"Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz." Mustafa Kemal Paşa bu cümleyi 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya Köşkü'nde verdiği yemekte konuklarına söyledi. Ertesi gün, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasa değişikliğini kabul etti ve Mustafa Kemal oybirliğiyle cumhurbaşkanı seçildi. Bu yazı, kanunun kendisinden çok, o cümleye giden günleri, o akşam masada bulunan kişileri ve yemekten sonra yapılan işi anlatıyor. Ankara'da Atatürk'ün Çankaya'daki köşkü, renklendirilmiş eski fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası
Belge: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s. 283 — "Cumhuriyet'in İlanı Sürecinde, Doğululuk ve Batılılık Konusunda Neue Freie Presse Muhabirine Verdiği Demeç". Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı. Derlemedeki tarih: 27 Eylül 1923 (Hâkimiyet-i Milliye, 27 Eylül 1923, No. 926, s. 1).
Bundan üç hafta sonra bir adım daha atıldı. Ekim 1923'te İsmet Paşa ve bir grup mebus, Ankara'nın hükûmet merkezi olarak kabul edilmesi için bir kanun teklifi verdi. 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik yasayla Ankara devletin başkenti oldu. Devlet merkezinin İstanbul olacağı yolundaki tartışmalara son veren bu yasanın, cumhuriyetin ilanı için de bir adım olduğu belirtilir.
Tarih notu
Eylül 1923: Neue Freie Presse demeci (Türkçe metni 27 Eylül 1923, Hâkimiyet-i Milliye); "cumhuriyet" kelimesi açıkça kullanılıyor. 13 Ekim 1923: Ankara başkent. 23 Ekim 1923: Meclis'te Dahiliye Vekilliği ve ikinci başkanlık seçimlerinde hükûmetin istediği adaylar kabul edilmiyor. 25 Ekim 1923 akşamı: Çankaya'daki toplantıda hükûmetin istifası kararlaştırılıyor. 27 Ekim 1923: İstifa Meclis'te okunuyor. 28 Ekim 1923 akşamı: Çankaya'daki yemek ve "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz". 29 Ekim 1923: Halk Fırkası Grubu toplantısı, Meclis'te kabul ve cumhurbaşkanlığı seçimi.
Bunalım nasıl çıktı?
Saltanatın1 Kasım 1922'de kaldırılmasından sonra ülke meclis hükûmeti sistemiyle yönetiliyordu. Bu sistemde her bakan Meclis tarafından ayrı ayrı seçildiği için birbiriyle uyumsuz kişiler aynı hükûmette yer alabiliyor, her bakanlık için uzun tartışmalar yaşanıyordu. Zayıflık 23 Ekim'de açıkça görüldü: İcra Vekilleri Heyeti Reisi ve Dahiliye Vekili Fethi Bey, Dahiliye Vekilliğini Ferit Tek Bey'e bırakmak istedi; Meclis bunu kabul etmeyip ErzincanmebusuSabit Bey'i seçti. TBMM İkinci Başkanı Ali Fuat Bey de görevi bırakıp yerine Yusuf Kemal Bey'i önerdi; Meclis yine kabul etmeyerek Rauf Bey'i seçti.
Bunun üzerine Meclis Başkanı Mustafa Kemal, 25 Ekim 1923 akşamı hükûmeti Çankaya'da topladı. Toplantıda Vekiller Heyeti'nin istifa etmesine ve yeni seçilecek heyette görev almamasına karar verildi. Bu, ülkeyi cumhuriyetin ilanına götürecek bir hükûmet bunalımının oluşturulması anlamına geliyordu. 27 Ekim'de istifa Meclis'te okundu; muhalefetin yeni hükûmet kurma çabası sonuç vermedi.
Kâzım Özalp1923-1924'te Millî Savunma Bakanı, 1924-1935 arasında da TBMM Başkanıydı. 1920'den 1954'e kadar Meclis'teki yerini aralıksız korudu ve 21 Kasım 1923'te Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi. Ruşen Eşref (Ünaydın)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası Ruşen Eşref (Ünaydın) masanın kalemi olan konuğuydu. 1918'de yayımladığı "Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat" ile Mustafa Kemal'i Türk ve dünya kamuoyuna ilk kez tanıtan yazardı. Millî Mücadele'ye katılmış, Lozan Konferansı'nda matbuat müşavirliği yapmış, II., III. ve IV. dönemlerde Afyonkarahisar milletvekili olmuştu. Daha sonra Atatürk'ün genel sekreterliğini yapacak, yeni Türk alfabesi çalışmalarında ve Türk Dil Kurumu'nun kuruluşunda yer alacaktı.
Ertesi gün kabul edilen "29 Teşrinievvel 1339 tarih ve 364 sayılı" kanunla 1921Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun altı maddesi (1, 2, 4, 10, 11 ve 12) değiştirildi. Bu değişikliklerle cumhurbaşkanlığı makamı oluşturuldu, cumhurbaşkanının TBMM tarafından kendi üyeleri arasından seçilmesi öngörüldü ve hükûmetin kuruluş usulü değişti: Meclis hükûmeti sisteminden parlamenter sisteme geçildi. Böylece 23 Ekim'de açıkça görülen, her bakanın Meclis'te tek tek seçilmesi sorunu da ortadan kalktı. Yemekte adı geçen Halit Paşa ile Rize mebusu Fuat Bey hakkında başka ayrıntı bilinmiyor.
Yemekten sonra: Gece hazırlanan tasarı
Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa'nın birlikte kanun tasarısını hazırladığı anlatılır. Ertesi sabah, 29 Ekim 1923'te Mecliste toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmeler çıkmaza girince sorunun çözümü için Mustafa Kemal Paşa görevlendirildi. Bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıktı; yönetim biçimi cumhuriyet olursa hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağını, bunun için rejimin cumhuriyet olarak tescil edilmesi gerektiğini söyleyerek anayasa değişikliği teklifini sundu. Teklifin önce bütünü, sonra maddeleri okunarak kabul edildi.
Fırka toplantısının hemen ardından Meclis toplandı. Teklif Kanun-ı Esasî Encümeni'nde usulen incelendi; kanun birçok konuşmacının "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde 158 üyenin oybirliğiyle Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.
Kaynaklarda fark
Cümlenin tam biçimi anlatımlarda küçük farklarla aktarılır; burada "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" biçimi esas alındı. Yaygın anlatımlardaki "Efendiler" hitabı ve cümleye eklenen başka ifadeler doğrulanamadığı için burada kullanılmadı. Ayrıca bir ayrıntıya dikkat: Kâzım Özalp 1924-1935 arasında TBMM Başkanı olarak anılır; Fethi Bey ise 1 Kasım 1923-22 Kasım 1924 arasında TBMM Reisiydi. İki görev dönemi Kasım 1924'te birbirine bağlanır.
Neden bu kadar akılda kaldı?
Cümle kısa ama bir dönemin sonunu ve yenisinin başlangıcını aynı akşama sığdırıyor. 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu egemenliğin millete ait olduğunu ilan etmiş, ancak devletin yönetim şeklini ve başkentini belirtmemişti. 13 Ekim'de başkent sorunu çözülmüştü; 28 Ekim akşamı söylenen cümle, eksik kalan diğer parçanın da ertesi gün tamamlanacağını haber veriyordu. Değiştirilen birinci madde şöyleydi: "Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir."
Çankaya Köşkü'nün kendisi de bu hikâyenin bir parçasıdır. Köşk, Ankaralı bir Ermeni tüccarın 19. yüzyılın son çeyreğinde yaptırdığı ve Kasapyan Köşkü olarak bilinen bir bağ eviydi; AnkaraMüftüsü Rifat Efendi'nin gayretiyle halktan toplanan 4500 lira bağışla satın alınıp Mustafa Kemal'e hediye edildi. Mustafa Kemal 1921'den 1932'ye kadar bu evde yaşadı. Yani "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" cümlesi, 2014'e kadar cumhurbaşkanlarının konutu olacak bir yerleşkenin ilk binasında söylendi. Kemalettin Sami Paşa (Gökçen)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Bir yemek masasında açıklanan karar
"Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" cümlesini derlerken bizi en çok etkileyen, büyük bir rejim değişikliğinin bir akşam yemeğinde, birkaç konuğa söylenen kısa bir cümleyle haber verilmesi oldu. Ama bu sadelik yanıltıcı. Cümlenin arkasında günlerdir planlanan bir süreç var: 25 Ekim'deki toplantı, hükûmetin istifası ve muhalefetin yeni hükûmet kuramaması. Bunalım, cumhuriyete giden yolu açacak biçimde bilinçli olarak oluşturulmuş görünüyor.
Masadaki konukları tek tek tanıtmak istedik, çünkü her biri o geceye ayrı bir anlam katıyor. İstifası iki gün önce kararlaştırılan hükûmetin başkanı Fethi Bey'in orada olması, bir dönemin kapanıp yenisinin açıldığını aynı masada gösteriyor. Ruşen Eşref'in varlığı ise o akşamın kayda geçmesini sağlayan kalem gibi.
Cümlenin biçimi konusunda dikkatli davrandık. Yaygın anlatımlardaki "Efendiler" hitabını ve sonradan eklenen ifadeleri doğrulanamadıkları için kullanmadık. TBMM başkanlığı dönemleri arasındaki karışıklığı da not kutusunda açıkladık. Halit Paşa ile Fuat Bey hakkında bir şey bilmediğimizi de saklamadık.
Bize göre cümlenin akılda kalmasının nedeni, eksik bir parçayı tamamlaması. 1921 anayasası egemenliği millete vermiş ama yönetim şeklini söylememişti; başkent sorunu 13 Ekim'de çözülmüştü. 28 Ekim akşamı söylenen cümle, son parçanın da ertesi gün yerine konacağını haber veriyordu.