İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir": 22 Nisan 1921'de Hâkimiyet-i Milliye'ye verilen demeç

Ilgaz Toprakçı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Ilgaz ToprakçıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Meclis'in birinci yılına doğru

Nisan 1921'de Büyük Millet Meclisi, açılışının birinci yıldönümüne yaklaşıyordu. Ocak ayında kazanılan Birinci İnönü Zaferi ve nisan başındaki İkinci İnönü Zaferi, Ankara'daki hükûmetin askerî ve siyasi itibarını yükseltmişti. Londra Konferansı'na katılan Ankara heyeti, uluslararası alanda ilk kez muhatap olarak kabul edilmişti. Bu ortamda Ankara'da yayımlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesi, Meclis'in birinci yılı vesilesiyle Mustafa Kemal Paşa'dan bir demeç istedi.

22 Nisan 1921'de verilen ve gazetenin 24 Nisan 1921 tarihli sayısında yayımlanan bu demeç, soru-cevap biçiminde hazırlanmıştı. Gazeteci, Mustafa Kemal'e Meclis'in kuruluş gününe ait hatıralarını ve Millî Mücadele'nin ilk düşüncelerinin nasıl doğduğunu sordu. Mustafa Kemal'in bu soruya verdiği cevabın ilk cümlesi, sonraki yıllarda en çok tekrarlanan sözlerinden biri haline geldi: "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir."
Kaynaklar
Belge: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kuruluş Gününe Ait Hatıraları İle İlgili Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’ne Yaptığı Açıklama* — Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM), Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I (1906-1921), PDF s. 271. Tarih: 22 Nisan 1921.
Hâkimiyet-i Milliye gazetesi
Hâkimiyet-i Milliye gazetesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Hâkimiyet-i Milliye. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 10 Ocak 1920 Hâkimiyet-i Milliye'nin yayın hayatına başlaması; 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılışı; 6-11 Ocak 1921 Birinci İnönü Muharebesi; 21 Şubat - 12 Mart 1921 Londra Konferansı; 26-31 Mart 1921 İkinci İnönü Muharebesi; 22 Nisan 1921 demecin verilmesi; 24 Nisan 1921 demecin Hâkimiyet-i Milliye'nin 167. sayısında yayımlanması.

Sözün tam metni ve anlamı

Mustafa Kemal cevabına şu cümlelerle başladı: "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mevrusatından olan aşk-ı istiklal ile meftur bir adamım." Günümüz Türkçesiyle söz, özgürlük ve bağımsızlığın kendi karakteri olduğunu, milletinin ve büyük atalarının en değerli mirası olan bağımsızlık aşkıyla yaratılmış bir insan olduğunu ifade eder. "Mevrusat" miras kalan şeyler, "meftur" ise yaratılışında bulunan anlamına gelir.

Mustafa Kemal, cevabının devamında bu bağımsızlık aşkının çocukluğundan beri ailevi, özel ve resmî hayatının her safhasını yakından bilenlerce bilindiğini söyledi. Bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın var olabilmesinin, o milletin hürriyet ve istiklaline sahip olmasına bağlı olduğunu belirtti. Ardından en çok alıntılanan ikinci cümleye geçti: kendisinin yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalması gerektiğini, bu sebeple millî istiklalin onun için bir hayat meselesi olduğunu söyledi.

Dostluk ve düşmanlık ölçüsü

Demecin dikkat çekici bölümlerinden biri, Mustafa Kemal'in diğer milletlerle ilişkilere dair söyledikleriydi. Millet ve memleketin çıkarları gerektirdiğinde, insanlığı oluşturan milletlerin her biriyle medeniyetin gereği olan dostluk ve siyaset ilişkilerini büyük bir hassasiyetle değerlendirdiğini belirtti. Ancak milletini esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanı olduğunu açıkça ifade etti.

Bu ifade, Millî Mücadele'nin dış politika anlayışını özetler. Ankara hükûmeti, düşmanlığı bir ilke olarak değil, bağımsızlığa yönelen tehdide karşı bir tutum olarak tanımlıyordu. Nitekim aynı dönemde Sovyet Rusya ile ilişkiler geliştiriliyor, Fransa ve İtalya ile ayrı görüşmeler yürütülüyordu. Mustafa Kemal'in demeci, bu esnek ama ilkeli diplomasinin kişisel bir ifadesiydi.
Birinci Meclis binası, Ankara
Birinci Meclis binası, AnkaraGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası
Ek bilgi
Hâkimiyet-i Milliye, 10 Ocak 1920'de Ankara'da, Heyet-i Temsiliye'nin yayın organı olarak yayına başladı. Gazete, Millî Mücadele boyunca Ankara hükûmetinin görüşlerini kamuoyuna duyuran başlıca yayın oldu; Mustafa Kemal'in pek çok demeci ve yazısı ilk kez bu gazetede yayımlandı. Gazete 1934'te Ulus adını aldı.

Sözün yolculuğu

"Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir" sözü, sonraki yıllarda Atatürk'ün en çok alıntılanan sözleri arasına girdi. Okul kitaplarında, resmî törenlerde, anıtların kaidelerinde ve afişlerde sıkça kullanıldı. Söz, günümüzde çoğunlukla "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir" biçiminde, sadeleştirilmiş haliyle aktarılır.

Sözün ikinci cümlesi ise farklı biçimlerde dolaşıma girdi. Bazı yayınlarda "en kıymetli mirasından olan istiklal aşkı ile yaratılmış bir adamım" biçiminde, bazılarında ise özgün Osmanlıca kelimelerle aktarıldı. Atatürk'ün söylev ve demeçlerinin farklı baskılarında sözün yer aldığı cilt ve sayfa bilgileri de farklılık gösterir. Atatürk Araştırma Merkezi'nin söylev ve demeçleri derleyen yeni baskısı, sözün özgün biçimini demecin bütünlüğü içinde verir.
Doğrusu
Söz zaman zaman Meclis kürsüsünde ya da bir halk toplantısında söylenmiş gibi aktarılır. Söz, bir konuşmada değil, Hâkimiyet-i Milliye gazetesine soru-cevap biçiminde verilen bir demeçte geçer. Söz bağlamından koparılarak yalnızca ilk cümlesiyle aktarıldığında, demecin bağımsızlığı bir hayat meselesi olarak tanımlayan bütünlüğü gözden kaçar.

Demecin geri kalanı: Meclis'in ilk günü

Demecin sonraki bölümlerinde Mustafa Kemal, Meclis'in açıldığı 23 Nisan 1920 gününe dair hatıralarını anlattı. İstanbul'un işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan'ın dağıtılması üzerine Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanması kararlaştırılmıştı. Mustafa Kemal, o günün koşullarında Meclis'in açılmasının milletin kendi kaderine el koyması anlamına geldiğini vurguladı. Bu anlatım, demecin bağımsızlık üzerine söylenen ilk cümlelerini Meclis'in kuruluş öyküsüne bağlıyordu.

Demeç, Meclis'in birinci yılında Ankara'daki havayı da yansıtır. İnönü zaferleriyle güç kazanan hükûmet, artık geleceğe daha güvenle bakıyordu. Ancak Yunan ordusunun yeni bir taarruza hazırlandığı biliniyordu; birkaç ay sonra Kütahya-Eskişehir muharebeleri ve Sakarya Meydan Muharebesi yaşanacaktı. Mustafa Kemal'in bağımsızlık üzerine söyledikleri, bu zorlu günlere hazırlanan bir milletin kararlılığını da dile getiriyordu.

Demecin dili

Demecin dili, 1921 Ankara'sının resmî ve basın Türkçesini yansıtır. Arapça ve Farsça kökenli kelimeler yoğun biçimde kullanılır; "mevrusat", "meftur", "aşk-ı istiklal" gibi ifadeler, günümüz okuru için açıklama gerektirir. Bu nedenle söz, bugün genellikle sadeleştirilmiş biçimiyle aktarılır. Ancak sözün özgün biçimi, Millî Mücadele döneminin düşünce dünyasını ve üslubunu anlamak açısından önemini korur.

Okullarda ve anıtlarda

Söz, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren okul duvarlarında, ders kitaplarının kapaklarında ve anıtların kaidelerinde yer aldı. Özellikle Millî Bayramlar'da yapılan konuşmalarda ve hazırlanan panolarda sıkça kullanıldı. Sözün sade ve güçlü yapısı, onu kuşaktan kuşağa aktarılan bir düstur haline getirdi. Ancak bu yaygın kullanım, sözün kaynağının ve bağlamının çoğu zaman unutulmasına da yol açtı.

Tam bağımsızlık ilkesi

Demecin dile getirdiği düşünce, Millî Mücadele'nin en vazgeçilmez ilkelerinden biri olan tam bağımsızlık anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır. Misak-ı Millî, Türk milletinin siyasi, adli, mali ve diğer her alanda bağımsız olması gerektiğini ilan etmişti. Mustafa Kemal, bu ilkeyi Lozan müzakerelerinde de taviz verilmeyecek bir çizgi olarak korudu. Kapitülasyonların kaldırılması, bu kararlılığın en somut sonuçlarından biri oldu.

Mustafa Kemal'in sonraki yıllarda tam bağımsızlığa dair yaptığı açıklamalar da 1921 demecindeki düşüncelerin devamı niteliğindedir. Nutuk'ta da bağımsızlık, Millî Mücadele'nin özü olarak tanımlanır. Bu süreklilik, 1921 demecinin geçici bir heyecanın ürünü değil, Mustafa Kemal'in siyasi düşüncesinin özünü yansıtan bir metin olduğunu gösterir.

Bir demecin bıraktığı iz: değerlendirme

22 Nisan 1921'de Hâkimiyet-i Milliye gazetesine verilen ve 24 Nisan'da yayımlanan demeç, Mustafa Kemal'in bağımsızlığı kişiliğinin özü olarak tanımladığı bir metindir. "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir" cümlesiyle başlayan cevap, bağımsızlık aşkını millete ve atalara uzanan bir miras olarak sunar; millî istiklalin bir hayat meselesi olduğunu söyler ve milletini esir etmek isteyenlere karşı kararlılığı açıkça ilan eder. İnönü zaferlerinin ardından verilen bu demeç, tam bağımsızlık ilkesinin en kişisel ve en çok hatırlanan ifadelerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap