İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kahire'deki Darü'l-Vesaik: Mısır'ın Osmanlı Türkçesi belgeleri

Ilgaz Toprakçı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Ilgaz ToprakçıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Osmanlı Devleti'nin dört yüzyıl boyunca hüküm sürdüğü topraklarda, Osmanlı yönetiminin bıraktığı belgeler bugün farklı ülkelerin arşivlerinde saklanmaktadır. Bu arşivlerin en zenginlerinden biri, Kahire'deki Mısır Millî Arşivi, yani Arapça adıyla Dârü'l-Vesâiki'l-Kavmiyye'dir. Türkçe kaynaklarda kısaca Darü'l-Vesaik olarak anılan bu arşiv, Mısır'ın Osmanlı dönemine ve özellikle Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile ailesinin yönetimine ait yüz binlerce belgeyi saklar. Bu belgelerin önemli bir kısmı Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır. Bu yazıda arşivin nasıl kurulduğunu, hangi belge gruplarını içerdiğini, Türkçe belgelerin neden bu kadar yoğun olduğunu ve araştırmacılar için ne anlama geldiğini inceliyoruz.
Kahire Kalesi ve Mehmed Ali Paşa Camii
Kahire Kalesi ve Mehmed Ali Paşa CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: Ahmed Al.Badawy from Cairo, Egypt. Dosya sayfası

Mısır'da Osmanlı yönetimi

Mısır, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Memlük Devleti'ni yıkmasıyla Osmanlı topraklarına katıldı. Bu tarihten sonra Mısır, İstanbul'dan atanan valiler tarafından yönetildi. Osmanlı yönetimi, Mısır'ın vergilerini topluyor, Hicaz'a gönderilen yardımları organize ediyor ve Mısır'ın ticaretini düzenliyordu.

On dokuzuncu yüzyılın başlarında Mısır'da yeni bir dönem başladı. 1805 yılında Mısır valisi olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa, ülkede kapsamlı reformlar yaptı. Ordu, maliye, eğitim ve sanayi alanlarında yenilikler gerçekleştirdi. Bu reformlar, yönetimin daha düzenli kayıt tutmasını gerektirdi. Mehmed Ali Paşa'nın yönetimi, Osmanlı Türkçesini resmî yazışmalarda yaygın olarak kullanıyordu.

Arşivin kuruluşu

Mehmed Ali Paşa, 1828 yılında Kahire'deki kale içinde devlet belgelerinin saklanması için bir defterhane kurdu. Bu defterhane, Mısır'ın modern arşiv geleneğinin başlangıcı olarak kabul edilir. Defterhanede, yönetimin farklı birimlerinden gelen belgeler toplanıyor ve saklanıyordu.

Yirminci yüzyılda bu belgeler, yeni kurumlar altında düzenlendi. Arşiv, sonradan Mısır Millî Arşivi adını aldı ve bugün Kahire'de, Mısır Millî Kütüphanesi ile aynı kurumsal yapı içinde faaliyet göstermektedir. Arşiv, Mısır'ın Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan belgelerini saklar.
Kahire Kalesi'nden bir görünüm
Kahire Kalesi'nden bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Amr F.Nagy. Dosya sayfası

Türkçe belgelerin yoğunluğu

Darü'l-Vesaik'te bulunan belgelerin önemli bir kısmının Türkçe olmasının nedeni, Mehmed Ali Paşa ve ailesinin yönetim dilidir. Mehmed Ali Paşa, bugünkü Yunanistan'daki Kavala'da doğmuş, Türkçe konuşan bir Osmanlı askeriydi. Onun yönetiminde, sarayın ve üst yönetimin dili Türkçeydi. Bu nedenle valinin emirleri, bakanlıklar arasındaki yazışmalar ve ordunun kayıtları büyük ölçüde Türkçe tutuldu.

Ayrıca Mısır ile İstanbul arasındaki yazışmalar da Türkçe yapılıyordu. Mısır valisi, Osmanlı padişahına ve Babıâli'ye bağlıydı; bu nedenle İstanbul'a gönderilen raporlar ve İstanbul'dan gelen fermanlar Türkçeydi. Zamanla, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, Mısır yönetiminde Arapçanın kullanımı arttı ve Türkçe belgelerin oranı azaldı.
Ek bilgi
YAYGIN İDDİA
Mısır'daki Osmanlı yönetimi Arapça yürütüldüğü için Mısır arşivlerinde Türkçe belge yok denecek kadar azdır.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Kahire'deki arşivde, özellikle Mehmed Ali Paşa dönemine ait çok sayıda Osmanlı Türkçesi belge bulunur. Bu dönemde yönetimin üst kademelerinin ve ordunun yazışma dili büyük ölçüde Türkçeydi. Arapçanın resmî yazışmalardaki ağırlığı, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında arttı.

Hangi belgeler var?

Darü'l-Vesaik'te, birçok farklı belge grubu bulunur. Bunlardan biri, Mehmed Ali Paşa'nın divanının, yani Divan-ı Hidiv'in yazışmalarıdır. Bu yazışmalar, valinin emirlerini, raporları ve yönetimin günlük işleyişini gösterir. Bir diğer önemli grup, ordunun kayıtlarıdır. Mehmed Ali Paşa'nın kurduğu modern ordunun maaş defterleri, asker kayıtları ve seferlerle ilgili belgeler bu grupta yer alır.

Arşivde ayrıca maliye kayıtları, tarım ve sulama ile ilgili belgeler, eğitim kurumlarının kayıtları ve sanayi kuruluşlarına ait belgeler bulunur. Bu belgeler, Mehmed Ali Paşa'nın reformlarının nasıl uygulandığını ayrıntılı olarak gösterir.

Arşivin bir başka önemli bölümü, Osmanlı dönemine ait mahkeme kayıtlarıdır. Kahire'nin ve Mısır'ın diğer şehirlerinin şer'iye sicilleri, yüzyıllar boyunca tutulmuş kayıtlardır. Bu siciller, Mısır toplumunun sosyal ve ekonomik hayatını anlamak için önemli kaynaklardır. Sicillerin büyük bir kısmı Arapçadır; ancak bazı belgeler Türkçe olarak da yazılmıştır.

Mısır seferlerinin belgeleri

Mehmed Ali Paşa'nın yönetimi döneminde Mısır ordusu birçok sefere katıldı. Bu seferler arasında Arabistan'daki Vehhabilere karşı yapılan seferler, Sudan'ın fethi, Mora isyanına müdahale ve Suriye seferleri yer alır. Bu seferlerle ilgili belgeler, Darü'l-Vesaik'te saklanmaktadır.

Özellikle 1831–1840 yılları arasında yaşanan Mısır–Osmanlı krizinin belgeleri, Osmanlı tarihi açısından büyük önem taşır. Bu dönemde Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusu Suriye'yi ele geçirmiş ve Anadolu'ya kadar ilerlemişti. Bu krizin ayrıntıları, hem İstanbul'daki Osmanlı Arşivi'nde hem de Kahire'deki Darü'l-Vesaik'te izlenebilir.

Araştırmacılar için erişim

Darü'l-Vesaik'te araştırma yapmak isteyen kişiler, arşivin yönetiminden izin almalıdır. Yabancı araştırmacılar için izin süreci, genellikle uzun sürebilir. Arşivin kataloglarının bir kısmı düzenlenmiş olsa da birçok belge grubu hâlâ ayrıntılı olarak kataloglanmamıştır.

Türk araştırmacılar için Darü'l-Vesaik, özellikle Mehmed Ali Paşa dönemini incelerken başvurulması gereken bir arşivdir. Osmanlı Arşivi'ndeki belgelerle Darü'l-Vesaik'teki belgeler karşılaştırıldığında, aynı olayın İstanbul'dan ve Kahire'den nasıl görüldüğü ortaya çıkar.

Türkçe belgeleri okumak

Kahire'deki Türkçe belgeler, İstanbul'da yazılan belgelere benzese de kendine özgü bir dil taşır. Mısır yönetiminin kâtipleri, Türkçe metinlerde yerel Arapça terimleri, ölçü birimlerini ve kurum adlarını sıkça kullanırdı. Bir sulama kanalının, bir köy biriminin ya da bir vergi türünün adı, İstanbul'daki belgelerde karşılaşılmayan bir biçimde yazılabilirdi.

Bu nedenle bu belgeleri okuyacak araştırmacının hem Osmanlı Türkçesine hem de Mısır'ın yerel idari terminolojisine hâkim olması gerekir. Mısırlı tarihçilerin bir kısmı, bu belgeleri okuyabilmek için Osmanlı Türkçesi öğrenmiş ve önemli belge gruplarını Arapçaya çevirerek yayımlamıştır. Bu çeviriler, Türkçe bilmeyen araştırmacıların da belgelere ulaşmasını kolaylaştırır.
Tarih notu
Kronoloji
1517: Mısır'ın Osmanlı topraklarına katılması
1805: Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Mısır valisi olması
1828: Kahire kalesinde defterhanenin kurulması
1831–1840: Mısır–Osmanlı krizi
19. yüzyılın ikinci yarısı: Resmî yazışmalarda Arapçanın ağırlığının artması
20. yüzyıl: Arşivin Mısır Millî Arşivi olarak yeniden düzenlenmesi

Nil kıyısında Türkçe bir hafıza

Kahire'deki Darü'l-Vesaik, Osmanlı tarihinin İstanbul dışında kalan önemli belge merkezlerinden biridir. Arşivde, Mısır'ın Osmanlı dönemine ve özellikle Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile ailesinin yönetimine ait çok sayıda belge bulunur. Bu belgelerin önemli bir kısmı, Mehmed Ali Paşa döneminin yönetim dili nedeniyle Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.

Bu durum, Osmanlı tarihçileri için büyük bir fırsat sunar. Mısır'ın on dokuzuncu yüzyıldaki reformları, Mısır–Osmanlı krizi ve Mısır'ın Osmanlı ile ilişkileri, bu arşivdeki belgelerle ayrıntılı olarak incelenebilir. Bu belgeler, İstanbul'daki Osmanlı Arşivi'ndeki belgelerle birlikte kullanıldığında, aynı olayların farklı merkezlerden nasıl görüldüğünü gösterir.

Darü'l-Vesaik'in Türkçe belgeleri, Osmanlı'nın çok dilli ve çok merkezli bir yapı olduğunu hatırlatır. Kahire'de bir kâtibin Türkçe yazdığı bir emir, Osmanlı'nın farklı bölgelerinde ortak bir yönetim dilinin nasıl kullanıldığını gösterir. Bu belgeler, Türkiye ile Mısır'ın ortak tarihinin, iki ülkenin arşivlerinde birlikte saklandığını da ortaya koyar. Bu ortak hafızanın okunması, iki ülkenin araştırmacılarının birlikte çalışmasıyla daha da zenginleşebilir. Her yeni okunan defter, Nil kıyısındaki bir kâtibin masasından İstanbul'daki bir veziri birbirine bağlayan görünmez ipleri biraz daha belirgin hâle getiriyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap