Bugün sanayisi ve limanıyla bilinen İzmit, antik çağda Nikomedeia adını taşıyordu. Roma imparatoru Diocletianus, 3. yüzyılın sonunda bu şehri imparatorluğun doğu yarısının başkenti yapmış, burada saraylar, darphane ve silah atölyeleri kurdurmuştu. Konstantinopolis'in kurulmasından sonra önemini yitiren şehir, Bizans döneminde Bitinya'nın önemli bir piskoposluk merkezi ve İstanbul'a giden yolun kilidi olarak kaldı.
Bu şehir, Orhan Bey döneminde, kaynakların çoğunun 1337 olarak verdiği bir tarihte Osmanlı yönetimine geçti. İzmit'in alınması, İznik ve Bursa'nın ardından Bitinya'daki son büyük Bizans şehrinin de el değiştirmesi anlamına geliyordu. Böylece Osmanlı beyliği İstanbul'un karşı kıyısına, Üsküdar ve Kadıköy'e kadar uzanan bir bölgenin sahibi oldu. Bu yazıda İzmit'in teslim sürecini, Kocaeli adının kökenini ve şehrin Osmanlı dönemindeki yerini anlatıyoruz. İzmit'te Sultan Abdülaziz için yapılan av köşküGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kuşatılan bir şehir: 1302'den 1337'ye
İzmit, Osmanlı akınlarıyla ilk kez yüz yüze gelen şehirlerden biriydi. 27 Temmuz 1302'deki Bafeus Muharebesi, Nikomedeia'ya yakın bir düzlükte yapılmıştı. Bizanslı tarihçi Georgios Pakhymeres, bu savaştan sonra İzmit çevresindeki köylülerin şehre sığındığını ve kırsalın boşaldığını anlatır. Sonraki otuz yıl boyunca şehir, kara yolları kesilmiş ama deniz yolu açık bir kale olarak yaşadı.
İzmit'in deniz kıyısında olması, onu İznik ve Bursa'dan farklı kılıyordu. Bizans donanması şehre erzak ve asker taşıyabildiği sürece, kara kuşatması şehri tamamen düşüremezdi. Bizans imparatoru III. Andronikos, 1329'daki Pelekanon bozgunundan sonra da İzmit'i desteklemeye çalıştı; ancak İznik'in 1331'de teslim olması, İzmit'i tamamen yalnız bıraktı.
Ek bilgi
Bizanslı devlet adamı ve sonradan imparator olan Ioannes Kantakuzenos, anılarında İzmit'in son yıllarına dair bilgiler verir. Onun anlatımında şehir halkının açlık çektiği ve sonunda Orhan Bey ile anlaşarak teslim olduğu aktarılır. Kantakuzenos'un 1330'lu yıllarda Orhan Bey ile doğrudan diplomatik ilişkiler kurduğu ve sonra kızı Theodora'yı onunla evlendirdiği düşünülürse, bu tanıklığın değeri daha da artar.
Teslimin tarihi neden tartışmalı?
İzmit'in alınış tarihi, erken Osmanlı tarihinin tartışmalı tarihlerinden biridir. Osmanlı kroniklerinin bir bölümü olayı 1331 ile 1338 arasında farklı yıllara yerleştirir. Bizans kaynakları ise teslimi 1337 civarına tarihler. Günümüz tarihçilerinin çoğu, Bizans kaynaklarına dayanarak 1337 tarihini benimser.
Bu karışıklığın nedeni, Osmanlı kroniklerinin olaylardan bir asırdan fazla sonra yazılmış olmasıdır. Aşıkpaşazade ve Neşrî gibi kronikçiler, kuruluş dönemini sözlü gelenekten ve kendilerinden önceki kayıp eserlerden derlemiştir. Bu eserlerde İzmit çevresindeki fetihler, Akçakoca, Konur Alp ve Abdurrahman Gazi gibi uç beylerinin adlarıyla birlikte anlatılır.
Dikkat: yanlış bilinen
İzmit'in alınışına dair bazı popüler anlatımlarda şehrin bir günlük saldırıyla düştüğü ya da büyük bir meydan savaşından sonra alındığı yazılır. Kaynaklar böyle bir saldırıdan söz etmez; şehrin uzun bir abluka ve açlık döneminin ardından anlaşmayla teslim olduğu anlatılır. Ayrıca bazı yayınlarda geçen 1326 ya da 1331 gibi tarihler, Bursa ve İznik'in teslim tarihleriyle karıştırılmış olabilir.
1881 tarihli Hüdavendigâr vilayeti ve İzmit mutasarrıflığı sınırlarını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Berkaysnklf. Dosya sayfası
Kocaeli adı nereden geliyor?
İzmit'in bağlı olduğu bölgenin adı olan Kocaeli, Osmanlı geleneğinde uç beylerinden Akçakoca'ya bağlanır. Osmanlı kroniklerinde Akçakoca, Osman Bey ve Orhan Bey dönemlerinde Sakarya'nın batısındaki toprakları fetheden bir gazi olarak anlatılır. Onun adına izafeten bölgeye "Koca ili" ya da "Kocaeli" denildiği aktarılır. Bugün Düzce'ye bağlı Akçakoca ilçesinin adı da bu beyden gelir ve onun türbesi burada bulunur.
Akçakoca hakkındaki bilgilerin tamamına yakını kroniklerden gelir. Ona ait bir kitabe ya da dönem belgesi yoktur. Bu nedenle Kocaeli adının kökeni, Osmanlı'nın kendi kuruluş hikâyesini nasıl kurduğunu da gösteren ilginç bir örnektir. Bölgenin adı, bir bölge yöneticisinin değil, ilk fethi gerçekleştiren gazinin anısını taşır.
Osmanlı döneminde İzmit: liman, tersane ve kereste
Osmanlı yönetiminde İzmit, Kocaeli sancağının merkezi oldu. Şehrin ilk büyük Osmanlı yapısı, Orhan Bey'e atfedilen ve kentin en eski camisi kabul edilen Orhan Camii'dir. 16. yüzyılda vezir Pertev Mehmed Paşa için Mimar Sinan'ın yaptığı ve halk arasında Yeni Cuma Camii olarak bilinen külliye ise şehrin en önemli Osmanlı eseridir.
İzmit, Osmanlı ekonomisinde özellikle kereste ve gemi yapımıyla öne çıktı. Çevredeki ormanlardan kesilen kereste körfez yoluyla İstanbul'a taşınıyor, İzmit'te ve körfez kıyısındaki tezgâhlarda gemiler yapılıyordu. 16. yüzyılda İstanbul'daki Tersane-i Âmire'nin ihtiyaç duyduğu kerestenin önemli bir kısmı bu bölgeden sağlanırdı. Şehir, aynı zamanda Anadolu'dan İstanbul'a giden kervan yolunun önemli bir durağıydı.
Ek bilgi
19. yüzyılda İzmit, Osmanlı sanayileşmesinin de öncü yerlerinden biri oldu. 1840'larda kurulan İzmit Çuha Fabrikası, ordunun kumaş ihtiyacını karşılamak için kurulmuş devlet fabrikalarından biridir. Sultan Abdülaziz'in şehri ziyaretlerinde kaldığı Av Köşkü de 1867 civarında yapılmıştır ve bugün müze olarak kullanılmaktadır.
İzmit Av Köşkü'nün yan cephesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Mutasarrıflıktan vilayete
Tanzimat döneminde İzmit, Hüdavendigâr vilayetine bağlı bir sancak oldu. 1888'de İstanbul'a yakınlığı ve stratejik önemi nedeniyle bağımsız bir mutasarrıflığa dönüştürüldü. Bu statü, şehrin doğrudan İstanbul'a bağlı olarak yönetildiği anlamına geliyordu. 1873'te açılan Haydarpaşa–İzmit demiryolu, şehri başkente daha da yaklaştırdı; bu hat daha sonra Anadolu Demiryolu'nun ilk bölümü oldu.
İzmit'in 1337'de Osmanlı yönetimine geçmesi, Bitinya'daki fetih döneminin son halkasıdır. Bursa, İznik ve İzmit'in birbiri ardından teslim olmasıyla Osmanlı beyliği, Marmara'nın doğu kıyılarına tamamen hâkim oldu. Bu durum, yirmi yıl sonra Rumeli'ye geçişin de zeminini hazırladı; çünkü artık beylik, deniz kıyısında limanlara ve gemi yapımına uygun ormanlara sahipti.
Şehrin alınma süreci, erken Osmanlı yayılmasının genel karakterini de gösterir. Büyük meydan savaşları yerine uzun ablukalar, kırsalın denetimi ve teslim anlaşmaları öne çıkar. Bizans kaynakları açlık ve yalnızlığı anlatırken, Osmanlı kronikleri bölgenin fethini gazilerin adlarıyla hatırlar. Kocaeli adı bu hafızanın bugüne ulaşan en açık izidir.
Osmanlı döneminde İzmit, bir sınır kalesinden bir liman, tersane ve sanayi şehrine dönüştü. Orhan Camii'nden Pertev Paşa Külliyesi'ne, çuha fabrikasından Av Köşkü'ne kadar şehrin yapıları, Nikomedeia'nın uzun tarihine eklenen Osmanlı katmanını gösterir. Bu nedenle 1337, yalnızca bir fethin değil, İzmit'in yeni bir kimlik kazanmaya başladığı yılın da adıdır. Bugün körfez kıyısındaki fabrikaların arasında kalan Orhan Camii ile Pertev Paşa Külliyesi, bu yeni kimliğin ilk taşlarının hâlâ yerinde durduğunu hatırlatır; şehrin uzun tarihi, sanayi kentinin görüntüsünün altında okunmayı bekler.