İçeriğe geç
Giriş yap
0

Soroviç Muharebesi (Kasım 1912): Balkan Savaşı'nın bozgunları arasında kazanılan bir çarpışma

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Bozgun içinde bir istisna

Birinci Balkan Savaşı, Osmanlı Devleti için kısa sürede bir felakete dönüştü. Ekim 1912'de başlayan savaşın ilk haftalarında Trakya'da Kırkkilise ve Lüleburgaz-Pınarhisar, Makedonya'da Kumanova ve Yenice-Vardar yenilgileri birbirini izledi. Bu karanlık tabloda, Batı Makedonya'nın dağlık bir köşesinde yaşanan Soroviç Muharebesi farklı bir yerde duruyor. Kasım 1912'nin ilk günlerinde Osmanlı birlikleri burada bir Yunan tümenini ağır bir yenilgiye uğrattı.

Soroviç, bugün Yunanistan'da Amyndeo adıyla bilinen kasabadır. Florina (Filorina) ile Kozani arasında, Manastır'a giden yolun üzerinde yer alır. 1912'de bu yol, Yunan ordusunun Manastır'a ulaşmak için kullanabileceği güzergâhlardan biriydi.
Soroviç (bugünkü Amyndeo) yakınlarındaki Ekşisu, 1916 civarı
Soroviç (bugünkü Amyndeo) yakınlarındaki Ekşisu, 1916 civarıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yunan ordusunun iki yönü

Savaşın başında Yunan ordusu, Veliaht Prens Konstantin komutasında Teselya'dan kuzeye ilerledi. Sarantaporo (Serfice) geçidinde Osmanlı birliklerini aştıktan sonra ordu, Yenice-Vardar'da bir zafer daha kazandı. Bu noktada Yunan komutanlığı önemli bir karar vermek zorundaydı: ana kuvvetler doğuya, Selanik'e mi yönelecek, yoksa kuzeybatıya, Manastır'a mı?

Siyasi hedef açıktı: Selanik, Bulgar ordusundan önce alınmalıydı. Ana Yunan ordusu Selanik'e yürüdü. Manastır yönüne ise yalnızca 5. Tümen gönderildi. Bu tümen, ana ordudan uzakta, desteksiz ve dağlık arazide ilerlemek zorunda kaldı.
Tarih notu
8 Ekim 1912: Karadağ savaşı başlatır
18 Ekim 1912: Osmanlı Devleti ile Balkan devletleri arasında savaş genelleşir
22 Ekim 1912: Sarantaporo (Serfice) çarpışması
2 Kasım 1912: Yenice-Vardar çarpışması
4-6 Kasım 1912: Soroviç Muharebesi (eski takvimle 22-24 Ekim)
8 Kasım 1912: Selanik'in teslimi
16-19 Kasım 1912: Manastır Muharebesi ve şehrin Sırp ordusunca alınması

Çarpışma

Yunan 5. Tümeni, Kasım başında Soroviç çevresine ulaştığında karşısında Manastır'daki Vardar Ordusu'ndan gönderilen Osmanlı birliklerini buldu. Osmanlı tarafı, Manastır'a yönelen bu tehdidin önünü kesmeye kararlıydı. Ordunun büyük kısmı kuzeyde Sırp ordusuyla uğraşıyordu; ama Soroviç'e gönderilen kuvvet, yalnız ilerleyen bir Yunan tümenini yenmeye yetecek güçteydi.

4 Kasım'da başlayan çarpışmalar üç gün sürdü. Osmanlı birlikleri, 5. Tümen'in mevzilerine cepheden ve yandan baskı yaptı. Yunan tümeni, ana ordudan destek alamadığı için zor durumda kaldı. 6 Kasım gecesi Osmanlı birliklerinin baskın tarzındaki saldırısı, tümende panik yarattı. Yunan birlikleri dağınık hâlde güneye, Kozani yönüne çekildi; top ve malzemelerinin bir kısmını geride bıraktılar.

Arazi ve mevsim

Soroviç çevresi, Batı Makedonya'nın göller ve dağlarla çevrili yüksek ovalarından birinde yer alır. Kasım ayında bu bölgede soğuk erken bastırır, yağmur ve sis yolları çamura çevirir. Tümen büyüklüğünde bir birliğin bu arazide topçusunu ve ikmal kollarını taşıması ağır bir işti. Yunan 5. Tümeni, Kozani'den kuzeye doğru dar vadiler ve geçitler boyunca ilerlerken kolları uzadı, birlikler arasındaki bağlantı zayıfladı.

Osmanlı birlikleri ise bölgeyi daha iyi tanıyordu. Manastır'daki garnizonun subaylarının önemli bir kısmı yıllardır Makedonya'da görev yapmış, çete takibi sırasında bu dağlarda bölük bölük dolaşmıştı. Arazi bilgisi, Soroviç'te Osmanlı tarafının en büyük avantajlarından biri oldu. Gece hareketleri ve baskınlar, bu bilgi sayesinde etkili biçimde uygulanabildi.

Çarpışmanın ardından bölgedeki köylerin halkı da savaşın yükünü taşıdı. Ordular geçerken ambarlar boşaldı, hayvanlar el değiştirdi, yollar kullanılmaz hâle geldi. Balkan Savaşı'nın bu ilk haftaları, Makedonya'nın karma nüfuslu köyleri için uzun sürecek bir göç ve yıkım döneminin de başlangıcı oldu.

Sonuç ve sınırlar

Soroviç, askeri açıdan açık bir Osmanlı başarısıydı. Yunan tümeni dağıtıldı ve Manastır'a giden yol bir süre için kapandı. Ancak bu başarı, savaşın genel gidişatını değiştiremedi. Aynı günlerde Selanik, Hasan Tahsin Paşa tarafından Yunan ordusuna teslim edildi. Manastır ise birkaç gün sonra kuzeyden gelen Sırp ordusunun saldırısıyla düştü.

Soroviç'teki zafer, Vardar Ordusu'nun Manastır'ı savunmak için ayırabileceği kuvvetleri bir ölçüde dağıttı. Sırp ordusu Manastır'a saldırdığında Osmanlı tarafı, Soroviç cephesine gönderdiği birlikleri geri çekmek zorunda kaldı. Böylece güneydeki zafer, kuzeydeki yenilgiyi önleyemedi.
Ek bilgi
Soroviç, Balkan Savaşı'nda Osmanlı ordusunun "yenilmez değil" ama "doğru yerde ve doğru zamanda" etkili olabildiğini gösteren örneklerden biridir. Yalnız ilerleyen, desteksiz bir düşman birliğine karşı yoğunlaşan bir kuvvet, bozgun içindeki bir ordu için bile kazanılabilir bir çarpışma demekti. Bu örnek, Balkan Savaşı'nın ardından yapılan askeri değerlendirmelerde sıkça hatırlanan durumlardan biri oldu.
Bugünkü Amyndeo belediyesinin sınırlarını gösteren harita
Bugünkü Amyndeo belediyesinin sınırlarını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Pitichinaccio. Dosya sayfası

Yunan tarafındaki yankı

Soroviç'teki yenilgi, Yunanistan'da ciddi bir tartışmaya yol açtı. Tümen komutanı görevden alındı. Yunan kamuoyunda, ana ordunun Selanik'e yönelmesi kararının 5. Tümen'i yalnız bıraktığı yönünde eleştiriler yapıldı. Ancak Selanik'in alınmasının siyasi önemi o kadar büyüktü ki bu eleştiriler kısa sürede geri planda kaldı. Daha sonra Yunan ordusu Filorina'ya ilerledi ve Batı Makedonya'nın önemli bir kısmını kontrol altına aldı.

Manastır ve Mustafa Kemal'in kuşağı

Manastır, Osmanlı ordusu için özel bir anlam taşıyordu. Mustafa Kemal 1896-1899 arasında Manastır Askeri İdadisi'nde okumuştu. Onun kuşağının pek çok subayı bu şehirde yetişmişti. Balkan Savaşı başladığında Mustafa Kemal Trablusgarp'taydı ve oradan dönüş yolculuğu sırasında Balkan cephesinin çöküşünü uzaktan izledi. Selanik ve Manastır'ın kaybı, onun kuşağı için yalnızca bir toprak kaybı değil, yetiştikleri şehirlerin yitirilmesiydi.

Balkan Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal, Gelibolu'da Bolayır cephesinde görev yaptı. Soroviç ya da Manastır cephesinde bulunmadı. Ancak bu savaşın bıraktığı acı, onun ve kuşağının sonraki yıllardaki kararlarında belirleyici bir etki bıraktı.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Tarih: Bazı kaynaklar eski (Rumi ve Jülyen) takvimi kullanarak muharebeyi 22-24 Ekim 1912 olarak verir. Yeni takvimle karşılığı 4-6 Kasım 1912'dir.
2. Yer adı: Soroviç, bugün Yunanistan'da Amyndeo (Amyntaio) adıyla bilinir.
3. Mustafa Kemal: Mustafa Kemal Soroviç'te bulunmamıştır; bu dönemde Trablusgarp'tan dönüş yolundaydı.

Unutulan bir başarı

Soroviç Muharebesi, Türk tarih anlatısında Balkan Savaşı'nın genel bozgun havası içinde çoğu zaman gözden kaçar. Oysa bu çarpışma, kötü yönetilen bir savaşta bile birliklerin yerinde kararlarla başarı kazanabildiğini gösteriyor. Bozgunun nedenleri genellikle seferberlikteki karışıklık, ordudaki siyasi bölünmüşlük ve ikmal düzeninin çöküşü olarak sayılır. Soroviç, bu sorunların her cephede aynı ağırlıkta olmadığını hatırlatır.

Bize kalırsa Soroviç'in asıl önemi, Balkan Savaşı'nın yalnızca bir yenilgi listesi olarak okunmaması gerektiğini göstermesinde yatıyor. Askerlerin ve subayların ortaya koyduğu çaba, kaybedilen bir savaşın genel sonucunda kaybolmamalı. Bu çarpışmada savaşanların bir kısmı, birkaç yıl sonra Çanakkale'de ve ardından Milli Mücadele'de yeniden cepheye çıktı. Balkan'da öğrenilen acı dersler, onların sonraki savaşlarda daha hazırlıklı olmasını sağladı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap