"Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz." Türkçe Vikipedi'nin "Türkiye'de cumhuriyetin ilanı" maddesine göre Mustafa Kemal Paşa bu cümleyi 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya Köşkü'nde verdiği yemekte konuklarına söyledi. Ertesi gün, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasa değişikliğini kabul etti ve Mustafa Kemal oybirliğiyle cumhurbaşkanı seçildi. Bu yazı, kanunun kendisinden çok, o cümleye giden günleri, o akşam masada bulunan kişileri ve yemekten sonra yapılan işi anlatıyor. Ankara'da Atatürk'ün Çankaya'daki köşkü, renklendirilmiş eski fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası
Kelime ilk kez nerede duyuldu?
Cumhuriyet fikri Ekim 1923'ten önce de konuşuluyordu. Aynı maddeye göre Mustafa Kemal, Avusturya'nın Neue Freie Presse gazetesinin muhabirine 22 Eylül 1923'te bir demeç verdi. Demecin Türkçe özeti ilk kez İkdam gazetesinde yayımlandı. Muhabirin sorusu üzerine "cumhuriyet" kelimesini ilk kez açıkça kullanması ülkede ve yurt dışında büyük yankı uyandırdı.
Bundan üç hafta sonra bir adım daha atıldı. Ekim 1923'te İsmet Paşa ve bir grup mebus, Ankara'nın hükûmet merkezi olarak kabul edilmesi için bir kanun teklifi verdi. 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik yasayla Ankara devletin başkenti oldu. Madde, devlet merkezinin İstanbul olacağı yolundaki tartışmalara son veren bu yasanın, cumhuriyetin ilanı için de bir adım olduğunu belirtir.
Tarih notu
22 Eylül 1923: Neue Freie Presse demeci; "cumhuriyet" kelimesi açıkça kullanılıyor. 13 Ekim 1923: Ankara başkent. 23 Ekim 1923: Meclis'te Dahiliye Vekilliği ve ikinci başkanlık seçimlerinde hükûmetin istediği adaylar kabul edilmiyor. 25 Ekim 1923 akşamı: Çankaya'daki toplantıda hükûmetin istifası kararlaştırılıyor. 27 Ekim 1923: İstifa Meclis'te okunuyor. 28 Ekim 1923 akşamı: Çankaya'daki yemek ve "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz". 29 Ekim 1923: Halk Fırkası Grubu toplantısı, Meclis'te kabul ve cumhurbaşkanlığı seçimi.
Bunalım nasıl çıktı?
Saltanatın 1 Kasım 1922'de kaldırılmasından sonra ülke meclis hükûmeti sistemiyle yönetiliyordu. Türkçe Vikipedi'ye göre bu sistemde her bakan Meclis tarafından ayrı ayrı seçildiği için birbiriyle uyumsuz kişiler aynı hükûmette yer alabiliyor, her bakanlık için uzun tartışmalar yaşanıyordu. Zayıflık 23 Ekim'de açıkça görüldü: İcra Vekilleri Heyeti Reisi ve Dahiliye Vekili Fethi Bey, Dahiliye Vekilliğini Ferit Tek Bey'e bırakmak istedi; Meclis bunu kabul etmeyip Erzincan mebusu Sabit Bey'i seçti. TBMM İkinci Başkanı Ali Fuat Bey de görevi bırakıp yerine Yusuf Kemal Bey'i önerdi; Meclis yine kabul etmeyerek Rauf Bey'i seçti.
Bunun üzerine Meclis Başkanı Mustafa Kemal, 25 Ekim 1923 akşamı hükûmeti Çankaya'da topladı. Toplantıda Vekiller Heyeti'nin istifa etmesine ve yeni seçilecek heyette görev almamasına karar verildi. Madde bunu, ülkeyi cumhuriyetin ilanına götürecek bir hükûmet bunalımının oluşturulması olarak tanımlar. 27 Ekim'de istifa Meclis'te okundu; muhalefetin yeni hükûmet kurma çabası sonuç vermedi.
Masadaki konuklar
Türkçe Vikipedi, 28 Ekim akşamı Çankaya Köşkü'ndeki yemekte bulunanları şöyle sayar: İsmet Paşa, Fethi Bey, Kâzım Paşa (Özalp), Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize mebusu Fuat Bey ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Bey. Mustafa Kemal Paşa onlarla kabine bunalımından çıkış yolunu görüştü ve "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" dedi.
Fethi Bey (Okyar), Türkçe Vikipedi'ye göre 14 Ağustos-27 Ekim 1923 arasında İcra Vekilleri Heyeti Reisi ve Dahiliye Vekiliydi; yani o akşam masada, istifası iki gün önce kararlaştırılmış hükûmetin başı olarak oturuyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra 1 Kasım 1923'te TBMM Reisi oldu, 22 Kasım 1924'te başvekil seçildi. Yıllar sonra, 12 Ağustos 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kuracaktı.
Kâzım Özalp, maddesine göre 1923-1924'te Millî Savunma Bakanı, 1924-1935 arasında da TBMM Başkanıydı. 1920'den 1954'e kadar Meclis'teki yerini aralıksız korudu ve 21 Kasım 1923'te Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi. Ruşen Eşref (Ünaydın)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası Ruşen Eşref (Ünaydın) masanın kalemi olan konuğuydu. Türkçe Vikipedi'ye göre 1918'de yayımladığı "Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat" ile Mustafa Kemal'i Türk ve dünya kamuoyuna ilk kez tanıtan yazardı. Millî Mücadele'ye katılmış, Lozan Konferansı'nda matbuat müşavirliği yapmış, II., III. ve IV. dönemlerde Afyonkarahisar milletvekili olmuştu. Daha sonra Atatürk'ün genel sekreterliğini yapacak, yeni Türk alfabesi çalışmalarında ve Türk Dil Kurumu'nun kuruluşunda yer alacaktı.
Kemalettin Sami Paşa (Gökçen), maddesine göre İkinci İnönü'ye albay olarak katılmış, Büyük Taarruz'da 4. Kolordu Komutanı olarak savaşmış ve 31 Ağustos 1922'de mirlivalığa yükselmişti. 23 Haziran 1923'te II. dönem TBMM'ye Sinop milletvekili olarak girdi; 16 Ağustos 1924'te Berlin Büyükelçiliği'ne atandı ve 15 Nisan 1934'te Berlin'de öldü.
Ek bilgi
Ertesi gün kabul edilen "29 Teşrinievvel 1339 tarih ve 364 sayılı" kanunla 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun altı maddesi (1, 2, 4, 10, 11 ve 12) değiştirildi. Türkçe Vikipedi'ye göre bu değişikliklerle cumhurbaşkanlığı makamı oluşturuldu, cumhurbaşkanının TBMM tarafından kendi üyeleri arasından seçilmesi öngörüldü ve hükûmetin kuruluş usulü değişti: Meclis hükûmeti sisteminden parlamenter sisteme geçildi. Böylece 23 Ekim'de açıkça görülen, her bakanın Meclis'te tek tek seçilmesi sorunu da ortadan kalktı. Yemekte adı geçen Halit Paşa ile Rize mebusu Fuat Bey hakkında kaynakta başka ayrıntı bulunmuyor.
Yemekten sonra: Gece hazırlanan tasarı
Madde, yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa'nın birlikte kanun tasarısını hazırladığını yazar. Ertesi sabah, 29 Ekim 1923'te Mecliste toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmeler çıkmaza girince sorunun çözümü için Mustafa Kemal Paşa görevlendirildi. Bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıktı; yönetim biçimi cumhuriyet olursa hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağını, bunun için rejimin cumhuriyet olarak tescil edilmesi gerektiğini söyleyerek anayasa değişikliği teklifini sundu. Teklifin önce bütünü, sonra maddeleri okunarak kabul edildi.
Fırka toplantısının hemen ardından Meclis toplandı. Teklif Kanun-ı Esasî Encümeni'nde usulen incelendi; kanun birçok konuşmacının "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde 158 üyenin oybirliğiyle Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Cümlenin tam biçimi kaynaklarda küçük farklarla aktarılır; kullandığımız Vikipedi maddesi onu "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" olarak verir. Yaygın anlatımlardaki "Efendiler" hitabı ve cümleye eklenen başka ifadeler bu kaynakta yer almadığı için burada kullanılmadı. Ayrıca bir ayrıntıya dikkat: Kâzım Özalp'in maddesi onu 1924-1935 arasında TBMM Başkanı olarak verir; Fethi Okyar'ın maddesi ise Fethi Bey'in 1 Kasım 1923-22 Kasım 1924 arasında TBMM Reisi olduğunu yazar. İki görev dönemi Kasım 1924'te birbirine bağlanır.
Neden bu kadar akılda kaldı?
Cümle kısa ama bir dönemin sonunu ve yenisinin başlangıcını aynı akşama sığdırıyor. Vikipedi'deki arka plan bölümüne göre 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu egemenliğin millete ait olduğunu ilan etmiş, ancak devletin yönetim şeklini ve başkentini belirtmemişti. 13 Ekim'de başkent sorunu çözülmüştü; 28 Ekim akşamı söylenen cümle, eksik kalan diğer parçanın da ertesi gün tamamlanacağını haber veriyordu. Değiştirilen birinci madde şöyleydi: "Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir."
Çankaya Köşkü'nün kendisi de bu hikâyenin bir parçasıdır. Türkçe Vikipedi'ye göre köşk, Ankaralı bir Ermeni tüccarın 19. yüzyılın son çeyreğinde yaptırdığı ve Kasapyan Köşkü olarak bilinen bir bağ eviydi; AnkaraMüftüsü Rifat Efendi'nin gayretiyle halktan toplanan 4500 lira bağışla satın alınıp Mustafa Kemal'e hediye edildi. Mustafa Kemal 1921'den 1932'ye kadar bu evde yaşadı. Yani "yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" cümlesi, 2014'e kadar cumhurbaşkanlarının konutu olacak bir yerleşkenin ilk binasında söylendi. Kemalettin Sami Paşa (Gökçen)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası