Cumhuriyetin ilk yurt gezilerinden biri
1924 yılının sonbaharı, Mustafa Kemal'in cumhuriyetin ilanından sonraki ilk büyük yurt gezilerinden birine sahne oldu. Gazi, Eylül ve Ekim aylarında Karadeniz kıyılarını ve Doğu Anadolu'yu kapsayan uzun bir yolculuğa çıktı. Bu gezi, savaştan yeni çıkmış bir ülkenin uzak köşelerini yerinde görmek, halkla doğrudan temas kurmak ve yeni devletin ilkelerini anlatmak amacını taşıyordu. Aynı yıl Hilafet kaldırılmış, Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiş, yeni anayasa yürürlüğe girmişti. Mustafa Kemal, bu büyük değişikliklerin halk tarafından nasıl karşılandığını bizzat görmek istiyordu.Gezinin Karadeniz ayağında Rize, iç kesimlerdeki dönüş yolunda ise Şebinkarahisar, Gazi'yi ağırlayan şehirler arasındaydı. Her iki şehirde de Mustafa Kemal, devlet binalarında değil, yerel ailelerin evlerinde misafir edildi. Bu evler, bugün Atatürk evi müzeleri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Kaynaklar
Belge: ŞEBİNKARAHİSAR — TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi, Müellif: Fatma Acun. Tarih: 2010.

Tarih notu
Kronoloji: 3 Mart 1924 Hilafet'in kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu; 20 Nisan 1924 yeni Teşkilat-ı Esasiye Kanunu; Eylül 1924 Karadeniz ve Doğu Anadolu gezisinin başlaması ve Rize ziyareti; 11 Ekim 1924 Şebinkarahisar ziyareti; 1932 Şebinkarahisar'daki evin düzenlenmesi; 11 Ekim 1982 Şebinkarahisar Atatürk Evi ve Müzesi'nin açılışı; 27 Aralık 1985 Rize Atatürkevi Müzesi'nin açılışı.
Rize'de Mataracı ailesinin konuğu
Mustafa Kemal, 1924 gezisinde Rize'ye geldiğinde Mehmet Mataracı'nın misafiri oldu. Mataracı ailesinin konağı, Rize merkezindeki Müftü Mahallesi'nde yer alıyordu. Konağın yapımına 1920'de başlanmış, 1921'de tamamlanmıştı. Yani Mustafa Kemal'in ziyareti sırasında ev henüz yeni sayılırdı. Milli Mücadele'nin en zor yıllarında, Karadeniz'in bu kıyı şehrinde bir ailenin inşa ettiği konak, birkaç yıl sonra cumhuriyetin kurucusunu ağırlayacaktı.Konak, iç sofalı plan tipine sahip, üç katlı bir yapıydı. Bu plan tipinde, evin ortasında geniş bir sofa bulunur, odalar bu sofanın çevresine dizilir. Karadeniz'in yağışlı ikliminde, sofanın evin içinde yer alması hem pratik hem de sıcak bir yaşam alanı sağlıyordu. Konağın kuzeyinde geniş bir bahçe vardı.
Rize, Mustafa Kemal'in ziyaretini büyük bir coşkuyla karşıladı. Şehir halkı, Gazi'yi görmek için sokaklara döküldü. Mustafa Kemal'in Rize'deki temasları, Karadeniz halkının Milli Mücadele'ye verdiği desteğin bir karşılığı olarak da görülüyordu. Rize ve çevresi, savaş yıllarında Rus işgalini yaşamış, büyük acılar çekmişti. Bu nedenle Gazi'nin ziyareti, bölge halkı için ayrı bir anlam taşıyordu.
Ek bilgi
Rize'deki konak, Atatürk'ün doğumunun 100. yılında, 1981'de Mataracı ailesi tarafından İl Özel İdaresi'ne bağışlandı. Onarımın ardından 27 Aralık 1985'te Rize Atatürkevi Müzesi adıyla ziyarete açıldı. Müzede Atatürk'e ait bazı eşyaların yanı sıra bölgenin etnografik eserleri de sergilenir.
Çay kanununun yılı
Mustafa Kemal'in Rize'yi ziyaret ettiği 1924 yılı, şehrin ekonomik geleceği açısından da önemli bir yıldı. Aynı yılın Şubat ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi, Rize ve Borçka çevresinde fındık, portakal, limon ve çay yetiştirilmesine ilişkin bir kanun kabul etmişti. Bu kanun, bölgede çay tarımının başlatılması için atılan ilk resmî adımdı. Kanunun uygulanması uzun yıllar aldı; çay bahçeleri ancak 1930'larda yaygınlaşmaya başladı. Ancak 1924 kanunu, bugün Rize'nin simgesi haline gelen çayın hikâyesinin başlangıcı sayılır. Gazi'nin ziyareti, şehrin bu yeni ekonomik yöneliminin ilk aylarına denk gelmişti.Bugünkü Rize müzesi
Rize Atatürkevi Müzesi, üç katı farklı temalara ayrılmış bir müzedir. Zemin katta bölgeden çıkarılan yazıtlar ve mezar taşları sergilenir. Birinci katta geleneksel dokuma aletleri ve Karadeniz'in gündelik hayatını yansıtan etnografik eşyalar yer alır. İkinci katta ise Atatürk'ün kişisel eşyaları ve Kurtuluş Savaşı'na ait fotoğraflar bulunur. Bu düzenleme, ziyaretçilere hem Atatürk'ün ziyaretini hem de Rize'nin kültürel mirasını bir arada sunar.Müze, Rize'nin en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Konağın bahçesi ve şehre hâkim konumu, ziyaretçiler için ayrı bir çekicilik taşır. Bina, cumhuriyetin ilk yıllarındaki Karadeniz konut mimarisinin korunmuş örneklerinden biri olarak da önemlidir.

Şebinkarahisar'da bir gece
Gezinin dönüş yolunda, 11 Ekim 1924'te Mustafa Kemal Şebinkarahisar'a uğradı. Giresun'un iç kesimlerinde, yüksek bir kayalığın üzerindeki kalesiyle bilinen bu tarihi kasabada bir gece kaldı. Gazi'yi ağırlayan ev, Tüfekçizade Mustafa Ertem'e aitti. Evin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmiyor, ancak 19. yüzyılın sonunda ya da 20. yüzyılın başında inşa edildiği düşünülüyor.Şebinkarahisar evi, kasabanın merkezinde, yoldan yüksekçe bir platform üzerinde yer alır. Ahşap ve taştan yapılmış iki katlı bir yapıdır. Evin önü çıkmalı ve üçgen alınlıklıdır. On basamaklı bir taş merdivenle çıkılan ana girişten iki kanatlı ahşap bir kapıyla içeri girilir. Çatının altında, dönerli ahşap bir merdivenle çıkılan bir köşk odası bulunur. Bodrum katı moloz ve kesme taştan, diğer katları ise sıva üzerine beyaz boyalıdır.
Şebinkarahisar, Milli Mücadele yıllarında Doğu Cephesi ile Ankara arasındaki yolların üzerinde önemli bir konumdaydı. Mustafa Kemal'in kasabada bir gece kalması, kasaba halkı için unutulmaz bir olaydı. Gazi'nin kaldığı oda ve kullandığı eşyalar, yıllar boyunca özenle korundu.
Bir evin müzeye dönüşmesi
Şebinkarahisar'daki evin Atatürk'ün ziyaretiyle bağı, erken bir tarihte fark edildi. 1932'de evin içinde yapılan çalışmalarla ev, Atatürk'ün kaldığı dönemdeki haline uygun olarak düzenlendi ve döşendi. Daha sonra Maliye Bakanlığı tarafından kamulaştırılan ev, Atatürk'ün doğumunun 100. yılı kutlamaları kapsamında onarıldı. Onarımın ardından ev, 11 Ekim 1982'de, Atatürk'ün Şebinkarahisar'a gelişinin 58. yıldönümünde Atatürk Evi ve Müzesi olarak ziyarete açıldı.Müzede, Atatürk'ün ve yaverinin kaldığı odadaki yataklar, çalışma masası, koltuklar, sandalyeler, kanepeler ve bir piyano, ziyaret sırasındaki halleriyle sergilenir. Bunların yanı sıra bölgeye ait etnografik eserler de müzede yer alır. Müzenin içinde ayrıca beş yüz kitaplık bir Atatürk kütüphanesi ve fotoğraflarla düzenlenmiş bir Atatürk köşesi bulunur.

Doğrusu
Şebinkarahisar'daki ev, 1986'da yapılan bir düzenlemeyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınarak Şebinkarahisar Belediyesi'ne tahsis edildi. Müzenin uzman personeli bulunmadığından, haftanın belirli günlerinde belediyenin görevlendirdiği memurlar tarafından açık tutulur. Ziyaret etmek isteyenlerin açık olduğu günleri önceden öğrenmesi yararlı olur.
Gezinin anlamı
1924 gezisi, Mustafa Kemal'in yeni devletin ilkelerini Anadolu halkına doğrudan anlatma çabasının önemli bir parçasıydı. Gazi, gittiği her şehirde halkla konuştu, yerel ileri gelenlerle görüştü, okulları ve kamu binalarını ziyaret etti. Bu temaslar, Ankara'da alınan kararların Anadolu'nun uzak köşelerinde nasıl karşılandığını öğrenmesini sağladı.Gezinin bir başka boyutu, Milli Mücadele'ye destek veren halka teşekkür etmekti. Karadeniz ve Doğu Anadolu, savaş yıllarında büyük fedakârlıklar yapmış, ağır kayıplar vermişti. Mustafa Kemal'in bu bölgeleri ziyaret etmesi, halkın fedakârlıklarının unutulmadığını gösteren bir jest olarak algılandı.
Misafir edilen evlerden müzelere
Rize'deki Mataracı konağı ve Şebinkarahisar'daki Tüfekçizade evi, 1924 gezisinin bugüne kalan somut izleridir. Her iki ev de Mustafa Kemal'i devlet konuğu olarak değil, bir aile konuğu olarak ağırladı. Bu durum, cumhuriyetin ilk yıllarında devletin kurucusu ile halk arasındaki ilişkinin samimiyetini gösterir. Gazi, kasabaların ileri gelen ailelerinin evlerinde kalarak onların misafirperverliğine güvenmişti.Her iki evin de sahiplerinin ya da devletin girişimiyle müzeye dönüştürülmesi, bu ziyaretlerin yerel hafızada ne kadar derin bir iz bıraktığını gösterir. Rize'de Mataracı ailesi evi bağışlayarak, Şebinkarahisar'da ise devlet evi kamulaştırarak bu hatırayı korumayı seçti. Bugün her iki müze de hem Atatürk'ün 1924 gezisini hem de bölgelerinin kültürel mirasını yaşatmaktadır. Bir gecelik ya da birkaç günlük konukluklar, yüzyıla yaklaşan bir hatıraya dönüşmüştür.