İçeriğe geç
Giriş yap
0

Antalya'nın İtalyan işgali (28 Mart 1919): Barut kutusu bahanesi ve Anadolu'ya ilk çıkış

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
28 Mart 1919 öğleden sonra limanda bekleyen bir İtalyan kruvazöründen karaya çıkan askerler Antalya'yı işgal etmeye başladı. Bu, Mondros Mütarekesi'nden sonra İtalya'nın Anadolu'ya attığı ilk büyük adımdı ve Yunan ordusunun İzmir'e çıkışından yaklaşık yedi hafta önce gerçekleşti. Antalya'daki İtalyan varlığını adım adım izleyelim.
Antalya Kaleiçi surları
Antalya Kaleiçi surlarıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası

Gizli antlaşmalardan Antalya'ya

İtalya, Birinci Dünya Savaşı'na İtilaf Devletleri safında girmesi karşılığında 1915'te Londra Antlaşması'nı imzalamıştı. Antlaşmanın 9. maddesi, Anadolu'nun tamamen ya da kısmen paylaşılması durumunda İtalya'nın Akdeniz bölgesinde "adilane bir pay" alacağını öngörüyordu. 19 Nisan 1917'de imzalanan Saint-Jean-de-Maurienne Anlaşması ise İtalya'ya Antalya, Konya, Aydın ve İzmir çevresini vaat etti. Savaşın ardından Paris Barış Konferansı'nda İngiltere'nin Yunanistan'ı desteklemesi İtalya'yı müttefiklerinden bağımsız bir politika izlemeye yöneltti.

İtalyanların Antalya'ya ilgisi savaştan önce başlamıştı. Balkan Savaşı döneminde İtalya'nın Antalya konsolosu Marchese A. Ferrante, kaleden bir taş sökülse olay yerine gidip bu eserlerin Romalılara, yani İtalyanlara ait olduğunu söyleyerek müdahale ediyordu.
Ek bilgi
Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkması hâlinde herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı tanıyordu. İtalya, Antalya'ya asker çıkarırken bu maddeye dayandı.

İşgale hazırlık

Mütarekeden sonra İtalyanlar Antalya'da bir telsiz-telgraf istasyonu kurdu; şehirde bir İtalyan okulu açmak için rahipler, rahibeler ve öğretmenler getirdi. Şubat 1919 sonunda Antalya hapishanesinden bazı mahkûmların firar etmesinin ardından, 22 Mart'ta Regina Elena gemisinden birkaç İtalyan askeri karaya çıkarılıp eski İtalyan hastanesinde konuşlandırıldı. İtalyanlar ayrıca Antalya esnafından bazılarını limandaki kruvazöre davet ederek onlara, kendilerine iyi davranıldığını belirten bir kâğıt imzalattı. Esnafın içeriğini bilmeden imzaladığı bu kâğıt, sonradan şehrin işgaline halkın davetkâr olduğunun kanıtı gibi kullanılacaktı.

İtalya 21 Mart'ta Barış Konferansı'ndan Antalya'yı işgal izni istedi. Müttefiklerinden aradığı desteği bulamayınca kendi sorumluluğunda hareket etti ve 23 Mart'ta, On İki Ada'dan Antalya'nın ötesine kadar Anadolu kıyılarında yetkili bir deniz istasyon komutanlığı kurdu.

27 Mart gecesi ve 28 Mart beyannamesi

27 Mart 1919'da Antalya'dan Burdur'a giden posta arabası soyuldu. Aynı gece şehrin Hristiyan mahallesindeki meydanda bir kutu barut patladı. Ertesi sabah İtalya temsilcisi mutasarrıf vekiline başvurarak asayişsizlik gerekçesiyle İtalyan okulundaki rahibeleri korumak için on kişilik küçük bir kuvvet çıkaracağını bildirdi. Mutasarrıf vekili, gerekirse Türk kuvvetlerinin görevlendirilebileceğini söyledi; ısrar karşısında karargâhtan dışarı çıkmamak şartıyla izin verdi.

Aynı gün saat 15.00'ten sonra kruvazörden karaya çıkan 300'den fazla İtalyan askeri şehri işgal etmeye başladı. Bahriye Miralayı Gino Alessandro imzalı beyanname, halkın can ve mal güvenliğinin tehlikede olduğunu, postanın soyulduğunu ve şehrin merkezinde büyük bir bomba patlatıldığını öne sürüyor; işgalin "Antalya ahalisi tarafından vâki olan istida üzerine" yapıldığını iddia ediyordu.
İngiliz Genelkurmayı'nın 1:250.000 ölçekli Küçük Asya haritasından Antalya paftası
İngiliz Genelkurmayı'nın 1:250.000 ölçekli Küçük Asya haritasından Antalya paftasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Great Britain. War Office. General Staff. Geographical Section. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
İşgalin tarihi kaynaklarda farklı geçebilir. Bazı özetler İtalyan keşif kuvvetinin 9 Mart 1919'da Antalya'ya çıkarıldığını yazar. Ancak yerel çalışmaların büyük bölümü işgal tarihi olarak 28 Mart 1919'u verir; 22 Mart'ta ise birkaç asker karaya çıkarılmıştı. Bu yazı arşiv belgesine dayanan 28 Mart tarihini kullanır.

Bahanelerin çürütülmesi

Patlamadan sonra yapılan incelemeler bunun İtalyanların bir tertibi olduğunu gösterdi. İzmir'deki İngiliz temsilciliği asayişsizlik iddiasını incelemesi için Antalya'ya bir yüzbaşı gönderdi; bu subay iddiayı "İtalyanlar tarafından tertip edilen hile" olarak tespit etti. Halkın isteği iddiası ise kruvazörde imzalatılan İtalyanca kâğıttan ibaretti. Antalya halkı işgali İtilaf Devletleri hükümetlerine gönderdiği telgraflarla protesto etti.

İstanbul'un tutumu ise yumuşaktı. Harbiye Nezareti 29 Mart'ta mutasarrıflığa endişe edilecek bir durum olmadığını ve İtalyanlarla iyi ilişkiler kurulması gerektiğini bildirdi. Buna karşılık 57. Tümen komutanlığı, Antalya'daki 176. Alay'a Türk memurların göreve devam etmesini ve İtalyanların her kanunsuz hareketinin protesto edilmesini emretti.

Antalya'dan iç bölgelere

İşgali yaklaşık 300 askerle başlatan İtalyanlar bu sayıyı 30 Mart'ta 600'e çıkardı. Silah ve mühimmat ambarlarını kontrol altına aldılar ve şehrin 45 kilometre kuzeyindeki Bademağacı mühimmat deposunu da işgal ettiler. Buradaki piyade ve topçu cephanesi, 57. Tümen komutanı Albay Mehmet Şefik Bey'in (Aker) gayretiyle önceden Burdur'un Çeltikçi köyüne taşınabilmişti.

Antalya, İtalya için Anadolu'da bir üs oldu. 24/25 Nisan 1919 gecesi Haydarpaşa'dan trenle gönderilen bir İtalyan taburu Konya'ya vardı; Mayıs ayında Fethiye'ye asker çıkarıldı ve işgal Menteşe kıyılarına yayıldı. Alanya, Muğla, Burdur, Afyon ve Akşehir de İtalyan askeri varlığının görüldüğü yerler arasındaydı.
Tarih notu
Antalya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Müftü Yusuf Talat Efendi'nin başkanlığında 21 Haziran 1919'da Nazilli'deki Heyet-i Merkeziye'ye bağlı olarak kuruldu. TBMM'nin açılışından önce Antalya'da yapılan seçimlerde mebus seçilenler 29 Nisan 1920'de Ankara'ya doğru yola çıktı.

Silahlı çatışmasız bir işgal

Antalya'daki İtalyan varlığı, İzmir'deki Yunan işgalinden farklı bir seyir izledi. İtalyanlar, bazı Osmanlı yöneticilerinin ve halkın hoşuna gidecek politikalarla tepkileri azaltmaya çalıştı; bölgede silahlı direniş yerini protestolara bıraktı. İtalya, Antalya üssünü Kuva-yı Milliye'ye askeri yardım için de kullandı.

İtalya ile Yunanistan arasında 29 Temmuz 1919'da Tittoni ve Venizelos'un imzaladığı gizli anlaşma, İtalya'nın Antalya ve Rodos dışındaki On İki Ada'dan vazgeçmesini öngörüyordu. Bu anlaşma Haziran 1920'de Dışişleri Bakanı Carlo Sforza tarafından iptal edildi. 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, Antalya ve çevresini İtalyan nüfuz alanı olarak tanıdı.
İtalya Dışişleri Bakanı Carlo Sforza, 1921
İtalya Dışişleri Bakanı Carlo Sforza, 1921Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence de presse Meurisse. Dosya sayfası

Çekilme

İtalya keşif kuvvetlerini 1922 sonbaharında çekmeye başladı ve Güneybatı Anadolu'daki işgal herhangi bir çatışma olmadan sona erdi. Maddedeki komutan listesine göre Antalya'daki İtalyan birliklerinin son komutanı Giorgio Fusoni'nin görevi 29 Nisan 1922'de bitti. Lozan Antlaşması İtalya'ya Anadolu'da hiçbir ekonomik nüfuz alanı veya askeri işgal hakkı tanımadı.

Antalya'nın İtalyan işgali, Anadolu'daki işgallerin birbirinden ne kadar farklı biçimler aldığını gösteriyor. Bir bahaneyle başlayan ve çatışmasız sona eren bu işgal, büyük güçler arasındaki rekabetin Anadolu'ya yansıyan bir parçasıydı. Bizce İtalya'nın tutumu, işgal güçlerinin kendi aralarındaki çıkar ayrılıklarının Millî Mücadele'ye dolaylı olarak nasıl alan açtığını anlamak için önemli. Lozan'da İtalya'ya hiçbir ayrıcalık tanınmaması ise sürecin diplomatik sonucunu açıkça ortaya koyuyor. Bu konu, işgal döneminin yalnızca savaş meydanlarında değil, masalarda da biçimlendiğini hatırlatıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap