1622 yılının mayıs ayında genç padişahII. Osman, İstanbul'da yeniçerilerin ayaklanması sonucu tahttan indirildi ve Yedikule zindanında öldürüldü. Bir Osmanlı padişahının kendi askerleri tarafından öldürülmesi, imparatorluk tarihinde ilk kez yaşanıyordu. Bu olay, İstanbul'dan çok uzakta, Erzurum'da bir beylerbeyinin altı yıl sürecek bir isyan başlatmasına yol açtı. Bu beylerbeyi, Abaza Mehmed Paşa'ydı.
Abaza MehmedPaşa, isyanını Genç Osman'ın kanını yeniçerilerden alma iddiasıyla başlattı. Anadolu'daki yeniçerileri öldürdü, Ankara ve Bursa'ya kadar ilerledi, iki kez büyük ordularla kuşatıldı ve her seferinde affedildi. Bu yazıda isyanın nedenlerini, seyrini ve Abaza'nın şaşırtıcı biçimde affedilerek yeniden devlet hizmetine alınmasını anlatıyoruz. Erzurum Kalesi'nin iç kale bölümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Brian Dell. Dosya sayfası
Abhazya'dan Erzurum'a
MehmedPaşa'nın lakabı olan "Abaza", onun Kafkasya'nın Karadeniz kıyısındaki Abhaz halkından geldiğini gösterir. Gençliğinde İstanbul'a getirilerek saray hizmetine alındığı, sonra çeşitli paşaların yanında yetiştiği anlatılır. Kroniklere göre bir dönem Celâlî isyancılarının arasında bulunmuş, sonra devlet hizmetine dönmüştü. Bu geçmiş, Abaza'nın Anadolu'daki eşkıya ve sekban gruplarını iyi tanımasını sağladı.
1620'li yılların başında Abaza, Maraş ve ardından Erzurumbeylerbeyi oldu. Erzurum, İran sınırına yakın, büyük bir garnizonu olan ve İstanbul'dan gönderilen yeniçerilerin bulunduğu stratejik bir şehirdi. Abaza'nın bu şehirde göreve başlaması, yaklaşan isyanın sahnesini de belirledi.
İsyanın başlaması: yeniçerilere karşı bir intikam
II. Osman'ın öldürülme haberi Anadolu'ya ulaştığında büyük bir öfke uyandırdı. Padişahınyeniçerileri ıslah etmek ve onların yerine Anadolu'dan yeni bir ordu kurmak istediği söylentisi, onun ölümünü Anadolu halkı ve taşra askerleri gözünde bir şehitliğe dönüştürmüştü. Abaza MehmedPaşa, bu duyguyu kendi iktidarı için kullandı.
Abaza, Erzurum'daki yeniçeri garnizonunu şehirden çıkardı ya da öldürttü. Ardından Anadolu'daki diğer kalelerde ve şehirlerde bulunan yeniçerileri hedef aldı. Kroniklerde, onun adamlarının yolda karşılaştıkları yeniçerileri öldürdüğü ve bu nedenle yeniçerilerin Anadolu'da kılık değiştirerek dolaştığı anlatılır. Abaza, bir yandan Genç Osman'ın katillerinin cezalandırılmasını talep ediyor, öbür yandan Anadolu'nun büyük bölümünü kendi denetimine almaya çalışıyordu.
Ek bilgi
Abaza Mehmed Paşa isyanı, Osmanlı tarihinde "taşra ile merkez" arasındaki gerilimin en çarpıcı örneklerinden biridir. İsyanın arkasında yalnızca bir beylerbeyinin hırsı değil, Anadolu'daki sekbanlar, Celâlî artıkları ve yeniçerilerden hoşnut olmayan taşra halkı da vardı. Bu nedenle bazı tarihçiler isyanı, Celâlî isyanlarının devamı olarak değerlendirir.
Erzurum Kalesi'nin tepeden görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Ankara kuşatması ve Kayseri yenilgisi
1623 yılında Abaza, büyük bir kuvvetle batıya doğru ilerledi ve Ankara'yı kuşattı. Ancak şehir direndi ve kuşatma başarısız oldu. Bu sırada İstanbul'da tahta IV. Murad geçmişti; padişah henüz çocuk yaştaydı ve devleti annesi Kösem Sultan ve vezirleri yönetiyordu.
1624'te sadrazamÇerkes Mehmed Paşa komutasındaki bir ordu Abaza'ya karşı gönderildi. İki ordu Kayseri yakınlarında karşılaştı. Abaza'nın kuvvetleri yenildi ve kendisi Erzurum'a çekildi. Ancak devlet, onu tamamen ortadan kaldırmak yerine affetti ve Erzurum beylerbeyiliğinde bıraktı. Bu kararın ardında, İran ile süren savaşta doğu sınırını savunacak deneyimli bir komutana duyulan ihtiyaç vardı.
İkinci isyan ve Erzurum kuşatması
Abaza'nın sükûnu uzun sürmedi. 1627'de yeniden ayaklandı ve Erzurum'daki yeniçerileri tekrar hedef aldı. Bu kez sadrazamHüsrev Paşa büyük bir orduyla doğuya gönderildi. Hüsrev Paşa, 1628'de Erzurum'u kuşattı. Uzun süren kuşatmanın ardından Abaza teslim olmayı kabul etti.
Şaşırtıcı olan, Abaza'nın bu kez de affedilmesiydi. Hüsrev Paşa, onu İstanbul'a getirdi. IV. Murad, Abaza ile görüştü ve onu idam ettirmek yerine Bosna beylerbeyiliğine atadı. Kroniklerde, genç padişahın Abaza'nın cesaretinden ve dürüstlüğünden etkilendiği anlatılır. Bu af, IV. Murad'ın sonradan sert yönetimiyle tanınmasını düşününce daha da ilgi çekicidir.
Dikkat: yanlış bilinen
Abaza Mehmed Paşa'nın isyanının gerçek amacı tarihçiler arasında tartışmalıdır. Bazı tarihçiler onu, Genç Osman'ın ıslahat düşüncelerini sürdürmek isteyen bir sadık paşa olarak görürken, bazıları bu iddianın taşradaki kendi iktidarını meşrulaştırmak için kullanılan bir bahane olduğunu savunur. Kaynakların büyük bölümü merkezde yazılmış kronikler olduğundan, Abaza'nın kendi bakış açısını aktaran belgeler oldukça sınırlıdır.
İsyanı anlatan kaynaklar
Abaza MehmedPaşa isyanını bugün büyük ölçüde üç Osmanlı tarihçisinin eserlerinden biliyoruz. Olayları kendi hayatında yaşamış olan İbrahim Peçevî, Tarih adlı eserinde isyanın ilk yıllarını anlatır. Kâtip Çelebi'nin Fezleke'si ve ondan yararlanan Naîmâ'nın tarihi ise olayları daha geniş bir çerçevede, devletin genel durumuyla birlikte ele alır. Bu üç yazarın da merkezde, İstanbul'un bakış açısıyla yazdığını unutmamak gerekir.
Bu kaynakların ortak noktası, Abaza'yı hem cesur bir asker hem de devlet düzenini bozan bir isyancı olarak göstermeleridir. Naîmâ'nın anlatımında Abaza'nın yeniçerilere duyduğu öfke, Genç Osman'ın ölümüne duyulan genel üzüntüyle birlikte verilir. Bu ikili tasvir, Osmanlı tarih yazarlarının bile Abaza hakkında tek bir yargıya varamadığını gösterir.
Son yılları ve idamı
Abaza MehmedPaşa, isyanlardan sonra Bosna, ardından Özi ve Silistre gibi Balkan sancaklarındabeylerbeyi olarak görev yaptı. Lehistan sınırındaki seferlerde başarılı oldu. Ancak IV. Murad'ın tutumu zamanla değişti. Padişah, otoritesini güçlendirmek için eski isyancıları ve güçlü paşaları birer birer ortadan kaldırmaya başladı. Abaza, 1634 yılında İstanbul'da idam edildi. Erzurum şehrinin panoramik görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Sabri76. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 20 Mayıs 1622: II. Osman'ın Yedikule'de öldürülmesi 1622: Abaza Mehmed Paşa'nın Erzurum'da isyanı başlatması 1623: IV. Murad'ın tahta çıkışı ve Ankara kuşatması 1624: Çerkes Mehmed Paşa'nın Kayseri yakınlarında Abaza'yı yenmesi 1627: İkinci isyanın başlaması 1628: Hüsrev Paşa'nın Erzurum'u kuşatması ve Abaza'nın teslimi 1628 sonrası: Abaza'nın Bosna, Özi ve Silistre beylerbeyliği 1634: Abaza Mehmed Paşa'nın İstanbul'da idamı
Bir padişahın kanı adına başlayan isyanın bıraktığı soru
Abaza MehmedPaşa isyanı, 17. yüzyıl Osmanlı'sının karmaşık iktidar ilişkilerini gösteren bir olaydır. İsyan, bir padişahın öldürülmesine duyulan öfkeyle başladı; ama kısa sürede taşradaki bir beylerbeyinin, yeniçeriler ile Anadolu'daki silahlı gruplar arasındaki rekabeti kendi lehine kullandığı bir güç mücadelesine dönüştü. Altı yıl boyunca Anadolu'nun doğusu ve ortası bu mücadelenin sahnesi oldu.
İsyanın en ilginç yanı, devletin Abaza'ya iki kez af göstermesidir. Bu durum, merkezi otoritenin zayıfladığı bir dönemde devletin taşradaki güçlü isimlerle pazarlık yapmak zorunda kaldığını gösterir. İran sınırını savunacak deneyimli komutanlara ihtiyaç duyan devlet, isyancıyı cezalandırmak yerine onu yeniden sisteme dahil etmeyi tercih etti.
Abaza'nın sonu ise IV. Murad'ın otoriteyi yeniden kurma çabasının bir parçası oldu. Genç padişah, bir dönem affettiği paşayı sonunda idam ettirdi. Bu, Osmanlı'da affın kalıcı bir güvence olmadığını, iktidar dengeleri değiştikçe eski hesapların yeniden açılabildiğini gösterir. Abaza'nın hikâyesi, Genç Osman'ın ölümüyle başlayan karanlık dönemin, IV. Murad'ın sert yönetimiyle nasıl kapandığını anlamak için önemli bir anahtardır. Aynı zamanda, Anadolu'da biriken öfkenin bir padişahın adıyla nasıl siyasi bir güce dönüşebildiğini de gösterir.