İçeriğe geç
Giriş yap
0

Turgut Reis zırhlısı: Almanya'dan alınan Weissenburg'un Balkan Savaşı ve Çanakkale'deki serüveni

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt1 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Yunan donanmasına karşı aceleyle alınan gemiler

1909 sonbaharında Osmanlı Devleti, Ege'de hızla güçlenen Yunan donanması karşısında zor bir durumdaydı. Yunanistan, İtalya'da inşa edilen Georgios Averof zırhlı kruvazörünü satın almış, Osmanlı donanmasında ise bu gemiye karşılık verebilecek modern bir savaş gemisi kalmamıştı. İngiltere'ye sipariş edilecek yeni zırhlıların tamamlanması yıllar alacaktı. Osmanlı yönetimi, kısa sürede donanmaya katılabilecek hazır gemiler aramaya başladı.

Almanya'nın İstanbul'daki askeri ataşesi bu arayışa bir teklifle karşılık verdi. Osmanlılar önce yeni Alman muharebe kruvazörleri Von der Tann, Moltke ya da Goeben'i almak istedi, ancak Almanya bunları satmaya yanaşmadı. Uzun görüşmelerin sonunda Brandenburg sınıfı dört eski zırhlının on milyon marka satılması teklif edildi. Osmanlı tarafı, sınıfın daha gelişmiş iki gemisi olan Weissenburg ve Kurfürst Friedrich Wilhelm'i seçti. Gemiler 1 Eylül 1910'da teslim edildi. Weissenburg, on altıncı yüzyılın ünlü denizcisi Turgut Reis'in adını aldı. Kardeş gemisi ise Barbaros Hayreddin oldu.
Weissenburg zırhlısı Alman donanmasında, 1894
Weissenburg zırhlısı Alman donanmasında, 1894Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 30 Haziran 1891 Stettin'de Weissenburg adıyla denize indirilme; 10 Ekim 1894 Alman donanmasında hizmete giriş; 1 Eylül 1910 Osmanlı donanmasına teslim; 29 Eylül 1911 Trablusgarp Savaşı'nın başlaması; 16 Aralık 1912 İmroz (Elli) Deniz Muharebesi; 18 Ocak 1913 Limni Deniz Muharebesi; 25 Nisan 1915 Gelibolu çıkarmasına ateş desteği; 5 Haziran 1915 top patlaması kazası; 1924-1933 eğitim gemisi; 1950 hizmet dışı.

Alman donanmasındaki geçmişi

Weissenburg, Alman İmparatorluk donanmasının ilk açık deniz zırhlılarından biriydi. Stettin'deki AG Vulcan tersanesinde inşa edilmiş, 1894'te hizmete girmişti. Brandenburg sınıfını dönemin diğer zırhlılarından ayıran özellik, dört yerine altı ağır topu üç çift taretle taşımasıydı. Ana silahları 28 santimlik toplardı, yardımcı silahları ise sekiz adet 10,5 santimlik ve sekiz adet 8,8 santimlik toptan oluşuyordu. Gemi, 1900-1901'de Çin'deki Boxer Ayaklanması sırasında Uzak Doğu'ya gönderilmiş, 1904-1905'te kapsamlı bir yenilemeden geçmişti.

Ancak 1910'a gelindiğinde bu gemiler, İngiltere'nin Dreadnought'u ile başlayan yeni zırhlı kuşağının gerisinde kalmıştı. Almanya için eskimiş sayılan bu gemiler, Osmanlı donanması için yine de ciddi bir güç artışıydı. Turgut Reis ve Barbaros Hayreddin, kısa sürede Osmanlı filosunun en ağır gemileri haline geldi.

Mürettebat ve bakım sorunları

Gemilerin Osmanlı donanmasına katılması, beklenmedik güçlükleri de beraberinde getirdi. Her iki zırhlı için yeterli sayıda eğitimli denizci yoktu. Donanma, mürettebat oluşturabilmek için diğer gemilerden personel çekmek zorunda kaldı. Kondansatör arızaları, gemilerin hızını kısa sürede on altı deniz milinden sekiz-on mile düşürdü. Bakım ve yedek parça eksikliği, sonraki yıllarda da gemilerin performansını sınırlayan başlıca sorun olarak kaldı.

Trablusgarp Savaşı başladığında, 29 Eylül 1911'de, Turgut Reis eğitim seyrindeydi. Savaşın başladığını Kos açıklarında öğrenen filo, tam yolla Çanakkale Boğazı'na döndü. İtalyan donanmasının açık üstünlüğü nedeniyle Osmanlı zırhlıları savaş boyunca boğazın içinde, Nara'da kıyı tabyalarını desteklemek üzere bekletildi.
Ek bilgi
Turgut Reis adı Türk donanmasında birkaç kez kullanılmıştır. Bu konudaki zırhlı, bu adı taşıyan ilk büyük savaş gemisidir. Cumhuriyet döneminde aynı ad Amerika'dan alınan bir muhribe ve daha sonra bir fırkateyne de verilmiştir. Gemi adlarının tekrar kullanılması, tarih yazımında zaman zaman karışıklığa yol açar.

Balkan Savaşı: Çatalca ve Ege

Birinci Balkan Savaşı'nda Turgut Reis'in en etkili görevi kara kuvvetlerine ateş desteği vermek oldu. Kasım 1912'de Tekirdağ çevresindeki Bulgar birliklerini, 17 Kasım'da ise Çatalca hattına saldıran kuvvetleri bombaladı. Topçu gözcülerinin yönlendirdiği bu atışlar, isabet bakımından sınırlı kalsa da savunmadaki askerlerin moralini yükseltti. Şubat 1913'te Şarköy çıkarmasında ve Mart 1913'te Çatalca'daki çarpışmalarda da gemiden atış desteği verildi.

Ege'de ise iki deniz muharebesine katıldı. 16 Aralık 1912'deki İmroz Muharebesi'nde Osmanlı filosu Georgios Averof ile karşılaştı. Averof'un hızı, Osmanlı gemilerini iki yandan ateş altına aldı ve filo boğaza geri çekildi. Turgut Reis birkaç isabet aldı, ancak hasarı ağır değildi. 18 Ocak 1913'teki Limni Muharebesi'nde ise iki saat süren uzun menzilli bir topçu düellosu yaşandı. Barbaros Hayreddin isabet alıp yavaşlayınca hattın başına Turgut Reis geçti ve filo yeniden boğaza çekildi. İki muharebe de Ege'deki deniz dengesini değiştiremedi.
Weissenburg zırhlısı, sonradan Osmanlı donanmasında Turgut Reis adını aldı
Weissenburg zırhlısı, sonradan Osmanlı donanmasında Turgut Reis adını aldıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Alfred John West (1857–1937), firm West and Son. Dosya sayfası

Çanakkale'de bir zırhlı

Birinci Dünya Savaşı başladığında Turgut Reis, Balkan Savaşı'nın yıpratıcı hizmetinden sonra Haliç'te bakımdaydı. Alman deniz heyeti başkanı Amiral von Usedom, Aralık 1914'te gemiyi kardeşi ile birlikte Nara'ya, boğaz tabyalarını desteklemek üzere gönderdi. Şubat 1915'ten itibaren iki zırhlı sırayla boğazda nöbet tuttu. İngiliz denizaltılarının tehdidi nedeniyle gemilerin önüne bir şamandıra engeli gibi Üsküdar vapuru bağlandı.

18 Mart 1915'te Müttefik donanması boğazı geçmeye çalıştığında Turgut Reis nöbetteydi. Ancak emri, yalnızca savunma hattı aşılırsa ateş açmaktı, bu nedenle çarpışmaya katılmadı. Mermi sıkıntısı da bu kararda etkiliydi. 25 Nisan'da Gelibolu'ya yapılan çıkarmada iki zırhlı, yarımadanın karşısından Arıburnu'ndaki Müttefik birliklerini dolaylı atışla bombaladı. Mustafa Kemal'in 19. Tümeni aynı gün Conkbayırı ve Kocaçimen sırtlarında çıkarmayı durdurmaya çalışıyordu. Aynı sabah Avustralya denizaltısı AE2, Turgut Reis'e torpido attı, ancak isabet ettiremedi.

5 Haziran 1915'te Turgut Reis'in ön toplarından biri atış sırasında patladı. Dört denizci hayatını kaybetti, otuz iki kişi yaralandı. Gemi onarım için İstanbul'a döndü. Barbaros Hayreddin'in 8 Ağustos 1915'te bir İngiliz denizaltısı tarafından batırılmasından sonra Turgut Reis, 12 Ağustos'ta Haliç'te hizmet dışına alındı. Toplarının bir kısmı sökülerek boğazdaki kıyı bataryalarına yerleştirildi.
Aynı yıllarda Osmanlı donanmasında hizmet veren Berk-i Satvet kruvazörü
Aynı yıllarda Osmanlı donanmasında hizmet veren Berk-i Satvet kruvazörüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Şehbal Mecmuası (1909-1914). Dosya sayfası

Yavuz'u kurtarma çabası ve son yılları

Turgut Reis'in savaştaki son önemli görevi Ocak 1918'de geldi. Yavuz ve Midilli, 20 Ocak'ta İmroz açıklarında İngiliz monitörlerine baskın yapmış, dönüşte Midilli mayına çarparak batmış, Yavuz ise mayın hasarıyla Nara'da karaya oturmuştu. Turgut Reis ve diğer gemiler 22 Ocak'ta olay yerine gelerek Yavuz'u kumdan kurtarmaya çalıştı. Bu çabanın sonunda Yavuz yüzdürülerek İstanbul'a götürüldü.

Cumhuriyet döneminde Turgut Reis, 1924-1933 arasında eğitim gemisi olarak kullanıldı. Ardından 1950'ye kadar Gölcük'te yüzer kışla görevi gördü ve sonra sökülmek üzere hizmet dışı bırakıldı. Kırk yılı aşkın hizmet hayatının yaklaşık yarısını Türk bayrağı altında geçirmişti.
Doğrusu
Bazı yayınlarda Turgut Reis'in İmroz ve Limni muharebelerinde "batırıldığı" ya da "ağır hasar aldığı" yazılır. Gemi her iki muharebeden de sınırlı hasarla dönmüş ve savaş boyunca hizmette kalmıştır. Ağustos 1915'te batırılan gemi kardeşi Barbaros Hayreddin'dir.

Eski zırhlıların yeni görevleri

Turgut Reis'in hikâyesi, Osmanlı donanmasının son yıllarındaki çaresizliği ve aynı zamanda eldeki imkânları sonuna kadar kullanma çabasını gösterir. Almanya'nın elden çıkardığı eski bir zırhlı, mürettebat ve bakım sorunlarına rağmen Balkan Savaşı'nda Çatalca savunmasının ve Çanakkale'nin ilk haftalarının bir parçası oldu. Açık denizde Yunan donanmasına üstünlük kuramadı, ancak kara cephelerine verdiği ateş desteği takdir topladı.

Gemi, ayrıca Türk donanmasında bir kuşaktan diğerine geçişin de tanığıdır. Balkan Savaşı'nda yetişen subayların bir kısmı, cumhuriyet döneminde donanmanın yeniden kurulmasında görev aldı. Turgut Reis'in eğitim gemisi olarak kullanıldığı yıllar, Gölcük'te tersanenin kurulduğu ve Yavuz'un onarıldığı döneme denk gelir. Bu nedenle eski zırhlı, savaş tarihinden çok bir donanmanın sabırla ayakta tutulmasının sembolü olarak anılmayı hak eder.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap