Bugün radyo, cebimizdeki telefonun bir uygulaması kadar sıradan. Oysa Türkiye'de düzenli radyo yayınının başladığı gün, İstanbul'da neredeyse hiç kimsenin evinde bir alıcı yoktu. Bu yüzden ilk yayınlar bir binanın kapısının üstüne asılmış hoparlörden sokağa verildi. Türkçe Vikipedi'ye göre İstanbul Radyosu, adıyla birlikte Türkiye'nin ilk radyosudur ve ilk yayınını 6 Mayıs 1927'de Sirkeci'deki Büyük Postane binasının bodrum katından yaptı. Sirkeci'deki Büyük Postane binası; İstanbul Radyosu 1927'de bu binanın bodrumunda yayına başladıGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: SALTOnline. Dosya sayfası
Önce telsiz, sonra radyo
Radyonun hikâyesi telsizle başlar. Türkçe Vikipedi'ye göre Türkiye'de ilk radyo yayını denemeleri 1921'de İstanbul'da başladı. Halka açık ilk deneme yayını ise 19 Mart 1923'te Öğretmen Okulu'nun bodrumunda, davetliler ve basın önünde "Telsiz telefon tecrübeleri" adıyla yapıldı. Bu ilk yayın, İstanbul Üniversitesi'nde toplanan kalabalık tarafından dinlendi.
Cumhuriyetin ilanından iki yıl sonra, 1925'te "Telsiz Tesisi Hakkında Kanun" çıkarıldı. Kanun ülke genelinde bir telsiz şebekesi kurulmasını öngörüyordu. Açılan uluslararası ihaleyi bir Fransız şirketi kazandı ve İstanbul ile Ankara'da telsiz telgraf vericilerinin yapımına başlandı. Tesis 1927'de hizmete girdiğinde New York, Londra, Berlin, Viyana, Moskova ve Tahran'la bağlantı kuruldu. Bu vericilere telsiz telefon yayını yapabilecek donanım eklenince radyo yayını da mümkün hâle geldi.
Yani radyo, sıfırdan kurulmuş ayrı bir tesis olarak değil, devletin uluslararası haberleşme için yaptırdığı telsiz altyapısının üzerine eklenen bir hizmet olarak doğdu. Yayının bir postane binasından başlaması da bu yüzden şaşırtıcı değildir: Haberleşme işleri o yıllarda Posta ve Telgraf idaresinin elindeydi.
Tarih notu
1921: İstanbul'da ilk radyo deneme çalışmaları. 19 Mart 1923: Öğretmen Okulu'nun bodrumunda halka açık ilk deneme yayını. 1925: Telsiz Tesisi Hakkında Kanun. 6 Mayıs 1927: İstanbul Radyosu'nun Büyük Postane'den ilk yayını. 8 Eylül 1927: Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi'nin kuruluşu. Kasım 1927 (bazı kayıtlarda 18 Ekim): Ankara Radyosu'nun yayına girmesi. 3 Şubat 1932: İlk naklen yayın. 8 Eylül 1936: Radyonun PTT'ye devri. 28 Ekim 1938: Ankara Radyosu'nun yeni binası.
Büyük Postane: Vedat Tek'in ilk eseri, radyonun ilk evi
Radyonun ilk adresi İstanbul'un en tanınmış yapılarından biriydi. Türkçe Vikipedi'ye göre Büyük Postane, Posta ve Telgraf Nezareti binası olarak 1905'te inşasına başlanan ve 1909'da tamamlanan bir yapıdır. Mimar Vedat Tek'in ilk eseridir ve Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın ilk örneklerinden sayılır. Dört katlı, 3200 metrekarelik binanın adı 1930'larda "Yeni Postane", sonradan "Büyük Postane" olmuştur.
Aynı kaynak, binanın 1927-1936 yılları arasında İstanbul Radyoevi olarak da hizmet verdiğini kaydeder. Bina 1958'den itibaren tamamen posta ve telgraf işlerine ayrıldı. Bugün İstanbul Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğü olarak kullanılır ve içinde ülkenin iletişim ve telekomünikasyon tarihine ayrılmış bir müze bulunur.
İlk yayınların nasıl dinlendiği de bu binayla ilgilidir. Türkçe Vikipedi'ye göre henüz kimsede radyo alıcısı olmadığı için postane binasının kapısının üzerine bir hoparlör yerleştirildi ve yayın her akşam buradan verildi. Amaç, halkın radyoyu dinleyip tanıması ve çevresine anlatarak radyo kültürünün yayılmasını sağlamaktı. Yayınlar akşam saatlerinde yapılıyor ve günde beş saatle sınırlı kalıyordu.
Karikatüristten radyocuya: Sedat Nuri
İstanbul Radyosu'nun kuruluşunda bir gazeteci-karikatüristin adı öne çıkar. Türkçe Vikipedi'ye göre Sedat Nuri İleri 1888'de Sakız'da doğdu; Belçika'da Gembloux Yüksek Ziraat Okulu'nu bitirdi, orada La Barbe adlı bir mizah dergisi çıkardı. 1918'de ağabeyleri Suphi Nuri ve Celal Nuri ile İstanbul'da İleri gazetesini yayımladı. Gazete Millî Mücadele'nin İstanbul'daki sözcülerinden biri oldu ve Mustafa Kemal'in imzasız yazılarını yayımladı; 2 Aralık 1924'e kadar çıktı. Sedat Nuri (İleri) imzalı 1918 tarihli bir karikatürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sedat Nuri İleri. Dosya sayfası
Aynı kaynağa göre Sedat Nuri, 1925'te başlayan telsiz verici yapımı tamamlandığında yayın yapacak bir şirket kurulması gerektiğini düşündü ve mali destek için İş Bankası'nın kurucusu Celâl Bayar'a teklif götürdü. Teklif Mustafa Kemal'e ulaştırıldı, Sedat Nuri Ankara'ya çağrıldı ve cumhurbaşkanının desteği alındı. Sedat Nuri, on yıl boyunca düzenli yayın yapan radyonun idare müdürü oldu. Karikatürleri ise Yedigün, Karikatür ve Akbaba dergileriyle Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya devam etti. 1943'te Fransa'nın Royat kentinde öldü.
Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi
Radyoyu işleten şirket özel bir anonim şirketti ama ortaklarının kimliği onu devlete çok yakın kılıyordu. Türkçe Vikipedi'ye göre Türkiye İş Bankası ile Anadolu Ajansı'nın 150 bin liralık sermayenin yüzde 70'ine sahip olması kaydıyla, Gümüşhane Milletvekili Cemal Hüsnü (Taray), Falih Rıfkı (Atay) ve Sedat Nuri tarafından 8 Eylül 1927'de "Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi" kuruldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Tarihlerde kaynaklar birbirini tam tutmaz. Türkçe Vikipedi ilk deneme çalışmalarını 1921'e, halka açık ilk denemeyi 19 Mart 1923'e koyar; İngilizce Wikipedia'nın TRT maddesi ise şirketin test yayınlarına 1926'da başladığını, İstanbul stüdyosunun 1927'de, Ankara stüdyosunun 1928'de kurulduğunu yazar. Ankara Radyosu'nun açılışı Türkçe Vikipedi'de "1927 Kasım" olarak verilir ve bazı kayıtlarda 18 Ekim geçtiği belirtilir. Ayrıca radyo 6 Mayıs 1927'de yayına başlamış, işletmeci şirket ise kayıtlara 8 Eylül 1927'de kurulmuş olarak geçmiştir; iki tarih birbirine karıştırılmamalıdır.
Ankara'ya uzanan dalga
İstanbul'u kısa süre sonra başkent izledi. Türkçe Vikipedi'ye göre Ankara Radyosu, 1927'nin Kasım ayında Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi tarafından devreye alındı ve ilk olarak 1554 metre dalga boyunda, 5 kilovat gücündeki bir vericiyle yayına başladı. Radyo daha sonra uzun dalgada 182 kHz frekansında 120 kilovatla yayın yapmaya başladı, birkaç kez bina değiştirdi ve 28 Ekim 1938'de yeni ve son binasına taşındı. Aynı tarihte 20 kilovatlık kısa dalga istasyonu da devreye alındı. Ankara'da Atatürk Bulvarı üzerindeki Radyoevi, 1940'larGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası
İlk naklen yayın: Ayasofya, 1932
Radyonun stüdyo dışına çıktığı ilk yayın, dönemin dil tartışmalarıyla doğrudan bağlantılıdır. Türkçe Vikipedi'ye göre İstanbul Radyosu'nun ilk naklen yayını 3 Şubat 1932'de, Atatürk'ün isteğiyle Ayasofya Camii'nden yapıldı. Kadir Gecesi okunan Türkçe ezanla başlayan yayın mevlitle sürdü. Böylece radyo, eğlence ve müzik dışında, devletin kültür politikalarını geniş kitlelere duyurmanın da bir aracı oldu.
Para yetmedi: aidattan devlete
Şirketin gelir modeli dinleyiciden alınan aidata dayanıyordu ve bu yetmedi. Türkçe Vikipedi'ye göre elektrik ve diğer giderler halktan alınan yıllık 10 liralık aidatla karşılanamayınca şirket zarara girdi. Hükûmetin hatırı sayılır mali yardımına rağmen zarar sürdü. 1936'da biten sözleşmenin hükûmet tarafından yenilenmemesi üzerine İstanbul Radyosu, 8 Eylül 1936'da bir devlet kurumu olan PTT'ye devredildi. Şirket ise 13 Haziran 1937'deki genel kurulda kendini tasfiye etme kararı aldı.
Böylece radyo yayıncılığı, 1930'ların devletçilik anlayışına uygun biçimde doğrudan kamunun eline geçti. Türkçe Vikipedi'ye göre radyo yayıncılığı fiilen 1990'a, anayasal olarak 1993'e kadar devlet eliyle yürütüldü; 1993 anayasa değişikliği ve 1994'te çıkarılan kanunla devlet tekeli kalktı.
Ek bilgi
İstanbul Radyosu Ekim 1938'de yayınına ara verdi. Harbiye'deki İstanbul Radyoevi binasının yapımına 1945'te başlandı; bina 19 Kasım 1949'da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün konuşmasıyla açıldı ve radyo yeniden yayına başladı. 1 Mayıs 1964'te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) kurulunca İstanbul ve Ankara radyoları TRT çatısı altına girdi. İngilizce Wikipedia'ya göre TRT'nin öncülü Türkiye Radyoları, 1950'de Avrupa Yayın Birliği'ni (EBU) kuran 23 yayın kuruluşundan biriydi; TRT'nin bugünkü Radyo 1'i de başlangıcını Mayıs 1927'ye dayandırır.
Kapıdaki hoparlörden ulusal yayına
6 Mayıs 1927 akşamı Sirkeci'de postane kapısının önünde toplananlar, tarihî bir binanın bodrumundan gelen sesi dinliyordu. On yıl sonra aynı yayın bir devlet hizmetine dönüşmüş, Ankara'da kendi binasına kavuşmuştu. İstanbul Radyosu'nun ilk yılları; bir karikatüristin girişimini, bir milli bankanın ve haber ajansının sermayesini ve sonunda devletin üstlendiği bir kamu yayıncılığını bir araya getirir. Türkiye'de radyonun hikâyesini anlatmak için bu üç adımı birlikte görmek gerekir.