İçeriğe geç
Giriş yap
0

Edirne Antlaşması (1713): Prut barışının kesinleşmesi ve Bender'deki İsveç kralı

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Edirne Antlaşması, 24 Haziran 1713'te Edirne'de Osmanlı Devleti ile Rusya Çarlığı arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. 1711 Prut Antlaşması'ndan sonra iki devlet arasında yeniden ortaya çıkan gerginlikleri sona erdiren bu antlaşma, Prut'ta varılan uzlaşmayı kesinleştirdi ve iki devlet arasındaki sınırı ayrıntılı olarak belirledi. Antlaşma yirmi beş yıl geçerli olacaktı. Edirne Antlaşması, Prut zaferinin kalıcı bir barışa dönüştürülmesinin son adımı oldu ve Osmanlı–Rus ilişkilerinde 1736'ya kadar sürecek bir barış dönemi başlattı.
İsveç kralı XII. Karl'ın 1713'te Varnitsa'da gözaltına alınışını gösteren resim
İsveç kralı XII. Karl'ın 1713'te Varnitsa'da gözaltına alınışını gösteren resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Prut'tan sonra gelen belirsizlik

Prut Antlaşması, Temmuz 1711'de savaş alanında, kuşatma altındaki bir ordunun komutanıyla aceleyle imzalanmıştı. Antlaşmanın maddelerinin uygulanması ise kolay olmadı. Rusya, Azak'ı teslim etme ve Taganrog'u yıkma işlerini geciktirdi; Rus birlikleri Lehistan'dan çekilmekte de yavaş davrandı. Bender'de konuk olarak kalan İsveç kralı XII. Karl ve Kırım hanı Devlet Giray, bu gecikmeleri İstanbul'da sürekli gündeme getirerek Osmanlı Devleti'ni Rusya'ya karşı yeniden savaşa sokmaya çalıştı.

Bu baskıların sonucunda Osmanlı Devleti, 1711 sonu ile 1712 arasında Rusya'ya karşı iki kez daha savaş ilan etti. Ancak bu savaş ilanları, büyük çatışmalara dönüşmedi; her seferinde diplomatik görüşmelerle yeni bir uzlaşmaya varıldı. Nisan 1712'de İstanbul'da imzalanan bir antlaşmayla Prut'un maddeleri yeniden teyit edildi; ancak gerginlik tamamen sona ermedi. Azak'ın Osmanlı'ya teslimi ise 1712'de gerçekleşti.

Bender'deki misafirin sonu

XII. Karl'ın Osmanlı topraklarındaki uzun misafirliği, giderek İstanbul için bir sorun hâline geldi. Kral, Rusya'ya karşı yeni bir savaş için ısrar ediyor, bu amaçla İstanbul'daki devlet adamlarıyla ve Kırım hanıyla sürekli temas kuruyordu. Osmanlı yönetimi, sonunda kralın ülkesine dönmesini istedi. Kral bunu reddedince Şubat 1713'te Bender yakınlarındaki Varnitsa'daki karargâhı kuşatıldı. Kısa ama şiddetli bir çatışmanın ardından kral gözaltına alındı ve Edirne yakınlarına götürüldü. Bu olay, İsveç tarihine "Kalabalık" adıyla geçti. Kralın bu şekilde uzaklaştırılması, Osmanlı ile Rusya arasındaki son büyük engeli ortadan kaldırdı ve Edirne'deki görüşmelerin önünü açtı.
Bender yakınlarındaki Varnitsa köyünde İsveç kralının kaldığı ev
Bender yakınlarındaki Varnitsa köyünde İsveç kralının kaldığı evGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Riksarkivet. Dosya sayfası
Ek bilgi
"Kalabalık" kelimesi İsveççede: Türkçe "kalabalık" kelimesi, Bender olayından sonra İsveççeye "kalabalik" biçiminde girdi ve "karışıklık, kargaşa" anlamında kullanılmaya başlandı. Bender'deki çatışma, İsveç tarihinde "Kalabaliken i Bender" olarak anılır. Kralın Osmanlı topraklarında geçirdiği yıllar, İsveç ile Osmanlı arasındaki kültürel ilişkilerin de başlangıcıdır; kralın yanındaki bazı İsveçliler Osmanlı ülkesini anlatan notlar ve çizimler bıraktı.

Antlaşmanın maddeleri

Edirne'de imzalanan antlaşma, Prut'ta belirlenen esasları yeniden teyit etti ve bazı ayrıntıları netleştirdi:
  • Azak'ın Osmanlı'ya teslimi ve Rusya'nın Azak denizi kıyısındaki kalelerinin yıkılması kesinleştirildi.
  • İki devlet arasındaki sınır, Dinyeper ile Azak denizi arasındaki bozkırda ayrıntılı olarak belirlendi.
  • Rusya, Lehistan'daki askerlerini geri çekmeyi ve bu ülkenin iç işlerine karışmamayı kabul etti.
  • Zaporijya Kazakları üzerinde Rusya'nın etkisi sınırlandırıldı.
  • Antlaşma yirmi beş yıl süreyle geçerli olacaktı.
Sınırın arazide belirlenmesi için iki devletin görevlilerinden oluşan karma bir komisyon kuruldu. Komisyonun çalışmaları birkaç yıl sürdü ve sonunda iki devlet arasındaki sınır, bozkırda dikilen işaretlerle belirlendi.
Dikkat: yanlış bilinen
Hangi Edirne Antlaşması? Osmanlı tarihinde "Edirne Antlaşması" adıyla anılan birden fazla antlaşma vardır. 1568'de Habsburglarla, 1713'te Rusya ile ve 1829'da yine Rusya ile Edirne'de antlaşmalar imzalanmıştır. Özellikle 1829 Edirne Antlaşması, Yunanistan'ın bağımsızlığı sürecindeki önemi nedeniyle daha iyi bilinir. Bu yazıda anlatılan antlaşma, 1713 tarihli olandır; diğerleriyle karıştırılmamalıdır.

Kuzey sınırının yeni dengesi

Edirne Antlaşması'nın çizdiği sınır, Osmanlı Devleti, Kırım Hanlığı ve Rusya arasındaki bozkırda yeni bir denge kurdu. Bu bölge, yüzyıllardır Kırım atlılarının, Zaporijya Kazaklarının ve Rus sınır kuvvetlerinin birbiriyle karşılaştığı geniş ve yarı boş bir alandı. Sınırın arazide işaretlenmesi, bu bölgedeki sürekli akınların azalmasına ve ticaretin canlanmasına katkıda bulundu. Öte yandan Kazakların durumu, iki devlet arasında hassas bir konu olmaya devam etti. Poltava'dan sonra Petro'ya karşı İsveç'in yanında yer alan Kazak hetmanı Mazepa'nın taraftarları, Osmanlı ve Kırım topraklarına sığınmıştı. Bu Kazaklar, bir süre Osmanlı himayesinde yaşadı; sonraki on yıllarda bir kısmı Rusya'ya döndü. Kırım hanları ise sınırın belirlenmesinden memnun kalmadı; çünkü bu, bozkırda serbestçe hareket etme imkânlarını sınırlıyordu.

Barış süresince

Edirne Antlaşması'nın ardından Osmanlı–Rus ilişkileri yirmi yılı aşkın bir süre boyunca barış içinde geçti. Rusya, bu yıllarda dikkatini İsveç'e karşı savaşa ve Baltık'a yöneltti. 1721'de İsveç ile imzaladığı Nystad Antlaşması'yla Baltık kıyılarında önemli topraklar elde etti ve Petro "imparator" unvanını aldı. Osmanlı Devleti ise bu barış döneminden yararlanarak Venedik'e karşı Mora'yı geri aldı. İki devlet, 1720'lerde İran'daki karışıklıklar sırasında Kafkasya'da karşı karşıya geldi; ancak 1724'te İstanbul'da imzalanan bir antlaşmayla İran'ın kuzeybatı toprakları iki devlet arasında paylaşıldı ve çatışma önlendi.

Arşivlerdeki izler

Edirne Antlaşması'nın Rusça metni ve görüşmelere dair raporlar, Moskova'daki Rusya Devlet Eski Belgeler Arşivi'nde korunur. Rus heyetinin başında, Prut'tan sonra rehine olarak İstanbul'da kalan diplomatlar Pyotr Şafirov ve Mihail Şeremetev vardı. Şafirov'un Prut'tan Edirne'ye kadar uzanan dönemde İstanbul'da tuttuğu notlar ve raporlar, bu yılların diplomatik tarihine dair önemli bir kaynaktır. Stockholm'deki İsveç Ulusal Arşivi'nde ise XII. Karl'ın Bender yıllarına ait yazışmalar ve kralın yanındaki İsveçli görevlilerin raporları yer alır. İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde ise antlaşmanın Osmanlıca metni ve sınır komisyonunun çalışmalarına dair belgeler bulunur.
1713–1721 arasında Avrupa'daki antlaşma değişikliklerini gösteren harita
1713–1721 arasında Avrupa'daki antlaşma değişikliklerini gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: William Robert Shepherd. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
8 Temmuz 1709: Poltava Muharebesi.
21 Temmuz 1711: Prut Antlaşması.
1711 sonu – 1712: Osmanlı Devleti Rusya'ya yeniden savaş ilan eder.
Nisan 1712: İstanbul'da Prut'un maddeleri teyit edilir.
Şubat 1713: Bender'de XII. Karl gözaltına alınır.
24 Haziran 1713: Edirne Antlaşması imzalanır.
1714: XII. Karl Osmanlı topraklarından ayrılır.
1736: Osmanlı–Rus savaşı yeniden başlar.

Bir zaferi kâğıda dökmek

Edirne Antlaşması, savaş meydanında kazanılan bir başarının diplomasi masasında korunmasının zorluğunu gösterir. Prut'ta elde edilen avantaj, iki yıl boyunca süren gerginlikler, savaş ilanları ve görüşmelerle ancak kalıcı hâle getirilebildi. Bu süreçte XII. Karl'ın varlığı, Osmanlı Devleti'ni kendi çıkarlarından çok başka bir devletin hedeflerine hizmet edecek bir savaşın içine çekme tehlikesi yarattı. Bize göre Edirne'de varılan barış, Osmanlı yönetiminin bu tehlikeyi fark ederek kendi önceliklerini koruduğunu gösterir. Azak'ın geri alınması ve sınırın belirlenmesiyle kuzeyde yirmi yılı aşkın bir sükûnet sağlandı; bu sükûnet de batıda Mora'nın geri alınmasına imkân verdi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap