İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ayun Kara çarpışması (14 Kasım 1917): Yafa yolunda Osmanlı artçılarıyla Yeni Zelandalılar

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Gazze'den sonra bir geri çekilme

Kasım 1917'nin başında Filistin cephesi çöktü. Ekim sonunda Beerşeba'nın düşmesi, 7 Kasım'da da Gazze'nin boşaltılmasıyla, Osmanlı 7. ve 8. Orduları kuzeye doğru çekilmeye başladı. İngiliz İmparatorluk kuvvetleri, General Edmund Allenby komutasında, çekilen orduları takip etti. Bu takip sırasında Osmanlı artçı birlikleri, geri çekilen ana kuvvetlerin kurtulabilmesi için defalarca dikkat çekici direnişler gösterdi.

Bu direnişlerden biri 14 Kasım 1917'de, bugünkü İsrail'de Rişon Lezion ile Yavne arasında yer alan Ayun Kara'da yaşandı. Burada Osmanlı artçıları, Yeni Zelanda Atlı Tüfekçiler Tugayı'na karşı sert bir çarpışmaya girdi. Çarpışma, Yeni Zelanda'nın Birinci Dünya Savaşı tarihinde ayrı bir yere sahiptir ve bugün de orada bir anıtla hatırlanır.
Ayun Kara'daki Yeni Zelanda savaş anıtı, 1922
Ayun Kara'daki Yeni Zelanda savaş anıtı, 1922Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Powles, C. Guy (1872–1951)[1]. Dosya sayfası

Takip ve artçılar

Gazze-Beerşeba hattının çökmesinden sonra Osmanlı ordularının asıl derdi, birliklerini düzenli biçimde kuzeye taşıyabilmekti. Kıyı boyunca uzanan ova, atlı birliklerin hızlı hareketine elverişliydi. İngiliz komutanlığı, çekilen Osmanlı birliklerini kuşatıp yok etmek için atlı tümenlerini öne sürdü. Avustralya, Yeni Zelanda ve İngiliz atlı birliklerinden oluşan bu kuvvetler, çekilme yolunu kesmeye çalıştı.

Osmanlı tarafında 8. Ordu, Alman komutan Kress von Kressenstein'ın yönetiminde kıyı boyunca çekiliyordu. Çekilmenin başarısı, artçı birliklerin takip eden kuvvetleri ne kadar süre oyalayabileceğine bağlıydı. Ayun Kara'daki çarpışma, bu oyalama savaşının en sert anlarından biri oldu.
Tarih notu
31 Ekim 1917: Beerşeba'nın düşmesi
6 Kasım 1917: Hareyra-Şeria çarpışmaları
7 Kasım 1917: Gazze'nin boşaltılması
13 Kasım 1917: Mughar Sırtı çarpışması
14 Kasım 1917: Ayun Kara çarpışması
16 Kasım 1917: Yafa'nın İngiliz kuvvetlerince alınması
9 Aralık 1917: Kudüs'ün teslimi

Kum tepelerinde savaş

Filistin kıyı ovasının bu kesimi, denize paralel uzanan kum tepeleri ve aralarındaki portakal bahçeleriyle bilinir. Kum, hem yaya hem de atlı birlikler için yorucu bir zemindi. Atlar çabuk yoruluyor, toplar ve arabalar kuma gömülüyordu. Su kuyuları ise sınırlıydı; bir birliğin hareket kabiliyeti büyük ölçüde atlarına su bulabilmesine bağlıydı. Atlı tugaylar, her gün bir sonraki kuyuya ulaşmak zorundaydı.

Bu koşullar, savunan taraf için bazı avantajlar sağlıyordu. Kum tepelerinin sırtlarına yerleşen küçük bir birlik, ova boyunca ilerleyen kuvvetleri uzaktan görebiliyor ve ateş altına alabiliyordu. Tepelerin arasındaki çukurlar, karşı hücum için gizlenmeye elverişliydi. Ayun Kara'daki Osmanlı artçıları bu araziyi iyi kullandı: mevzilerini sırtlara kurdular, düşman yaklaştığında da tepelerin arasından süngü hücumlarıyla karşılık verdiler.

Çarpışmaya katılan Osmanlı askerlerinin büyük kısmı, haftalardır süren geri çekilmeden yorgun düşmüştü. İkmal düzensizdi, cephane sınırlıydı, birlikler eksik mevcutla savaşıyordu. Buna rağmen gösterilen direnç, Yeni Zelandalı subayların sonradan yazdığı hatıralarda da saygıyla anıldı. Karşı tarafın askerleri, Osmanlı piyadesinin zor koşullarda bile ne kadar inatla savaşabildiğini Gelibolu'dan biliyorlardı; Ayun Kara bunu bir kez daha gösterdi.

Çarpışma

14 Kasım'da Yeni Zelanda Atlı Tüfekçiler Tugayı, Ayun Kara çevresindeki kum tepelerine ilerledi. Burada mevzilenmiş Osmanlı birlikleri, tugayın öncülerine ateş açtı. Kısa sürede çarpışma, kum tepeleri arasında yakın mesafede yapılan bir boğuşmaya dönüştü. Osmanlı birlikleri, birkaç kez süngü hücumuyla karşı saldırıya geçti. Yeni Zelanda birlikleri ise makineli tüfeklerle mevzilerini korumaya çalıştı.

Çarpışma gün boyu sürdü. Akşama doğru Osmanlı artçıları geri çekildi. Yeni Zelanda tugayı mevzileri ele geçirdi ama ağır kayıp verdi: kırkı aşkın ölü ve yaklaşık seksen yaralı. Bu, tugayın Filistin seferindeki en ağır günlerinden biriydi. Osmanlı tarafının kayıpları da ağırdı. Ancak artçıların bu direnişi, ana kuvvetlerin kuzeye çekilmesi için gereken zamanı kazandırdı.
Ek bilgi
Ayun Kara, Yeni Zelanda'nın "Anzak" hafızasında, Gelibolu'dan sonra en çok anılan çarpışmalardan biridir. Çarpışmanın yapıldığı yerde, 1920'lerde Yeni Zelandalılar tarafından bir anıt dikildi. Anıt sonraki yıllarda bakımsız kaldı; daha sonra yenilendi ve bugün Gan Sorek'te bulunuyor. Burada Yeni Zelandalıların cesaretinin yanında, karşılarındaki Osmanlı askerlerinin direnişi de hatırlanıyor.
Gan Sorek'teki Ayun Kara anıtının bugünkü hâli
Gan Sorek'teki Ayun Kara anıtının bugünkü hâliGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.5, yazar: israel zellerישראל זלר. Dosya sayfası

Yafa ve Kudüs

Ayun Kara'dan iki gün sonra, 16 Kasım 1917'de Yafa İngiliz kuvvetlerinin eline geçti. Osmanlı birlikleri Avca (Yarkon) nehrinin kuzeyine çekildi ve burada yeni bir savunma hattı kurdu. Ardından İngiliz kuvvetleri doğuya, Kudüs'e yöneldi. Kudüs çevresinde yapılan sert çarpışmaların ardından şehir 9 Aralık 1917'de teslim edildi.

Bu süreç, dört yüz yıldır süren Osmanlı yönetiminin Filistin'deki sonunun başlangıcı oldu. Osmanlı birlikleri, 1918 Eylül'ündeki Megiddo (Nablus) yenilgisine kadar Avca hattında ve Ürdün vadisinde direnmeye devam etti.

Mustafa Kemal ve Yıldırım Orduları

Filistin cephesindeki bu çöküş, Mustafa Kemal'in daha önce yaptığı uyarıları akla getiriyor. Mustafa Kemal, 1917 sonbaharında Yıldırım Orduları Grubu'na bağlı 7. Ordu'nun komutanıydı. Alman generali Erich von Falkenhayn'ın planlarına karşı çıkmış, Eylül 1917'de yazdığı raporda Osmanlı ordusunun durumunun ciddiyetini ve savunmaya geçilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştu. Görüşleri kabul edilmeyince Ekim 1917'de görevinden ayrıldı.

Mustafa Kemal, Ayun Kara çarpışması sırasında cephede değildi. Ancak Filistin cephesinin Kasım 1917'deki çöküşü, onun raporunda dile getirdiği endişeleri büyük ölçüde doğruladı. Bir yıl sonra, 1918 Ağustos'unda yeniden 7. Ordu'nun komutasına getirildi ve Megiddo yenilgisinden sonra ordunun geri çekilmesini yönetti.
Ayun Kara anıtı, 2009
Ayun Kara anıtı, 2009Görsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: galshaine. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
1. Yer adı: Ayun Kara, Arapça "Uyun Kara" olarak da yazılır. Bugün Rişon Lezion'un güneyinde, Gan Sorek çevresindedir.
2. Kayıplar: Yeni Zelanda tugayının kayıpları için en yaygın rakam kırkı aşkın ölü ve yaklaşık seksen yaralıdır.
3. Mustafa Kemal: Mustafa Kemal bu çarpışmada bulunmamıştır; Ekim 1917'de 7. Ordu komutanlığından ayrılmıştı.

Artçının görevi

Ayun Kara, savaşın genel anlatısında genellikle kazananın bakış açısından anlatılır. Ama çarpışmanın bir de Osmanlı tarafı var: yenilmiş, çekilmekte olan, ikmalden kopmuş bir ordunun artçıları, tek bir gün boyunca kum tepelerinde direndi ve ana kuvvetin kurtulmasını sağladı. Artçı birliklerinin görevi zafer kazanmak değil, zaman kazanmaktır. Bu görevi yerine getiren askerler, genellikle adı anılmadan tarihe karışır.

Bize kalırsa Ayun Kara'nın asıl dersi buradadır. Çekilme sırasında düzeni korumak, bir ordunun en zor görevlerinden biridir. Kasım 1917'de Filistin'de bu görevi üstlenen birlikler, yenilginin bir bozguna dönüşmesini önledi. Bu askerlerin direnişi, bir yıl sonra Mustafa Kemal'in yöneteceği geri çekilmede de görülecek olan disiplinin ilk örneklerinden biriydi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap