Şam'a on altı kilometre
30 Eylül 1918, Birinci Dünya Savaşı'nın Suriye cephesinde Şam'ın düşmesinden önceki son gündü. O gün Şam'ın güneyinde iki çarpışma yaşandı. Kevkeb'de, Kuneytra'dan gelen ana yol üzerinde, Yedinci ve Sekizinci Ordu kalıntılarından oluşan bir artçı kuvvet Avustralya hafif süvarilerine karşı mevzi aldı. Birkaç kilometre doğuda, Dera'dan gelen Hac yolu üzerindeki Kisve'de ise Dördüncü Ordu'nun çekilen kollarını koruyan artçılar Hint süvarileriyle çarpıştı.İki çarpışma da Osmanlı birliklerinin geri çekilmesiyle sonuçlandı. Ertesi gün, 1 Ekim 1918'de, İngiliz ve Arap kuvvetleri Şam'a girdi. Bu son günün arka planında, Yedinci Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın bir gün önce Kisve'ye ulaşması ve kuzeye, Rayak'a yönlendirilmesi vardı. Bu yönlendirme, ordunun kalıntılarının Şam'da kuşatılmadan Halep yönüne çekilebilmesinin ilk adımı oldu.

Megiddo'dan Şam'a
19 Eylül'de başlayan Megiddo taarruzu, Filistin'deki Osmanlı cephesini birkaç gün içinde çökertmişti. Yedinci ve Sekizinci Ordu kalıntıları Semah, Taberiye ve Cisr Benat Yakup üzerinden kuzeye, Kuneytra yoluyla Şam'a çekiliyordu. Ürdün'ün doğusundaki Dördüncü Ordu ise Amman'dan Hac yolu boyunca, Dera üzerinden Şam'a yöneliyordu.İngiliz 4. Süvari Tümeni 26 Eylül'de Dera yönünde, Avustralya Atlı Tümeni ve 5. Süvari Tümeni ise 27 Eylül'de Celile Gölü'nün kuzeyinden dolaşarak Şam'a doğru takibe başladı. Dördüncü, Yedinci ve Sekizinci Ordulardan geriye kalan altı ile yedi bin arasında Alman ve Osmanlı askeri, Taberiye ve Dera düşmeden önce bu yollardan geçmeyi başarmıştı.
Tarih notu
25 Eylül 1918: Semah ve Taberiye'nin kaybı.
27 Eylül 1918: Cisr Benat Yakup çarpışması, Dera'nın Arap kuvvetlerince alınması.
29 Eylül 1918: Mustafa Kemal Paşa'nın öncü birliklerle Kisve'ye ulaşması.
30 Eylül 1918, sabah: Kevkeb sırtındaki artçının çekilmesi.
30 Eylül 1918, öğle: Kisve'nin kuzeyindeki süvari hücumu.
1 Ekim 1918: İngiliz ve Arap kuvvetlerinin Şam'a girmesi.
26 Ekim 1918: Halep'in kuzeyinde Katma ve Haritan çarpışmaları.
27 Eylül 1918: Cisr Benat Yakup çarpışması, Dera'nın Arap kuvvetlerince alınması.
29 Eylül 1918: Mustafa Kemal Paşa'nın öncü birliklerle Kisve'ye ulaşması.
30 Eylül 1918, sabah: Kevkeb sırtındaki artçının çekilmesi.
30 Eylül 1918, öğle: Kisve'nin kuzeyindeki süvari hücumu.
1 Ekim 1918: İngiliz ve Arap kuvvetlerinin Şam'a girmesi.
26 Ekim 1918: Halep'in kuzeyinde Katma ve Haritan çarpışmaları.
Liman von Sanders'in Şam planı
Yıldırım Orduları Grubu komutanı Liman von Sanders, Şam'ın savunması için bir kuvvet ayırdı. 24, 26 ve 53. Piyade Tümenleri, Yedinci Ordu'nun XX. Kolordusu ve Dördüncü Ordu'nun 3. Süvari Tümeni, Yedinci Ordu'ya bağlı III. Kolordu komutanı Albay İsmet Bey'in komutasına verildi. Dördüncü Ordu komutanı Mersinli Cemal Paşa'nın komutasındaki Taberiye Grubu da Şam'ı savunmakla görevlendirildi. Kalan bütün Osmanlı birliklerine kuzeye çekilme emri verildi.29 Eylül'de Mustafa Kemal Paşa, ordusunun öncü birlikleriyle Dera'nın seksen kilometre kuzeyindeki Kisve'ye ulaştı. Liman von Sanders, ona Şam'da durmadan kuzeye, Rayak'a devam etmesini emretti. Rayak, Beyrut-Şam demiryolu ile kuzeye, Humus ve Halep'e giden hattın kavşağındaydı. Bu emir, Yedinci Ordu'nun komuta heyetini ve toparlanabilen birliklerini Şam'ın kaçınılmaz kuşatmasından uzak tuttu.
Ek bilgi
Kevkeb ve Kisve çarpışmalarında adı geçen Albay İsmet Bey, Yedinci Ordu'daki III. Kolordu'nun komutanıydı. İsmet Bey, birkaç yıl sonra Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi komutanı olarak İnönü muharebelerini yönetecek ve İsmet İnönü adıyla tanınacaktı.
Kevkeb sırtında bir artçı
30 Eylül sabahı Avustralya Atlı Tümeni'nin öncüsü, Sa'sa'dan Şam'a doğru dar geçitlerden ve iki yandan ateş eden keskin nişancıların arasından ilerledi. Ovaya çıkınca Kevkeb yakınında düzensiz bir kolla karşılaştı. Küçük gruplar hâlinde hücum eden hafif süvariler, üç yüz elli esir, bir top, sekiz makineli tüfek ve dört yüz tüfek ele geçirdi.Kısa süre sonra yaklaşık üç kilometre uzunluğunda güçlü bir kol, Kevkeb sırtında savunma mevzisi aldı. Bu kuvvet, Semah ve Taberiye garnizonlarından kalan ve Cisr Benat Yakup'tan da geri itilen Yedinci ve Sekizinci Ordu birlikleriyle Şam'ın savunucularından bir kısmının birleşmesinden oluşuyordu. Volkanik bir sırtın batı ucundan doğuya uzanan yüksek araziyi tutan kuvvet, sağ yandan gelen bir başka birlikle birlikte yolun önüne makineli tüfek yuvaları kurdu. Mevzinin iki bin beş yüz kişilik olduğu tahmin ediliyordu.
İngiliz planı, iki hafif süvari alayının topçu desteğiyle doğrudan saldırmasına, bu sırada Fransız Afrika avcıları ve sipahilerinden oluşan karma süvari alayının batıdan dolanarak sırtın gerisine geçmesine dayanıyordu. Fransız alayı direnişle karşılaşmadan sırtın sağ arkasına ulaştı. Saat 11.15'te iki batarya, sırttaki mevzilere etkili bir ateş açtı. Ardından iki Avustralya alayı kılıç çekerek yamaca hücum etti.

Sırttan çekiliş
Hücum eden süvariler, beklenen yoğun makineli tüfek ateşiyle karşılaşmadı. Sırttaki kuvvet, topçu ateşinin ve arkasından dolanan Fransız alayının tehdidi altında mevzilerini bırakarak gerideki bahçelere çekildi. Bir süvari bölüğü yol boyunca Şam'a doğru dörtnala uzaklaştı. Yetmiş iki kişi ve on iki makineli tüfek ele geçirildi. Piyadenin büyük kısmı yakındaki ağaçlıklara girerek Dareya yönüne çekildi.Kevkeb'den sonra Avustralya Atlı Tümeni, Şam'ın batısına dolanarak Beyrut ve Humus yollarını kesmekle görevlendirildi. Öğleden sonra yol üzerindeki bir tabya alındı. Akşam saatlerinde tümen, Şam'ın üç kilometre batısındaki Mezze'ye ulaştı. Barada boğazında, Şam'dan Beyrut'a çekilen kollar ateş altına alındı.
Kisve: Hac yolundaki kollar
Aynı sabah, 5. Süvari Tümeni'ne bir uçağın bildirdiği iki bin kişilik bir Osmanlı kuvvetini Hac yolunda durdurma emri verildi. Kuneytra'dan gelen yol ile Dera'dan gelen Hac yolu, Şam'a yaklaştıkça birbirine yaklaşıyordu. Tümen doğuya döndü. Dördüncü Ordu'nun öncü kolu, bir süvari tümeni ve bir miktar piyadeyle, Şam'ın on dört kilometre güneyindeki Kisve'ye yaklaşıyordu. Kolu izleyen İngiliz 4. Süvari Tümeni ise kırk sekiz kilometre gerideydi.Kisve köyü, makineli tüfeklerle donatılmış iki bin kişilik bir artçı tarafından güçlü biçimde tutuluyordu. Hint süvari alayları köyü aşamadı. Tümen komutanı köyü atlayarak kuzeydeki bir başka artçıya yöneldi. Cebel el-Esved tepeleri yol üzerindeki kolları koruyordu. Yolda altı-sekiz sıra hâlinde sıkışık bir kol Şam'a doğru yürüyordu.
Poona süvarilerinden bir bölük, büyük bir taş siper içindeki artçıya at topçusunun desteğiyle hücum etti. Artçı geri çekildi. Hücum çekilen kolun içine kadar uzanarak onu ikiye böldü. Yakındaki bahçelerde 3. Süvari Tümeni'nden bir alayın karargâhı ve kalan kırk subayla yüz elli eri esir düştü. Gün boyunca Avustralya uçakları Kisve'nin güneyindeki kolları bombaladı.

Dikkat: yanlış bilinen
Kevkeb ve Kisve'deki esir ve kayıp rakamları İngiliz ve Avustralya birlik kayıtlarına dayanır. Osmanlı kuvvetlerinin bu son günlerdeki kayıpları, çekilişin karmaşası içinde ayrıntılı olarak kaydedilememiştir.
Şam'ın düşmesi ve Halep'e uzanan çekiliş
30 Eylül gecesi Avustralya Atlı Tümeni Şam'ın batısında, 5. Süvari Tümeni'nin bir tugayı şehrin güneyindeki son sırttaydı. 4. Süvari Tümeni ve Arap kuvvetleri, Hac yolunda Dördüncü Ordu kalıntılarıyla çarpışıyordu. 1 Ekim sabahı Şam İngiliz ve Arap kuvvetlerinin eline geçti. Şam'ı savunmakla görevlendirilen kuvvetlerin bir kısmı esir düştü. Toparlanabilen birlikler Humus yoluyla kuzeye çekildi.Mustafa Kemal Paşa, Rayak'tan sonra Humus ve Hama üzerinden Halep'e çekilen birlikleri yeniden topladı. Ekim sonunda Halep'in kuzeyinde, Katma ve Haritan çevresinde kurulan savunma hattı, İngiliz ilerleyişini durdurdu. 30 Ekim'de Mondros Mütarekesi imzalandığında bu hat, Osmanlı birliklerinin elinde bulunan son çizgiydi.
Son artçıların anlamı
Kevkeb ve Kisve çarpışmaları, büyük bir askerî çöküşün son halkalarıdır. İki yerde de Osmanlı artçıları, kısa süreli bir direnişin ardından mevzilerini bıraktı. Kevkeb'de sırtı tutan kuvvet, topçu ateşi ve kanattan dolanan süvari tehdidi karşısında süvari hücumunu beklemeden çekildi. Kisve'de köyü tutan artçı ise İngiliz süvarilerini durdurmayı başardı, ama kuzeydeki ikinci artçı yarıldı ve kol ikiye bölündü.Bu çarpışmaların asıl değeri, kazandırdığı saatlerdedir. Şam'ın güneyinde tutulan her sırt, Hac yolundaki kolların ve Kuneytra yolundan gelen birliklerin şehirden geçip kuzeye yönelmesi için zaman kazandırdı. Liman von Sanders'in Şam'ı savunmak için ayırdığı kuvvetler büyük ölçüde kaybedildi, ama kuzeye yönlendirilen birlikler Halep'e ulaşabildi.
Mustafa Kemal Paşa'nın 29 Eylül'de Kisve'den Rayak'a yönlendirilmesi, bu bakımdan dönemin en sonuçlu kararlarından biri oldu. Yedinci Ordu'nun komuta kadrosu ve toparlanabilen askerleri Şam'da kuşatılsaydı, Halep'in kuzeyinde tutunacak bir kuvvet kalmayabilirdi. Bir yıl sonra Misak-ı Millî'nin güney sınırı tartışılırken, Mütareke günü Türk birliklerinin tuttuğu hat önemli bir dayanak olacaktı. Şam'ın güneyindeki son artçılar, o hattın kurulmasına giden yolun başında yer alıyordu.