1936Berlin Olimpiyatlarında Yaşar Erkan'ın grekoromen güreşte kazandığı altın madalya, Türk spor tarihinin en çok anlatılan anlarından biridir. Bayrak direğe çekilirken İstiklal Marşı çalındı ve tribündeki Türkler marşa eşlik etti. Bu sahne o kadar güçlüdür ki çoğu anlatımda Yaşar Erkan'ın altını "Türkiye'nin ilk olimpiyat madalyası" diye geçer. Oysa aynı oyunlarda Türkiye'nin ilk madalyasını serbest güreşte bronz alan Mersinli Ahmet (Kireççi) kazanmıştı. Olimpiyatlarla ilişki ise 1936'dan çok önce, Osmanlı döneminde başlamıştı.
İddia belli bir yazara dayanmaz. Spor sayfalarındaki "ilk altın" haberleri, yıl dönümü paylaşımları ve bilgi yarışması soruları zamanla "ilk altın" ile "ilk madalya" ifadelerini birbirine karıştırır. Yaşar Erkan'ın "ilk olimpiyat şampiyonu" olduğu doğrudur. Ancak bu bilgi tekrarlandıkça "ilk madalya" ifadesine dönüşür. Bunun bir nedeni, Atatürk'ün Erkan'ı kutlaması ve ona Sultanahmet'te bir ev verilmesi gibi ayrıntıların hikâyeyi öne çıkarmasıdır. Mersinli Ahmet'in bronzu ise bu gölgede kalır. İkinci bir karışıklık da "Türkiye olimpiyatlara ilk kez 1924'te katıldı" cümlesinden doğar. Bu cümle Cumhuriyet için doğrudur, ama Osmanlı sporcularının 1906–1912 arasındaki katılımını unutturur.
Yaygın iddia
YAYGIN İDDİA: "Türkiye'nin olimpiyatlardaki ilk madalyası, 1936Berlin'de Yaşar Erkan'ın kazandığı altın madalyadır."
Ek bilgi
DOĞRUSU: Türkiye olimpiyat tarihindeki ilk madalyasını 1936 Berlin'de serbest güreşte 79 kiloda üçüncü olan Mersinli Ahmet (Kireççi) ile kazandı. Yaşar Erkan aynı oyunlarda grekoromen 61 kiloda birinci oldu ve ilk altın madalyayı kazandı. Berlin'den Türkiye'ye 1 altın, 1 bronz madalya ile dönüldü.
Osmanlı ve olimpiyat: 1896–1912
Modern olimpiyat fikrini 1892'de Pierre de Coubertin ortaya attı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi1894'te kuruldu. 1896Atina Oyunlarına gitmek isteyen Güreşçi Koç Mehmet'in başvurusu, Osmanlı Devleti komitenin üyesi olmadığı için kabul edilmedi. 1906 Atina ara oyunlarında Osmanlı adına yarışan Yorgo Albiranitis, ipe tırmanma yarışında birinci oldu. Ancak bu oyunlarda IOC kuralları uygulanmamıştı. 1908Londra'da Galatasaray Lisesi öğrencisi Aleko Moulos yarıştı. 1912 Stockholm'de ise kendi imkânlarıyla giden Vahram Papazyan ve Mıgırdıç Mıgıryan ağırlık ve disk atma alanlarında Osmanlı'yı temsil etti. Vahram Papazyan, 1909Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki Bakanlar Kurulu 16 Ocak 1924'te Paris'e katılım ve yabancı antrenör getirilmesi için 17 bin lira ayırdı. Güreşe Macar Raol Peter, futbola İskoç Billy Hunter, atletizme Amerikalı Tobin getirildi. Kafilede 3 atlet, 3 bisikletçi, 1 eskrimci, 4 güreşçi ve 19 futbolcu vardı. Madalya kazanılamadı. Mustafa Kemal'in yenilgiler üzerine söylediği söz bu yıllarla ilişkilendirilir: "Yenilen toparlanmalı ve kendini yeneni yenmek için, olanca gücüyle ve azimle daha çok çalışmalıdır."
1928Amsterdam'a 40 sporcu gitti. Tayyar Yalaz güreşte dördüncü oldu. Saim Arıkan altıncı, Nuri Boytorun ve Çoban Mehmet yedinci, halterde Cemal Erçman sekizinci oldu. 1932 Los Angeles Oyunlarına uzaklık ve yüksek masraf yüzünden katılınamadı.
Ek bilgi
Berlin'deki kafile: 1936'ya devlet desteğiyle ve planlı biçimde hazırlanıldı. Güreşçileri çalıştırmak için Finlandiya'dan sekiz kişilik bir eğitmen ekibi getirildi. Kafilede güreş, basketbol, yelken, bisiklet, futbol, eskrim ve binicilikten 71 sporcu vardı ve kafile toplam 91 kişiydi. Eskrimci Suat Fetgeri Aşeni ve Halet Çambel, Türkiye'yi olimpiyatlarda temsil eden ilk kadın sporcular oldu. 1 Ağustos 1936'daki açılışta Türk bayrağını güreşçi Nuri Boytorun taşıdı.
Berlin Olimpiyat Stadyumu, 1936Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: Nagyman. Dosya sayfası
Neden Berlin bu kadar önemsendi?
1924 ve 1928'de olimpiyatlara daha çok ülkenin varlığını göstermek için katılınmıştı. 1936'da ise hedef daha büyüktü. Nazi Almanyası'nın gölgesinde yapılan ve devletlerin güç gösterisine dönüşen Berlin Oyunlarında Atatürk, Türkiye'nin de varlığını hissettirmesini istiyordu. Bu nedenle bazı branşlara yabancı uzmanlar getirildi ve mümkün olan en yüksek devlet desteği sağlandı. Türk Olimpiyat Komitesi futbolu başta kafile dışında bırakmıştı, ama sonradan futbol da oyunlara eklendi. Kafile Berlin'de Alman devlet adamlarınca ilgiyle karşılandı. Yapılan konuşmalarda Birinci Dünya Savaşı'ndaki silah arkadaşlığı hatırlatıldı. Türk sporcular tribünlerde Alman seyircilerden de büyük destek gördü.
Berlin 1936: Önce bronz, sonra altın
Türkiye'nin ilk olimpiyat madalyasını serbest güreş 79 kiloda üçüncü olan Mersinli Ahmet kazandı. Ardından grekoromen 61 kiloda Yaşar Erkan birinci oldu. ErzincanRefahiye'nin İspigdi köyünde 20 Mayıs 1911'de doğan Erkan, dört yaşında ailesiyle İstanbul'a gelmiş ve Sultanahmet'e yerleşmişti. 1933, 1934, 1935 ve 1937'de Balkan şampiyonu oldu. Şampiyonluk haberini telefonda bekleyen Atatürk'ün ona "Kendin küçüksün ama memleket için çok büyük bir iş yaptın. Çok yaşa Yaşar" dediği aktarılır. Son Posta gazetesinin başlattığı kampanyadan sonra Atatürk, İstanbul Valisi Muhiddin Üstündağ'a talimat verdi ve Erkan'a Sultanahmet'te bir ev hediye edildi.
Dönemin basını madalya törenini şöyle anlattı: "Hoparlörler, 61 kiloda dünya birinciliğini ve altın madalyayı Türk Yaşar kazandı diye haber verdi. Bunun üzerine bando İstiklal marşımızın ilk nağmelerini stadın dört bir tarafına yayarken şanlı bayrağımız birincilik direğine yavaş yavaş çekildi." Elli altmış kişilik Türk kafilesi ve Galatasaray izcileri marşı tribünde hep birlikte söyledi. Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Fetgeri, bu başarının "dünya birinciliğinin Türk gençliği için bir hayal olmadığını" gösterdiğini yazdı.
Diğer sonuçlar da kayda değerdi. Grekoromende Mehmet Çoban dördüncü, Nurettin Boytorun altıncı oldu. Binicilikte Cevat Kula Çapkın adlı atıyla Milletler Kupasında altıncı oldu. Yelkenin star sınıfında Behzat Baydar ile Harun Ülman sekizinci oldu. Bisikletçi Talat Tunçalp 100 kilometrede onuncu oldu ve 2 saat 33 dakika 6 saniyelik derecesiyle Türkiye rekoru kırdı. Futbol takımı ilk maçta Norveç'e 4-0 yenilerek elendi. Basketbolda Şili'ye 30-16, Mısır'a 33-23 yenilgiyle veda edildi. Eskrimde kılıç takımı Yugoslavya ve İsviçre'yi yendi, ABD ve Polonya'ya yenildi. Genel madalya tablosunda Türkiye, 1 altın ve 1 bronzla on dokuzuncu sırada yer aldı.
Tarih notu
Sıralama: 1896'da Koç Mehmet'in başvurusu kabul edilmedi. 1906'da Yorgo Albiranitis ipe tırmanmada birinci oldu, ama bu resmî oyunlar dışında kaldı. 1908'de Aleko Moulos, 1912'de Papazyan ve Mıgıryan yarıştı. 1924Paris Cumhuriyet'in ilk katılımıydı. 1928'de Tayyar Yalaz dördüncü oldu. 1936'da önce Mersinli Ahmet bronz, ardından Yaşar Erkan altın kazandı. 1948Londra'da güreşte 6 altın madalya kazanıldı.
Berlin 1936'da "ilk altın" ile "ilk madalya" farkı
Yaşar Erkan'ın altın madalyası Türk sporunun ilk olimpiyat şampiyonluğudur ve bu unvan ondan alınamaz. Ama "ilk madalya" unvanı Mersinli Ahmet'e aittir. Daha geniş bakıldığında, olimpiyat yolculuğu Atina'da reddedilen bir güreşçiyle başlamış, Stockholm'e kendi parasıyla giden atletlerle sürmüş, 1924'te devlet desteğiyle kurumsallaşmıştır. Bu sırayı doğru anlatmak, Berlin'in iki madalyasına ve öncekilerin emeğine birlikte yer açar.