Körfezin ucundaki şehir
İzmit, Milli Mücadele yıllarında İstanbul ile Ankara arasındaki yolun en hassas noktalarından biriydi. Körfezin ucundaki bu şehir, hem Anadolu demiryolunun hem de İstanbul'dan doğuya giden kara yolunun üzerindeydi. 1920'de önce İngiliz, ardından Yunan kuvvetlerinin eline geçen İzmit, 28 Haziran 1921'de yeniden TBMM kuvvetlerinin denetimine girdi. Bu tarih bugün Kocaeli'de kurtuluş günü olarak anılıyor.İzmit'in kurtuluşu, Milli Mücadele'nin büyük meydan muharebeleri kadar bilinmiyor. Ama Sakarya'dan hemen önce kuzey kanadın güvenceye alınması bakımından önemli bir adımdı. Bu yazıda, İzmit'in işgalinden kurtuluşuna kadar geçen yılı ve bu olayın Milli Mücadele'deki yerini anlatıyoruz.

İşgal ve bölünmüş sancak
Mondros'tan sonra İzmit, İtilaf devletlerinin denetimindeki bölgelerden biri oldu. TBMM'nin açılışından yaklaşık bir buçuk ay sonra, 1920 Haziran'ında İngiliz kuvvetleri şehri işgal etti. Ardından şehir ve çevresi Yunan kuvvetlerinin yönetimine bırakıldı. Bu durum, İzmit sancağının fiilen ikiye bölünmesine yol açtı. Sancağın batı kesimi İstanbul hükûmetine bağlı kuvvetlerin ve işgal güçlerinin, doğu kesimi ise Ankara'nın atadığı mutasarrıfın denetimindeydi.Ankara, sancağın merkezini geçici olarak Geyve'ye taşıdı. İzmit, Adapazarı, İznik, Karamürsel ve Kandıra kazaları Geyve'ye bağlandı. Ankara'nın atadığı mutasarrıf Saadettin Bey, Kuva-yı Milliye birlikleriyle iş birliği yaparak bölgede TBMM yönetimini ayakta tuttu. Bu dönemde yerel milis birlikleri, köylülerin kurduğu müfrezeler ve düzenli ordunun birlikleri yan yana çalıştı.
Tarih notu
Haziran 1920: İzmit'in İngiliz kuvvetlerince işgali. 21-22 Ocak 1921: Kocaeli Grubu'nun kuruluşu. 31 Mart 1921: Kâzım Özalp'in Kocaeli'ne atanması. 21 Haziran 1921: Adapazarı. 24 Haziran 1921: Gölcük yolu ve körfez ovası. 27-28 Haziran 1921 gecesi: Yunan kuvvetlerinin İzmit'i boşaltması. 28 Haziran 1921: İzmit. 11 Şubat 1922: Sancağın adının Kocaeli olması.
Kocaeli Grubu
21-22 Ocak 1921'de TBMM hükûmeti, bölgedeki kuvvetleri tek bir komuta altında toplamak için Kocaeli Grubu Komutanlığı'nı kurdu. Grubun başına Miralay Halit Bey, yani halk arasında "Deli Halit" diye anılan subay getirildi. Grup, başlangıçta bir kolordu olarak düşünülmüş, sonra tümen düzeyinde örgütlenmişti. Personelinin büyük bölümü bölge halkından sağlanıyordu.Nisan 1921'de Karesi milletvekili Kâzım Bey, yani sonraki adıyla Kâzım Özalp, Meclis kararıyla izinli sayılarak Kocaeli bölgesinin komutanlığına atandı. Kâzım Bey, bölgedeki birlikleri Mürettep Kolordu adıyla yeniden düzenledi. Kolordunun birlikleri, Haziran 1921'de Yunan kuvvetlerine karşı ileri harekâta geçti. 21 Haziran'da Adapazarı kurtarıldı. 24 Haziran'da körfeze uzanan ova ve Gölcük yolu temizlendi.

27-28 Haziran gecesi
27 Haziran 1921'de Yunan kuvvetleri, İzmit önlerinde Kocaeli birlikleriyle çatıştıktan sonra şehri boşaltmaya başladı. 27'yi 28'e bağlayan gece şehir tamamen boşaltıldı. Yunan birlikleri Karamürsel yönüne çekildi. Kolordu komutanlığı, 33. Süvari Alayı'na şehre girmesini ve yağma ile düzensizliğe izin vermemesini emretti. Aynı emirde Derince'nin keşfedilmesi de isteniyordu. 28 Haziran'da TBMM kuvvetleri İzmit'e girdi.Şehre giren birlikler ağır bir manzarayla karşılaştı. Çekilme sırasında şehrin bazı mahalleleri yakılmış, Müslüman mahallelerinde büyük yıkım yaşanmıştı. Çekilmeden önceki haftalarda bölgede sivillere yönelik şiddet olayları da yaşanmıştı. Bu olaylar, o yıl bölgeyi ziyaret eden yabancı heyetlerin raporlarına da girdi.
Ek bilgi
Kâzım Özalp 1882'de Köprülü'de doğdu. Birinci Dünya Savaşı'nda Doğu'da ve Kafkasya'da tümen komutanı olarak görev yaptı ve 1918'de Batum'a giren birliklerin başındaydı. Milli Mücadele'de Kuzey Cephesi ve Kocaeli komutanlıklarını yürüttü, Sakarya'ya kolordu komutanı olarak katıldı. Sonra Milli Müdafaa Vekili ve TBMM Başkanı oldu.
Neden Haziran 1921?
Yunan ordusunun İzmit'i boşaltma kararı, büyük ölçüde Temmuz 1921'de başlayacak büyük taarruzun hazırlıklarıyla ilgiliydi. Yunan başkomutanlığı, Eskişehir ve Kütahya yönüne yapacağı taarruz için kuvvetlerini toplamak istiyordu. Kocaeli yarımadasındaki birlikler, hem Mürettep Kolordu'nun baskısı altındaydı hem de ana cephe için gerekliydi.Bu açıdan İzmit'in boşaltılması, tek başına bir askerî yenilginin değil, Yunan ordusunun kuvvetlerini yeniden düzenlemesinin de sonucuydu. Ama sonucu TBMM için son derece değerliydi. İzmit'in geri alınmasıyla, Ankara'nın kuzey kanadı büyük ölçüde güvenceye alındı. Birkaç hafta sonra Kütahya-Eskişehir muharebeleri kaybedildiğinde ve ordu Sakarya'nın doğusuna çekildiğinde, kuzeyden gelebilecek bir tehdit büyük ölçüde ortadan kalkmıştı. Kâzım Bey'in kolordusu da Sakarya Meydan Muharebesi'ne katıldı.

Atatürk ve İzmit
İzmit, Atatürk'ün hayatında birkaç önemli anın geçtiği şehir oldu. Ocak 1923'te Batı Anadolu gezisi sırasında İzmit'e geldi. Bu ziyaret sırasında annesi Zübeyde Hanım'ın İzmir'de hayatını kaybettiği haberini aldı. 16-17 Ocak 1923'te İzmit'teki köşkte İstanbul gazetecileriyle uzun bir görüşme yaptı. Bu görüşmede yeni devletin yönetimi, saltanatın kaldırılması ve kurulacak partinin ilkeleri hakkında önemli açıklamalar yaptı.Kasım 1938'de ise Atatürk'ün naaşı, Yavuz zırhlısıyla İstanbul'dan İzmit'e getirildi. Naaş burada trene aktarılarak Ankara'ya yolcu edildi. İzmit halkı, Cumhuriyet'in kurucusunu son yolculuğunda körfez kıyısında uğurladı.
Dikkat: yanlış bilinen
İzmit'in kurtuluşunun büyük bir meydan muharebesiyle gerçekleştiği söylenir. Gerçekte kurtuluş, haftalarca süren küçük çatışmaların, milis baskınlarının ve Yunan ordusunun kuvvetlerini yeniden düzenleme kararının birleşimiyle mümkün oldu. Bu durum, kurtuluşun önemini azaltmıyor, ama nasıl gerçekleştiğini doğru anlamamızı sağlıyor.
Küçük çatışmaların büyük sonucu
İzmit'in kurtuluşu, Milli Mücadele'nin daha az bilinen bir yüzünü gösteriyor. Büyük meydan muharebelerinin arasında, yerel milislerin, küçük müfrezelerin ve köylülerin yürüttüğü bir mücadele vardı. Kocaeli yarımadasında bu mücadele, düzenli ordunun birlikleriyle yerel kuvvetlerin iş birliğiyle yürüdü. Mutasarrıf Saadettin Bey, Kâzım Bey ve Halit Bey gibi isimler, bu iş birliğinin farklı halkalarıydı.Bu iş birliği, Milli Mücadele'nin genel karakterini de yansıtıyor. 1920'nin başında dağınık milis birliklerine dayanan mücadele, 1921'de düzenli ordunun çatısı altında toplanıyordu. Kocaeli Grubu'nun önce bağımsız bir komutanlık olarak kurulması, sonra Mürettep Kolordu adıyla düzenli orduya bağlanması, bu dönüşümün küçük bir örneğiydi. İzmit'in kurtuluşu, bu dönüşümün meyvesini verdiği ilk anlardan biri oldu.