İçeriğe geç
Giriş yap
0

Bingazi çıkarması (19-20 Ekim 1911): Trablusgarp Savaşı'nda Şakir Bey'in savunması ve şehrin düşüşü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir ültimatomla başlayan savaş

28 Eylül 1911'de İtalya'nın İstanbul'daki maslahatgüzarı Babıâli'ye bir ültimatom verdi. İtalya, Trablusgarp ve Bingazi'nin yirmi dört saat içinde İtalyan askeri işgaline bırakılmasını istiyordu. Gerekçe olarak bölgedeki "düzensizlik ve ihmal" gösterilmişti. Osmanlı hükümeti bu talebi kabul etmedi ve 29 Eylül 1911'de İtalya savaş ilan etti. Böylece Trablusgarp Savaşı başladı.

Osmanlı Devleti'nin bu uzak eyaletteki askeri varlığı son derece zayıftı. Bölgedeki düzenli kuvvet yaklaşık 7.000 askerden ibaretti ve kıyı şehirlerindeki eski kalelere dağılmıştı. İngiltere'nin kontrolündeki Mısır'dan kara yoluyla takviye göndermek mümkün değildi; deniz yolu ise İtalyan donanmasının ablukası altındaydı. İtalyan planı açıktı: Trablus, Tobruk, Derne, Humus ve Bingazi gibi kıyı şehirlerini hızla ele geçirmek ve Osmanlı'yı oldubittiyle karşı karşıya bırakmak.
Bingazi çarpışmalarından sonra İtalyan askerleri, 1911
Bingazi çarpışmalarından sonra İtalyan askerleri, 1911Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Bingazi önlerinde ret cevabı

Trablus 5 Ekim'de, ardından Tobruk, Derne ve Humus birbiri ardınca İtalyanların eline geçti. Sırada, beş şehir arasında ikinci büyük garnizonu barındıran Bingazi vardı. İtalyanlar 13 Ekim'den itibaren yaklaşık 15.000 kişilik 2. Piyade Tümeni'ni Bingazi'ye taşımaya başladı. İlk birlikler 18 Ekim'de şehrin açıklarına ulaştı. Amiral Augusto Aubry şehrin teslimini istedi. Bingazi'yi yaklaşık 400 düzenli asker ve 2.500 kadar gönüllüyle savunan Binbaşı Şakir Bey bu talebi reddetti.

Şehrin savunma düzeni de güçlü değildi. Berka'daki kışla ve kale, şehrin kuzeyindeki cephanelik ve kıyıdaki gümrük binaları, eski tip topların bulunduğu dağınık noktalardı. Bu yapılar kara saldırısına karşı bir süre direnebilirdi; ama denizden gelen modern gemi toplarına karşı korunaksızdı. Şakir Bey'in elindeki kuvvetin önemli bir kısmı yerli gönüllülerden oluşuyordu. Bunlar bölgeyi iyi tanıyan, ata ve tüfeğe alışkın insanlardı, ama düzenli bir ordunun disipliniyle eğitilmemişlerdi. Savunmanın asıl gücü, bu insanların İtalyan işgaline karşı duyduğu tepkiydi.

Bu ret cevabı, rakamlara bakıldığında cesaret isteyen bir karardı. Karşıda bir tümen, açıkta güçlü bir donanma vardı. Ama Bingazi'yi savaşmadan teslim etmek, eyaletin geri kalanının da direnmeden bırakılması anlamına gelecekti.
Tarih notu
28 Eylül 1911: İtalya'nın ültimatomu
29 Eylül 1911: İtalya savaş ilan eder
5 Ekim 1911: Trablus'a çıkarma
18 Ekim 1911: İtalyan birlikleri Bingazi açıklarında
19 Ekim 1911: Bombardıman ve Juliana kumsalına çıkarma
20 Ekim 1911: Bingazi'nin işgali tamamlanır
12 Mart 1912: Bingazi yakınındaki İki Hurma (Due Palme) çarpışması
18 Ekim 1912: Uşi (Ouchy) Antlaşması

19 Ekim: kumsal, kışla ve gümrük iskelesi

19 Ekim sabahı İtalyan donanması Bingazi'yi bombardımana başladı. Hedefler arasında çıkarma yapılacak Juliana kumsalı, şehrin yaklaşık beş kilometre güneydoğusundaki Berka kışlası ve kalesi, vali konağı ve şehrin kuzeyindeki cephanelik vardı. Bombardımanla eş zamanlı olarak 800 İtalyan deniz piyadesi Juliana kumsalına karşı koyma olmadan çıktı ve burundaki yüksek noktada bir batarya kurdu.

Çıkarma Türk tarafını şaşırttı; piyadenin büyük kısmı kuzeyde cephanelik yönünde ya da şehrin güneyinde, kıyıdan uzakta konuşlanmıştı. Savunanlar hızla karşı saldırıya geçti. Kıyıdaki Buscaiba burnu ile doğudaki tuz gölü arasındaki dar şeritte mevzilenerek kumsalı geri almaya çalıştılar. Ama İtalyan gemilerinin topçu ateşi bu karşı saldırıyı durdurdu. Aynı saatlerde gümrük iskelesine çıkmaya çalışan ikinci bir İtalyan birliği, Türk tüfek ateşiyle geri püskürtüldü. İtalyanlar bunun üzerine gümrük bölgesini gemi toplarıyla dövdü.
Bombardımandan sonra Bingazi'deki paşa konağı
Bombardımandan sonra Bingazi'deki paşa konağıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Saat 10.00'da General Giovanni Ameglio ilk piyade birliklerini karaya çıkardı. Öğleden sonra tümen komutanı General Ottavio Briccola, 4. ve 63. Piyade alaylarıyla geldi. Berka'ya iki yönden saldırı başladı. Sidi Daud mahallesinde çarpışmalar evden eve sürdü. Akşama doğru savunanlar Berka'yı boşaltıp şehrin güney mahallelerine çekildi. Gece, İtalyan gemileri şehri yeniden bombaladı. 20 Ekim'de Bingazi işgal edildi; Osmanlı kuvvetleri ve yerli gönüllüler şehrin dışına, iç bölgelere çekildi.
Ek bilgi
Bingazi'nin düşüşü, savaşın bitişi anlamına gelmedi. Şehirden çekilen kuvvetler iç bölgelerde yeniden toplandı. Kısa süre sonra İstanbul'dan gizlice gelen genç subaylar (aralarında Enver Bey ve Mustafa Kemal de vardı) yerel kuvvetleri örgütleyerek İtalyanları kıyı şeritlerine hapsetti. Bingazi yöresinde bu örgütlenmede Aziz Ali Bey (el-Mısri) etkili oldu. Senusi tarikatının bölgedeki gücü de direnişin omurgasını oluşturdu. İtalyanlar kıyı şehirlerini ele geçirdi ama iç bölgelere ilerlemekte uzun süre zorlandı.

Şehrin dışında süren direniş

İtalyanlar Bingazi'ye yerleştikten sonra şehrin çevresinde sürekli baskı altında kaldı. 12 Mart 1912'de Bingazi'nin hemen dışındaki İki Hurma (Due Palme) vahasında büyük bir çarpışma yaşandı; İtalyanlar bu çarpışmada üstün geldi ama çevredeki direniş sönmedi. Savaşın Derne ve Tobruk cephesinde ise Mustafa Kemal, 22 Aralık 1911'deki Tobruk taarruzunda yer aldı ve ardından Derne bölgesinde görev yaptı. Kıyıya sıkışan İtalyan kuvvetleri ile iç bölgelerde örgütlenen gönüllüler arasındaki bu denge, 1912 sonbaharına kadar sürdü.

Savaşın sonucunu Libya'daki çarpışmalardan çok, Balkanlarda biriken fırtına belirledi. Balkan Savaşı'nın kapıda olduğu bir anda Osmanlı Devleti, 18 Ekim 1912'de Uşi'de İtalya ile antlaşma imzaladı. Trablusgarp ve Bingazi'deki Osmanlı askerleri geri çağrıldı.
Bingazi yakınındaki İki Hurma vahası, 1912
Bingazi yakınındaki İki Hurma vahası, 1912Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
1. Rakamlar: Bingazi'yi savunan kuvvet için en çok kullanılan rakamlar 400 düzenli asker ve yaklaşık 2.500 gönüllüdür. İtalyan çıkarma kuvveti tümen düzeyindedir, yaklaşık 15.000 kişi.
2. Adlar: Kaynaklarda "Chakir Bey" olarak geçen komutan, Türkçe metinlerde Binbaşı Şakir Bey olarak anılır.
3. Tarih: Çıkarma 19 Ekim 1911'de başlamış, şehrin işgali 20 Ekim'de tamamlanmıştır.

Kaybedilen şehir, kazanılan tecrübe

Bingazi, Trablusgarp Savaşı'nın ilk haftalarında kaybedilen şehirlerden biri olarak kaldı. Ama 1911 Ekim'indeki bu kısa savunma, savaşın geri kalanına damga vuracak bir tabloyu da ortaya koydu: kıyıda üstün bir donanmanın desteğiyle ilerleyen modern bir ordu ve iç bölgelerde yerel halkla birlikte örgütlenen küçük ama kararlı bir direniş.

Bingazi çıkarması aynı zamanda modern çağın ilk büyük amfibi harekâtlarından biri olarak askeri tarih yazınında yer aldı. İtalyanlar burada gemi topçusu ile çıkarma birliklerini birlikte kullanmanın, kıyıda hızla iskele kurup ağır birlikleri karaya çıkarmanın deneyimini kazandı. Birkaç yıl sonra Çanakkale'de çok daha büyük ölçekte görülecek olan sorunlar, yani denizden yapılan bombardımanın sınırları ve kıyıya tutunmuş bir savunmanın dayanıklılığı, Bingazi'de küçük bir ölçekte de olsa görülmüştü.

Bize göre Bingazi'nin hikâyesi, Mustafa Kemal kuşağının subayları için önemli bir okul oldu. Uzak bir eyalette, takviye gelmeden, yerel halkın güvenini kazanarak savaşmak; deniz üstünlüğüne sahip bir düşmana karşı kıyıdan uzakta direnmek, birkaç yıl sonra çok daha büyük ölçekte karşılarına çıkacak sorunların ilk provasıydı. Şakir Bey'in teslim talebine verdiği ret cevabı, bu okulun ilk dersiydi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap