İçeriğe geç
Giriş yap
0

Budin Kuşatması (1686): 145 yıllık Osmanlı Budin'inin son yazı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Budin Kuşatması, Kutsal İttifak kuvvetlerinin 18 Haziran 1686'da başlattığı ve 2 Eylül 1686'daki genel hücumla Budin'in alınmasıyla sonuçlanan kuşatmadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1541'de Osmanlı yönetimine giren Budin, 145 yıl boyunca Osmanlı Macaristanı'nın başkenti ve Budin Eyaleti'nin merkezi olmuştu. Kalenin son Osmanlı valisi Abdurrahman Abdi Paşa, son hücum sırasında surlarda çarpışarak hayatını kaybetti. Budin'in düşüşü, Macaristan'da Osmanlı yönetiminin sonunun başlangıcı oldu.
Frans Geffels'in 1686 Budin kuşatmasını gösteren tablosu
Frans Geffels'in 1686 Budin kuşatmasını gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Frans Geffels. Dosya sayfası

Osmanlı Budin'i

1541'de Osmanlı yönetimine giren Budin, sonraki bir buçuk asır boyunca bir sınır başkenti olarak gelişti. Şehirde camiler, hamamlar, medreseler ve tekkeler yapıldı. Budin'in kaplıcaları üzerine kurulan Osmanlı hamamları, bugün de Budapeşte'nin en tanınmış yapıları arasındadır. Şehirde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi topluluklar bir arada yaşıyordu. Budin, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki en önemli kalesi ve askerî üssüydü. Evliya Çelebi, 1660'larda Budin'i ziyaret ederek şehrin camilerini, hamamlarını ve çarşılarını Seyahatnâme'sinde ayrıntılı biçimde anlattı.

1684'teki ilk kuşatma

Viyana bozgunundan sonra Habsburg kuvvetleri, Lorraine dükü V. Charles komutasında 1684 yazında Budin'i kuşattı. Ancak kale, Budin valisi ve Şeytan İbrahim Paşa gibi kumandanların başarılı savunmasıyla dayandı. Yaklaşık üç buçuk ay süren kuşatma, Habsburg ordusunun ağır kayıplar vermesiyle sona erdi ve kuşatmacılar Ekim sonunda çekildi. Bu başarı, Osmanlı'da bir umut yarattı, ama kısa ömürlü oldu.

1686: ikinci kuşatma

İki yıl sonra Kutsal İttifak çok daha büyük bir orduyla geri döndü. Habsburg, Bavyera, Brandenburg, Saksonya ve diğer Alman prensliklerinin birliklerinin yanı sıra İspanya, İtalya ve başka ülkelerden gelen gönüllüler de orduda yer alıyordu. Ordunun sayısı yetmiş bin civarında tahmin edilir. Kale ise yaklaşık on bin kişilik bir garnizonla savunuluyordu. Budin valisi Abdurrahman Abdi Paşa, yaşlı ve tecrübeli bir kumandandı.

Kuşatma 18 Haziran'da başladı. Kuşatmacılar ağır toplarla surları dövdü ve lağımlar kazdı. Temmuz sonunda kaledeki büyük barut deposu bir top mermisiyle havaya uçtu; patlama, surların bir bölümünü ve çok sayıda savunucuyu yok etti. Buna rağmen garnizon direnişini sürdürdü. Sadrazam Sarı Süleyman Paşa komutasındaki bir yardım ordusu Ağustos'ta Budin yakınlarına geldi, ancak kuşatmayı kırmayı başaramadı.
Johann Azelt'in 1686 Budin kuşatmasını gösteren gravürü
Johann Azelt'in 1686 Budin kuşatmasını gösteren gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johann Azelt. Dosya sayfası

2 Eylül 1686: son hücum

2 Eylül'de kuşatmacılar, birçok koldan genel hücuma geçti. Savunucular surların gediklerinde son ana kadar çarpıştı. Abdurrahman Abdi Paşa, Viyana kapısı yakınlarındaki surlarda savaşırken öldü. Kale, akşama doğru düştü. Şehre giren askerler, büyük bir yağma ve katliam yaptı; şehrin Müslüman ve Yahudi halkının önemli bir kısmı hayatını kaybetti ya da esir alındı. Bu olaylar, Avrupalı tanıkların yazdıklarında da kayıt altına alınmıştır.
Ek bilgi
Abdurrahman Abdi Paşa'nın anıtı: Budapeşte'de, Budin kalesinin surları üzerinde, son Osmanlı valisinin öldüğü yer yakınında onun adına bir anıt taş bulunur. 1932'de dikilen bu taşın üzerinde, onun "kahraman bir düşman" olduğunu belirten Macarca bir yazı yer alır. Bu anıt, Macar halkının eski bir düşmana gösterdiği saygının nadir ve dikkat çekici bir örneğidir. Budapeşte'de ayrıca Osmanlı döneminden kalan Gül Baba Türbesi bulunur ve bugün bir ziyaret yeri olarak korunur.

Avrupa'daki yankısı

Budin'in düşüşü, Avrupa'da Viyana zaferi kadar büyük bir sevinçle karşılandı. Birçok şehirde kutlamalar yapıldı, havai fişekler atıldı ve kiliselerde şükran ayinleri düzenlendi. Brüksel'de yapılan havai fişek gösterisi, gravürlere konu oldu. Budin'in alınması, Macaristan'ın geri kalanının alınması için bir başlangıç noktası oldu. Ertesi yıl Mohaç yakınlarında Osmanlı ordusunun yenilmesi ve 1687'de Pressburg'da toplanan Macar meclisinin Macar tacının Habsburg hanedanında kalıtsal olmasını kabul etmesi, bu sürecin sonuçlarıydı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuşatmanın insan boyutu: Budin'in alınmasından sonra şehrin Osmanlı döneminden kalan nüfusunun büyük kısmı ortadan kalktı. Ölmeyenlerin bir kısmı esir alındı, bir kısmı Osmanlı topraklarına göç etti. Yahudi cemaati de ağır kayıplar verdi. Sonraki yıllarda şehir Alman, Macar ve Sırp göçmenlerle yeniden iskân edildi. Bu dönüşüm, savaşların yalnızca sınırları değil, şehirlerin insan dokusunu da kökten değiştirdiğini gösterir.

Budapeşte, Viyana ve İstanbul arşivleri

Budin kuşatmasının en zengin belgeleri, Viyana'daki Kriegsarchiv'de ve Budapeşte'deki Macaristan Ulusal Arşivi'nde korunur. Bu arşivlerde kuşatma günlükleri, mühendislerin çizdiği planlar ve kumandanların raporları bulunur. Kuşatmaya katılan Avrupalı subayların hatıraları da yayımlanmıştır. Osmanlı tarafında ise Budin Eyaleti'nin tahrir defterleri, kadı sicilleri ve kuşatma sırasında gönderilen yardım taleplerine dair belgeler İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde bulunur. Dönemin Osmanlı tarihçisi Silahdar Fındıklılı Mehmed Ağa, Budin'in düşüşünü büyük bir üzüntüyle anlatır. Macar ve Türk tarihçilerin ortak çalışmaları, son yıllarda bu kaynakların daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.

Bugünkü izler

Budapeşte'de Osmanlı döneminden kalan en önemli yapılar, şehrin ünlü kaplıcalarıdır. Rudas, Király ve Rác hamamları, Osmanlı döneminde yapılan ya da yeniden düzenlenen yapılardır ve bugün de kullanılmaktadır. Gül Baba Türbesi, Türkiye'nin desteğiyle restore edilmiştir. Budin kalesinin surları ve rondelaları da kuşatmaların izlerini taşır. Bu yapılar, iki halk arasındaki uzun ve karmaşık ilişkinin kalıcı tanıklarıdır.
Budin kalesinin günümüze ulaşan surlarından Esztergom rondelası
Budin kalesinin günümüze ulaşan surlarından Esztergom rondelasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Frans Geffels. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1541: Budin Osmanlı yönetimine girer.
1684: İlk Habsburg kuşatması başarısız olur.
18 Haziran 1686: İkinci kuşatma başlar.
Temmuz 1686: Kaledeki barut deposu patlar.
Ağustos 1686: Sadrazamın yardım ordusu kuşatmayı kıramaz.
2 Eylül 1686: Son hücum; Budin düşer, Abdurrahman Abdi Paşa ölür.
1687: Mohaç yenilgisi; Pressburg meclisi Habsburg veraset hakkını tanır.

Bir sınır başkentinin vedası

Budin'in 145 yıllık Osmanlı dönemi, iki dünya arasında bir köprü olarak yaşanmış bir tarihtir. Şehir, hem bir askerî üs hem de bir kültür merkezi oldu. Düşüşü, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki varlığının sonunu haber verdi. Ancak Abdurrahman Abdi Paşa'nın son ana kadar süren direnişi ve bugün Budapeşte'de ona dikilen anıt, savaşın en acı anlarında bile insanlığın ve saygının yer bulabildiğini hatırlatır. Budin'in hikâyesi, yalnızca bir kuşatmanın değil, bir şehrin ve onun halklarının hikâyesidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap