Haus-, Hof- und Staatsarchiv, yani "Hanedan, Saray ve Devlet Arşivi", Viyana'da bulunan ve Habsburg hanedanının, sarayının ve devletinin yüzyıllar boyunca biriktirdiği belgeleri koruyan arşivdir. Arşiv, 1749'da İmparatoriçe Maria Theresia tarafından kuruldu. Bugün Avusturya Devlet Arşivi'nin bir bölümü olarak Viyana'daki Minoritenplatz'ta bulunan binasında hizmet verir. Osmanlı Devleti ile Habsburg monarşisi arasında yüzyıllar boyunca süren savaşlar, antlaşmalar ve diplomatik ilişkiler nedeniyle arşiv, Avrupa'daki en zengin Osmanlı belge koleksiyonlarından birine sahiptir. Arşivde Osmanlı padişahlarının Habsburg imparatorlarına gönderdiği nâmeler, ahidnameler, elçi raporları ve tercümanların yazışmaları bulunur. Bu belgeler, Osmanlı-Habsburg ilişkilerinin her iki taraftan da izlenmesini mümkün kılar. Viyana'da Minoritenplatz'taki Haus-, Hof- und Staatsarchiv binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Thomas Ledl. Dosya sayfası
Arşivin kuruluşu
Habsburg hanedanının belgeleri, XVIII. yüzyılın ortasına kadar farklı şehirlerde ve farklı kurumlarda dağınık bir şekilde saklanıyordu. Maria Theresia, 1749'da bu belgelerin tek bir arşivde toplanmasına karar verdi. Böylece Haus-, Hof- und Staatsarchiv kuruldu. Arşiv, başlangıçta Viyana'daki Hofburg Sarayı'nın içinde yer alıyordu. XX. yüzyılın başında ise arşiv için Minoritenplatz'ta özel bir bina inşa edildi. Bu bina, arşivin bugün de kullandığı yapıdır.
Osmanlı belgeleri
Arşivin Osmanlı belgeleri, büyük ölçüde "Turcica" adı verilen bir koleksiyonda toplanmıştır. Bu koleksiyon, Osmanlı Devleti ile Habsburg monarşisi arasındaki diplomatik yazışmaları, elçilerin raporlarını, antlaşma metinlerini ve tercümanların çevirilerini içerir. Koleksiyonda XVI. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar uzanan belgeler bulunur. Osmanlı padişahlarının Habsburg imparatorlarına gönderdiği nâmeler, Osmanlı sadrazamlarının mektupları ve Habsburg elçilerinin İstanbul'dan gönderdiği raporlar, koleksiyonun en önemli parçalarıdır.
Ek bilgi
Ahidnameler: Arşivde, Osmanlı Devleti ile Habsburg monarşisi arasında imzalanan pek çok antlaşmanın Osmanlı nüshası bulunur. Bu antlaşmalar arasında, 1606 Zitvatorok, 1699Karlofça, 1718Pasarofça ve 1739Belgrad antlaşmaları gibi Osmanlı tarihinin dönüm noktası olan antlaşmalar yer alır. Ahidnameler, Osmanlı diplomasisinin üslubunu, padişahın unvanlarını ve iki devlet arasındaki ilişkilerin nasıl tanımlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.
Elçi raporları
Habsburg monarşisi, XVI. yüzyıldan itibaren İstanbul'da sürekli bir elçi bulunduruyordu. Bu elçiler, Osmanlı sarayındaki gelişmeleri, devlet adamlarını, ordunun durumunu ve İstanbul'daki hayatı Viyana'ya düzenli raporlarla bildiriyordu. Bu raporlar, Osmanlı tarihini dışarıdan bir gözle izlemek için eşsiz bir kaynaktır. Habsburg elçilerinin en ünlüsü, XVI. yüzyılın ortasında Kanuni Sultan Süleyman'ın sarayında bulunan Ogier Ghiselin de Busbecq'tir. Busbecq'in mektupları, daha sonra kitap olarak yayımlanarak Avrupa'da büyük ilgi gördü. Arşivin depo katlarından bir ayrıntıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Rubinchenrot. Dosya sayfası
Tercümanlar ve şarkiyatçılık
Osmanlı ile yürütülen diplomasi, Habsburg monarşisinde Türkçe, Arapça ve Farsça bilen tercümanlara büyük bir ihtiyaç doğurdu. 1754'te Viyana'da, tercüman yetiştirmek amacıyla "Orientalische Akademie" yani Doğu Dilleri Akademisi kuruldu. Bu akademiden yetişen tercümanlar, hem diplomasi hem de bilim alanında önemli eserler verdi. Akademinin en ünlü mezunlarından biri, on ciltlik Osmanlı tarihiyle tanınan Joseph von Hammer-Purgstall'dir. Hammer, eserini yazarken Viyana'daki arşivden ve Osmanlı kaynaklarından geniş ölçüde yararlandı.
Dikkat: yanlış bilinen
İki taraftan bakmak: Viyana arşivindeki belgeler, Osmanlı tarihini Habsburg tarafının gözüyle görmemizi sağlar. Elçilerin raporları, kendi hükümetlerinin çıkarlarına göre yazılmış ve zaman zaman Osmanlı'yı olumsuz bir dille anlatmıştır. Bu nedenle bu belgeler, Osmanlı arşivindeki belgelerle karşılaştırılarak okunmalıdır. Aynı olayın iki taraftaki anlatımlarını karşılaştırmak, hem Osmanlı hem de Habsburg tarihini daha dengeli anlamamızı sağlar.
Türk araştırmacılar ve Viyana arşivi
Viyana'daki arşiv, XX. yüzyıldan itibaren Türk tarihçilerinin de sık sık başvurduğu bir kaynak oldu. Türk ve Avusturyalı tarihçiler, arşivdeki Osmanlı belgelerinin kataloglanması ve yayımlanması için çalıştı. Arşivdeki Osmanlı belgelerinin özetlerini içeren kataloglar yayımlandı. Bu kataloglar, araştırmacıların belgelere ulaşmasını kolaylaştırdı. Bugün Avusturya Devlet Arşivi'nin çevrimiçi arşiv bilgi sistemi, araştırmacıların belgeleri uzaktan taramasına imkân verir.
Viyana kuşatmasının hatıraları
Viyana'nın Osmanlı ile ilişkisi, 1529 ve 1683 kuşatmalarıyla da hatırlanır. 1683 kuşatmasının ardından, Osmanlı ordusunun karargâhında bırakılan bazı eşyalar ve belgeler Habsburg ve müttefik ordularının eline geçti. Bu eşyaların bir kısmı bugün Viyana'daki müzelerde ve koleksiyonlarda korunur. Viyana arşivindeki belgeler ise iki kuşatmanın yanında, iki devlet arasındaki uzun barış dönemlerinin, ticaretin ve diplomasinin de tanıklarıdır. Osmanlı tarihçisi Joseph von Hammer-Purgstall'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: After Thomas Lawrence. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1529: Birinci Viyana kuşatması. 1554–1562: Busbecqİstanbul'da Habsburg elçisi olarak bulunur. 1606: Zitvatorok Antlaşması. 1683: İkinci Viyana kuşatması. 1699: Karlofça Antlaşması. 1749: Maria Theresia, Haus-, Hof- und Staatsarchiv'i kurar. 1754: Viyana'da Doğu Dilleri Akademisi kurulur. 1827–1835: Hammer-Purgstall'in Osmanlı tarihi yayımlanır. XX. yüzyıl başı: Arşiv Minoritenplatz'taki binasına taşınır.
Rakibin arşivinde kendini okumak
Viyana arşivinin Osmanlı tarihi için önemi, yalnızca belgelerin sayısından gelmez. Arşiv, Osmanlı'yı en yakından tanıyan rakiplerinden birinin gözüyle görmemizi sağlar. Habsburg elçileri ve tercümanları, Osmanlı sarayını yüzyıllar boyunca dikkatle izledi; onların raporları, Osmanlı kaynaklarında yer almayan ayrıntıları içerebilir.
Bizim gözümüzde bu arşivin en ilgi çekici yanı, düşmanlıktan bilime uzanan dönüşümdür. Osmanlı ile savaşmak için kurulan tercüman okulları, zamanla Avrupa'da Osmanlı tarihinin ve kültürünün bilimsel olarak incelenmesinin merkezleri hâline geldi. Hammer-Purgstall'in eseri, bu dönüşümün en güzel örneğidir. Bugün Viyana'daki belgeler, Türk ve Avusturyalı tarihçilerin birlikte çalıştığı ortak bir miras olarak görülüyor.