İçeriğe geç
Giriş yap
0

Cevdet tasnifi: Osmanlı Arşivi'nin konulara göre düzenlenmiş büyük koleksiyonu

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Osmanlı Arşivi'nde çalışan her araştırmacının karşılaştığı ilk koleksiyonlardan biri, Cevdet tasnifidir. Bu koleksiyon, Osmanlı Devleti'nin farklı dairelerinden kalan iki yüz bini aşkın belgeyi, adliyeden askeriyeye, maliyeden maarife kadar konulara göre düzenler. Cevdet tasnifi, Cumhuriyet döneminin ilk büyük arşiv düzenleme çalışmalarından biridir. Bu yazıda Cevdet tasnifinin nasıl ortaya çıktığını, kimin adını taşıdığını, bölümlerini ve araştırmalardaki yerini anlatıyoruz.
Osmanlı dönemine ait el yazısı resmî belgeler
Osmanlı dönemine ait el yazısı resmî belgelerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: State Archives of the Republic of Turkey. Dosya sayfası

Dağınık bir mirasın düzenlenmesi

Osmanlı Devleti yıkıldığında, yüzyıllar boyunca biriken milyonlarca belge, İstanbul'daki farklı binalarda, çoğu zaman sandıklar ve çuvallar içinde duruyordu. Bu belgelerin düzenlenmesi için Osmanlı'nın son yıllarında başlayan çalışmalar, Cumhuriyet döneminde de sürdürüldü.

1920'de Ali Emirî Efendi başkanlığındaki bir heyet, Babıâli'deki eski belgeleri padişahların saltanat dönemlerine göre sınıflandırmaya başladı. Bu çalışma, bugün Ali Emirî tasnifi olarak bilinir. Ardından İbnülemin Mahmud Kemal başkanlığındaki bir heyet, belgeleri konularına göre ayırmaya başladı. Bu çalışma da İbnülemin tasnifi adıyla anılır.

Muallim Cevdet ve 1932 heyeti

8 Ekim 1932'de alınan bir hükümet kararıyla, Muallim Cevdet başkanlığında yeni bir tasnif heyeti kuruldu. Muallim Cevdet, eğitimci, tarihçi ve kitap koleksiyoncusu olarak tanınan bir aydındı. Heyet, belgeleri konularına göre sınıflandırmaya başladı ve her konunun belgelerini kendi içinde kronolojik bir sıraya koydu.

Muallim Cevdet, 1935'te heyetten ayrıldı; ancak heyet çalışmalarını 1937'ye kadar sürdürdü. Bu süre içinde 218.833 belge tasnif edildi. Çalışma, heyetin başkanının adıyla Cevdet tasnifi olarak anılmaya başlandı.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Cevdet tasnifinin adı, sık sık on dokuzuncu yüzyılın ünlü devlet adamı ve tarihçisi Ahmed Cevdet Paşa ile karıştırılır. Oysa koleksiyon, adını 1932 heyetinin başkanı Muallim Cevdet'ten alır. Ahmed Cevdet Paşa, 1895'te vefat etmişti ve bu tasnif çalışmasıyla bir ilgisi yoktur. İki ismin benzerliği, bu yanlışın yaygınlaşmasına yol açmıştır.
Osmanlı dönemine ait başka bir resmî belge
Osmanlı dönemine ait başka bir resmî belgeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: State Archives of the Republic of Turkey. Dosya sayfası

Konulara göre düzen

Cevdet tasnifi, belgeleri otuzu aşkın konu başlığı altında toplar. Bu başlıkların başlıcaları şunlardır: Adliye, Askeriye, Bahriye, Belediye, Dahiliye, Evkaf, Hariciye, İktisat, Maarif, Maliye, Nafia, Saray, Sıhhiye, Tımar ve Zaptiye. Her başlık, arşivde C. harfiyle başlayan bir kodla anılır; örneğin C.ADL Cevdet Adliye, C.AS Cevdet Askeriye, C.HR Cevdet Hariciye ve C.MF Cevdet Maarif anlamına gelir.

Belgelerin büyük kısmı, on yedinci yüzyılın sonlarından on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar olan döneme aittir. Bu dönem, Osmanlı Devleti'nin geleneksel yapısından Tanzimat reformlarına geçişini kapsar. Bu nedenle Cevdet tasnifi, özellikle on sekizinci yüzyıl ve on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı üzerine çalışan tarihçiler için çok önemlidir.
Ek bilgi
Konulara göre yapılan bu tasnif, bugünkü arşivcilik anlayışıyla örtüşmez. Modern arşivcilikte belgeler, onları üreten kurumlara göre, yani provenans ilkesine göre düzenlenir. Cevdet tasnifinde ise farklı dairelerden gelen belgeler, konularına göre bir araya getirildi. Bu durum, bir belgenin hangi dairede ve hangi işlem sırasında üretildiğini anlamayı zorlaştırabilir. Osmanlı Arşivi'nde provenans ilkesine göre ilk örnek tasnifi, 1936-1937'de Macar tarihçi Lajos Fekete yaptı.

Belgelerin içeriği

Cevdet tasnifindeki belgeler, Osmanlı devlet hayatının hemen her yönünü yansıtır. Adliye bölümündeki belgeler, mahkemelerin işleyişini, kadıların atanmasını ve davaları gösterir. Askeriye bölümü, ordunun teşkilatına, savaşlara, kalelere ve askerlerin maaşlarına dair belgeler içerir. Belediye bölümü, İstanbul'un ve diğer şehirlerin günlük hayatına, narh, yani fiyat belirleme uygulamalarına, yangınlara ve imar işlerine ait kayıtları barındırır.

Maliye bölümü, vergilerin toplanmasına, hazinenin gelir ve giderlerine ve iltizam sistemine dair zengin bilgiler sunar. Maarif bölümü, medreselere, mekteplere ve kütüphanelere ait belgeler içerir. Hariciye bölümü ise Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlerle ilişkilerine, elçilere ve antlaşmalara ait belgeleri korur.

Cevdet tasnifinin dışında kalanlar

Cevdet heyeti, eldeki belgelerin hepsini tasnif edemedi. Heyetin çalışmaları sırasında ve sonrasında, arşivde henüz sınıflandırılmamış milyonlarca belge daha bulunuyordu. 1937'den sonra tasnif çalışmaları bir süre yavaşladı; ancak 1950'lerin ortalarından itibaren yeniden hız kazandı ve bu kez provenans ilkesi daha çok gözetildi. 1980'li yıllarda arşive ayrılan kaynakların artmasıyla birlikte tasnif çalışmaları büyük bir ivme kazandı. Bugün Osmanlı Arşivi'ndeki koleksiyonların büyük kısmı, Cevdet tasnifinden sonra yapılan bu çalışmaların ürünüdür.

Kataloglar ve kullanım

Cevdet tasnifinin belgeleri, el yazısı Osmanlıca katalog defterleri aracılığıyla uzun yıllar araştırmacılara sunuldu. Bu kataloglarda her belgenin kısa bir özeti, tarihi ve numarası yer alıyordu. Sonraki yıllarda bu kataloglar bilgisayar ortamına aktarıldı. Bugün Osmanlı Arşivi'nin çevrim içi katalog sisteminde Cevdet tasnifindeki belgelerin özetleri taranabilir ve belgelerin sayısal görüntüleri incelenebilir.

Bir araştırmacı, örneğin on sekizinci yüzyılda İstanbul'daki ekmek fiyatlarını incelemek istediğinde, Cevdet Belediye bölümünde narh ile ilgili belgeleri bulabilir. Bir başka araştırmacı, aynı dönemde Osmanlı donanmasının durumunu araştırırken Cevdet Bahriye bölümüne başvurabilir. Bu kolaylık, konulara göre yapılan tasnifin en büyük avantajıdır.
Ahmed Cevdet Paşa; tasnif adını ondan değil, Muallim Cevdet'ten alır
Ahmed Cevdet Paşa; tasnif adını ondan değil, Muallim Cevdet'ten alırGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1895: Ahmed Cevdet Paşa'nın vefatı
1920: Ali Emirî Efendi heyetinin çalışmalarına başlaması
1924–1926: İbnülemin Mahmud Kemal heyetinin konu tasnifi
8 Ekim 1932: Muallim Cevdet başkanlığındaki heyetin kurulması
1935: Muallim Cevdet'in heyetten ayrılması
1936–1937: Lajos Fekete'nin provenans ilkesine göre örnek tasnifi
1937: Cevdet tasnifinin tamamlanması; 218.833 belge

Konuya göre düzenin kazandırdıkları ve kaybettirdikleri

Cevdet tasnifi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Osmanlı mirasını koruma çabasının önemli bir ürünüdür. Dağınık hâldeki yüz binlerce belge, bu çalışma sayesinde sınıflandırılmış ve araştırmacıların kullanabileceği bir düzene kavuşturulmuştur. Bu, Osmanlı tarihi araştırmalarının gelişmesinde büyük bir adımdı.

Bununla birlikte, konulara göre yapılan bu tasnif, belgelerin aslî düzenini bozmuştur. Bir belgenin hangi dairede, hangi belgelerle birlikte üretildiği ve hangi işlemin parçası olduğu, bu tasnifte kaybolmuştur. Bu nedenle bugünkü arşivciler, Cevdet tasnifini değerli ama eksik bir düzen olarak görür. Bir belgeyi doğru yorumlamak için onun bağlamını, yani hangi işlem zincirinin halkası olduğunu bilmek gerekir.

Yine de Cevdet tasnifi, Osmanlı Arşivi'nin en çok kullanılan koleksiyonlarından biri olmaya devam ediyor. Konu başlıkları, özellikle araştırmaya yeni başlayan biri için kolay bir başlangıç noktası sunar. Muallim Cevdet ve arkadaşlarının 1930'larda yaptığı bu çalışma, bugün hâlâ binlerce araştırmacının yolunu aydınlatıyor. Adının bir başka Cevdet ile karıştırılması ise, arşiv tarihinin bile kendi yanlışlarını taşıdığını gösteren küçük bir örnektir. Bu küçük yanlışı düzeltmek, arşivin kendi tarihine de dikkatle bakmayı gerektirir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap