İki büyük hükümdarın karşılaşması
Ankara Savaşı, 28 Temmuz 1402'de Ankara'nın kuzeydoğusundaki Çubuk Ovası'nda, Osmanlı Sultanı I. Bayezid ile Orta asyaAsya'dan Anadolu'ya gelen Timur arasında yapıldı. Muharebe Timur'un kesin zaferiyle sonuçlandı; Bayezid ve oğlu Musa Çelebi esir düştü. Bu yenilgi Osmanlı tarihinin en büyük felaketlerinden biri kabul edilir: Bayezid'in on üç yılda kurduğu geniş devlet dağıldı, anadoluAnadolu beylikleri yeniden kuruldu ve Bayezid'in oğulları arasında on bir yıl sürecek Fetret Devri başladı. Avrupa ve Bizans için ise savaş, Osmanlı baskısından beklenmedik bir kurtuluş anlamına geldi; İstanbul'un fethi yarım yüzyıl gecikti.
Timur kimdi?
Timur, 1336'da Semerkant yakınlarındaki Keş'te doğdu. Çağatay Hanlığı'nın parçalanmasından sonra Maveraünnehir'de güç kazanarak 1370'te Semerkant merkezli bir devlet kurdu. Kendini Cengiz Han'ın mirasının koruyucusu olarak sunan Timur, otuz yılı aşkın süre boyunca İran, Irak, Kafkasya, Altın Orda toprakları ve Kuzey Hindistan'a seferler düzenledi; 1398'de Delhi'yi aldı. Batı kaynaklarında Tamerlan, yani "Aksak Timur" adıyla tanınır. Seferlerinde büyük kentleri yerle bir etmesi ve katliamlarıyla ünlüdür; ama aynı zamanda Semerkant'ı İslam dünyasının en görkemli kentlerinden biri hâline getiren bir hükümdardır.Çatışmanın nedenleri
İki hükümdar arasındaki gerginliğin birkaç kaynağı vardı. Bayezid'in Anadolu beyliklerini hızla ilhak etmesi, topraklarını kaybeden Germiyan, Aydın, Saruhan ve Menteşe beylerinin Timur'un yanına sığınmasına yol açmıştı. Bu beyler Timur'u Osmanlı'ya karşı harekete geçmeye teşvik etti. Öte yandan Timur'a karşı mücadele eden Karakoyunlu Kara Yusuf ve Celayirli Sultan Ahmed Bayezid'e sığınmıştı. Doğu anadoluAnadolu'da Erzincan Emiri Taharten'in kime bağlı olacağı da iki hükümdar arasında bir anlaşmazlık konusu oldu. Bayezid ile Timur arasında sert mektuplar karşılıklı gönderildi.Dikkat: yanlış bilinen
Bayezid ile Timur arasındaki mektuplar, Osmanlı ve Timurlu kaynaklarında farklı metinlerle aktarılır ve bir kısmı sonradan derlenmiş mektup mecmualarında yer alır. Mektuplardaki ağır ifadelerin hangilerinin gerçekten yazıldığı kesin değildir. Bu nedenle bu metinlerden yapılan alıntılar tarihsel bir belge olarak değil, sonraki kuşakların olaya bakışını yansıtan anlatılar olarak değerlendirilmelidir. Bu forumda doğrudan alıntı verilmemiştir.
Sivas'ın yıkılışı
1400 yazında Timur Doğu Anadolu'ya girdi ve Sivas'ı kuşattı. Kentin savunmasını Bayezid'in oğlu Ertuğrul yönetiyordu. Kuşatmanın sonunda kent teslim oldu; Timur kentin savunucularını öldürttü ve Ertuğrul da hayatını kaybetti. Ardından Timur Osmanlı ile doğrudan savaşa girmek yerine güneye, Memlük topraklarına yöneldi; Malatya, Halep ve Şam'ı aldı, 1401'de Bağdat'ı yeniden ele geçirdi. Bu sırada Bayezid, İstanbul ablukasını sürdürüyor ve Timur'un geri çekildiğini düşünüyordu.Tarih notu
Savaşa giden olaylar: 1370 Timur'un Semerkant'ta devletini kurması; 1390–1398 Bayezid'in Anadolu beyliklerini ilhakı; 1398 Timur'un Delhi seferi; Ağustos 1400 Timur'un Sivas'ı alması; 1400–1401 Timur'un Halep, Şam ve Bağdat seferleri; 1402 baharı Timur'un yeniden Anadolu'ya girmesi; Temmuz 1402 Timur'un Kayseri ve Kırşehir üzerinden Ankara'ya ilerlemesi; 28 Temmuz 1402 ankaraAnkara Savaşı; 8 Mart 1403 Bayezid'in Akşehir'de ölümü; 1405 Timur'un ölümü.
Savaştan önceki manevralar
1402 baharında Timur yeniden Anadolu'ya girdi ve Sivas'tan batıya ilerledi. Bayezid ordusunu toplayarak Ankara'dan Sivas'a doğru yürüdü ve Timur'u Tokat yöresinde karşılamayı umdu. Ancak Timur, Osmanlı ordusuyla doğrudan karşılaşmak yerine güneye kayarak Kayseri ve Kırşehir üzerinden Ankara'ya yöneldi ve kenti kuşattı. Bayezid, ordusunu geri çevirerek yaz sıcağında zorlu bir yürüyüşle Ankara'ya döndü. Kaynaklara göre Osmanlı ordusu savaş günü yorgun ve susuzdu; Timur'un ordusu ise savaş alanındaki su kaynaklarını denetimine almıştı. Bazı anlatılarda Timur'un Çubuk Çayı'nın yönünü değiştirdiği ya da Osmanlı ordusunun kullandığı su kaynaklarını kirlettiği belirtilir.
Ordular
Osmanlı ordusu, yeniçeriler ve kapıkulu süvarileri gibi merkez birliklerin yanında, Rumeli ve Anadolu sancaklarından gelen timarlı sipahilerden, bağlı Sırp birliklerinden ve yeni ilhak edilmiş Anadolu beyliklerinin askerlerinden oluşuyordu. Sırp birliklerinin başında Bayezid'in kayınbiraderi Stefan Lazarević vardı. Ordunun bir bölümünü de Kara Tatarlar olarak bilinen göçebe süvari toplulukları oluşturuyordu. Timur'un ordusu ise Orta asyaAsya'dan gelen deneyimli süvarilerden, İran ve Kafkasya'dan toplanan kuvvetlerden ve Hindistan seferinden getirilen savaş fillerinden oluşuyordu.Dikkat: yanlış bilinen
Ordu büyüklükleri için kaynaklar çok farklı ve abartılı sayılar verir. Türkçe ve İngilizce Wikipedia'da aktarılan tahminler Osmanlı ordusu için 85.000 ile 120.000, Timur ordusu için 140.000 ile 200.000 arasında değişir; bazı çağdaş kaynaklar çok daha büyük sayılar anar. Günümüz tarihçileri bu sayıları genellikle abartılı bulur. Kesin bir sayı bilinmemekle birlikte Timur ordusunun sayıca üstün olduğu konusunda kaynaklar hemfikirdir.
Savaşın seyri
Savaş sabah saatlerinde başladı. Osmanlı ordusunun sağ kanadında Sırp birlikleri ve Rumeli kuvvetleri, sol kanadında Anadolu kuvvetleri, merkezde ise Bayezid ve yeniçeriler bulunuyordu. Sırp ağır süvarileri cesurca savaştı ve Timur'un sol kanadına ciddi kayıplar verdirdi. Ancak muharebenin belirleyici anı, Osmanlı ordusundaki Anadolu beyliklerine ait birliklerin, karşı safta eski beylerini görünce taraf değiştirmesi oldu. Kara Tatar süvarilerinin de Timur'a geçtiği ya da savaş alanını terk ettiği anlatılır. Sol kanadı çöken Osmanlı ordusu kuşatıldı.Bayezid'in oğullarından Süleyman Çelebi, Rumeli kuvvetleri ve vezir Çandarlı Ali Paşa ile birlikte savaş alanından çekilerek Bursa'ya, oradan da Rumeli'ye geçti. Mehmed Çelebi Amasya'ya, İsa Çelebi de Batı Anadolu'ya kaçtı. Bayezid ise yeniçeriler ve sadık birliklerle akşama kadar direndi. Karanlık çökerken savaş alanından kaçmaya çalıştığı sırada yakalandı ve Timur'un karşısına getirildi.
Esaret ve ölüm
Bayezid ve oğlu Musa Çelebi esir alındı. Timur, Bayezid'i ordusuyla birlikte Anadolu'da dolaştırdı. Bayezid 8 Mart 1403'te Akşehir'de esaret altında öldü. Ölüm nedeni olarak çoğunlukla hastalık gösterilir. Bayezid'in demir bir kafes içinde taşındığına dair yaygın anlatı ise tartışmalıdır: çağdaş Timurlu kaynaklar ona saygıyla davranıldığını yazarken kafes motifi biraz daha sonraki kaynaklarda belirir. Bazı araştırmacılar "kafes" sözcüğünün kafesli bir tahtırevanı anlattığını öne sürer.Anadolu'nun yeniden bölünmesi
Savaştan sonra Timur'un ordusu Anadolu'ya yayıldı. Bursa yağmalandı; Osmanlı hazinesi ve sarayı Timur'un eline geçti. Timur'un torunu Mehmed Sultan, Osmanlı'nın ilk başkentini ele geçirdi. Timur, aralık 1402'de İzmir'i Rodos şövalyelerinden aldı. Bayezid'in ilhak ettiği Germiyan, Aydın, Saruhan, Menteşe, Karaman, Hamid ve Candar beylikleri yeniden kuruldu ve eski beylerine verildi. Osmanlı toprakları ise Bayezid'in oğulları arasında bölündü; her biri Timur'a bağlılık bildirerek onun onayıyla belirli bölgeleri yönetti. Mehmed Çelebi'nin bastırdığı bazı akçelerde Timur'un adının yer alması bu bağlılığın somut bir göstergesidir.Ek bilgi
Timur, Ankara'dan sonra Anadolu'da kalıcı bir yönetim kurmadı. 1403'te Semerkant'a döndü ve Çin seferine hazırlanırken 1405'te Otrar'da öldü. Ölümünden sonra Timurlu devleti oğulları ve torunları arasında bölündü. Bu durum, Osmanlı'nın doğudan yeni bir saldırıyla karşılaşmadan iç savaşını sürdürmesine ve sonunda yeniden toparlanmasına imkân verdi.
Avrupa ve Bizans için anlamı
Ankara Savaşı'nın en dolaysız sonucu, Bayezid'in İstanbul ablukasının sona ermesidir. Avrupa'da yardım aramak için dolaşan II. Manuel, haberi aldıktan sonra İstanbul'a döndü. Bayezid'in oğlu Süleyman Çelebi, Rumeli'deki konumunu korumak için 1403'te Bizans, Venedik, Ceneviz ve diğer Hristiyan güçlerle Gelibolu Antlaşması'nı imzaladı. Bu antlaşmayla Selanik ve Karadeniz kıyısındaki bazı kentler Bizans'a geri verildi, Bizans'ın Osmanlı'ya ödediği vergi kaldırıldı. Bizans, kısa bir süre için de olsa Osmanlı karşısında yeniden nefes alma fırsatı buldu.
Osmanlı neden çökmedi?
Ankara yenilgisi ağır olmasına karşın Osmanlı devleti tamamen yok olmadı. Tarihçiler bunun birkaç nedenini vurgular. Rumeli toprakları savaştan neredeyse etkilenmemişti; Timur Boğazlar'ı geçemedi ve Balkanlar'daki Osmanlı yönetim yapısı ayakta kaldı. Timar düzeni ve devletin yönetici kadrosu varlığını sürdürdü. Balkan halklarının ve bağlı yöneticilerin önemli bir kısmı Osmanlı'ya bağlılığını korudu. Timur'un Anadolu'da kalıcı bir yönetim kurmaması ve 1405'te ölmesi de Osmanlı'nın yeniden birleşmesini kolaylaştırdı. 1413'te Mehmed Çelebi'nin kardeşlerini yenerek tek başına hükümdar olmasıyla devlet yeniden birleşti.Tarihteki yeri
Ankara Savaşı, Osmanlı tarihinin hem en büyük yenilgilerinden hem de devletin dayanıklılığını en açık biçimde gösteren olaylardan biridir. Savaş, Bayezid'in hızlı merkezileşme politikasının sınırlarını ortaya koydu; sonraki Osmanlı hükümdarları Anadolu beyliklerini ilhak ederken daha temkinli davrandı. Avrupa için ise savaş, İstanbul'un düşüşünü yarım yüzyıl geciktiren bir olaydı. Bayezid ile Timur'un karşılaşması, yüzyıllar boyunca Avrupa edebiyatında, tiyatrosunda ve resminde işlenen bir konu oldu.Kaynaklar hakkında
Konu, Türkçe Vikipedi'nin Ankara Savaşı ve Timur maddeleri ile İngilizce Wikipedia'nın Battle of Ankara maddesine dayanır. Ordu sayıları ve mektuplara ilişkin çekinceler dikkat kutularında belirtilmiştir.Kaynaklar
- Vikipedi, Ankara Savaşı maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Battle of Ankara maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Timur maddesi (tr.wikipedia.org)