Üniversitelerde bugün de okutulan "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" dersi, birçok kişinin zihninde iki kalıp yargıyla birlikte yer alır. Birinci yargı, dersin en başından "Atatürk İnkılabı" adını taşıdığıdır. İkinci yargı, dersin 1934'te İstanbul Üniversitesinde birdenbire, hiçbir hazırlığı olmadan başladığıdır. Atatürk Ansiklopedisi'ndeki madde iki kalıbı da düzeltir. Ders Atatürk'ün kendi tercihiyle "Türk İnkılabı Tarihi" adını aldı. Kökleri de 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nde okutulan "İhtilaller Tarihi" dersine uzanır. Yusuf Hikmet BayurGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?
Bu iki yargının belli bir kaynağı yoktur. Dersin bugünkü resmî adında "Atatürk" kelimesinin bulunması, adın 1930'lardan beri böyle olduğu izlenimini doğurur. Sınav hazırlık kitaplarında ve özet anlatımlarda dersin başlangıcı olarak yalnızca 1934 yılı ile Türk İnkılabı Enstitüsü verilir. Önceki hukuk dersleri ve 1933 yazındaki kriz bu anlatımlarda yer almaz. Böylece dersin uzun bir hazırlık sürecinin ve bir bakan istifasının ardından şekillendiği unutulur.
Yaygın iddia
YAYGIN İDDİA: "İnkılap Tarihi dersi en başından Atatürk'ün adını taşıyordu ve ilk kez 1934'te İstanbul Üniversitesinde, önceden hiçbir örneği olmadan okutulmaya başlandı."
Ek bilgi
DOĞRUSU:Yusuf Hikmet Bayur'un aktarımına bakılırsa derse "Atatürk İnkılabı" adı verilmek istendi, ama Atatürk bunu kabul etmedi. Ulusu esas aldığı için inkılabın "Türk İnkılabı", dersin de "Türk İnkılabı Tarihi" diye anılmasını istedi. Dersin ilk örneği, 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nin programına konan ve Mahmut Esat Bozkurt'un okuttuğu "İhtilaller Tarihi" dersiydi.
Atatürk'ün tarih kaygısı
Atatürk7 Nisan 1924'teki bir konuşmasında hatıratını belgelere dayanarak yazmak istediğini söyledi ve bunu "Nesl-i âti için, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi için bir vazife" saydı. Aynı konuşmada doğru bir millî tarihe sahip olunamamasının sebebini, tarihlerin belgelerden çok "meddahların veya birtakım hodgâmların" sözlerine dayanmasında buldu. 1927'de okuduğu Nutuk'ta da amacını şöyle anlattı: "Maksadım, inkılâbımızın incelenmesinde tarihe yardımcı olmaktır." İnkılap dersleri bu amacın öğretime yansımasıydı.
1925: Ankara Hukuk Mektebi'nde İhtilaller Tarihi
Ankara Hukuk Mektebi'nin 15 Eylül 1925'teki ilk kurucular kurulu toplantısında, Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt ile Devletler Hukuku Müderrisi MehmetCemil Bilsel arasında bir karar alındı. Okulun programına "İhtilaller Tarihi" dersi konacak ve bu dersi Mahmut Esat okutacaktı. Hukuk ile tarihin yakın ilişkisi nedeniyle dersin hukuk öğrencilerine yararlı olacağı düşünüldü. Amaç modern bir hukuk ekolü yaratmaktı. Mahmut Esat'ın dersleri radyoyla da yayımlandı ve böylece inkılabın halkçılık yönü vurgulandı. Atatürk5 Kasım 1925'teki açılış konuşmasında, ortaya çıkan büyük eserin zihniyetine uygun "yeni esasat-ı hukukiye" ve "yeni erbab-ı hukuk" yetiştirme zamanının geldiğini söyledi. Mahmut Esat BozkurtGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ara dönem: Ödülsüz kalan yarışma ve düşünce dergileri
İnkılap Tarihi öğretiminin yeniden gündeme gelmesi, 1929 ekonomik buhranı ve onu izleyen çok partili deneme döneminden sonra oldu. Burhan Asaf Belge Kasım 1932'de bir İnkılap Kütüphanesi kurulmasını istedi ve "1933 sonuna kadar Türk İnkılabı hakkında hiç olmazsa 100 adet eser yazılmalıdır" diye yazdı. Kadro dergisi inkılabı tarihsel materyalizmle açıklamaya çalıştı, ama bu çaba iktidarca pek makbul karşılanmadı. Falih Rıfkı Atay ise Darülfünun'u eleştirdi. Türk İnkılabı üzerine en iyi esere verilmek üzere 5000 liralık bir ödül yıllardır bekliyordu ve Darülfünun on yılda inkılap üzerine "tek sayfa" yazmamıştı. Birkaç gün sonra Darülfünun, 1500 lira ödüllü "Gazi Mustafa Kemal Mükâfatı" yarışmasını ilan etti. Ödülün kime verildiği ise kayıtlarda görünmez.
Ek bilgi
1933 yazındaki kriz: 1933 üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesinde Türk İnkılabı Enstitüsü kuruldu. Maarif VekiliReşitGalip, Atatürk'ten habersiz ve onun isteğiymiş gibi davranarak inkılap kürsüsünün başkanlığını kendisine verdirmek istedi. Rektör Neşet Ömer İrdelp'in bu yöndeki telgrafı 3 Ağustos 1933'te gazetelerde yayımlandı. Ardından Fuad Köprülü, rektör ve dekanlar istifa etti. Atatürk, Reşit Galip'in "inkılap profesörlüğünü yapmaya kadir olmadığını" söyledi. Reşit Galip 14 Ağustos'ta bakanlıktan ayrıldı ve öteki istifalar geri alındı.
1934: Dersler başlıyor
Maarif Vekâletine önce vekâleten Refik Saydam, 27 Ekim 1933'te de daha önce Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinde bulunmuş olan Yusuf Hikmet Bayur getirildi. Enstitünün kadrosuna Mükrimin Halil Yinanç, Hilmi Ziya Ülken, Akdes Nimet Kurat, Enver Ziya Karal ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi isimler atandı. Dersler 4 Mart 1934 Pazartesi günü saat 17.30'da Bayur'un dersiyle başladı. Bayur inkılabı üç bölüme ayırdı: askerî ve siyasi kısım, hukuk alanındaki çağdaşlaşma ve iktisadi kısım. Bayur'un deyişiyle büyük bir değişimi tek kişi anlatamazdı. İnkılabın içinde bulunmuş kişiler anlatmalıydı. 8 Mart'ta Mahmut Esat Bozkurt, 11 Mart'ta Yusuf Kemal Tengirşenk ilk derslerini verdi. Aynı ay Ankara Hukuk Fakültesinde de Türk İnkılabı Kürsüsü kuruldu. Ankara Hukuk Fakültesi binasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: hukukmeydani.com. Dosya sayfası
Halkevlerinde inkılap dersleri
Ankara'daki ilk Türk İnkılabı dersini 20 Mart 1934'te Ankara Halkevinde Başbakan İsmet İnönü verdi. İnönü "Türk İnkılabı Türk milletinin kurtuluş savaşıdır" dedi ve inkılabın Osmanlı ıslahat hareketlerinin devamı olmadığını vurguladı. İnkılap davasını iki yönde tanımladı: devrimlerden ödün vermemek ve geri dönmemek; yeni ihtiyaçları karşılayarak milleti yükseltmek. İnönü inkılabın yöntemini de şöyle anlattı: Önce kuramsal ilkeler ilan edip sonra uygulamaya çalışmak yerine, "millî ülküyü ve büyük ana hatları gözde tutan" ve her ihtiyaç karşısında durmadan çözüm bulan bir yol izlenmişti. Ansiklopedideki madde, derslerin kimler tarafından nasıl verileceğini Atatürk belirlediği için bu sözlerin asıl kaynağının da Atatürk olarak görülebileceğini belirtir. Derslerin başlamasından yaklaşık bir yıl sonra, 9 Mayıs 1935'te toplanan CHP IV. Kurultayı altı ilkeyi "Kemalizm prensipleri" olarak tanımladı. Bu ideolojiyi açıklayan ilk eserlerden biri Tekinalp'in 1936'da yayımlanan Kemalism kitabıydı. Eylül 1934'ten itibaren İzmir Halkevinde de halka yönelik dersler başladı. Bu dersleri Mahmut Esat Bozkurt'un yanında Asım Kültür, Ferit Tok, Muallim Mithat, Hakkı Baha ve Mustafa Münir gibi İzmirli aydınlar veriyordu.
Tarih notu
Kronoloji: 15 Eylül 1925'te İhtilaller Tarihi dersi programa alındı. 5 Kasım 1925'te Ankara Hukuk Mektebi açıldı. 31 Temmuz 1933'te Türk İnkılabı Enstitüsünün kuruluşu duyuruldu. 14 Ağustos 1933'te ReşitGalip bakanlıktan ayrıldı. 4 Mart 1934'te İstanbul'da ilk ders verildi. 20 Mart 1934'te İnönü Ankara Halkevinde konuştu. 9 Mayıs 1935'te CHP Kurultayı altı ilkeyi tanımladı.
Bayur'un ders notları ve dış siyaset
Bayur'un ders notları "Türkiye Devletinin Dış Siyasası" adıyla kitaplaştı. Bayur dış politikayı giriş, Ankara hükûmetinin dış siyaseti, Lozan Konferansı ve Lozan sonrası olmak üzere dört kısımda inceledi. Lozan'ın önemini anlamak için Sevr'in bilinmesi gerektiğini savundu. Öğrencilerine, Millî Mücadele başarıya ulaşmasaydı Türk milletinin Sevr ile nasıl yok edileceğinin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini anlattı.
Bir dersin adı ve doğumu üzerine değerlendirme
İnkılap Tarihi dersi bir günde doğmadı. 1925'te hukuk öğrencilerine okutulan İhtilaller Tarihi, 1932'deki eser ve ödül tartışmaları, 1933'teki istifa krizi ve 1934'teki ilk dersler aynı sürecin halkalarıdır. Dersin adı da bilinçli bir tercihti. Atatürk inkılabı kendi adıyla değil, milletin adıyla anmayı seçti. Bugünkü resmî adın bu tercihten farklı olması, dersin tarihine bakarken ayrıca hatırlanması gereken bir ayrıntıdır.