybetti. Rus idaresi altında Trabzon bir askerî üs ve ikmal limanına dönüştürüldü.
Tarih notu
16 Şubat 1916: Erzurum'un düşmesi. 18 Nisan 1916: Rus ordusunun Trabzon'a girmesi. Mart ve Kasım 1917: Rusya'da iki devrim. 18 Aralık 1917: Erzincan Mütarekesi. 12 Şubat 1918: Osmanlı ilerleyişinin başlaması. 13 Şubat 1918: Erzincan'ın geri alınması. 24 Şubat 1918: Trabzon'un geri alınması. 3 Mart 1918: Brest-Litovsk Antlaşması. 12 Mart 1918: Erzurum'un geri alınması.
1917: Rus ordusunun dağılması
1917'de Rusya'da iki devrim yaşandı. Mart'taki devrimle çarlık yıkıldı. Kasım'daki devrimle Bolşevikler iktidara geldi. Bu süreç, Kafkas Cephesi'ndeki Rus ordusunu derinden sarstı. Disiplin çöktü, askerler cepheyi terk ederek evlerine dönmeye başladı. 18 Aralık 1917'de Erzincan'da Osmanlı ve Rus komutanları arasında bir mütareke imzalandı. Bu mütareke, cephedeki çatışmaları durdurdu.Rus birliklerinin çekilmesiyle cephede büyük bir boşluk doğdu. Bu boşluğu, Tiflis'te kurulan Kafkas yönetiminin desteğiyle oluşturulan Ermeni ve Gürcü birlikleri doldurmaya çalıştı. Ancak bu birlikler, geniş bir cepheyi tutacak sayıda ve donanımda değildi. Osmanlı hükûmeti, bu durumdan yararlanarak kaybedilen toprakları geri almaya karar verdi.

1918: İlerleyiş ve Trabzon
Şubat 1918'de Vehip Paşa komutasındaki 3. Ordu genel bir ilerleyişe geçti. 13 Şubat'ta Erzincan geri alındı. Ordu iki koldan ilerliyordu: Bir kol Erzurum'a, diğeri Karadeniz kıyısı boyunca Trabzon'a doğru. Trabzon'daki Rus garnizonunun kalıntıları, şehri savunacak durumda değildi. Bölgedeki Rum silahlı grupları da direnemedi. 24 Şubat 1918'de Osmanlı birlikleri şehre girdi.Trabzon'un geri alınışı İstanbul'da büyük bir sevinçle karşılandı. Servet-i Fünun gibi dergiler şehrin fotoğraflarını yayımladı. Göç etmiş olan halkın bir bölümü, sonraki aylarda şehre dönmeye başladı. Ancak iki yıllık işgal ve savaş, şehirde ve çevresinde ağır izler bırakmıştı.
Ek bilgi
3 Mart 1918'de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması'yla Sovyet Rusya, 1878'den beri elinde tuttuğu Kars, Ardahan ve Batum'dan da vazgeçti. Bu, Osmanlı ilerleyişinin Doğu Anadolu sınırlarını aşarak Kafkasya'ya uzanmasının hukuki zeminini oluşturdu.
Mustafa Kemal ve 1918'in başı
Trabzon geri alındığında Mustafa Kemal Doğu Cephesi'nde değildi. 1917'nin sonunda Yıldırım Orduları Grubu'ndaki 7. Ordu komutanlığından istifa etmişti. Aralık 1917 ile Ocak 1918 arasında Veliaht Vahdettin Efendi'nin Almanya gezisine eşlik etti. Bu gezide Alman genelkurmayıyla görüştü ve Batı Cephesi'ni ziyaret etti. Dönüşünden sonra İstanbul'da hastalandı. Yaz aylarında tedavi için Viyana'ya ve Karlsbad'a gitti.Yine de Mustafa Kemal'in Doğu Cephesi'yle bağı devam ediyordu. 1916-1917'de 16. Kolordu ve 2. Ordu'da geçirdiği aylar, onu bölgenin coğrafyasını ve sorunlarını tanıyan subaylardan biri yapmıştı. 1919'da Samsun'dan sonra Erzurum'a gidişi ve Doğu'daki 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir'le kurduğu iş birliği, bu deneyimin üzerine kuruldu.

Dikkat: yanlış bilinen
1916-1918 yıllarında Trabzon ve çevresinde, savaşın her aşamasında farklı toplulukların acı çektiği olaylar yaşandı. Müslümanların 1916'daki göçü, Rum ve Ermeni toplulukların savaş yıllarında ve sonrasında yaşadıkları, ayrı ayrı ve dikkatle ele alınması gereken konulardır.
Bir şehrin iki yıllık bekleyişi
Trabzon'un geri alınışı, Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna yaklaşılırken Osmanlı Devleti'nin yaşadığı nadir sevinç anlarından biriydi. Ama bu sevinç, bir askerî zaferin değil, rakip ordunun içten çöküşünün sonucuydu. Bu ayrım, 1918'in genel tablosunu anlamak için önemlidir. Doğu'da ilerleyen Osmanlı ordusu, aynı aylarda Filistin'de ve Irak'ta geri çekiliyordu. Bir cephede toprak kazanılırken diğerlerinde kaybediliyordu.Bu çelişkili tablo, 1918'in sonbaharında Mondros Mütarekesi'yle sona erdi. Mütareke, Doğu'da kazanılan toprakların bir kısmının yeniden tartışmaya açılması anlamına geliyordu. Ama Trabzon, Erzurum ve Doğu Anadolu'nun büyük bölümü, bu kez Osmanlı ordusunun elinde kaldı. Bu durum, 1919'da başlayacak Milli Mücadele için Doğu'yu güvenli bir dayanak hâline getirdi. Erzurum Kongresi'nin toplanabilmesi, 1918'deki geri alınışlar olmadan düşünülemezdi.
Erzincan Mütarekesi'nden Brest-Litovsk'a
18 Aralık 1917'de imzalanan Erzincan Mütarekesi, Kafkas Cephesi'nde çatışmaların durdurulmasını öngörüyordu. Ancak mütareke uzun sürmedi. Osmanlı tarafı, Rus birliklerinin yerini alan Ermeni birliklerinin bölgedeki Müslüman halka yönelik saldırılarını gerekçe göstererek Şubat 1918'de ilerleyişe geçti. Ermeni tarafı ise bu ilerleyişi mütarekenin bozulması olarak değerlendirdi. Bu karşılıklı suçlamalar, bölgenin savaş yıllarında yaşadığı acıların ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor.Brest-Litovsk'taki barış görüşmeleri bu sırada sürüyordu. Bolşevik hükûmeti, Almanya ve müttefikleriyle barış yapmak için büyük tavizler vermek zorunda kaldı. 3 Mart 1918'de imzalanan antlaşmayla Rusya, Kars, Ardahan ve Batum'un geleceğinin bir halk oylamasıyla belirlenmesini kabul etti. Bu, Osmanlı ordusunun 1878 sınırına kadar ilerlemesine imkân tanıyordu. Erzurum 12 Mart'ta, Kars ise 25 Nisan'da geri alındı.
Şehrin yeniden kuruluşu
Trabzon'a dönen halk, harap olmuş bir şehirle karşılaştı. İki yıllık işgal, ticaretin durmasına, limanın asker taşımacılığına ayrılmasına ve çevre köylerin boşalmasına yol açmıştı. Osmanlı idaresi şehirde yeniden düzen kurmaya çalıştı, ama savaşın son aylarında kaynaklar son derece kısıtlıydı. Trabzon'un gerçek anlamda toparlanması, ancak Cumhuriyet döneminde mümkün olacaktı.Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon'a birkaç kez gitti. 1924'teki ilk ziyaretinde halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Şehirdeki köşk, 1937'deki ziyaretinde ona hediye edildi. Bugün Atatürk Köşkü adıyla müze olarak ziyaret ediliyor.
Ek bilgi