İçeriğe geç
Giriş yap
0

Erzincan'ın kaybı (Temmuz 1916): Yudeniç'in yaz taarruzu ve 3. Ordu'nun en zor günleri

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Erzurum'dan sonra

1916 kışı, Kafkas cephesinde Osmanlı ordusu için çok ağır geçti. Sarıkamış felaketinden bir yıl sonra, Rus Kafkas Ordusu'nun komutanı General Nikolay Yudeniç, kışın ortasında beklenmedik bir taarruz başlattı. Ocak'ta Köprüköy'de Osmanlı hattı yarıldı ve 16 Şubat 1916'da Erzurum, Rus kuvvetlerinin eline geçti. Nisan'da Trabzon da düştü. Trabzon'un kaybı, Rus ordusuna Karadeniz'den takviye alabileceği bir liman sağladı.

Erzurum'un kaybından sonra 3. Ordu, Erzincan'ı merkez alarak yeniden toparlanmaya çalıştı. Erzincan, Erzurum ile Sivas arasındaki yolun ve Karadeniz'e uzanan bağlantıların kesiştiği yerdeydi. Ordunun ikmal depoları, hastaneleri ve karargâhları buradaydı. Şehrin kaybı, 3. Ordu'nun bütün ikmal düzeninin çökmesi anlamına gelecekti.
Erzincan'dan yola çıkan bir Türk avcı bölüğü, Nisan 1916
Erzincan'dan yola çıkan bir Türk avcı bölüğü, Nisan 1916Görsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Vehip Paşa'nın taarruzu

Enver Paşa, 3. Ordu'nun yeni komutanı Vehip Paşa'ya Rusların elindeki toprakları geri almak üzere taarruz emri verdi. Bu emrin arkasında, Çanakkale'den sonra serbest kalan birliklerle kurulan 2. Ordu'nun yakında cepheye geleceği beklentisi vardı. Plan, 2. Ordu güneyden, 3. Ordu ise Erzincan yönünden aynı anda taarruz edecek şekilde kurulmuştu. Ancak 2. Ordu'nun birlikleri Anadolu'nun kötü yollarında henüz yoldaydı.

Vehip Paşa, Haziran 1916'da Mamahatun ve Kop yönünde taarruza geçti. İlk günlerde bazı mevziler geri alındı; ama Rus kuvvetleri hızla toparlandı. Taarruz, 3. Ordu'nun elindeki son yedekleri de tüketti. 2. Ordu henüz gelmediği için iki ordunun eş zamanlı taarruzu gerçekleşmedi.
Tarih notu
Ocak 1916: Köprüköy'de Osmanlı hattının yarılması
16 Şubat 1916: Erzurum'un kaybı
18 Nisan 1916: Trabzon'un kaybı
Haziran 1916: Vehip Paşa'nın Mamahatun-Kop taarruzu
2 Temmuz 1916: Yudeniç'in karşı taarruzu başlar
25 Temmuz 1916: Rus kuvvetleri Erzincan'a girer
7-8 Ağustos 1916: Mustafa Kemal'in 16. Kolordusu Bitlis ve Muş'u geri alır
13 Şubat 1918: Erzincan'ın geri alınması

2 Temmuz: Yudeniç'in karşı darbesi

Yudeniç, Osmanlı taarruzunun durduğu anı bekledi. 2 Temmuz 1916'da kendi taarruzunu başlattı. Rus kuvvetleri yorgun ve dağınık 3. Ordu birliklerine yüklendi. Bayburt düştü. Taarruzun asıl hedefi, 3. Ordu'nun haberleşme ve ikmal merkezi olan Erzincan'dı. Osmanlı birlikleri bu taarruz karşısında geri çekilmek zorunda kaldı.

Geri çekilme, düzenli bir hareket olmaktan çok bir dağılmaya dönüştü. Yollar kötüydü, ikmal yoktu, birlikler birbirinden koptu. 3. Ordu bu çarpışmalarda yaklaşık 34.000 kişi kaybetti; bunların yarısı esir düştü. 25 Temmuz 1916'da Rus kuvvetleri Erzincan'a girdi. 3. Ordu, yılın geri kalanında etkili bir taarruz yapamayacak hâle geldi.
Rus Kafkas Ordusu komutanı General Nikolay Yudeniç
Rus Kafkas Ordusu komutanı General Nikolay YudeniçGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Сканирование: Владимир Васильев. Dosya sayfası

Güneyde 2. Ordu ve Mustafa Kemal

Erzincan'ın kaybedildiği günlerde, güneyde 2. Ordu nihayet cepheye ulaşmaya başlıyordu. Ahmet İzzet Paşa komutasındaki bu ordunun 16. Kolordusu, Çanakkale'den gelen Mustafa Kemal Paşa'nın komutasındaydı. Mustafa Kemal, Mart 1916'da Diyarbakır'a gelmiş, 1 Nisan 1916'da tuğgeneralliğe (mirliva) terfi etmişti.

Ağustos 1916'nın başında 2. Ordu taarruza geçti. Mustafa Kemal'in kolordusu 7-8 Ağustos'ta Bitlis ve Muş'u Rus kuvvetlerinden geri aldı. Bu, 1916 yazının Kafkas cephesindeki tek önemli Osmanlı başarısıydı. Ancak kuzeyde 3. Ordu çökmüş olduğu için bu başarı genel bir taarruza dönüştürülemedi. Sonbaharda Rus karşı taarruzuyla Muş yeniden kaybedildi; Bitlis ise Osmanlı elinde kaldı.
Ek bilgi
Erzincan'ın kaybı, 1916 yazındaki Osmanlı stratejisinin asıl zaafını gösterir: iki ordunun aynı anda taarruz etmesi planlanmış, ama ikinci ordunun cepheye ulaşması aylar sürmüştü. Anadolu'nun demir yolu ağı Kafkas cephesine ulaşmıyordu; birlikler yüzlerce kilometreyi yürüyerek katediyordu. 2. Ordu'nun gecikmesi, iki ordunun ayrı ayrı yenilmesine yol açtı. Bu tecrübe, sonraki yıllarda ulaşım ve ikmal meselesinin askeri planlamanın merkezine alınması gerektiğini açıkça gösterdi.

Şehir ve ordu

Erzincan, savaştan önce de bölgenin önemli bir garnizon şehriydi. Burada büyük kışlalar, askeri hastaneler ve depolar bulunuyordu. Erzurum'un kaybından sonra bu tesisler, geri çekilen birliklerin toplandığı ana merkez oldu. Şehir aynı zamanda tifüs ve diğer salgınlarla mücadele eden hastanelerin de merkeziydi. 1915-1916 kışında Kafkas cephesindeki kayıpların önemli bir kısmı çatışmadan değil, salgın hastalık ve soğuktan kaynaklanıyordu. Doktorlar, hemşireler ve sıhhiye erleri bu hastanelerde çok ağır koşullar altında çalıştı; aralarından pek çoğu da aynı hastalıklardan hayatını kaybetti.

Temmuz 1916'da şehir boşaltılırken, bu hastanelerdeki yaralı ve hastaların taşınması ayrı bir sorun oldu. Ulaşım araçlarının yetersizliği yüzünden boşaltma ancak kısmen yapılabildi. Depolardaki malzemenin bir kısmı da düşman eline geçmemesi için geride bırakılmak ya da imha edilmek zorunda kalındı. Ordunun kendini yeniden toparlaması, bu kayıplar yüzünden aylar sürdü.

Kış ve göç

Erzincan'ın düşmesi, askeri sonuçlarının yanında büyük bir insani yük de getirdi. Rus ilerleyişi önünde bölgenin Müslüman halkının büyük kısmı batıya, Sivas ve Harput yönüne göç etmek zorunda kaldı. Kötü yollarda, kıtlık ve salgın hastalıklar arasında yapılan bu göç, binlerce insanın ölümüne yol açtı. 1916-1917 kışı, cephenin iki yanında da açlık ve hastalıkla geçti.

1917'de Rusya'da başlayan devrim, Kafkas cephesindeki dengeyi değiştirdi. Rus ordusu dağılmaya başladı. 18 Aralık 1917'de Erzincan'da imzalanan mütareke ile cephede çatışmalar durdu. Şubat 1918'de 3. Ordu yeniden ilerledi ve 13 Şubat 1918'de Erzincan geri alındı. Ardından Erzurum, Mart başında da Kars yönü açıldı.
Fransız Le Miroir dergisinde Erzincan'la ilgili bir sayfa, 1916
Fransız Le Miroir dergisinde Erzincan'la ilgili bir sayfa, 1916Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Le Miroir. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
1. Tarihler: Rus kaynakları eski takvimi kullandığı için bazı yayınlarda tarihler 13 gün farklı verilir. Burada yeni takvim esas alındı.
2. Kayıplar: 3. Ordu'nun Temmuz 1916'daki kaybı için en yaygın rakam yaklaşık 34.000'dir; bunun yarısı esirdir.
3. Mustafa Kemal'in rolü: Mustafa Kemal Erzincan çarpışmalarında görev almamıştır; onun cephesi güneyde, Bitlis-Muş kesimindeydi.

Yıkılan bir ordunun dersi

Erzincan'ın kaybı, Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas cephesinin en ağır yenilgilerinden biri olarak kaldı. Sarıkamış'tan sonra ikinci kez bir Osmanlı ordusu, büyük ölçüde iklim, ikmal ve yanlış zamanlama yüzünden çöktü. Ama aynı yaz güneyde Bitlis ve Muş'un geri alınması, doğru yönetilen birliklerin aynı koşullarda bile başarı kazanabildiğini gösterdi.

Bize kalırsa 1916 yazının bu iki yüzü birlikte okunmalı. Bir yanda emirle başlatılan, yedekleri tüketen ve karşı darbeye açık kalan bir taarruz; diğer yanda hazırlığını yapan, hedefini sınırlı tutan ve kazandığı yeri koruyan bir kolordu. Mustafa Kemal'in 1916'daki başarısı, onun sonradan Milli Mücadele'de uygulayacağı ihtiyatlı ve hesaplı savaş anlayışının ilk açık örneklerinden biriydi. Erzincan'ın yıkımı ise, bu anlayışın neden gerekli olduğunu acı biçimde gösterdi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap