İçeriğe geç
Giriş yap
0

Lagari Hasan Çelebi 'ilk roket insanı' mı? Tek kaynak Evliya Çelebi ve bir şenlik anlatısı

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Türkiye'de sıkça anlatılan hikâyelerden biri, Lagari Hasan Çelebi'nin 1633'te İstanbul'da barutla çalışan bir roketle göğe yükseldiği ve böylece "dünyanın ilk roket uçuşunu" yaptığıdır. Hikâyeye göre Lagari, Sarayburnu'ndan kendi yaptığı bir roketle havalanmış, bir süre uçtuktan sonra denize inmiş ve yüzerek kıyıya çıkmıştır. Bu hikâye, ders kitaplarında, çizgi filmlerde, filmlerde ve sosyal medyada "ilk astronot" ya da "ilk roket insanı" iddiasıyla tekrarlanır. Oysa bu olayı anlatan tek bir kaynak vardır: Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si. Başka hiçbir çağdaş Osmanlı ya da Avrupa kaynağında bu olaydan söz edilmez. Bu yazıda Lagari hikâyesinin kaynağını, Evliya Çelebi'nin anlatım tarzını, olayın teknik açıdan değerlendirilmesini ve "ilk roket uçuşu" iddiasının neden kanıtlanmış bir tarihî olgu olarak sunulamayacağını ele alıyoruz.
Lagari Hasan Çelebi'nin uçuşunu canlandıran bir resim
Lagari Hasan Çelebi'nin uçuşunu canlandıran bir resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Original creator is unknown. Uploader to trwp is w:tr:Kullanıcı:CRea80. Dosya sayfası

İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?

Lagari hikâyesi, bugün sosyal medyada sıkça "kanıtlanmış bir ilk" olarak paylaşılıyor. X'te bir kullanıcı, 23 Ekim 2026'da (17.11 TSİ) yaptığı paylaşımda, Lagari Hasan Çelebi'nin 1633'te "dünyanın ilk barutlu roket dikey uçuşunu" gerçekleştirdiğini yazdı. Aynı gün (17.54 TSİ) bir başka kullanıcı, Lagari'nin 1633'te barutla çalışan ilk roket benzeri araçla yükseldiğini ileri sürdü. Bu paylaşımlarda olayın tek kaynağının Evliya Çelebi olduğu ve başka bir belgenin bulunmadığı belirtilmiyordu.

Hikâyenin yaygınlaşmasında, 20. yüzyılda Türkiye'de havacılık ve uzay çalışmalarına duyulan ilginin de etkisi oldu. Lagari ve Galata Kulesi'nden uçtuğu anlatılan Hezarfen Ahmed Çelebi, bu dönemde "Türk havacılığının öncüleri" olarak anılmaya başlandı. Hikâye, 1990'larda ve 2000'lerde filmlere, dizilere ve çizgi filmlere de konu oldu.

Evliya Çelebi ne anlatıyor?

Evliya Çelebi, Seyahatname'nin birinci cildinde, İstanbul'u anlatırken çeşitli meslek gruplarından ve ilginç kişilerden söz eder. Lagari Hasan Çelebi'nin hikâyesi de bu bölümde yer alır. Evliya'nın anlatımına göre, Sultan IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan'ın doğumu nedeniyle yapılan şenliklerde Lagari Hasan Çelebi, yedi kollu bir roket yapmış ve içine elli okka barut koymuştu. Sarayburnu'nda, padişahın huzurunda bu rokete binmiş ve roket ateşlenince havaya yükselmişti. Havadayken kanatlarını açarak süzülmüş ve Sinan Paşa Köşkü'nün önünde denize inmişti. Ardından yüzerek kıyıya çıkmış ve padişahın huzuruna gelerek "Padişahım, İsa Peygamber ile konuştum" diye şaka yapmıştı. Padişah da ona bir kese altın ve yetmiş akçe maaşla sipahilik vermişti.

Evliya'nın anlatımında, Lagari'nin daha sonra Kırım'a gittiği ve orada öldüğü de yer alır.
Ek bilgi
Evliya Çelebi, aynı bölümde Hezarfen Ahmed Çelebi'nin de Galata Kulesi'nden kanatlarla uçarak Üsküdar'a indiğini anlatır. Bu iki hikâye, Seyahatname'nin aynı bölümünde, birbirinin ardından yer alır. Her ikisi de başka çağdaş kaynaklarda doğrulanmamıştır.
İstanbul'daki Galata Kulesi
İstanbul'daki Galata KulesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0, yazar: G.OZCAN. Dosya sayfası

Evliya Çelebi'nin anlatım tarzı

Evliya Çelebi, 17. yüzyılın en önemli gezginlerinden ve yazarlarından biridir. Seyahatname, Osmanlı dünyası hakkında eşsiz bilgiler içerir. Ancak tarihçiler, Evliya'nın anlatımlarının her zaman kelimesi kelimesine doğru kabul edilemeyeceğini vurgular. Evliya, okurlarını eğlendirmek için abartılı hikâyeler, mizahi anlatımlar ve efsaneler de aktarır. Seyahatname'de sayıların abartıldığı, olağanüstü olayların anlatıldığı ve hayal gücünün devreye girdiği pek çok bölüm vardır. Bu nedenle tarihçiler, Seyahatname'deki bilgileri mümkün olduğunca başka kaynaklarla karşılaştırarak kullanır.

Tarihlendirme sorunu

Hikâyenin tarihi de tartışmalıdır. Evliya, olayı Kaya Sultan'ın doğumuyla ilişkilendirir. Kaya Sultan'ın 1633 civarında doğduğu kabul edilir; bu nedenle olay genellikle 1633'e tarihlendirilir. Ancak Evliya'nın Seyahatname'yi olaydan yıllar sonra yazdığı ve tarihleri her zaman kesin vermediği bilinir. Ayrıca Kaya Sultan'ın doğumu için yapıldığı söylenen bu şenliğin, dönemin diğer kaynaklarında ayrıntılı olarak anlatılmaması da dikkat çekicidir.

Teknik açıdan değerlendirme

Barutla çalışan roketler, 17. yüzyılda bilinmekteydi. Çin'de, Hindistan'da ve Avrupa'da havai fişek ve askerî roketler kullanılıyordu. Osmanlı şenliklerinde de havai fişek gösterileri yapılırdı. Ancak bir insanı taşıyabilecek, onu güvenli bir şekilde havaya kaldıracak ve indirecek bir roketin 17. yüzyıl teknolojisiyle yapılması, büyük teknik sorunlar içerir. Elli okka, yani yaklaşık altmış kilogram barutun kontrolsüz yanması, roketin patlamasına ya da insanın ağır yaralanmasına yol açabilirdi. Bu nedenle bazı araştırmacılar, Lagari'nin hikâyesinin bir havai fişek gösterisinin abartılmış bir anlatımı olabileceğini düşünür.
Dikkat: yanlış bilinen
Lagari'nin hikâyesinin tamamen uydurma olduğunu söylemek de doğru değildir. Evliya Çelebi, bir şenlikte yapılan cesur bir gösteriyi aktarıyor olabilir. Ancak bu gösterinin gerçekten bir "roket uçuşu" olup olmadığını, kaç metre yükseldiğini ve nasıl gerçekleştiğini bugün elimizdeki tek kaynakla doğrulamak mümkün değildir. "Kanıtlanmış ilk roket uçuşu" ifadesi bu nedenle yanıltıcıdır.

Benzer efsaneler

İnsanın roketle göğe yükselmesine dair efsaneler, başka kültürlerde de vardır. Çin'de, Ming döneminde yaşadığı söylenen Wan Hu adlı bir memurun, sandalyesine bağladığı kırk yedi roketle göğe yükselmeye çalıştığı ve patlamada kaybolduğu anlatılır. Bu hikâyenin de çağdaş bir kaynağı yoktur; hikâye, 20. yüzyılda Batılı kaynaklarda ortaya çıkmıştır. Bu tür hikâyeler, insanın uçma hayalinin farklı kültürlerde nasıl efsanelere dönüştüğünü gösterir.

Evliya Çelebi'nin anlatımına yaklaşım

Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si, Osmanlı kültür tarihinin en zengin kaynaklarından biridir. Ancak Evliya Çelebi, anlatımında abartıya, mizaha ve hikâye anlatıcılığına sıkça başvurur. Seyahatname'de, gerçek gözlemlerin yanı sıra halk arasında dolaşan söylentiler ve efsaneler de yer alır. Tarihçiler, Seyahatname'deki bilgileri değerlendirirken, başka kaynaklarla karşılaştırma yapmanın önemini vurgular. Lagari Hasan Çelebi'nin uçuşu, bu karşılaştırmanın yapılamadığı bir anlatımdır; çünkü bu olaya başka bir çağdaş kaynakta rastlanmaz.

Barut ve havai fişek geleneği

Osmanlı şenliklerinde havai fişek gösterileri önemli bir yer tutuyordu. Surname'lerde, şenliklerde yapılan havai fişek gösterileri, ateşten gemiler ve kaleler, renkli ışıklar ayrıntılı olarak anlatılır. Bu gösterileri hazırlayan ustalar, fişekçi olarak anılırdı. Lagari Hasan Çelebi'nin uçuşu anlatısı, bu havai fişek geleneğinin bir parçası olarak düşünülebilir. Şenliklerde barutla yapılan gösterilerin zaman zaman çok cesur denemeleri de içerdiği bilinir.

Anlatının yaygınlaşması

Lagari'nin hikâyesi, 20. yüzyılda Türkiye'de yeniden popüler hale geldi. Çeşitli belgeseller, çizgi filmler ve popüler yayınlar, hikâyeyi geniş kitlelere tanıttı. Bu yapımlarda Lagari, çoğunlukla tarihî bir gerçeklik olarak sunuldu.
Louis-François Cassas'ın Sarayburnu panoraması
Louis-François Cassas'ın Sarayburnu panoramasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Louis-François Cassas (1756 - 1827) (French) Born in Château d'Azay-le-Ferron, France. Died in Versailles, France. Detai. Dosya sayfası

Lagari'nin kültürel mirası

Lagari'nin hikâyesi, kanıtlanmış bir tarihî olgu olmasa da Türk kültüründe güçlü bir yer edinmiştir. Hikâye, bilim ve teknolojiye ilgiyi artıran bir sembol olarak kullanılır. Türkiye'deki bazı havacılık tesislerinin ve projelerinin Lagari ya da Hezarfen adını taşıması, bu sembolik önemin bir göstergesidir. Ancak bu kültürel değeri, tarihî kanıtla karıştırmamak gerekir.
Tarih notu
Kronoloji
1611: Evliya Çelebi'nin doğumu
1623–1640: IV. Murad'ın saltanatı
1633 civarı: Kaya Sultan'ın doğumu ve Evliya'nın anlattığı şenlik
1630'lar: Evliya'nın anlattığı Hezarfen ve Lagari hikâyeleri
17. yüzyılın ikinci yarısı: Seyahatname'nin yazılması
23 Ekim 2026: "İlk barutlu roket dikey uçuşu" iddiasının X'te paylaşılması

Uçma hayali ile tarihî kanıt arasında

Bize göre Lagari Hasan Çelebi'nin hikâyesi, "yalan" olarak da "kanıtlanmış gerçek" olarak da sunulmamalıdır. Elimizde yalnızca Evliya Çelebi'nin renkli ve abartıya açık bir anlatısı vardır. Bu anlatı, 17. yüzyıl İstanbul'unun şenlik kültürü ve insanın uçma hayali hakkında değerli bir belgedir; ancak "dünyanın ilk roket uçuşu" iddiasını taşıyacak güçte bir kanıt değildir. Kültürel bir sembolü sevmek ile tarihî bir iddiayı kanıtlamak farklı şeylerdir.

Lagari Hasan Çelebi hikâyesinin bugün bu kadar sevilmesi, insanın uçma hayaline ve geçmişte öncü bir buluş bulma isteğine duyulan sempatiyle açıklanabilir. Evliya Çelebi'nin anlatısı, bir şenlik gösterisini, barutla yapılan bir düzeneği ve göğe yükselen bir insanı tarif eder; ancak aynı yazar, eserinde abartılı ve masalsı pek çok anlatıya da yer verir. Bu nedenle tek bir anlatıya dayanarak teknik ayrıntılar çıkarmak ya da onu kesin bir rekor olarak sunmak, eldeki kaynağın taşıyabileceğinden fazlasını ondan beklemek olur. Öte yandan hikâyeyi tamamen uydurma olarak reddetmek de doğru değildir; Evliya'nın tarif ettiği şenlik ortamı ve havai fişek kültürü dönemin başka kaynaklarında da görülür. En sağlıklı yaklaşım, hikâyeyi bir kültürel anlatı olarak değerlendirmek ve iddiayı bu sınırlar içinde tutmaktır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap