Ogier Ghiselin de Busbecq, 1522'de bugünkü Fransa ile Belçika sınırındaki Flandre bölgesinde doğan ve 1554–1562 yılları arasında Habsburg hükümdarı I. Ferdinand'ın elçisi olarak Kanuni Sultan Süleyman'ın sarayında bulunan diplomat ve yazardır. Busbecq, Osmanlı Devleti'nde geçirdiği yılları Latince yazdığı dört uzun mektupta anlattı. "Türk Mektupları" olarak tanınan bu eser, XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti'ni anlatan en ünlü Avrupa kaynaklarından biridir. Busbecq, Ankara'da Roma İmparatoru Augustus'un hayatını anlatan büyük yazıtı kayda geçiren ilk Avrupalılardan biri oldu; ayrıca Osmanlı topraklarından Avrupa'ya bitkiler, eski yazmalar ve sikkeler götürdü. Lale soğanlarını Avrupa'ya tanıtanlardan biri olarak da anılır. Busbecq, 1592'de Fransa'da vefat etti. Habsburg elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Melchior Lorck. Dosya sayfası
Viyana'dan İstanbul'a
XVI. yüzyılın ortasında Osmanlı Devleti ile Habsburg monarşisi, Macaristan üzerinde uzun süren bir mücadele içindeydi. 1541'de Budin'in Osmanlı eyaleti olmasından sonra, iki taraf arasında savaşlar ve barış görüşmeleri birbirini izledi. I. Ferdinand, Osmanlı ile kalıcı bir barış yapmak ve Macaristan'daki sınırları belirlemek için İstanbul'a elçiler gönderdi. Busbecq, 1554'te bu görevle İstanbul'a geldi. Ancak görevi, beklediğinden çok daha uzun sürdü; Busbecq, yaklaşık sekiz yıl Osmanlı Devleti'nde kaldı.
Amasya'da Kanuni ile görüşme
Busbecqİstanbul'a vardığında, Kanuni Sultan Süleymanİran seferi nedeniyle Anadolu'daydı. Busbecq, padişahla görüşmek için 1555'te Amasya'ya gitti. Amasya'da padişahın huzuruna çıktı ve Ferdinand'ın mektubunu sundu. Bu yolculuk sırasında Busbecq, Anadolu'nun şehirlerini, köylerini ve halkını yakından gözlemleme imkânı buldu. Amasya'daki görüşmeden sonra Busbecq, İstanbul'a döndü ve barış görüşmelerini sürdürdü. Görüşmeler uzun sürdü; Busbecq, bu süre boyunca zaman zaman elçilik binasında gözetim altında tutuldu.
Ek bilgi
Ankara'daki yazıt: Busbecq, Amasya yolculuğu sırasında Ankara'dan geçti. Burada, Augustus Tapınağı'nın duvarlarında Roma İmparatoru Augustus'un kendi hayatını ve yaptıklarını anlattığı Latince ve Grekçe büyük bir yazıt gördü. Bu yazıt, "Res Gestae Divi Augusti" yani "Tanrısal Augustus'un Yaptıkları" olarak bilinir. Busbecq, yazıtın bir kısmını kopyalattı ve Avrupa'da tanınmasına katkıda bulundu. Ankara'daki yazıt, bugün de Res Gestae'nin en eksiksiz kopyası olarak kabul edilir ve Ankara'nın Ulus semtindeki Augustus Tapınağı'nda görülebilir.
Türk Mektupları
Busbecq'in ünü, Latince yazdığı dört uzun mektuba dayanır. Bu mektuplar, Osmanlı Devleti'nin yönetimini, ordusunu, sarayını, halkını, geleneklerini ve doğasını ayrıntılı bir şekilde anlatır. Mektuplar, 1581'den itibaren yayımlanmaya başladı ve dört mektubun tamamı 1589'da Paris'te bir arada basıldı. Eser, kısa sürede Avrupa'nın pek çok diline çevrildi ve XVI. ile XVII. yüzyıllarda Avrupa'da Osmanlı hakkında en çok okunan kitaplardan biri oldu.
Busbecq, mektuplarında Osmanlı Devleti'nin güçlü yanlarını Avrupa'nın zayıf yanlarıyla karşılaştırdı. Osmanlı ordusunun disiplinini, Osmanlı'da devlet görevlerine kişilerin soylarına göre değil yeteneklerine göre getirilmesini ve Osmanlı askerlerinin sade yaşamını övdü. Bu karşılaştırmalar, Busbecq'in kendi ülkesindeki yöneticileri uyarmak amacı taşıyordu. Busbecq'in Türk Mektupları'nın bir baskısının kapağıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Bitkiler, yazmalar ve sikkeler
Busbecq, Osmanlı topraklarında bulunduğu yıllarda bitkilere, eski yazmalara ve sikkelere büyük bir ilgi gösterdi. Avrupa'ya dönerken yanında pek çok Grekçe yazma götürdü. Bu yazmaların en ünlüsü, antik çağın ünlü hekimi Dioskorides'in bitkiler üzerine yazdığı eserin resimli bir kopyasıdır. "Viyana Dioskorides'i" olarak bilinen bu yazma, bugün Avusturya Ulusal Kütüphanesi'nde korunur. Busbecq, bitkiler konusunda da meraklıydı; leylak ve lale gibi bitkilerin Avrupa'ya tanıtılmasında rol oynadığı anlatılır.
Dikkat: yanlış bilinen
Lale hikâyesi: Busbecq, sıklıkla laleyi Avrupa'ya getiren kişi olarak anılır. Ancak bu konudaki tarihçilerin görüşleri farklıdır. Lale soğanlarının XVI. yüzyılın ortasında Avrupa'ya birden fazla yoldan ulaştığı düşünülür. Busbecq'in mektuplarında laleden söz etmesi, onun bu bitkiyi Avrupa'ya tanıtanlardan biri olduğunu gösterir; ancak onu tek başına "laleyi Avrupa'ya getiren kişi" olarak sunmak tartışmalıdır. Lale adının Avrupa dillerine "tulipan" biçiminde girmesinin, Türkçedeki "tülbent" kelimesiyle ilgili olduğu düşünülür.
Barış ve dönüş
Busbecq'in uzun görüşmeleri, sonunda başarıya ulaştı. 1562'de Osmanlı Devleti ile Habsburg monarşisi arasında sekiz yıllık bir barış antlaşması imzalandı. Busbecq, aynı yıl Viyana'ya döndü. Döndükten sonra Habsburg sarayında farklı görevlerde bulundu; imparatorun çocuklarının eğitiminden sorumlu oldu ve daha sonra Fransa'da Habsburg temsilcisi olarak çalıştı. 1592'de Fransa'da vefat etti.
Busbecq'in mirası
Busbecq'in mektupları, bugün de Osmanlı tarihçileri için önemli bir kaynaktır. Mektuplar, Kanuni döneminin sarayını, devlet adamlarını, özellikle SadrazamRüstem Paşa'yı ve Osmanlı'nın günlük hayatını canlı bir şekilde anlatır. Ancak mektupları okurken, Busbecq'in kendi döneminin bakış açısıyla ve kendi hükümdarının çıkarları doğrultusunda yazdığını unutmamak gerekir. Mektupların Türkçe çevirileri de yayımlanmıştır. Busbecq'in eserinin 1664 tarihli Almanca baskısından bir acemioğlanı tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ogier Ghiselin de Busbecq. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1522: Busbecq Flandre'da doğar. 1554: Habsburg elçisi olarak İstanbul'a gelir. 1555: Amasya'da Kanuni Sultan Süleyman ile görüşür; Ankara'da Augustus yazıtını görür. 1562: Osmanlı ile Habsburg arasında sekiz yıllık barış; Busbecq Viyana'ya döner. 1581: Mektuplarının ilki yayımlanır. 1589: Dört mektubun tamamı Paris'te basılır. 1592: Busbecq Fransa'da vefat eder.
Bir rakibin hayranlığı
Busbecq'in mektuplarını ilginç kılan, bir rakip devletin elçisinin Osmanlı'ya duyduğu hayranlıktır. Busbecq, Osmanlı ile savaşan bir hükümdarın temsilcisiydi; ancak mektuplarında Osmanlı'nın düzenini, disiplinini ve devlet yönetimini açık bir hayranlıkla anlattı. Bu hayranlık, onun kendi ülkesinin yöneticilerine yönelik bir uyarıydı: Avrupa, Osmanlı'nın bu güçlü yanlarını görmezse, zor durumda kalabilirdi.
Bizce Busbecq'in mirası, yalnızca mektuplarla sınırlı değildir. Ankara'daki yazıtı Avrupa'ya tanıtması, eski yazmaları koruması ve bitkileri Avrupa'ya götürmesi, onun meraklı bir bilim insanı olduğunu da gösteriyor. Busbecq, Osmanlı ile Avrupa arasında yalnızca diplomatik değil, kültürel bir köprü de kurdu. Bugün Ankara'daki Augustus Tapınağı'nı ziyaret edenler, bu köprünün izlerini hâlâ görebilir.