I. Abdülhamid, 1774'ten 1789'a kadar on beş yıl tahtta kalan Osmanlı padişahıdır. 20 Mart 1725'te doğdu; III. Ahmed'in oğlu, III. Mustafa'nın kardeşidir. Ağabeyinin ölümü üzerine 21 Ocak 1774'te, Rusya ile savaşın en ağır döneminde tahta çıktı. Tahta çıkışından altı ay sonra imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, saltanatının bütününe damgasını vurdu. 1783'te Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesine engel olamadı; 1787'de Rusya'ya, ardından Habsburglara karşı yeni bir savaşa girdi. Saltanatı boyunca orduda ve devlet yönetiminde yenilenme girişimleri yapıldı. 7 Nisan 1789'da İstanbul'da öldü ve Bahçekapı'daki türbesine gömüldü. Sultan I. Abdülhamid'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Kırk dört yıllık bekleyiş
Abdülhamid, 1730'da babası III. Ahmed'in tahttan çekilmesinden sonra kırk dört yıl boyunca sarayın şehzade dairesinde yaşadı. Tahta çıktığında kırk dokuz yaşındaydı ve devlet işlerinde deneyimi yoktu. Kaynaklarda yumuşak huylu, dindar ve iyi niyetli bir padişah olarak anlatılır. Tahta çıktığında devlet, Rusya ile süren savaşın en kritik aşamasındaydı: Kırım kaybedilmiş, Tuna'nın kuzeyi Rusların eline geçmiş ve hazine tükenmişti. Rus ordusu 1774 yazında Tuna'yı geçerek Şumnu'daki Osmanlı karargâhını kuşattı.
Küçük Kaynarca
21 Temmuz 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin o güne kadar imzaladığı en ağır antlaşmalardan biriydi. Antlaşmayla Kırım Hanlığı bağımsız hâle getirildi, RusyaKaradeniz'de serbest ticaret ve seyir hakkı kazandı, Kerç, Yenikale ve Kılburun Rusya'ya bırakıldı ve Osmanlı Devleti büyük bir savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Bununla birlikte antlaşma, padişahın Kırım Müslümanlarının dinî lideri, yani halife olarak tanınmasını da içeriyordu. Bu madde, halifelik unvanının uluslararası bir antlaşmada ilk kez bu şekilde yer alması olarak dikkat çeker. I. Abdülhamid'i gösteren bir başka tasvirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Kamu Malı. Dosya sayfası
Kırım'ın ilhakı
Küçük Kaynarca'dan sonra Kırım, Rusya'nın artan etkisi altına girdi. Rusya'nın desteklediği Şahin Giray han oldu ve Kırım'da yenilikler yapmaya çalıştı; ancak bu girişimler halkın tepkisine yol açtı. Rusya, Kırım'daki karışıklıkları gerekçe göstererek 1783'te Kırım'ı ilhak etti. Osmanlı Devleti, savaşa hazır olmadığı için bu ilhakı 1784'te imzalanan bir senetle tanımak zorunda kaldı. Kırım'ın kaybı, Osmanlı'da büyük bir üzüntüye yol açtı; Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bir toprağın ilk kez bu şekilde kaybedilmesi olarak görüldü.
Ek bilgi
Yenilenme girişimleri: I. Abdülhamid döneminde orduda ve devlet yönetiminde bir dizi yenilik yapıldı. Sadrazam Halil Hamid Paşa, 1782–1785 arasında yeniçeri ocağındaki düzensizlikleri azaltmaya, topçu ve humbaracı birliklerini yeniden düzenlemeye çalıştı. Fransa'dan askerî uzmanlar getirildi. Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa, donanmayı yeniden kurdu ve Mühendishane'yi destekledi. Ayrıca 1775'te devlet gelirlerinin bir kısmı karşılığında halka borç senedi satılması anlamına gelen "esham" uygulaması başlatıldı.
Halil Hamid Paşa'nın sonu
Sadrazam Halil Hamid Paşa, yenilik girişimleriyle dikkat çeken bir devlet adamıydı. Ancak 1785'te görevden alındı ve kısa süre sonra öldürüldü. Onun düşüşünün nedenleri tam olarak açık değildir; kaynaklarda, padişahın yerine başka bir şehzadeyi tahta çıkarmak istediği yönünde bir suçlamayla karşılaştığı anlatılır. Bu iddianın ne ölçüde doğru olduğu tartışmalıdır. Halil Hamid Paşa'nın ölümü, yenilik girişimlerini yavaşlattı; ancak onun başlattığı bazı uygulamalar sonraki yıllarda sürdürüldü.
1787 savaşı
1787'de Osmanlı Devleti, Kırım'ı geri almak umuduyla Rusya'ya savaş açtı. Rusya'nın müttefiki Habsburg Monarşisi de 1788'de savaşa girdi. Savaşın ilk yılında bazı başarılar elde edilse de, Aralık 1788'de Özi kalesinin Rusların eline geçmesi büyük bir darbe oldu. Kaynaklarda, Özi'nin düşüşü ve kaledeki halkın uğradığı felaket haberinin padişahı derinden sarstığı ve kısa süre sonra ölümüne yol açtığı anlatılır. I. Abdülhamid, 7 Nisan 1789'da öldü ve yerine yeğeni III. Selim geçti.
Dikkat: yanlış bilinen
Ölüm nedeni: I. Abdülhamid'in Özi'nin düşüşü haberine üzülerek felç geçirdiği ve bu yüzden öldüğü sıkça anlatılır. Padişahın hasta olduğu ve savaş haberlerinden etkilendiği kaynaklarda geçse de, ölümünün doğrudan bu habere bağlanması, sonradan yapılmış bir yorum olabilir. Özi'nin düşüşü ile padişahın ölümü arasında yaklaşık dört ay vardır. Bu nedenle bu anlatı, kesin bir tıbbi açıklama olarak değil, dönemin duygusal havasını yansıtan bir rivayet olarak değerlendirilmelidir.
İstanbul'a bıraktığı eserler
I. Abdülhamid, İstanbul'da önemli eserler yaptırdı. Bahçekapı'da yaptırdığı külliye, medrese, imaret, sebil ve türbeden oluşuyordu; padişahın türbesi bugün de ayaktadır. Beylerbeyi'nde 1778'de yaptırdığı cami, Boğaziçi'nin önemli yapılarından biridir. Emirgan'da da bir cami ve çeşme yaptırdı. Bu yapılar, Osmanlı barok üslubunun özelliklerini taşır ve dönemin mimari zevkini yansıtır.
Tazminatın yükü ve esham
Küçük Kaynarca'da kabul edilen savaş tazminatı, zaten savaş masraflarıyla tükenmiş olan hazineye ağır bir yük getirdi. Osmanlı yönetimi, bu yükü karşılamak ve devletin gelirlerini artırmak için yeni yollar aradı. 1775'te başlatılan esham uygulaması, bu arayışın en dikkat çekici sonucudur. Bu uygulamada, devletin belirli bir vergi kaynağından elde ettiği gelirin bir kısmı, halka satılan paylara bölündü; pay sahipleri her yıl belirli bir gelir alıyordu. Esham, Osmanlı'da iç borçlanmanın ilk düzenli biçimlerinden biri olarak kabul edilir. Bu sistem, kısa vadede hazineye nakit sağladı; ancak uzun vadede devletin gelecekteki gelirlerinin önemli bir kısmını bağladı. Saltanatı boyunca padişah, hazine sıkıntısını hafifletmek için saray harcamalarını da kısmaya çalıştı.
Avrupa arşivlerinde
I. Abdülhamid dönemi, Avrupa arşivlerinde ayrıntılı biçimde belgelenmiştir. Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Rusça ve İtalyanca metinleri, Moskova'daki Rusya İmparatorluğu Dış Politika Arşivi'nde korunur. İstanbul'daki Fransız ve İngiliz elçilerinin raporları, padişahın saltanatı boyunca yapılan yeniliklere ve Kırım'ın ilhakına dair önemli bilgiler içerir. Bu raporlar Paris ve Londra arşivlerinde yer alır. Fransız subayların Osmanlı hizmetindeki çalışmalarına dair belgeler ise Fransız Askerî Arşivi'nde korunur. İstanbul Bahçekapı'daki I. Abdülhamid TürbesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: CeeGee. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 20 Mart 1725: Abdülhamid doğar. 21 Ocak 1774: Tahta çıkar. 21 Temmuz 1774: Küçük Kaynarca Antlaşması. 1775: Esham uygulaması başlar. 1778: Beylerbeyi Camii yapılır. 1783: KırımRusya tarafından ilhak edilir. 1782–1785: Halil Hamid Paşa sadrazamlığı. 1787: Rusya'ya savaş açılır. Aralık 1788: Özi düşer. 7 Nisan 1789: Ölür.
Ağır mirasın padişahı
I. Abdülhamid, Osmanlı tarihinin en zor dönemlerinden birinde tahta çıktı. Küçük Kaynarca'nın ağır şartları, Kırım'ın kaybı ve yeni bir savaşın yükü, onun saltanatını şekillendirdi. Bize göre onun döneminin en önemli yönü, bu ağır yenilgilerin ortasında yenilenme ihtiyacının devlet yönetiminde kabul görmeye başlamasıdır. Halil Hamid Paşa ve Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın girişimleri, sınırlı kalsa da, III. Selim'in Nizam-ı Cedid reformlarının öncüsü oldu. Abdülhamid'in kendisi bu reformları göremedi; ama onların zemini, onun saltanatında hazırlandı.