Kosova'da başlayan saltanat
I. Bayezid, Osmanlı'nın dördüncü hükümdarıdır. I. Murad'ın oğludur; annesi Gülçiçek Hatun olarak bilinir. Türkçe Vikipedi doğum yılını 1360 dolayı olarak verir. 15 Haziran 1389'da babası Kosova Muharebesi'nin sonunda öldürülünce savaş alanında tahta çıkarıldı. Hızlı ve beklenmedik seferleri nedeniyle "Yıldırım" lakabıyla anılır. On üç yıllık saltanatında Osmanlı toprakları Tuna'dan Fırat'a kadar genişledi; ancak 28 Temmuz 1402'de Ankara'da Timur'a yenilip esir düştü ve 1403'te esaret altında öldü. Bayezid, savaşta yenilip esir alınan tek Osmanlı hükümdarıdır.
Tahta çıkış ve kardeş katli
Bayezid, babasının ölüm haberinin orduya yayılmasından önce devlet ileri gelenlerinin onayıyla hükümdar ilan edildi. Kosova'da ordunun sol kanadına komuta eden kardeşi Yakub Çelebi çadırına çağrılarak boğduruldu. Osmanlı kronikleri bu kararı ordunun ve devletin bölünmesini önlemek için alınmış bir önlem olarak açıklar. Olay, Osmanlı tarihinde taht kavgalarını önlemek için başvurulan kardeş katlinin bilinen ilk örneklerinden biridir. Bu uygulama, II. Mehmed'in kanunnamesinde açıkça yer alacak ve XVII. yüzyılın başına kadar sürecektir.Balkanlar'da egemenliğin pekiştirilmesi
Kosova'dan sonra Sırbistan Osmanlı'ya bağlandı. Lazar'ın oğlu Stefan Lazarević Osmanlı'ya vergi ödemeyi ve sefer sırasında asker göndermeyi kabul etti; kız kardeşi Olivera Bayezid'le evlendirildi. Bayezid bu bağlılığı sonraki seferlerinde de kullandı: Stefan, Niğbolu'da ve Ankara'da Osmanlı saflarında savaştı. 1393'te Bulgar başkenti Tırnova kuşatılarak alındı ve Bulgar Çarlığı'nın bu kolu sona erdi; 1396'da Vidin'deki Bulgar yönetimi de kaldırıldı. Eflak üzerine yapılan seferlerde 1395'te Rovine'de Voyvoda Mircea ile çetin bir muharebe yapıldı. Yunanistan'da Teselya'ya kadar ilerlendi.Tarih notu
Saltanatın kaynaklara göre kronolojisi: 1360 dolayı doğum; 15 Haziran 1389 tahta çıkış; 1390 Batı Anadolu beyliklerinin (Aydın, Saruhan, Menteşe, Germiyan) ilhakı; 1391–1394 aralıklı İstanbul ablukası ve Anadolu Hisarı'nın yapımı (1393–1394 dolayı); 17 Temmuz 1393 Tırnova'nın alınması; 1395 Rovine; 25 Eylül 1396 Niğbolu zaferi; 1397–1398 Karamanoğulları ve Kadı Burhaneddin topraklarının alınması; 1400 Timur'un Sivas'ı alması; 28 Temmuz 1402 Ankara yenilgisi ve esaret; 8 Mart 1403 Akşehir'de ölüm.
Anadolu beyliklerinin ilhakı
Bayezid, babasının Anadolu'da evlilik ve satın alma yoluyla izlediği yavaş genişleme politikasını hızlandırdı. 1390'da yaptığı bir seferle Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Menteşeoğulları ve Germiyanoğulları topraklarını doğrudan Osmanlı yönetimine kattı. Bu seferde Bizans'tan da asker istendi; Türkçe Vikipedi'ye göre Bizans'ın Anadolu'daki son kenti Alaşehir (Philadelphia) de bu yıllarda Osmanlı eline geçti ve sefere Bizans şehzadesi II. Manuel de katılmak zorunda kaldı. Daha sonra Karamanoğulları ile mücadele edildi; 1397'de Karaman Beyi Alaeddin Ali Bey yakalanıp öldürüldü ve Konya ile Karaman alındı. Ardından Sivas ve çevresindeki Kadı Burhaneddin devleti ile Canik bölgesi, Kastamonu yöresindeki Candaroğulları toprakları da ele geçirildi. Böylece Anadolu'nun büyük bölümü ilk kez Osmanlı yönetimi altında birleşti.
Dikkat: yanlış bilinen
Bayezid'in Anadolu beyliklerini hızla ilhak etmesi, Osmanlı kaynaklarında bir başarı olarak sunulsa da Ankara Savaşı'nın nedenlerinden biri olarak da değerlendirilir. Toprakları alınan beylerin birçoğu Timur'un yanına sığınmış ve onu Osmanlı'ya karşı kışkırtmıştı. Ankara'da Osmanlı ordusundaki Anadolu beyliklerine ait birliklerin muharebe sırasında eski beylerini görünce taraf değiştirdiği anlatılır. Bu nedenle bazı tarihçiler, Bayezid'in Anadolu'daki hızlı merkezileşme politikasının devletin iç dengesini zorladığını düşünür. Bu görüş bir yorumdur; olayların kesin nedenleri konusunda tarihçiler arasında farklı değerlendirmeler vardır.
İstanbul ablukası
Bayezid, Bizans başkentini almayı da hedefledi. 1391'de II. Manuel'in babasının ölümü üzerine Bursa'dan kaçarak İstanbul'da tahta çıkmasından sonra Osmanlı-Bizans ilişkileri gerildi. Bayezid 1394'ten itibaren İstanbul'u karadan kuşatma altına aldı ve abluka aralıklarla 1402'ye kadar sürdü. Bu dönemde Boğaz'ın Asya yakasında Anadolu Hisarı inşa edildi. Abluka, kentte ağır bir kıtlığa yol açtı; II. Manuel 1399'da Batı'dan yardım istemek için Avrupa'ya gitti ve İtalya, Fransa ve İngiltere saraylarını dolaştı.Niğbolu zaferi
Osmanlı'nın Tuna'ya ulaşması ve İstanbul'u kuşatması Avrupa'da büyük bir haçlı seferinin düzenlenmesine yol açtı. Macaristan Kralı Sigismund'un önderliğinde Fransız, Burgonya, Alman ve diğer Avrupa şövalyelerinin katıldığı büyük bir ordu Tuna boyunca ilerleyerek Niğbolu Kalesi'ni kuşattı. Bayezid, İstanbul ablukasını bırakıp hızla Tuna'ya yürüdü ve 25 Eylül 1396'da Niğbolu'da haçlı ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu zaferden sonra Kahire'deki Abbasi halifesinden "Sultan-ı İklim-i Rum" unvanının alındığı kaynaklarda anlatılır; ancak bu unvanın tam biçimi ve resmî niteliği tartışmalıdır.Timur ile çatışma
XIV. yüzyılın son yıllarında Orta asyaAsya'dan gelen Timur, İran ve Irak'ı ele geçirerek Anadolu'nun doğusuna ulaştı. Doğu anadoluAnadolu'daki Karakoyunlu ve Erzincan yöneticileri gibi bazı küçük güçlerin hangi tarafa bağlı olacağı konusundaki anlaşmazlık, iki hükümdar arasında sert mektuplaşmalara yol açtı. Timur 1400'de Sivas'ı alarak yıktı ve kentin savunmasını yöneten Bayezid'in oğlu Ertuğrul'u öldürttü. Ardından Suriye'ye yönelip Memlükleri yendi. 1402'de yeniden Anadolu'ya giren Timur, Kayseri ve Kırşehir üzerinden Ankara'ya yürüdü.Ek bilgi
Bayezid ile Timur arasındaki mektuplar, Osmanlı ve Timurlu kaynaklarında farklı metinlerle aktarılır. Bu mektuplarda karşılıklı hakaretler yer aldığı anlatılır; ancak elimizdeki metinlerin çoğu sonradan derlenmiş münşeat mecmualarındadır ve özgünlükleri tartışmalıdır. Bu nedenle bu mektuplardan yapılan alıntılar dikkatle değerlendirilmelidir.
Ankara ve esaret
28 Temmuz 1402'de Ankara yakınlarındaki Çubuk Ovası'nda yapılan muharebede Osmanlı ordusu yenildi. Ordunun yorgun ve susuz olması, Anadolu beyliklerinden gelen birliklerin ve Kara Tatarların Timur tarafına geçmesi yenilginin nedenleri arasında sayılır. Bayezid, yanındaki yeniçeriler ve Sırp birlikleriyle sonuna kadar direndi; muharebe alanından çekilirken yakalanarak Timur'a getirildi. Oğullarından Musa Çelebi de esir düştü; Süleyman, Mehmed ve İsa Çelebiler ise farklı yönlere kaçtı.Bayezid'in esaretiyle ilgili en yaygın anlatı, onun demir bir kafes içinde taşındığıdır. Bu anlatı Avrupa'da ve Osmanlı'da yüzyıllar boyunca yaygınlaştı ve Christopher Marlowe'un "Tamburlaine" oyunu gibi eserlere konu oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
"Demir kafes" anlatısı tarihçiler arasında tartışmalıdır. Çağdaş Timurlu kaynakları Bayezid'e saygıyla davranıldığını yazar. Kafes motifi ise biraz daha sonraki Osmanlı ve Avrupa kaynaklarında belirir. Bazı araştırmacılar, "kafes" sözcüğünün Bayezid'in taşındığı kafesli bir tahtırevanı ya da kaçmaya kalktıktan sonra sıkılaştırılan gözetimi anlattığını öne sürer. Olayın gerçek ayrıntıları kesin olarak bilinmemektedir.
Ölümü
Bayezid, Timur'un ordusuyla birlikte Anadolu'da dolaştırıldı ve 8 Mart 1403'te Akşehir'de öldü. Ölüm nedeni olarak hastalık gösterilir; intihar ettiği yönündeki anlatılar kesin kanıta dayanmaz. Cenazesi önce Akşehir'de gömüldü, ardından Musa Çelebi'nin isteğiyle Bursa'ya getirilerek kendi yaptırdığı Yıldırım Külliyesi'ndeki türbesine defnedildi.
İmar faaliyetleri
Bayezid'in saltanatı yalnızca seferlerle değil, imar faaliyetleriyle de anılır. Bursa'da yaptırdığı Yıldırım Külliyesi cami, medrese, imaret, darüşşifa ve hamamdan oluşan geniş bir yapı topluluğudur. bursaBursa Ulu Camii de onun döneminde, Niğbolu zaferinin ganimetiyle 1396–1400 yılları arasında inşa edildi. Gelibolu'da bir tersane ve liman kuruldu. Bu yapılar, Osmanlı'nın bir uç beyliğinden imparatorluğa dönüşmesinin mimarideki yansımasıdır.Tarihteki yeri
I. Bayezid'in saltanatı, Osmanlı tarihinin en hızlı genişleme dönemlerinden biridir; ama aynı zamanda bu hızın beraberinde getirdiği kırılganlığı da gösterir. Ankara yenilgisinden sonra Osmanlı devleti dağılma noktasına geldi; Timur, Anadolu beyliklerini yeniden kurdu ve Bayezid'in oğulları on bir yıl sürecek bir taht mücadelesine girdi. Fetret Devri olarak bilinen bu dönemden sonra devleti yeniden birleştiren I. Mehmed ve II. Murad, Bayezid'in kurduğu merkezî yönetim düzenini daha temkinli bir biçimde sürdürdüler. Bayezid'in Balkanlar'da sağladığı egemenlik ise büyük ölçüde korundu; bu da Osmanlı'nın Ankara'dan sonra toparlanabilmesini mümkün kıldı.Kaynaklar hakkında
Konu, Türkçe Vikipedi'nin I. Bayezid ve Ankara Savaşı maddeleri ile İngilizce Wikipedia'nın Bayezid I maddesine dayanır. Tartışmalı anlatılar dikkat kutularında ayrıca belirtilmiştir.Kaynaklar
- Vikipedi, I. Bayezid maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Bayezid I maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Ankara Savaşı maddesi (tr.wikipedia.org)