İçeriğe geç
Giriş yap
0

Macar Ulusal Arşivi: Budin'in 150 yılı, Macarca Osmanlı yazışmaları ve Macar Türkolojisi

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Macar Ulusal Arşivi, Macarca adıyla Magyar Nemzeti Levéltár, Macaristan'ın devlet arşividir. Kökleri, 1756'da Macar Krallığı'nın belgelerini korumak için kurulan krallık arşivine dayanır. Arşivin ana binası, Budapeşte'de Buda Kalesi semtinde, Bécsi kapu meydanında yer alır. Arşiv, Macaristan'ın orta bölümünün yaklaşık 150 yıl boyunca, 1541'den 1686'ya kadar Osmanlı yönetiminde kalması nedeniyle Osmanlı tarihi için de önemli belgeler barındırır. Bu belgeler arasında, Osmanlı beylerinin ve paşalarının Macar soylularıyla yaptığı yazışmalar, vergi kayıtları, antlaşmalar ve sınır boylarındaki hayatı anlatan belgeler bulunur. Bu yazışmaların önemli bir kısmının Macarca yazılmış olması, arşivi Osmanlı belge dünyası içinde özel bir yere taşır.
Budapeşte'deki Macar Ulusal Arşivi binası
Budapeşte'deki Macar Ulusal Arşivi binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Jakub Hałun. Dosya sayfası

Osmanlı Macaristanı

1526'da Mohaç Muharebesi'nde Macar Kralı II. Lajos'un ölümünden sonra, Macar Krallığı parçalandı. 1541'de Kanuni Sultan Süleyman, Budin'i ele geçirerek bir Osmanlı eyaleti hâline getirdi. Bundan sonra Macaristan, üç bölüme ayrıldı: Orta bölüm Osmanlı'nın Budin eyaleti oldu; kuzey ve batıdaki bölüm Habsburg yönetimindeki Macar Krallığı olarak kaldı; doğudaki Erdel, yani Transilvanya ise Osmanlı'ya bağlı bir prenslik oldu. Bu düzen, 1686'da Budin'in Habsburg ve müttefik orduları tarafından alınmasına kadar sürdü. 1699 Karlofça Antlaşması ile Macaristan'ın büyük bölümü Habsburg yönetimine geçti.

Macarca yazan Osmanlı beyleri

Osmanlı Macaristanı'nın en ilginç özelliklerinden biri, sınır boyundaki yazışmalarda Macarcanın kullanılmasıdır. Budin paşaları ve sınır beyleri, Habsburg tarafındaki Macar soylularıyla ve Erdel prensleriyle yazışırken, çoğu zaman Macarca yazılmış mektuplar gönderdi. Bu mektupları, Osmanlı hizmetindeki Macar kâtipler, yani "deák"lar yazıyordu. Bu yazışmalar, vergi meseleleri, esir değişimi, sınır anlaşmazlıkları ve ticaret gibi konuları ele alıyordu. Bu belgelerin bir kısmı bugün Macar Ulusal Arşivi'nde, bir kısmı ise Macaristan'ın diğer arşivlerinde korunur.
Ek bilgi
İki taraflı vergi: Osmanlı ile Habsburg arasındaki sınır boyunda yaşayan pek çok köy, hem Osmanlı'ya hem de Macar soylularına vergi ödüyordu. Bu durum, belgelerde sık sık karşımıza çıkar. Köylülerin iki tarafa da vergi ödemesi, sınır bölgelerinde hayatın ne kadar karmaşık olduğunu gösterir. Macar arşivindeki belgeler, bu "çift vergilendirme" düzeninin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde anlatır.

Arşivin Osmanlı belgeleri

Macar Ulusal Arşivi'nde, Osmanlı yönetimi dönemine ait çok çeşitli belgeler bulunur. Bunlar arasında Osmanlı padişahlarının Erdel prenslerine gönderdiği nâmeler ve ahidnameler, Budin paşalarının mektupları, sınır beylerinin yazışmaları ve Osmanlı'ya ödenen vergilere dair kayıtlar yer alır. Osmanlı Macaristanı'nın tahrir defterleri, yani vergi ve nüfus sayım defterlerinin büyük kısmı ise İstanbul'daki Osmanlı arşivinde korunur. Macar tarihçiler, bu defterleri İstanbul'da inceleyerek Macaristan'ın Osmanlı dönemindeki nüfus ve ekonomi tarihine dair önemli çalışmalar yaptı.
Buda Kalesi semtindeki arşiv binasının eski bir görünümü
Buda Kalesi semtindeki arşiv binasının eski bir görünümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Karelj. Dosya sayfası

Macar Türkolojisi

Macaristan, Avrupa'da Türkolojinin en güçlü olduğu ülkelerden biridir. Bu ilginin bir kaynağı, Macar ve Türk dilleri arasında kurulan tarihî bağlar üzerine yapılan çalışmalardır. XIX. yüzyılda Ármin Vámbéry, Orta Asya'ya yaptığı yolculuklar ve Türk dilleri üzerine çalışmalarıyla tanındı. XX. yüzyılda ise Macar Osmanlı tarihçileri, Osmanlı belgelerinin okunması ve yayımlanması alanında önemli eserler verdi. Lajos Fekete, Osmanlı maliye belgelerinde kullanılan "siyakat" yazısı üzerine yazdığı eserle tanınır. Gyula Káldy-Nagy ise Osmanlı Macaristanı'nın tahrir defterleri üzerine yaptığı çalışmalarla bilinir.
Dikkat: yanlış bilinen
Farklı hafızalar: Osmanlı yönetimi dönemi, Macar tarih yazımında uzun süre ülkenin bölündüğü ve savaşlarla harap olduğu bir dönem olarak anlatıldı. Türk tarih yazımında ise aynı dönem, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki gücünün zirvesi olarak görülür. Son yıllarda, her iki ülkenin tarihçileri, bu dönemi daha dengeli bir bakışla incelemeye başladı. Arşiv belgeleri, sınır boyunda savaşların yanında ticaretin, esir değişiminin ve günlük ilişkilerin de sürdüğünü gösteriyor. Bu karmaşık tabloyu görmek, iki toplumun ortak geçmişini daha iyi anlamamızı sağlar.

Gül Baba ve Osmanlı'nın Budapeşte'deki izleri

Osmanlı yönetiminin Budapeşte'deki en bilinen izlerinden biri, Gül Baba Türbesi'dir. Gül Baba, Budin'in fethinden kısa süre sonra vefat eden bir Bektaşi dervişi olarak anılır. Türbe, bugün Budapeşte'nin Rózsadomb, yani "Gül Tepesi" semtinde bulunur ve Türkiye'nin desteğiyle restore edilmiştir. Budapeşte'deki Osmanlı hamamları, özellikle Rudas ve Király hamamları da bu dönemden kalma yapılardır. Bu yapılar, Macar arşivindeki belgelerle birlikte, Osmanlı'nın Macaristan'daki 150 yılının somut tanıklarıdır.

1849 mültecileri

Macar arşivi, Osmanlı ile Macaristan arasındaki ilişkilerin yalnızca XVI. ve XVII. yüzyıllarla sınırlı olmadığını da gösterir. 1848–1849 Macar devriminin bastırılmasından sonra, devrimin önderi Lajos Kossuth ve pek çok Macar subay, Osmanlı topraklarına sığındı. Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya'nın iade taleplerini reddetti. Kossuth, bir süre Kütahya'da yaşadı. Bu olay, Macaristan'da Osmanlı'ya karşı büyük bir minnet duygusu uyandırdı ve iki ülke arasındaki ilişkilerde olumlu bir hatıra olarak kaldı. Kütahya'daki Kossuth Evi, bugün müze olarak ziyaret edilebilir.
Budapeşte'deki Gül Baba Türbesi
Budapeşte'deki Gül Baba TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Marek Mróz. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1526: Mohaç Muharebesi.
1541: Budin, Osmanlı eyaleti olur.
1541–1686: Macaristan'ın orta bölümü Osmanlı yönetiminde.
1686: Budin, Habsburg ve müttefik ordularınca alınır.
1699: Karlofça Antlaşması.
1756: Macar Krallığı arşivi kurulur.
1849: Kossuth ve Macar mülteciler Osmanlı topraklarına sığınır.
XX. yüzyıl başı: Arşiv, Buda Kalesi semtindeki binasına yerleşir.

Sınırın iki yakasından mektuplar

Macar Ulusal Arşivi'ndeki Osmanlı belgeleri, bize sınır boylarının yalnızca bir savaş alanı olmadığını hatırlatıyor. Osmanlı beyleri ile Macar soyluları, birbirleriyle savaşırken aynı zamanda mektuplaşıyor, esir değiştiriyor, ticaret yapıyor ve vergi meselelerini görüşüyordu. Bu mektupların Macarca yazılmış olması, Osmanlı yönetiminin yerel dillere ve geleneklere ne kadar esnek bir şekilde uyum sağladığını gösteriyor.

Bizce bu arşivin en değerli yanı, Osmanlı'yı yalnızca İstanbul'un merkezî bakış açısından değil, sınır boyundaki günlük ilişkiler üzerinden görmemizi sağlamasıdır. Macar kâtiplerin Osmanlı beyleri adına yazdığı mektuplar, iki dünyanın birbirine ne kadar yakın olduğunu gösterir. Bugün Türk ve Macar tarihçilerin bu belgeler üzerinde birlikte çalışması, bu yakınlığın modern bir devamıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap