İçeriğe geç
Giriş yap
0

I. Viyana Kuşatması (1529): Osmanlı ilerleyişinin batıdaki sınırı

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt13 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kısaca

1529 Viyana Kuşatması, Osmanlı Devleti'nin Kutsal Roma İmparatorluğu'nun parçası olan Avusturya Arşidüklüğü'nün merkezi Viyana'yı almak için yaptığı ilk girişimdir. Türkçe ve Kanuni Sultan Süleyman kente 100.000'den fazla askerle saldırdı; Niklas Graf Salm komutasındaki savunucuların sayısı 21.000'i geçmiyordu. Buna rağmen Viyana, 27 Eylül – 15 Ekim 1529 arasında, iki haftadan biraz uzun süren kuşatmadan sağ çıktı. Batı literatürü, kuşatmanın başarısızlığının Habsburglar ile Osmanlılar arasında 1683'teki II. Viyana Kuşatması'na kadar uzanan 150 yıllık sert bir askerî gerilimin başlangıcı olduğunu belirtir.
Barthel Beham'ın 1529 Viyana kuşatmasını gösteren gravürü
Barthel Beham'ın 1529 Viyana kuşatmasını gösteren gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Barthel Beham. Dosya sayfası

Mohaç'tan sonra iki kral

1526 Mohaç Muharebesi'nde Kral II. Lajos'un çocuksuz ölmesi Macaristan'ı iç savaşa sürükledi. Lajos'un kayınbiraderi ve İmparator V. Karl'ın kardeşi Avusturya Arşidükü I. Ferdinand boş kalan Macar tahtını istedi; Erdel'deki güç merkezine dayanan soylu Zápolya Yanoş da tahta aday oldu. Süleyman, 16 Ekim 1526'da Macar tacını Zápolya'ya veren fermanı imzaladı. Ferdinand ise Pozsony (Bratislava) diyetinde Macar kralı ilan edildi; Batı literatürü bunun iki ailenin çifte evlilik bağına dayandığını yazar. Ferdinand, Tokaj'da Zápolya'yı yenip 1527'de Budin'i aldı. Zápolya Osmanlı'dan yardım istedi ve Osmanlı'ya bağlı bir kral olmayı kabul etti.

Süleyman sefer hazırlığı yaparken Ferdinand'ın elçileri, Macaristan'dan alınan toprakların geri verilmesi karşılığında barış teklifiyle geldi; padişah elçileri tutuklattı, hazırlıklarını tamamladıktan sonra serbest bırakıp seferin başladığı haberiyle Ferdinand'a gönderdi.

Yağmurlu bir yürüyüş

Süleyman 10 Mayıs 1529'da İstanbul'dan yola çıktı. Nisan'da Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa'yı serasker atamıştı. O yıl Balkanlar'daki bahar yağmurları olağanüstü şiddetliydi; Bulgaristan'daki taşkınlar yolu neredeyse geçilmez hâle getirdi. Büyük çaplı topların birçoğu çamura saplandı ve bırakılmak zorunda kalındı; doğu eyaletlerinden getirilen develer bu koşullara alışık olmadığı için büyük sayıda kayboldu; yeniçeriler arasında hastalık yayıldı. Ordu 6 Ağustos'ta Ösek'e, 18 Ağustos'ta Mohaç ovasına ulaştı; burada Zápolya süvarileriyle gelip padişaha bağlılığını bildirdi. Araştırmamız, Zápolya'nın 6.000 Macar askeriyle orduya katıldığını ve padişahın elini öptüğünü gösteriyor. Budin 8 Eylül'de yeniden alındı. Tek direniş Pozsony'de, Tuna'yı çıkan Osmanlı filosunun topa tutulmasıyla görüldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Osmanlı ordusunun büyüklüğü için çok farklı rakamlar dolaşımdadır. Batı literatürü, 16. Yüzyıl kronikleri ile eski tarih kitaplarının 120.000 ile 300.000'in üzerinde değişen abartılı rakamlar verdiğini, modern tarihçilerin ise Viyana surları önündeki muharip kuvveti 75.000 ile 100.000 arasında tahmin ettiğini belirtir; geri kalan kısım ikmal birlikleri, ağırlıklar ve geride bırakılan garnizonlardan oluşuyordu. Aynı anlatımın giriş kısmındaki "100.000'den fazla asker" ifadesi bu tahminin üst sınırına denk gelir.

Savunma hazırlıkları

Osmanlı ordusu yaklaşırken kent halkı köylülerden ve sivillerden oluşan geçici bir direniş örgütledi. Savunuculara, İmparator V. Karl'ın gönderdiği Alman Landsknecht mızrakçıları ve İspanyol tüfekçileri gibi paralı askerler de destek verdi. Kuşatmanın komutasını yaşlı ve deneyimli bir asker olan Niklas Graf Salm üstlendi.
Viyana savunmasının komutanı Niklas Graf Salm
Viyana savunmasının komutanı Niklas Graf SalmGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kuşatma

Eylül sonunda gelen Osmanlı ordusu uzun yürüyüşte yıpranmış, deve ve ağır top bakımından eksik kalmıştı. Savaşabilecek askerlerin üçte biri kuşatma savaşına uygun olmayan sipahilerdi. Padişah, kentin teslimini görüşmek üzere zengin giysili üç Avusturyalı esiri elçi olarak gönderdi; Salm da yanıt vermeden zengin giysili üç Müslüman'ı geri yolladı. Osmanlı lağımcıları surların altına tüneller kazdı; savunucular ise çıkış harekâtlarıyla kazıları bozmaya çalıştı ve bir keresinde İbrahim Paşa'yı neredeyse esir alıyordu. İlk saldıranlar, Pavle Bakić komutasındaki Sırp süvarileriydi. Savunucular birkaç lağımı tespit edip etkisiz bıraktı; 6 Ekim'de 8.000 kişilik bir kuvvet lağım çalışmalarına saldırdı ve tünellerin birçoğunu yıktı, ancak dar alanda ağır kayıplar verdi.

Son büyük saldırı 14 Ekim'de yapıldı; askerlere ek ödüller vaat edilmesine rağmen saldırı püskürtüldü; savunucuların tüfekleri ve uzun mızrakları belirleyici oldu. Ertesi gün erzak azaldığı ve kış yaklaştığı için Süleyman kuşatmayı kaldırıp İstanbul'a dönüş emri verdi.

Geri dönüş

Dönüş yolunda olağanüstü yoğun kar yağışı koşulları ağırlaştırdı; çamurlu yollarda atlar ve develer güçlükle ilerledi. Takip eden Avusturya süvarileri geride kalanlardan birçoğunu esir aldı; 17–20 Ekim arasında Osmanlı artçısına üç gün boyunca saldırılar düzenlendi. Ordu 26 Ekim'de Budin'e, 10 Kasım'da Belgrad'a, 16 Aralık'ta İstanbul'a ulaştı. Araştırmamız, kuşatma ve dönüş sırasında Viyana çevresindeki köylerde sivillere yönelik ağır şiddet ve yağma yaşandığını, çağdaş tanık anlatımlarına dayanarak gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuşatmanın amacı ve sonucu tarihçiler arasında tartışmalıdır. Türk ve Batı literatürü, bazı modern tarihçilerin Süleyman'ın asıl hedefinin Habsburg denetimindeki batı kesimi de dâhil bütün Macaristan'ı Osmanlı denetimine almak olduğunu, bazı akademisyenlerin ise Macaristan'ı Avrupa'nın daha içlerine yönelik seferler için bir hazırlık alanı yapmak istediğini düşündüğünü yazar. Araştırmamız, bazı tarihçilerin son saldırının kenti almaktan çok ona olabildiğince zarar vermeyi amaçladığını ileri sürdüğünü de gösteriyor. Osmanlı kaynaklarında sefer çoğu zaman Zápolya'yı tahta yerleştiren başarılı bir "Alaman seferi" olarak anlatılırken, Avrupa kaynaklarında Viyana'nın kurtuluşu öne çıkar.

Sonrası: 1532 ve Güns

Süleyman 1532'de Viyana'ya yeni bir sefer düzenledi, ancak ordusu Güns (Kőszeg) kalesinde Hırvat kaptan Nikola Jurišić'in yalnızca 700–800 Hırvat askeriyle verdiği direniş nedeniyle kış bastırana kadar oyalandı. V. Karl 80.000 asker topladı ve Osmanlı ordusu ikinci bir kuşatma denemesine girişmeden geri döndü. 1533'te Osmanlı ile Ferdinand arasında İstanbul Antlaşması imzalandı. Viyana'nın ikinci ve son büyük Osmanlı kuşatması 1683'te gerçekleşecekti.
1529 Viyana kuşatmasını gösteren tasvir
1529 Viyana kuşatmasını gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bartel Beham. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 29 Ağustos 1526 Mohaç; 16 Ekim 1526 Süleyman'ın Zápolya'ya tac fermanı; 1527 Ferdinand'ın Budin'i alması; 10 Mayıs 1529 ordunun İstanbul'dan çıkışı; 6 Ağustos Ösek; 18 Ağustos Mohaç ovasında Zápolya'nın bağlılığı; 8 Eylül Budin'in alınması; 27 Eylül kuşatmanın başlaması; 6 Ekim savunucuların büyük çıkışı; 14 Ekim son saldırı; 15 Ekim kuşatmanın kaldırılması; 16 Aralık 1529 ordunun İstanbul'a dönüşü.

Geriye dönüp bakınca 1529 kuşatması

Birinci Viyana Kuşatması'nı bir yenilgi olarak anlatmak kadar, hiç önemsiz bir girişim gibi görmek de bize yanlış geliyor. Ordunun yağmurlu bir mevsimde, ağır topları geride bırakarak bu kadar uzağa gelmesi, menzilin sınırlarını açıkça ortaya koydu. Kuşatma kaldırıldı, ama Macaristan üzerindeki Osmanlı nüfuzu sarsılmadı. Kanımızca 1529, Osmanlı'nın batıdaki fiilî sınırının coğrafya ve mevsim tarafından çizildiğini gösteren bir dönüm noktasıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap