İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kew'deki SP 97 dosyaları: İngiliz elçilerinin İstanbul'dan yazdığı mektuplar

Eski Harita başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Eski HaritaKonu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Osmanlı tarihini yalnızca Osmanlı belgelerinden değil, Osmanlı ile ilişki kuran devletlerin belgelerinden de okumak mümkündür. Bu belgelerin en zengin gruplarından biri, Londra'nın Kew semtindeki The National Archives, yani İngiltere Ulusal Arşivi'nde saklanan SP 97 dosyalarıdır. SP 97, İngiliz devlet kayıtları arasında Türkiye ile ilgili yabancı ilişkiler yazışmalarını içeren seridir. Bu dosyalar, on altıncı yüzyılın sonlarından on sekizinci yüzyılın sonlarına kadar İstanbul'daki İngiliz elçilerinin Londra'ya gönderdiği mektupları, raporları ve diğer belgeleri kapsar. Bu yazıda SP 97 dosyalarının nasıl oluştuğunu, hangi belgeleri içerdiğini, Osmanlı tarihi için neden önemli olduğunu ve araştırmacıların bu dosyaları nasıl kullandığını inceliyoruz.
Kew'deki İngiltere Ulusal Arşivi
Kew'deki İngiltere Ulusal ArşiviGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: N Chadwick. Dosya sayfası

İngiliz–Osmanlı ilişkilerinin başlangıcı

İngiltere ile Osmanlı Devleti arasındaki düzenli ilişkiler, on altıncı yüzyılın son çeyreğinde başladı. 1580 yılında Sultan III. Murad, İngiliz tüccarlarına Osmanlı topraklarında ticaret yapma izni veren bir ahidname verdi. Bu ahidname, İngiliz tüccarlarının Fransız bayrağı altında değil, kendi bayrakları altında ticaret yapmalarını sağladı.

Bu gelişmenin ardından İngiliz tüccarları, 1581'de kraliyet imtiyazıyla bir Türkiye şirketi kurdu; bu şirket 1592'de Venedik ticareti yapan şirketle birleşerek Levant Company adını aldı. Şirket, İngiltere'nin Doğu Akdeniz ticaretini yürütüyordu. İngiltere'nin İstanbul'daki ilk elçisi William Harborne, hem kraliçe I. Elizabeth'in temsilcisi hem de Levant Company'nin çıkarlarının savunucusu olarak görev yaptı. Bu ikili yapı, İngiliz elçiliğinin uzun süre devam eden bir özelliği oldu.

SP 97 nedir?

İngiliz devlet kayıtlarında, yabancı ülkelerle ilgili yazışmalar State Papers Foreign adıyla bir araya getirilmiştir. Bu kayıtlar, ülkelere göre farklı serilere ayrılmıştır. SP 97, bu serilerin Türkiye ile ilgili olanıdır. Seride, yaklaşık 1579'dan 1779'a kadar uzanan belgeler bulunur.

SP 97 dosyalarında, İstanbul'daki İngiliz elçilerinin Londra'daki devlet sekreterlerine gönderdiği mektuplar, elçilerin raporları, Osmanlı yetkilileriyle yapılan görüşmelerin kayıtları, ahidnamelerin kopyaları ve tercümeleri, tüccarların şikâyetleri ve diğer belgeler yer alır. Bu belgeler, kronolojik olarak ciltler hâlinde düzenlenmiştir.
Ulusal Arşiv'in içi
Ulusal Arşiv'in içiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: Christine Matthews. Dosya sayfası

Elçilerin gözünden Osmanlı

SP 97 dosyalarındaki mektuplar, İngiliz elçilerinin Osmanlı'yı nasıl gördüğünü ve anlattığını gösterir. Elçiler, mektuplarında Osmanlı sarayındaki gelişmeleri, sadrazamların değişimini, savaşları, isyanları, salgınları ve ekonomik durumu ayrıntılı olarak anlatıyordu. Bu mektuplar, Osmanlı kaynaklarında yer almayan ya da farklı şekilde anlatılan olaylar hakkında önemli bilgiler sunar.

Örneğin on yedinci yüzyılda İstanbul'da görev yapan elçi Sir Thomas Roe'nun mektupları, Osmanlı sarayındaki siyasi çekişmeleri ve II. Osman'ın tahttan indirilmesi gibi önemli olayları ayrıntılı olarak anlatır. Roe'nun mektupları, sonraki dönemlerde ayrıca kitap olarak da yayımlanmıştır.
Ek bilgi
DOĞRUSU
SP 97 dosyaları, İngiliz elçilerinin gözünden yazılmış belgelerdir ve elçilerin kendi çıkarlarını, önyargılarını ve bilgi kaynaklarının sınırlarını yansıtır. Bu nedenle bu belgeler, tek başına tarafsız bir tarih kaydı olarak değil, Osmanlı kaynaklarıyla karşılaştırılarak kullanılmalıdır.

Ticaretin kayıtları

SP 97 dosyalarının önemli bir kısmı, İngiliz–Osmanlı ticaretiyle ilgilidir. Levant Company'nin tüccarları, İstanbul, İzmir ve Halep'te ticaret yapıyordu. İngiltere'den Osmanlı topraklarına yünlü kumaşlar, kalay ve diğer mallar getiriliyor; Osmanlı topraklarından ise ipek, pamuk, tiftik, kuru üzüm ve diğer ürünler götürülüyordu.

Dosyalarda, bu ticaretle ilgili anlaşmazlıklar, gümrük vergileri, tüccarların şikâyetleri ve ahidnamelerin yorumlanmasıyla ilgili yazışmalar bulunur. Bu belgeler, Osmanlı'nın dış ticaretini ve yabancı tüccarlarla ilişkilerini anlamak için değerlidir.

Diplomatik müzakereler

Dosyalarda, İngiliz elçilerinin Osmanlı yetkilileriyle yaptığı müzakerelerin kayıtları da yer alır. Bu müzakereler, ahidnamelerin yenilenmesi, İngiliz tüccarlarının haklarının korunması, korsanlık sorunları ve Avrupa siyasetindeki gelişmeler gibi konuları kapsıyordu. Elçiler, bu müzakerelerin sonuçlarını ayrıntılı olarak Londra'ya rapor ediyordu.

Bazı dönemlerde İngiliz elçileri, Osmanlı ile diğer Avrupa devletleri arasında arabuluculuk da yaptı. Örneğin on yedinci yüzyılın sonlarında Osmanlı ile Habsburglar arasında yapılan barış görüşmelerinde, İngiliz ve Hollanda elçileri arabulucu olarak yer aldı. Bu görüşmeler, 1699 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması ile sonuçlandı. Bu sürecin ayrıntıları da İngiliz belgelerinde izlenebilir.
Ulusal Arşiv binası
Ulusal Arşiv binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: Eirian Evans. Dosya sayfası

Dosyalara erişim

SP 97 dosyaları, Kew'deki arşivin okuma salonlarında incelenebilir. Arşivin çevrim içi kataloğu, dosyaların içeriği hakkında bilgi verir ve araştırmacıların hangi cilde bakmaları gerektiğini belirlemelerine yardımcı olur. Bazı belgelerin dijital kopyaları da çevrim içi olarak sunulmaktadır.

Dosyaların bir kısmı, yayımlanmış özetler ve takvimler aracılığıyla da incelenebilir. Ancak SP 97 serisinin tamamı, yayımlanmış takvimlerde ayrıntılı olarak özetlenmiş değildir. Bu nedenle birçok belge, yalnızca özgün hâlinde okunabilir. Belgeler, dönemin İngilizcesiyle ve el yazısıyla yazılmıştır; bu da okunmalarını zorlaştırabilir.

SP 97 serisinin sona erdiği dönemden sonra, İngiliz–Osmanlı yazışmaları FO 78 serisinde devam eder. Bu seri, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye ile ilgili yazışmalarını içerir. Bu nedenle on sekizinci yüzyılın sonundan sonraki dönemleri araştıran kişiler, FO 78 serisine başvurmalıdır.

Elçilerin bilgi kaynakları

Elçilerin mektuplarındaki bilgilerin önemli bir kısmı, elçiliğin hizmetindeki tercümanlar aracılığıyla toplanıyordu. Dragoman olarak da anılan bu tercümanlar, çoğunlukla İstanbul'un Rum, Ermeni ya da Levanten ailelerinden geliyor; Türkçe, Rumca, İtalyanca ve diğer dilleri biliyordu. Elçiler, Osmanlı yetkilileriyle görüşmelerini bu tercümanlar aracılığıyla yapıyor, saraydaki söylentileri de çoğu zaman onlardan öğreniyordu.

Bu durum, mektupları okuyan araştırmacı için önemli bir ipucudur. Bir elçinin aktardığı haber, bazen doğrudan bir görüşmeye, bazen de çarşıda dolaşan bir söylentiye dayanır. Mektuplarda bu iki tür bilgi çoğu zaman yan yana durur ve dikkatli bir okuma gerektirir.
Tarih notu
Kronoloji
1579: SP 97 serisindeki en erken belgeler
1580: III. Murad'ın İngiliz tüccarlarına ahidname vermesi
1581: Türkiye ticareti için kraliyet imtiyazı
1592: Levant Company adıyla birleşme
1583: William Harborne'un elçi olarak görevlendirilmesi
1621–1628: Sir Thomas Roe'nun İstanbul elçiliği
1699: Karlofça Antlaşması
1779: SP 97 serisinin son belgeleri

Bir elçinin mürekkebiyle Osmanlı

SP 97 dosyaları, Osmanlı tarihini dışarıdan bir gözle okumak isteyenler için eşsiz bir kaynaktır. Bu dosyalar, yaklaşık iki yüzyıl boyunca İstanbul'daki İngiliz elçilerinin gözlemlerini, raporlarını ve yazışmalarını içerir. Elçilerin mektupları, Osmanlı sarayındaki siyasi gelişmeleri, savaşları, isyanları ve ticareti ayrıntılı olarak anlatır.

Bu belgeler, Osmanlı kaynaklarında yer almayan ya da farklı şekilde anlatılan olaylar hakkında önemli bilgiler sunar. Ancak bu belgelerin elçilerin bakış açısını ve önyargılarını yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle SP 97 dosyaları, Osmanlı kaynaklarıyla karşılaştırılarak kullanıldığında en verimli sonuçları verir.

İstanbul'da bir elçinin masasında yazılan bir mektup, haftalar süren bir yolculuğun ardından Londra'ya ulaşıyor ve orada devlet sekreterinin masasına konuluyordu. Bugün bu mektuplar, Kew'deki arşivin raflarında, Osmanlı tarihinin bir başka sesini taşıyor. Bu ses, Osmanlı'yı içeriden değil, dışarıdan anlatıyor; ama bu dış bakış, bazen içeriden görülemeyenleri de görünür kılıyor. Mektupları okuyan bir araştırmacı, hem Osmanlı'yı hem de onu anlamaya çalışan bir yabancı gözü aynı anda tanımış olur. İki bakış birlikte okunduğunda, tek başına hiçbirinin anlatamayacağı daha dengeli bir tablo ortaya çıkar.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap