Macaristan'ın başkenti Budapeşte, sıcak su kaynaklarıyla ünlüdür. Bu kaynakların üzerine kurulan hamamların en eskilerinden bazıları, Osmanlı döneminde, şehrin Budin adıyla bir Osmanlı eyalet merkezi olduğu yıllarda yapıldı. Bunların en tanınmışı, 1566'da Budin beylerbeyiSokollu Mustafa Paşa döneminde inşa edilen Rudas Hamamı'dır. Rudas'ın yanı sıra Király Hamamı ve Veli Bey Hamamı da Osmanlı döneminden kalan kubbeleriyle bugün hâlâ kullanılıyor. Bu hamamlar, dört buçuk yüzyıl sonra da Budapeşte'nin gündelik hayatının bir parçası. Bu yazıda, Budin'in Osmanlı hamamlarını anlatıyoruz. Budapeşte'deki Rudas Hamamı ve arkasındaki Gellért TepesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Globetrotter19. Dosya sayfası
Budin: bir Osmanlı eyalet merkezi
1541'de Kanuni Sultan Süleyman, Budin'i ele geçirdi ve şehri Budin Beylerbeyiliği'nin merkezi yaptı. Budin, 1686'ya kadar yaklaşık 145 yıl Osmanlı yönetiminde kaldı. Bu dönemde şehirde camiler, medreseler, tekkeler, türbeler ve hamamlar yapıldı. Osmanlılar, Budin'in sıcak su kaynaklarını değerlendirerek çok sayıda hamam inşa etti.
Osmanlı hamam kültürü, Budin'de hem dinî temizlik ihtiyacını hem de toplumsal bir buluşma yerini karşılıyordu. 17. yüzyılda Budin'i ziyaret eden Evliya Çelebi, Seyahatname'de şehrin hamamlarını ayrıntılı olarak anlatır ve sıcak suların şifalı özelliklerinden övgüyle söz eder.
Rudas Hamamı
Rudas Hamamı, Tuna kıyısında, Gellért Tepesi'nin eteğinde yer alır. Hamamın Osmanlı döneminden kalan bölümü, sekizgen planlı bir havuz ve bu havuzu örten büyük bir kubbeden oluşur. Kubbe, sekiz sütun üzerine oturur ve tepesindeki renkli cam açıklıklardan süzülen ışık, havuzun üzerine düşer. Bu mimari, Osmanlı hamam mimarisinin Orta Avrupa'daki en güzel örneklerinden biri kabul edilir.
Rudas Hamamı, Osmanlı döneminden sonra da kullanılmaya devam etti. 19. yüzyılda hamama yeni bölümler eklendi. Bugün Rudas, hem Osmanlı kubbesi altındaki termal havuzları hem de çatıdaki modern havuzuyla Budapeşte'nin en popüler hamamlarından biridir. Hamamın Osmanlı bölümünde, sekizgen ana havuzun çevresinde farklı sıcaklıklarda dört küçük havuz bulunur. Ziyaretçiler, yüzyıllar önce olduğu gibi, ılıktan sıcağa doğru bu havuzlar arasında dolaşarak dinlenir.
Ek bilgi
Király ve Veli Bey hamamları Király Hamamı'nın yapımına, 1565'te Budinbeylerbeyi Arslan Paşa döneminde başlandı ve hamam, Sokollu Mustafa Paşa döneminde tamamlandı. Hamamın sıcak su kaynağı yoktur; su, yakındaki kaynaklardan getirilir. Bu, hamamın kuşatma sırasında da kullanılabilmesi için düşünülmüş bir çözümdü. Király Hamamı, 18. yüzyılın sonunda hamamın sahibi olan König ailesinden adını aldı; Almanca "König" kelimesi "kral" demektir ve bu ad Macarcaya "Király" olarak çevrildi. Veli Bey Hamamı ise 1570'lerde inşa edildi. Uzun yıllar bir hastanenin parçası olarak kullanıldı ve 2010'larda restore edilerek yeniden halka açıldı.
Ludwig Rohbock'un 1850'lerde Rudas Hamamı'nı gösteren gravürüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bjoertvedt. Dosya sayfası
Osmanlı hamam mimarisi Budin'de
Budin'deki Osmanlı hamamları, İstanbul'daki hamamlarla aynı mimari anlayışla yapıldı. Hamamlarda soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümleri bulunuyordu. Sıcaklık bölümü, kubbeyle örtülü ve ortasında bir havuz bulunan bir mekândı. Kubbelerdeki küçük cam açıklıklar, mekânı doğal ışıkla aydınlatıyordu.
Budin'deki hamamlarda, Osmanlı mimarisinin yanı sıra yerel kaynakların özellikleri de dikkate alındı. Sıcak su kaynaklarının üzerine kurulan hamamlarda, su doğrudan havuzlara akıtıldı. Rudas Hamamı'nda yapılan kazılarda, 1600'den önceye ait su boruları bulundu.
Dikkat: yanlış bilinen
Macaristan'dan bakınca Macaristan'da Budapeşte'nin Osmanlı hamamları, şehrin turizm tanıtımının önemli bir parçasıdır. Budapeşte, kendini "hamamlar şehri" olarak tanıtır ve bu kimliğin oluşmasında Osmanlı dönemi hamamlarının payı büyüktür. Macar tarihçileri, Osmanlı'nın Budin'de bıraktığı en kalıcı mirasın hamam kültürü olduğunu sık sık vurgular. Rudas, Király ve Veli Bey hamamları, Macaristan'ın koruma altındaki tarihî yapıları arasında yer alır. Türk ziyaretçiler için bu hamamlar, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki varlığının hâlâ yaşayan bir izi olarak özel bir anlam taşır.
Hamamda gündelik hayat: Osmanlı'dan bugüne
Osmanlı döneminde Budin'deki hamamlar, yalnızca yıkanma yerleri değildi. İnsanlar hamamda buluşuyor, sohbet ediyor, haberleri paylaşıyor ve dinleniyordu. Hamamlar, belirli günlerde ve saatlerde kadınlara ayrılıyordu. Kadınlar için hamam, akrabaları ve komşularıyla buluştukları önemli bir toplumsal mekândı. Hamamlarda çalışan tellaklar ve natırlar, müşterilere hizmet ediyor; peştamal, nalın ve tas gibi eşyalar hamam kültürünün vazgeçilmez parçalarıydı.
Osmanlı vakıf sistemi, hamamların bakımı ve işletilmesinde önemli bir rol oynadı. Pek çok hamam, bir caminin ya da bir hayır kurumunun vakfına bağlıydı. Hamamın geliri, bağlı olduğu caminin veya medresenin giderlerini karşılamak için kullanılıyordu. Böylece hamamlar, şehrin dinî ve eğitim kurumlarının da ekonomik dayanağı hâline geliyordu.
Osmanlı'dan sonra Budin'in hamamları, yeni yönetimler altında da işletilmeye devam etti. 19. yüzyılda termal suların şifalı özellikleri bilimsel olarak incelenmeye başlandı ve Budapeşte, bir kaplıca şehri olarak Avrupa'da ün kazandı. Bu dönemde Széchenyi ve Gellért gibi büyük yeni hamamlar inşa edildi. Ancak Osmanlı döneminden kalan kubbeli hamamlar, en eski ve en özgün termal mekânlar olarak ayrı bir yer tuttu.
Bugün Rudas Hamamı'nın Osmanlı bölümü, belirli günlerde yalnızca erkeklere, belirli günlerde yalnızca kadınlara, hafta sonları ise karma kullanıma açıktır. Bu düzen, Osmanlı döneminin hamam geleneğini hatırlatan bir uygulama olarak devam ediyor. Rudas Hamamı'nda bulunan 1600 öncesine ait su borusuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bjoertvedt. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1541: Kanuni Sultan SüleymanBudin'i ele geçirir. 1565: Király Hamamı'nın yapımı başlar. 1566: Rudas Hamamı inşa edilir. 1570'ler: Veli Bey Hamamı inşa edilir. 1686: Budin Habsburgların eline geçer. 19. yüzyıl: Hamamlara yeni bölümler eklenir. 2010'lar: Veli Bey Hamamı restore edilerek yeniden açılır.
Yaşayan bir miras
Budin'in Osmanlı hamamları, Osmanlı'nın Macaristan'da bıraktığı mirasın en canlı örnekleri. Camilerin büyük kısmı yıkılmış veya kiliseye dönüştürülmüş olsa da, hamamlar dört buçuk yüzyıl boyunca aynı amaçla kullanılmaya devam etti.
Bizce bu hamamlar, bir kültürün başka bir kültür tarafından nasıl benimsenebileceğinin güzel bir örneği. Osmanlı'nın Budin'e getirdiği hamam kültürü, Macaristan'da kök saldı ve bugün Budapeşte'nin kimliğinin bir parçası hâline geldi. Rudas'ın kubbesi altında, sekizgen havuzun ılık suyunda dinlenen bir ziyaretçi, Osmanlı ile Macaristan'ın ortak tarihini en doğal biçimde yaşıyor.