İçeriğe geç
Giriş yap
0

Birinci Grup (10 Mayıs 1921): Meclis zümrelerinden Müdafaa-i Hukuk Grubu'na ve Halk Fırkası'na

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Partisiz bir meclis

Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920'de açıldığında, içinde bir siyasi parti yoktu. Milletvekillerinin büyük kısmı Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin desteğiyle seçilmişti, ama Meclis'te bir parti disiplini, ortak bir program ya da grup toplantısı yoktu. Her milletvekili kendi kanaatine göre oy veriyordu. Savaşın ilk aylarında bu durum ciddi bir sorun yaratmadı. Ama Meclis'in görüşmeleri uzayıp tartışmalar sertleştikçe, Meclis içinde düşünce yakınlığına dayanan küçük topluluklar ortaya çıktı.

1920 sonu ile 1921 başında Meclis'te zümre ya da grup adı verilen bu topluluklardan birkaçı vardı: Tesanüd Grubu, Halk Zümresi, Müdafaa-i Hukuk Zümresi, İstiklal Grubu ve Islahat Grubu bunların başlıcalarıydı. Bu gruplar, Meclis'in yönetim anlayışı, Teşkilat-ı Esasiye'nin içeriği ve hükümetin yetkileri gibi konularda farklı görüşleri temsil ediyordu.
Mustafa Kemal Paşa Büyük Millet Meclisi'nde, 1 Mart 1921
Mustafa Kemal Paşa Büyük Millet Meclisi'nde, 1 Mart 1921Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Esad Nedim. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 23 Nisan 1920 Meclis'in açılışı; 20 Ocak 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu; 10 Mayıs 1921 Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kuruluşu; 5 Ağustos 1921 Başkomutanlık Kanunu; Temmuz 1922 İkinci Grup'un resmen ortaya çıkışı; 1 Kasım 1922 saltanatın kaldırılması; 27 Mart 1923 Ali Şükrü Bey'in öldürülmesi; 1 Nisan 1923 seçim kararı; 8 Nisan 1923 Dokuz Umde; 9 Eylül 1923 Halk Fırkası'nın kuruluşu.

10 Mayıs 1921: Grubun kuruluşu

10 Mayıs 1921'de Mustafa Kemal Paşa, Meclis'teki Müdafaa-i Hukuk taraftarı milletvekillerini tek bir çatı altında topladı. Kurulan grubun adı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'ydu. Grup, Sivas Kongresi'nde kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Meclis'teki temsilcisi olarak düşünüldü. Mustafa Kemal Paşa grubun başkanıydı.

Grubun hedefi açıktı: Meclis'te savaşın yürütülmesini destekleyecek, dağınık olmayan, disiplinli bir çoğunluk oluşturmak. Grup, Misak-ı Millî'yi ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nu kendi ana çizgisi olarak kabul etti. Meclis'teki önceki zümrelerin üyelerinin önemli bir kısmı bu gruba katıldı. Bu tarihten sonra Meclis'teki tartışmalar, artık dağınık kişiler arasında değil, belirli bir çoğunluk grubu ile onun karşısındaki muhalefet arasında yürüdü.

Neden "Birinci" Grup?

Grubun resmî adı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'ydu. "Birinci Grup" adı, bir yıl sonra Meclis'te ikinci bir grubun ortaya çıkmasıyla yaygınlaştı. Mustafa Kemal Paşa'nın politikalarına karşı çıkan milletvekilleri, Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Bey'in önderliğinde bir süre örgütsüz bir muhalefet yürüttü. Temmuz 1922'de, başkomutanlık süresinin üçüncü kez uzatılmasının görüşüldüğü günlerde bu milletvekilleri de kendi gruplarını kurdu. Bu yeni topluluğa İkinci Grup, Mustafa Kemal Paşa'nın grubuna da Birinci Grup denilmeye başlandı.
Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey
Trabzon milletvekili Ali Şükrü BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

İki grup arasındaki tartışmalar

İki grup arasındaki görüş ayrılıkları en çok yetki meselesinde ortaya çıktı. İkinci Grup, Meclis yetkilerinin Mustafa Kemal Paşa'ya ya da dar bir kurula devredilmesine karşı çıktı. Aralık 1921'de Meclis yetkilerinin on beş kişilik bir Fevkalade Harp Komisyonu'na devrine ilişkin tasarıya, 1922'de Başkomutanlık Kanunu'nun üçüncü ve dördüncü kez uzatılmasına, İstiklal Mahkemelerinin yetkilerine karşı çıktı. Birinci Grup ise savaş koşullarında yetkinin tek elde toplanmasının zorunlu olduğunu savundu.

Bazı konularda iki grup aynı yerde durdu. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinde ve saltanatın kaldırılmasında İkinci Grup'un tavrı Birinci Grup'tan farklı değildi; 1 Kasım 1922'de İkinci Grup da saltanatın kaldırılması yönünde oy kullandı. Ayrılık, daha çok Meclis içindeki yetki dağılımı ve Mustafa Kemal Paşa'nın konumu üzerineydi.
Ek bilgi
İkinci Grup'un 25 Kasım 1922'de verdiği bir seçim kanunu teklifi, belirli bir yerde beş yıldan az oturanların o yerden milletvekili seçilemeyeceğini ve Misak-ı Millî sınırları dışında doğanların milletvekili olamayacağını öngörüyordu. Teklif kabul edilseydi, Selanik doğumlu Mustafa Kemal Paşa başta olmak üzere birçok subay kökenli milletvekili seçilme hakkını kaybedecekti. Teklif Meclis'te kabul görmedi.

Ali Şükrü Bey olayı

İki grup arasındaki gerginliğin en ağır anı Mart 1923'te yaşandı. İkinci Grup'un sert muhalifi Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey, 27 Mart 1923'te kayboldu; cesedi daha sonra bulundu. Cinayet, Mustafa Kemal Paşa'nın muhafız alayının komutanı Topal Osman Ağa'ya yüklendi. Topal Osman Ağa yakalanmak istenirken çıkan çatışmada öldürüldü. Ali Şükrü Bey'in sahibi olduğu Tan gazetesi, İkinci Grup'un görüşlerinin yayımlandığı yayın organıydı. Olay Meclis'te büyük tepkiye yol açtı ve iki grup arasındaki güveni iyice sarstı.

Seçim kararı ve Dokuz Umde

Lozan görüşmelerinin kesildiği ve Meclis'teki gerginliğin arttığı günlerde, 1 Nisan 1923'te Meclis yenilenme kararı aldı. Böylece Birinci Meclis seçime gitti. Mustafa Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'te Müdafaa-i Hukuk Grubu adına seçim beyannamesi niteliğinde dokuz maddelik bir bildiri yayımladı. Dokuz Umde adıyla bilinen bu metin, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu, saltanatın kaldırılmasının değişmez olduğunu, iç güvenliğin sağlanacağını ve barışın Misak-ı Millî çerçevesinde yapılacağını vurguluyordu.

Haziran 1923 seçimlerinde aday listelerini Müdafaa-i Hukuk Grubu belirledi. İkinci Grup üyelerinin büyük çoğunluğu yeni Meclis'e giremedi ve grup etkinliğini yitirdi. İkinci Meclis büyük ölçüde Birinci Grup'un adaylarından oluştu.
Hüseyin Rauf Bey
Hüseyin Rauf BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
İkinci Grup için kullanılan "gerici" nitelemesi tartışmalıdır. Araştırmalar, İkinci Grup mensupları arasında müftü, müderris ve şeyh gibi din adamlarının oranının Birinci Grup'takinden daha düşük olduğunu göstermiştir. İki grubu ayıran asıl çizgi din ya da saltanat değil, savaş döneminde yetkinin nasıl kullanılacağı ve Meclis'in denetim gücüydü.

Gruptan partiye

Birinci Grup, Türkiye'nin ilk iktidar partisinin çekirdeğidir. 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal Paşa, Müdafaa-i Hukuk Grubu'nu bir siyasi partiye dönüştürerek Halk Fırkası'nı kurdu. Halk Fırkası, Cumhuriyet'in ilanından sonra Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı. Böylece 1921'de Meclis içinde bir grup olarak doğan yapı, iki buçuk yıl içinde ülkenin tek iktidar partisi oldu.

Birinci Grup'un kuruluşu, Birinci Meclis'in siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Grup kurulmadan önce Meclis, her milletvekilinin kendi başına hareket ettiği bir kurultay görünümündeydi. Grup, bu yapıyı savaşın gereklerine göre düzenledi. Ama aynı süreç, Meclis içinde örgütlü bir muhalefetin doğmasına da yol açtı. Birinci ve İkinci Grup arasındaki tartışmalar, Türk parlamento tarihinin ilk iktidar ve muhalefet deneyimi olarak görülebilir.

Grubun içindeki farklı sesler

Birinci Grup tek sesli bir yapı değildi. Grubun içinde, savaş yıllarında Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın çalışma arkadaşları arasında yer alan, ama sonraki yıllarda farklı yollara giden isimler de vardı. Malta sürgününden dönen Hüseyin Rauf Bey, Temmuz 1922'den Ağustos 1923'e kadar İcra Vekilleri Heyeti'nin reisliğini yaptı ve Birinci Grup'un önde gelen üyelerinden biriydi. Rauf Bey, Ali Fuat Paşa ve Kâzım Karabekir Paşa gibi isimler, 1924 sonbaharında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurarak yeni Meclis'te muhalefete geçtiler.

Bu ayrılık, Birinci Grup'un bir savaş dönemi koalisyonu olduğunu da gösterir. Grup, ortak düşmana karşı yürütülen mücadelede farklı görüşteki milletvekillerini aynı çatıda topladı. Savaş bitip yeni devletin kurumları tartışılmaya başlandığında, grubun içindeki görüş farklılıkları da yeniden ortaya çıktı.

Grubun iç işleyişi

Birinci Grup'un gücü, Meclis'teki oylamalardan önce yapılan grup toplantılarından geliyordu. Önemli kanun tasarıları, Meclis genel kuruluna gelmeden önce grup toplantısında tartışılıyor, burada alınan karar Meclis'te grup üyelerince destekleniyordu. Bu yöntem, savaşın kritik aylarında Meclis'in hızlı karar almasını sağladı. Başkomutanlık Kanunu'nun uzatılması gibi konular, önce grup içinde ele alındı. Ama aynı yöntem, Meclis'teki tartışmaların bir kısmının genel kurul dışında, grup salonunda yapılmasına da yol açtı. İkinci Grup'un eleştirilerinden biri de buydu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap