İçeriğe geç
Giriş yap
0

Küçük Kaynarca Antlaşması (1774): Kırım'ın bağımsızlığı, Karadeniz ve halifelik maddesi

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Küçük Kaynarca Antlaşması, 21 Temmuz 1774'te bugünkü Bulgaristan'ın kuzeydoğusundaki Küçük Kaynarca köyünde Osmanlı Devleti ile Rusya İmparatorluğu arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. 1768'de başlayan Osmanlı–Rus Savaşı'nı sona erdiren antlaşmayla Kırım Hanlığı Osmanlı'dan ayrılarak bağımsız hâle getirildi, Rusya Karadeniz'de serbest ticaret ve seyir hakkı kazandı ve Osmanlı Devleti büyük bir savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Antlaşma ayrıca Rusya'ya Osmanlı topraklarındaki Ortodoks Hristiyanlarla ilgili bazı haklar tanıyan maddeler içeriyordu. Küçük Kaynarca, Osmanlı tarihinde en ağır sonuçlar doğuran antlaşmalardan biri ve "Doğu Meselesi"nin başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilir.
Küçük Kaynarca Antlaşması'na dair belge
Küçük Kaynarca Antlaşması'na dair belgeGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Darsie. Dosya sayfası

Savaşın son aşaması

1770'te Çeşme ve Kartal'daki yenilgilerden sonra savaş, Osmanlı için giderek ağırlaştı. 1771'de Kırım Rusların eline geçti. 1772'de Yergöğü'nde ve Bükreş'te barış görüşmeleri yapıldı; ancak Rusya'nın Kırım'ın bağımsızlığı ve Karadeniz'de serbest seyir gibi talepleri Osmanlı tarafından kabul edilmedi ve görüşmeler sonuçsuz kaldı. Savaş yeniden başladı. 1774 baharında Rumyantsev komutasındaki Rus ordusu Tuna'yı geçerek Şumnu'daki Osmanlı karargâhını kuşattı. Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa, barış istemek zorunda kaldı.

Görüşmeler ve imza

Görüşmeler, Rumyantsev'in karargâhının bulunduğu Küçük Kaynarca köyünde yapıldı. Osmanlı heyetinin başında Ahmed Resmî Efendi ve Nişancı İbrahim Münib Efendi vardı. Rus tarafını ise Prens Nikolay Repnin temsil ediyordu. Görüşmeler yalnızca birkaç gün sürdü; Osmanlı heyeti, Rus ordusunun kuşatması altında, Rusya'nın şartlarının büyük kısmını kabul etmek zorunda kaldı. Antlaşma, 21 Temmuz 1774'te imzalandı.
Küçük Kaynarca Antlaşması'na dair bir başka tasvir
Küçük Kaynarca Antlaşması'na dair bir başka tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Late 18th-century engraving (Cabinet of engravings, Romanian Academy, Bucharest). Dosya sayfası

Antlaşmanın maddeleri

Antlaşmanın başlıca maddeleri şunlardı:
  • Kırım Hanlığı, Osmanlı'dan ayrılarak bağımsız bir devlet hâline getirildi.
  • Kerç, Yenikale ve Kılburun kaleleri ile Azak Rusya'ya bırakıldı.
  • Rusya, Karadeniz'de ve Boğazlar'dan geçerek Akdeniz'de serbest ticaret hakkı kazandı.
  • Rusya, Osmanlı topraklarında istediği yerlerde konsolosluk açma hakkı elde etti.
  • Eflak ve Boğdan, belirli şartlarla Osmanlı'ya geri verildi.
  • Rusya, İstanbul'un Galata semtinde bir Ortodoks kilisesi yaptırma hakkını aldı.
  • Osmanlı Devleti, Rusya'ya büyük bir savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.
Ek bilgi
Halifelik maddesi: Antlaşmanın Kırım'la ilgili maddesinde, padişahın Kırım Müslümanlarının dinî konularda halifesi olarak tanınması öngörüldü. Bu, Osmanlı padişahlarının halifelik unvanının uluslararası bir antlaşmada bu şekilde yer almasının ilk örneği olarak kabul edilir. Osmanlı yönetimi, bu maddeyi Kırım üzerindeki manevi bağı korumanın bir yolu olarak gördü. Sonraki yüzyılda halifelik unvanı, Osmanlı'nın dış politikasında daha belirgin bir şekilde kullanıldı.

Ortodokslar maddesi

Antlaşmanın en tartışmalı maddelerinden biri, Rusya'ya Osmanlı topraklarındaki Ortodoks Hristiyanlarla ilgili haklar tanıyan maddelerdir. Antlaşma, Rusya'nın Galata'da yaptıracağı kilise ve onun mensupları hakkında Osmanlı nezdinde girişimde bulunabileceğini öngörüyordu. Rusya, sonraki yüzyılda bu maddeleri geniş yorumlayarak Osmanlı topraklarındaki bütün Ortodoksların koruyucusu olduğunu ileri sürdü. Bu geniş yorum, XIX. yüzyılda Osmanlı'nın iç işlerine yapılan müdahalelerin ve Kırım Savaşı'na giden sürecin önemli bir parçası oldu. Tarihçiler, antlaşmanın asıl metninin bu kadar geniş bir hak tanımadığını vurgular.
Dikkat: yanlış bilinen
Metin farklılıkları: Küçük Kaynarca Antlaşması, Türkçe, Rusça ve İtalyanca olarak hazırlandı. Bu metinler arasında bazı ifade farklılıkları bulunur ve bu farklılıklar, sonraki dönemlerde antlaşmanın yorumlanmasında tartışmalara yol açtı. Özellikle Ortodokslarla ilgili maddelerin ve Kırım'la ilgili maddelerin yorumu, iki devlet arasında uzun süre anlaşmazlık konusu oldu. Bu nedenle antlaşmayı incelerken farklı dillerdeki metinlerin karşılaştırılması önemlidir.
Antlaşmanın ekonomik maddeleri de uzun vadeli sonuçlar doğurdu. Rus tüccarlarına Osmanlı topraklarında diğer ayrıcalıklı Avrupa devletlerinin tüccarlarıyla aynı haklar tanındı. Karadeniz, yüzyıllar sonra ilk kez yabancı ticaret gemilerine açıldı ve Rusya'nın güney limanlarından yapılan tahıl ticareti hızla gelişti.

Ahmed Resmî Efendi'nin bakışı

Osmanlı heyetinin başkanı Ahmed Resmî Efendi, daha önce Viyana'ya ve Berlin'e elçi olarak gitmiş deneyimli bir devlet adamıydı. Savaştan sonra yazdığı "Hulâsatü'l-İ'tibâr" adlı eserinde, 1768–1774 savaşının nedenlerini ve sonuçlarını eleştirel bir gözle değerlendirdi. Resmî, savaşın hazırlıksız bir şekilde başlatıldığını ve devletin sınırlarını korumak için barışın gerekli olduğunu savundu. Bu eser, Osmanlı'da savaş ve barış üzerine yazılmış en dikkat çekici eleştirel metinlerden biri olarak kabul edilir.

Kırım'ın kaderi

Küçük Kaynarca ile bağımsız hâle getirilen Kırım, kısa sürede Rusya'nın etkisi altına girdi. Rusya'nın desteklediği Şahin Giray, Kırım'da hanlığa getirildi. Kırım'daki karışıklıklar ve Rusya'nın müdahaleleri, 1783'te Kırım'ın Rusya tarafından ilhakıyla sonuçlandı. Böylece Küçük Kaynarca'da öngörülen bağımsızlık, dokuz yıl içinde sona erdi. Osmanlı Devleti, 1787'de Kırım'ı geri almak için yeni bir savaş başlattı; ancak bu savaş da 1792 Yaş Antlaşması ile Kırım'ın Rusya'ya bırakılmasının kesinleşmesiyle sonuçlandı.

Moskova, Viyana ve İstanbul arşivlerinde

Küçük Kaynarca Antlaşması'nın asıl metinleri, Moskova'daki Rusya İmparatorluğu Dış Politika Arşivi'nde ve İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde korunur. Rumyantsev ve Repnin'in raporları, görüşmelerin Rus tarafından nasıl yürütüldüğünü gösterir. Viyana'daki Avusturya Devlet Arşivi'nde ise İstanbul'daki Habsburg elçisinin antlaşmaya dair raporları yer alır. Avrupa devletleri, antlaşmanın Rusya'ya tanıdığı hakları büyük bir dikkatle izledi; çünkü bu haklar, Avrupa'daki güç dengesini doğrudan etkiliyordu.
Osmanlı heyetinin başındaki Ahmed Resmî Efendi'yi gösteren tasvir
Osmanlı heyetinin başındaki Ahmed Resmî Efendi'yi gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Ekim 1768: Savaş başlar.
1770: Çeşme ve Kartal yenilgileri.
1771: Kırım Rusların eline geçer.
1772: Yergöğü ve Bükreş görüşmeleri sonuçsuz kalır.
21 Ocak 1774: I. Abdülhamid tahta çıkar.
Haziran 1774: Şumnu kuşatılır.
21 Temmuz 1774: Küçük Kaynarca Antlaşması imzalanır.
1783: Kırım Rusya tarafından ilhak edilir.

Bir yüzyılın kapısını açan metin

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı'nın Rusya karşısındaki dengesinin kesin olarak değiştiğini gösterir. Karlofça'da Osmanlı ilk kez büyük toprak kaybetmişti; Küçük Kaynarca'da ise ilk kez nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir bölge Osmanlı'dan ayrıldı ve yabancı bir devlete Osmanlı tebaası üzerinde haklar tanındı. Bize göre bu antlaşmanın asıl ağırlığı, toprak kayıplarından çok, açtığı yoldadır: Rusya'nın Karadeniz'e çıkışı, Boğazlar meselesi ve Ortodoksların koruyuculuğu iddiası, XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı siyasetinin en önemli sorunları hâline geldi. Küçük Kaynarca, "Doğu Meselesi" denilen uzun sürecin ilk sayfasıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap