Osmanlı denizcilik tarihinin en tanınmış isimlerinden biri olan Piri Reis, hem bir denizci hem de bir haritacı ve yazardı. Onun adı en çok, Topkapı Sarayı'nda bulunan 1513 tarihli dünya haritasıyla anılır. Ancak Piri Reis'in asıl büyük eseri, Akdeniz'in kıyılarını, limanlarını, adalarını ve deniz yollarını ayrıntılı biçimde anlatan Kitab-ı Bahriyedir. Eserin ilk biçimi 1521 yılında tamamlandı; genişletilmiş ikinci biçimi ise 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman'a sunuldu. Bu yazıda Piri Reis'in hayatını, Kitab-ı Bahriye'nin içeriğini, eserin nüshalarını ve Osmanlı denizciliğindeki yerini ele alıyoruz.
Kitab-ı Bahriye'den Endülüs kıyılarını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Piri Reis. Dosya sayfası
Gelibolu'dan denizlere
Piri Reis, on beşinci yüzyılın ikinci yarısında Gelibolu'da doğdu. Asıl adı Ahmed Muhiddin Piri'dir. Gelibolu, o dönemde Osmanlı donanmasının önemli üslerinden biriydi ve denizcilikle iç içe bir şehirdi. Piri Reis'in amcası, Osmanlı denizcilik tarihinin önde gelen isimlerinden Kemal Reisti. Genç Piri, amcasının yanında denizciliğe başladı ve onunla birlikte Akdeniz'in birçok bölgesinde seferlere katıldı.
Kemal Reis, on beşinci yüzyılın sonlarında Akdeniz'de korsan olarak faaliyet gösteren, ardından Osmanlı donanmasına katılan bir denizciydi. Piri Reis, amcasıyla birlikte Kuzey Afrika kıyılarında, İspanya açıklarında ve İtalya kıyılarında dolaştı. Endülüs'teki Müslümanlara yardım için yapılan seferlere katıldı. 1499–1502 Osmanlı-Venedik Savaşı sırasında, özellikle 1499'daki İnebahtı ve 1500'deki Modon seferlerinde amcasıyla birlikte bulundu. Bu yolculuklar, Piri Reis'in Akdeniz'in kıyılarını, limanlarını ve rüzgârlarını yakından tanımasını sağladı.
1513 dünya haritası
Kemal Reis'in 1511'de bir deniz kazasında ölmesinden sonra Piri Reis, Gelibolu'ya döndü ve topladığı bilgileri bir araya getirmeye başladı. 1513 yılında, ceylan derisi üzerine çizilmiş bir dünya haritası hazırladı. Bu haritanın bugüne ulaşan parçası, Atlas Okyanusu'nu, Avrupa ve Afrika'nın batı kıyılarını, Güney Amerika'nın doğu kıyılarını ve Karayip adalarını gösterir. Piri Reis, haritanın üzerindeki notlarda yararlandığı kaynakları da belirtmiştir. Bu kaynaklar arasında Batlamyus'un haritaları, Arap ve Portekiz haritaları ve Kristof Kolomb'a ait olduğu belirtilen bir harita bulunur.
Harita, uzun süre unutulduktan sonra 1929 yılında Topkapı Sarayı'nda yapılan çalışmalar sırasında yeniden bulundu. Kolomb'un kaybolmuş haritalarından birinin izlerini taşıması nedeniyle dünya çapında büyük ilgi gördü. Bugün Topkapı Sarayı Müzesi'nde korunmaktadır. Piri Reis, 1528 yılında ikinci bir dünya haritası da hazırladı; bu haritanın yalnızca Kuzey Atlantik ve Orta Amerika'yı gösteren bir parçası günümüze ulaşmıştır.
Ek bilgi
YAYGIN İDDİA Piri Reis haritası, Antarktika'nın buzla kaplı olmayan kıyılarını gösterir ve bu bilgi bilinmeyen eski bir uygarlıktan gelmiştir.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Haritanın güney kısmındaki kıyı çizgisi, tarihçiler tarafından Güney Amerika kıyılarının o dönemin bilgisiyle çizilmiş ve kâğıda sığdırılmak için yönü değiştirilmiş hâli olarak açıklanır. Piri Reis, haritanın kaynaklarını kendi notlarında açıkça yazmıştır: Batlamyus, Arap ve Portekiz haritaları ve Kolomb'a ait olduğu belirtilen bir harita.
Kitab-ı Bahriye'nin Walters Sanat Müzesi'ndeki nüshasından Piran ve İzola kıyılarının haritasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Piri Reis. Dosya sayfası
Kitab-ı Bahriye'nin yazılışı
Piri Reis, Akdeniz yolculuklarında edindiği bilgileri bir denizcilik kılavuzu hâline getirmeye karar verdi. Eserin ilk biçimi 1521 yılında tamamlandı. Bu ilk biçim, denizcilerin kullanabileceği pratik bir kılavuz niteliğindeydi. Daha sonra sadrazamPargalı İbrahim Paşa'nın teşvikiyle eser genişletildi, daha süslü bir biçime getirildi ve 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman'a sunuldu. İkinci biçimin başına, denizcilik, pusula, rüzgârlar, okyanuslar ve Portekizlilerin keşifleri hakkında manzum bir giriş eklendi.
Kitab-ı Bahriye, Akdeniz kıyılarını Gelibolu'dan başlayarak saat yönünde dolaşan bir düzenle yazılmıştır. Her bölümde bir kıyı parçası, liman ya da ada anlatılır ve yanında o bölgenin haritası yer alır. Eser, Ege adalarını, Yunanistan ve Adriyatik kıyılarını, İtalya'yı, Fransa'nın ve İspanya'nın Akdeniz kıyılarını, Kuzey Afrika'yı, Mısır'ı, Suriye ve Anadolu kıyılarını kapsar. Toplam iki yüzü aşkın harita, Akdeniz'in neredeyse bütün kıyılarını gösterir.
Kılavuzun içeriği
Kitab-ı Bahriye'de her limanın girişi, derinliği, demirleme yerleri, tatlı su kaynakları, tehlikeli kayalıklar ve sığlıklar ayrıntılı biçimde anlatılır. Hangi rüzgârların hangi limanlarda tehlikeli olduğu, gemilerin nerede güvenle barınabileceği ve hangi kıyılarda korsan tehlikesi bulunduğu da belirtilir. Piri Reis, ayrıca kıyı şehirlerinin kalelerini, halkını, ürünlerini ve ticaretini de anlatır. Bu bilgiler, eseri yalnızca bir denizcilik kılavuzu değil, aynı zamanda on altıncı yüzyıl Akdeniz'inin coğrafyası ve kültürü hakkında değerli bir kaynak hâline getirir.
Eserdeki haritalar, kıyı çizgilerini, adaları, limanları ve şehirleri renkli olarak gösterir. Kayalıklar ve sığlıklar özel işaretlerle belirtilir. Haritalar, dönemin portolan geleneğinden yararlanırken Piri Reis'in kendi gözlemleriyle zenginleştirilmiştir. Avrupa'daki benzer kılavuzlara, yani isolario adı verilen ada kitaplarına göre çok daha ayrıntılı ve kapsamlıdır. Piri Reis'in 1513 tarihli dünya haritasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Piri Reis. Dosya sayfası
Nüshalar ve yayılma
Kitab-ı Bahriye, on altıncı yüzyıldan itibaren birçok kez kopyalandı. Bugün dünyanın farklı kütüphanelerinde ve müzelerinde bu eserin onlarca nüshası bulunur. İstanbul'da Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi ve Süleymaniye Kütüphanesi'nde önemli nüshalar korunur. Avrupa ve Amerika'daki koleksiyonlarda da nüshalar yer alır; Baltimore'daki Walters Sanat Müzesi'nde bulunan nüsha, renkli haritalarıyla bilinen örneklerdendir. Bazı nüshalarda haritalar, sonraki kopyacılar tarafından süslenmiş ve renklendirilmiştir. Eser, yirminci yüzyılda tıpkıbasım ve çevirilerle yeniden yayımlandı.
Tarih notu
Kronoloji 15. yüzyılın ikinci yarısı: Piri Reis'in Gelibolu'da doğması. 1499–1500: Kemal Reis ile İnebahtı ve Modon seferlerine katılması. 1513: İlk dünya haritası. 1521: Kitab-ı Bahriye'nin ilk biçimi. 1526: Genişletilmiş biçimin Kanuni'ye sunulması. 1528: İkinci dünya haritası. 1553: Mısır'da idam edilmesi. 1929: 1513 haritasının Topkapı Sarayı'nda yeniden bulunması.
Hint Okyanusu ve son yıllar
Piri Reis, hayatının son yıllarında Mısır'da Hint kaptanı olarak görevlendirildi. 1547'de Aden'in alınmasında rol oynadı. 1552'de, Portekizlilerin elindeki Hürmüz Kalesi'ni almak için Süveyş'ten bir donanmayla yola çıktı. Maskat'ı aldı, ancak Hürmüz kuşatması başarısız oldu. Piri Reis, donanmanın bir kısmını Basra'da bırakarak Mısır'a döndü. Bu davranışı emirlere aykırı görülerek suçlandı ve 1553 yılında Kahire'de idam edildi. Ölümü sırasında seksen yaşını geçmiş olduğu kabul edilir.
Piri Reis'i ve Kitab-ı Bahriye'yi değerlendirmek: denizi kitaba dökmek
Piri Reis ve Kitab-ı Bahriye, Osmanlı'nın on altıncı yüzyılda Akdeniz'de yalnızca askerî değil, bilimsel bir güç olarak da varlık gösterdiğini kanıtlar. Gelibolu'nun denizcilik ortamında yetişen ve amcası Kemal Reis'in yanında Akdeniz'i karış karış dolaşan Piri Reis, deneyimlerini sistemli bir bilgiye dönüştürmeyi başardı. Kitab-ı Bahriye, limanların derinliklerinden rüzgârların tehlikelerine kadar pratik bilgileri, kıyı şehirlerinin hayatına dair gözlemlerle birleştiren eşsiz bir eserdir. Eserin iki yüzü aşkın haritası, dönemin Avrupa ada kitaplarıyla kıyaslandığında bile dikkat çekici bir ayrıntı ve kapsam sunar. 1513 haritası ise Piri Reis'in farklı kültürlerin haritacılık birikimini bir araya getirebilen bir bilgin olduğunu gösterir; haritanın kaynaklarını kendi notlarında belirtmesi, onun bilimsel dürüstlüğünü de yansıtır. Bu haritaya sonradan yüklenen olağanüstü yorumlar, Piri Reis'in gerçek başarısını gölgelememelidir: o, eldeki en iyi bilgileri ustalıkla birleştiren bir denizci-bilgindi. Hayatının trajik sonu ise Hint Okyanusu'ndaki Osmanlı-Portekiz rekabetinin ne kadar sert geçtiğini hatırlatır. Kitab-ı Bahriye'nin dünyanın dört bir yanındaki nüshaları, eserin yüzyıllar boyunca değer gördüğünü kanıtlar. Piri Reis'i anlamak, denizciliğin cesaret kadar bilgi, gözlem ve kayıt da gerektirdiğini görmek demektir.