İçeriğe geç
Giriş yap
0

Hilâl-i Ahmer'den Kızılay'a: 1868'den 1947'ye adlar, Ankara temsilciliği, mübadele

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt20 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Bugün Türk Kızılay ya da resmî adıyla Türkiye Kızılay Derneği olarak bilinen kuruluş, Osmanlı döneminde doğdu ve Cumhuriyet'le birlikte birkaç kez ad değiştirdi. "Kızılay" adını kuruluşa Atatürk verdi; kuruluş 1935'te Kızılay olarak yeniden adlandırıldı. Bu konu, adın ve örgütün 1868'den 1947'ye uzanan yolunu tarihleriyle özetliyor.
Mustafa Kemal Hilâl-i Ahmer heyetiyle, Trablusgarp 1912
Mustafa Kemal Hilâl-i Ahmer heyetiyle, Trablusgarp 1912Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kızılhaç ve Osmanlı Devleti

22 Ağustos 1864'te Cenevre'de 12 hükûmetin katıldığı toplantıda imzalanan Birinci Cenevre Sözleşmesi, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin önünü açtı. Osmanlı hükûmeti bu sözleşmeyi 5 Temmuz 1865'te onayladı. 1867'de Mekteb-i Tıbbiye hocası Dr. Abdullah Bey Paris'teki ilk Kızılhaç kongresine delege olarak gönderildi. Dönüşünde, haç işaretinin Hristiyanlık sembolü olması ve ordu çevrelerinin güvensizliği gibi engellerle karşılaştı; yine de Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'nın desteğini aldı. Kırımlı Dr. Aziz Bey'in katkılarıyla, Mekteb-i Tıbbiye Nazırı Marko Paşa başkanlığında "Mecruhin ve Marza-yı Askeriyeye İmdat ve Muavenet Cemiyeti" kuruldu. Bu cemiyetin kurulduğu 11 Haziran 1868, Türkiye'de Kızılay'ın resmî kuruluş tarihi kabul edilir.

Hilal işareti ve 1877

1876'da Sırbistan ve Karadağ ile yaşanan çatışmalar yeni bir cemiyet ihtiyacını gündeme getirdi. Slav askerleri Kızılhaç cemiyetlerinden yardım alırken Osmanlı askerleri yardımsız kalıyordu; çünkü Cenevre Sözleşmesi'nin gereklerini yerine getirmeyen hükûmetlerin askerlerine yardım edilmiyordu. 13 Ağustos 1876'daki toplantıda, Kırımlı Aziz Bey'in çalışmaları sonucunda Kızıl Haç yerine Kızıl Ay (Hilâl-i Ahmer) sembolü kabul edildi. Hilal işaretinin tescili için Cenevre aracılığıyla bütün devletlere başvuruldu ve çoğu amblemi kabul etti. Cemiyet 14 Nisan 1877'de resmen kuruldu; 19 Nisan 1877'deki ikinci toplantıda adı Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti olarak belirlendi. Cemiyet 93 Harbi sırasında, özellikle Plevne savunmasında 4 bine yakın yaralıya baktı.
Kaynaklar
Belge: Türk Kızılay Cemiyeti (Hilal-i Ahmer) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Ahmet Altıntaş. Tarih: 11 Şubat 2021.
1934 tarihli Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti pulu
1934 tarihli Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti puluGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Meraklı bir zat. Dosya sayfası

Meşrutiyet, Trablusgarp ve Hanımlar Heyeti

Meşrutiyet'in ilanından sonra cemiyet, faaliyetlerine bir daha ara vermemek üzere yeniden yapılandı. 1911'deki büyük Aksaray yangınındaki çalışmaları devletten daha fazla destek görmesini sağladı. 20 Nisan 1911'deki toplantıda 30 kişilik idare heyeti seçildi ve başkanlığa Hakkı Paşa getirildi; Veliaht Yusuf İzzettin Efendi fahri başkanlığı üstlendi. 20 Mart 1912'de Dr. Besim Ömer Paşa'nın girişimiyle Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Hanımlar Heyet-i Merkeziyesi kuruldu; başkanlığını Prenses Nimet Muhtar Hanım üstlendi. Hanımlar hasta bakıcı kursları düzenledi ve Balkan göçmeni kadınlar için sanat evleri açtı. Konunun ilk görseli, Mustafa Kemal'i 1912'de Trablusgarp'ta bir Hilâl-i Ahmer heyetiyle gösteren Commons fotoğrafıdır.

Millî Mücadele: Ankara temsilciliği

İstanbul'un 16 Mart 1920'deki resmî işgali sırasında dernek merkezi basıldı. Genel sekreter Dr. Adnan Bey (Adıvar) Ankara'ya geçerek millî hükûmette görev aldı; eşi Halide Hanım (Edib) Hilâl-i Ahmer hemşiresi olarak savaşa katıldı. Ekim 1920'de İsmail Besim Paşa, Adnan Bey, Ömer Lütfü Bey ve Esat Paşa'dan oluşan Ankara temsilciliği kuruldu ve Anadolu'daki merkez, şube ve temsilcilikler buraya bağlandı. İstanbul'daki genel merkez bu temsilciliğin yetkilerini artırdı, Anadolu'ya acil ihtiyaç malzemesi gönderdi ve pek çok sağlık personelinin cephe gerisinde çalışmasını sağladı.
Tarih notu
11 Haziran 1868: İlk cemiyet kuruldu (resmî kuruluş tarihi). 14 Nisan 1877: Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti resmen kuruldu. 20 Mart 1912: Hanımlar Heyet-i Merkeziyesi. 16 Mart 1920: İstanbul'daki merkez basıldı. Ekim 1920: Ankara temsilciliği. 29 Kasım 1922: Ad, Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti oldu. 1925: Merkez Ankara'ya taşındı; ilk Hastabakıcı Hemşire Okulu açıldı. 1935: Türkiye Kızılay Cemiyeti. 1947: Türkiye Kızılay Derneği.

Cumhuriyet ve yeni adlar

Cemiyetin İcra Vekilleri Heyeti'ne başvurusu üzerine adı 29 Kasım 1922'de Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti olarak değiştirildi. Millî Mücadele'den sonra cemiyet Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinde görev aldı; Türkiye'ye nakillerini bekleyen Yunanistan'daki Türkler için sağlık ekibi ve gereçleri sağladı. Merkezi 1925'te Ankara'ya taşındı ve aynı yıl Türkiye'nin ilk Hastabakıcı Hemşire Okulu Hilâl-i Ahmer tarafından açıldı.
Kaynaklarda fark
"Türkiye Hilâl-i Ahmer" adının tarihi iki farklı biçimde anılır: ad değişikliği bir yerde 29 Kasım 1922 olarak geçer, başka bir yerde ise bu adın 1923'te alındığı söylenir. Bu fark, kararın tarihi ile kullanılmaya başlanma tarihi arasındaki ayrımdan kaynaklanıyor olabilir, ama bu kesin değildir. 1935'teki ad değişikliğinin gün ve ayı elimizde olmadığı için konunun tarih etiketinde yalnızca yıl esas alınmıştır.

1935 ve 1947

Kuruluşun adları şöyle sıralanır: 1868'de "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti", 1877'de "Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti", 1923'te "Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti", 1935'te "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve 1947'de "Türkiye Kızılay Derneği". 1935, Türk Tayyare Cemiyeti'nin de Türk Hava Kurumu adını aldığı yıldır. Konunun üçüncü görseli 1934 tarihli bir Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti pulu; yani ad değişikliğinden hemen önceki dönemden.
Ek bilgi
Cemiyet 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan başlayarak Türkiye'nin bulunduğu bütün savaş alanlarında seyyar ve sabit hastaneler, hasta taşıma hizmetleri, hastane gemileri, eğitimli hemşireler ve gönüllülerle askerlere sağlık yardımı ulaştırdı. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda bağışlarla kiralanan iki vapur yaralı askerleri İstanbul'a getirdi.
Hilal-i Ahmer üyeleri
Hilal-i Ahmer üyeleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Pierre de Gigord. Dosya sayfası

Bir hilalin uzun yolculuğu

Kızılay'ın hikâyesi, Atatürk'ün bir kurumu sıfırdan yaratmasından çok, Osmanlı'dan devraldığı bir yardım geleneğine yeni bir ad vermesinin hikâyesi. 1868'de yaralı askerler için kurulan cemiyet, Plevne'den Balkan Savaşları'na, Çanakkale'den mübadeleye kadar her büyük krizde sahadaydı. Kızılay adı geldiğinde kurumun arkasında altmış yılı aşkın bir deneyim birikmişti.

Hilal işaretinin seçilmesi de üzerinde durulmaya değer. Haç yerine hilalin kullanılması ve bunun uluslararası tanınma için Cenevre aracılığıyla bütün devletlere duyurulması, Osmanlı'nın bir insani yardım hareketine katılırken kendi kimliğini koruma kararlılığını gösteriyor. Bu tercih bugün de yaşıyor ve birçok ülkenin benzer kuruluşlarına örnek oldu.

Adların sırası ise biraz karışık. Türkiye Hilâl-i Ahmer adının 1922'de mi 1923'te mi kabul edildiğini kesin olarak söyleyemiyoruz; kararla kullanım arasındaki zaman farkı bir açıklama olabilir, ama bu yalnızca bir tahmin. 1935'teki değişikliğin günü de belirsiz kaldığı için yalnızca yılı esas aldık. Bu boşluklar, bir kurumun ad tarihinin bile bazen net olmadığını hatırlatıyor.

Kızılay adının sade, Türkçe ve akılda kalıcı yapısı, dönemin dil politikasının da bir yansıması. Hilal-i Ahmer gibi Arapça ve Farsça kökenli bir tamlamanın yerini kısa bir Türkçe kelimenin alması, kurumun yeni Cumhuriyet'in diline nasıl uyum sağladığını gösteriyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap