Çekilişin ortasında bir direniş
İrbid çarpışması, 26 Eylül 1918'de, bugün Ürdün'ün kuzeyinde bulunan İrbid kasabası önünde yaşandı. Megiddo taarruzundan sonra Şam'a doğru çekilen Osmanlı Dördüncü Ordusu'nun yan koruma kuvveti, kasabaya saldıran bir İngiliz süvari alayını ağır kayıplarla geri püskürttü. Bu çarpışma, Eylül 1918'deki büyük çöküşün ortasında Osmanlı birliklerinin hâlâ düzenli bir artçı savunması yapabildiğini gösteren olaylardan biridir.İngiliz 4. Süvari Tümeni için İrbid, 19 Eylül'den beri girdiği çarpışmalar içinde başarısızlıkla sonuçlanan ilk saldırı oldu. Osmanlı kuvveti gece boyunca yerinde kaldı ve karanlık çöktükten sonra düzen içinde kuzeye, Remte'ye çekildi.

Üç ordu, iki yol
Megiddo taarruzunun ilk günlerinde Yedinci ve Sekizinci Ordular Yahudiye dağlarında büyük kayıplar verdi. Kalıntıları Semah, Cisr Benat Yakup, Kuneytra ve Kevkeb üzerinden Şam'a çekilmeye çalışıyordu. Ürdün'ün doğusundaki Dördüncü Ordu ise Amman'dan kuzeye, Hac yolu boyunca Dera üzerinden Şam'a çekiliyordu.Yıldırım Orduları Grubu komutanı Liman von Sanders, 20 Eylül'de Nasıra'dan kaçtıktan sonra 21 Eylül sabahı Dera'ya ulaştı. Dördüncü Ordu'ya Yermük, İrbid ve Dera hattına çekilme emri verdi. Dera'yı, komutanı Binbaşı Willmer'in aldığı önlemler sayesinde oldukça güvenli buldu ve onu yeni cephenin geçici komutanı yaptı. Aynı akşam binlerce Dürzi'nin liderleriyle görüştü ve tarafsız kalmaları konusunda anlaştı. 26 Eylül'e gelindiğinde Dördüncü Ordu'nun Amman garnizonu, hızla çekilmekle birlikte hâlâ bir savaş kuvveti olarak bütünlüğünü koruyordu.
Tarih notu
21 Eylül 1918: Liman von Sanders'in Dera'ya gelmesi ve Yermük-İrbid-Dera hattını belirlemesi.
25 Eylül 1918: Amman'ın kaybı, Semah ve Taberiye'nin düşmesi.
26 Eylül 1918, sabah: İngiliz 10. Süvari Tugayı'nın Cisr el-Mecami'den İrbid'e yürüyüşü.
26 Eylül 1918, öğleden sonra: İrbid önündeki süvari hücumunun püskürtülmesi.
26-27 Eylül 1918 gecesi: Osmanlı kuvvetinin Remte'ye çekilmesi.
27 Eylül 1918: Dera'da çarpışmalar.
1 Ekim 1918: Şam'ın kaybı.
25 Eylül 1918: Amman'ın kaybı, Semah ve Taberiye'nin düşmesi.
26 Eylül 1918, sabah: İngiliz 10. Süvari Tugayı'nın Cisr el-Mecami'den İrbid'e yürüyüşü.
26 Eylül 1918, öğleden sonra: İrbid önündeki süvari hücumunun püskürtülmesi.
26-27 Eylül 1918 gecesi: Osmanlı kuvvetinin Remte'ye çekilmesi.
27 Eylül 1918: Dera'da çarpışmalar.
1 Ekim 1918: Şam'ın kaybı.
Cisr el-Mecami'den İrbid'e
4. Süvari Tümeni, Afule ve Beysan'ı aldıktan sonra Ürdün üzerindeki son geçitleri kapatmış, Beysan ile Cisr el-Mecami'yi tutuyordu. 25 Eylül'de 10. Süvari Tugayı'na mümkün olduğu kadar hızlı biçimde İrbid'e ve Dera'ya ilerleme, Emir Faysal'ın kuvvetleriyle bağlantı kurma emri verildi. Tugay 26 Eylül sabahı saat sekizde, öncüde 2. Mızraklı Alayı ile Cisr el-Mecami'den çıkarak Ürdün'ü geçti.İrbid'in beş kilometre batısında, Vadi el-Gafr'ın dar boğazından geçerken alay, yukarıdaki yaylalardan tüfek ateşine tutuldu. Alay komutanı derhâl saldırı emri verdi. Arazi keşfedilmemişti ve karşıdaki kuvvetin büyüklüğü hakkında kimsenin bir fikri yoktu.

Hücumun dağılması
Saldırı planı, kasabanın farklı yönlerinden eş zamanlı bir süvari hücumuna dayanıyordu. Bir bölük kuzeybatıdaki Bariha köyünden dolaşarak doğudan, ikinci bölük kuzeyden, üçüncü bölük güneyden saldıracaktı. Ancak plan, sahada hızla dağıldı. Birinci bölük yolunu kaybetti, Bariha'yı İrbid sandı ve çarpışmanın dışında kaldı. İkinci bölük makineli tüfek ateşiyle durduruldu ve kasabanın bin yüz metre kuzeyinde mevzi alarak destek ateşi açmakla yetindi.Kırk sekiz kişiye düşmüş olan üçüncü bölük, kasabanın kuzey kenarındaki makineli tüfeklerin yoğun ateşi altında ilerledi. Arazi hücum için fazla engebeliydi. Bölüğün bir kısmı kuzeybatı köşesine yönelmek için yön değiştirdi, ama öncü takım dümdüz ilerlemeyi sürdürdü ve yok oldu. Bölükten yalnızca sekiz kişi geri dönebildi.
At topçusu bataryası ancak saat beşte mevzisine girebildi, yani üçüncü bölüğe yardım için çok geç kalmıştı. Yardıma gelen Merkezî Hindistan Süvari Alayı'nın bölükleri de benzer biçimde yollarını kaybetti ya da güneye kaymak zorunda kaldı. Karanlık çökünce çarpışma sona erdi. İngiliz tarafının ölü ve yaralı kaybı kırk altı kişiydi ve bunların çoğu tek bir bölükten gelmişti.
Ek bilgi
İngiliz resmî tarihi bu başarısızlığı şöyle özetler: Karanlıktan önce sonuç alma telaşı ve birçok zaferden doğan güven, olağan önlemlerin bir kenara bırakılmasına yol açmıştı. Arazi keşfedilmemiş, düşman kuvvetinin büyüklüğü bilinmiyordu.
Gece çekilişi ve Dera
Dördüncü Ordu'nun yan koruma kuvveti karanlığa kadar mevzisini korudu ve 26 Eylül gecesi kasabadan kuzeye, Remte'ye çekildi. Ertesi sabah İngiliz devriyeleri İrbid'i boş buldu. 10. Süvari Tugayı Dera'ya doğru ilerlemeyi sürdürdü.Aynı gece Emir Faysal'ın, çoğu düzensiz savaşçılardan oluşan dört bin kişilik kuvveti, Dera'nın kuzeyinde demiryolunu keserek Şeyh Sa'd'a ulaştı. Arap kuvvetleri 26 ve 27 Eylül arasında iki bin kadar esir aldı ve Dera'daki artçılara saldırdı. Dera'daki çarpışmalar gece boyunca sürdü. Dördüncü, Yedinci ve Sekizinci Ordulardan geriye kalan altı ile yedi bin arasında asker, Taberiye ve Dera düşmeden önce Şam yönüne çekilmeyi başarmıştı.

Dikkat: yanlış bilinen
İrbid'i savunan Osmanlı kuvvetinin büyüklüğü ve kayıpları İngiliz kaynaklarında belirtilmez. Çarpışmanın ayrıntıları büyük ölçüde İngiliz birlik kayıtlarına dayanır.
Çöküşün ortasında düzen
İrbid çarpışması, Eylül 1918'in genel tablosu içinde küçük bir olaydır, ama önemli bir gerçeği gösterir: Megiddo'dan sonraki çekiliş tamamen dağınık bir kaçış değildi. Dördüncü Ordu, Amman'dan Dera'ya uzanan uzun yolda yan koruma kuvvetleri bırakarak ana kolların çekilmesini güvenceye almaya çalıştı. İrbid'deki kuvvet, iyi seçilmiş mevzilerde ve makineli tüfeklerini doğru yerleştirerek kendisinden çok daha hareketli bir süvari birliğini durdurdu.Çarpışma, süvari savaşının sınırlarını da ortaya koyar. Afule'de ve Cenin'de açık ovada şaşkın kuvvetlere karşı başarılı olan süvari hücumu, İrbid'de keşfedilmemiş engebeli arazide ve hazırlıklı makineli tüfeklere karşı ağır bir bedel ödedi. Hızla sonuç alma isteği, en eski askerî kurallardan biri olan keşfin ihmal edilmesine yol açmıştı.
İrbid'deki direniş, Dera'ya ve Şam'a doğru çekilen kolların bir gece daha kazanmasını sağladı. Bu çekilen kuvvetlerin bir kısmı, Ekim ayında Şam'dan Halep'e uzanan yolda Mustafa Kemal Paşa'nın yeniden topladığı birliklere katılacaktı. Büyük bir yenilginin içinde kazanılan bu tür küçük zamanlar, Halep'in kuzeyinde kurulan son savunma hattının oluşmasına katkıda bulundu.