Yakup Kızları Köprüsü
Cisr Benat Yakup, yani Yakup Kızları Köprüsü, Ürdün Nehri'nin Hule Gölü'nün güneyinde, Celile Gölü'nün kuzeyinde geçilebildiği en önemli noktadır. Nehir burada, Korazim yaylası ile Golan tepeleri arasında sıkışmadan önce iyi bir geçit verir. Birinci Dünya Savaşı'nın son haftalarında, 27 Eylül 1918'de, Taberiye Grubu'nun artçıları bu geçitte Avustralya Atlı Tümeni'ni bir gün boyunca durdurdu.Çarpışma, Megiddo taarruzundan sonra Şam'a doğru yapılan takibin ilk büyük engeliydi. Osmanlı ve Alman artçıları köprüyü havaya uçurup nehrin doğu yakasındaki tepelere yerleşti. İngiliz süvarileri ancak akşam saatlerinde ve gece boyunca nehri farklı noktalardan geçebildi. Bu gecikme, Yedinci ve Sekizinci Ordu kalıntılarının Kuneytra üzerinden Şam'a doğru çekilmesine zaman kazandırdı.

Bin yılların geçidi
Bu geçit, tarih öncesi çağlardan beri kullanılıyordu. Mezopotamya ile Mısır arasındaki kervan yolu buradan geçerdi. Mısırlılar, Asurlular, Hititler, İsrailoğulları, Araplar, Haçlı şövalyeleri ve Osmanlı yeniçerileri nehri bu noktada aşmıştı. Haçlılar geçide hâkim bir kale inşa etmiş, Şam'ı tehdit eden bu kale 1179'da Selahaddin tarafından yıkılmıştı. Eski kemerli taş köprü, 1799'da Napolyon'un ilerleyişinin kuzey sınırını oluşturmuştu.Köprünün adının kökeni hakkında farklı anlatılar vardır. Arapça Cisr Benat Yakup adı, İbranice Geşer Bnot Yaakov olarak çevrilmiş ve bugün İsrail'de bu adla anılmaktadır. Köprü, Kudüs'ten ve Nablus'tan Kuneytra üzerinden Şam'a giden yolun Ürdün'ü aştığı yerdeydi.
Tarih notu
20 Eylül 1918: Liman von Sanders'in Nasıra'dan çekilmesi.
25 Eylül 1918: Semah ve Taberiye'nin kaybı.
27 Eylül 1918, sabah: Avustralya Atlı Tümeni'nin Taberiye'den yola çıkması.
27 Eylül 1918, öğle: Cisr Benat Yakup'ta artçılarla temas.
27 Eylül 1918, akşam: Hule Gölü yakınında ve el-Min geçidinde nehrin geçilmesi.
28 Eylül 1918, gece: Köprü mevzisinin boşaltılması ve Deyr es-Saras çarpışması.
1 Ekim 1918: Şam'ın kaybı.
25 Eylül 1918: Semah ve Taberiye'nin kaybı.
27 Eylül 1918, sabah: Avustralya Atlı Tümeni'nin Taberiye'den yola çıkması.
27 Eylül 1918, öğle: Cisr Benat Yakup'ta artçılarla temas.
27 Eylül 1918, akşam: Hule Gölü yakınında ve el-Min geçidinde nehrin geçilmesi.
28 Eylül 1918, gece: Köprü mevzisinin boşaltılması ve Deyr es-Saras çarpışması.
1 Ekim 1918: Şam'ın kaybı.
Taberiye Grubu'nun görevi
Yıldırım Orduları Grubu komutanı Liman von Sanders, 20 Eylül'de Nasıra'dan çekildikten sonra Semah'ı ve Taberiye'yi tutarak Hule Gölü'nden İrbid'e uzanan bir artçı hattı kurmayı planlamıştı. 25 Eylül'de Semah ve Taberiye düşünce bu garnizonların kalıntılarından Taberiye Grubu oluşturuldu. Liman von Sanders bu gruba, İngiliz takibine Hule Gölü'nün güneyinde kurulacak artçı mevzilerinde kararlılıkla direnme emrini verdi.Gruba Nasıra'daki karargâh birlikleri ve garnizonun Taberiye üzerinden çekilen kalıntıları da katıldı. Bu kuvvetler Ürdün'ü Cisr Benat Yakup'ta geçti, köprüyü havaya uçurdu ve doğu yakada geçitlere hâkim makineli tüfek mevzileri hazırladı. Artçı mevzileri, köprüden kuzeyde Hule Gölü'ne kadar uzanıyordu.
Celile Gölü kıyısından Golan'a
27 Eylül sabahı saat altıda Avustralya Atlı Tümeni, arkasında 5. Süvari Tümeni ve Çöl Atlı Kolordusu karargâhıyla birlikte Taberiye'den yola çıktı. 5. Hafif Süvari Tugayı'nın öncülüğünde Celile Gölü kıyısı boyunca kuzeye ilerleyen süvariler, Avustralyalı askerlere Gelibolu'nun sırtlarını hatırlatan kil tepelerin yanından geçti. Ardından Ürdün'ün bütün geçitlerine hâkim, savunmaya çok elverişli Golan yaylalarına yaklaştılar.Tümen öğle saatlerinde Ürdün kıyısına ulaştı. Nehrin karşı yakasındaki Alman makineli tüfekçilerini de içeren artçılar, açık yaklaşma yollarını ve köprünün güneyindeki geçidi ateş altında tutuyordu. Nehir bu noktada derin ve hızlı akıyordu. Kıyılar dikti. Makineli tüfek ateşi olmasa bile geçiş zor olacaktı.

Köprü başında Fransız süvarileri
Köprünün batı ucundaki binaları savunan artçıya, Fransız Afrika avcıları ve sipahilerden oluşan karma süvari alayı saldırdı. Açık arazide atlarından inip geniş aralıklı bir düzende cepheden saldıran alay, topçu desteği olmadığı için kayıp verdi. 4. Hafif Süvari Tugayı'nın makineli tüfek bölüğü de Kusr Ata köyü yakınında mevziye girdi. Gece boyunca köprü başında temas sürdü.El-Min ve Hule Gölü'nden geçişler
5. Hafif Süvari Tugayı'nın diğer alayları köprünün güneyinde bir geçit aradı. Öğleden sonra köprünün iki buçuk kilometre güneyindeki el-Min geçidinde nehri yüzerek geçtiler. Ancak karşı kıyıdaki kayalık arazide sıkıştılar ve karanlıkta ilerleyemediler. Şafağa kadar yerlerinde kalmak zorunda kaldılar. 12. Hafif Süvari Alayı da gece el-Min'de bir köprü başı kurdu.Kuzeyde ise 3. Hafif Süvari Tugayı, Ürdün'ün batı yakası boyunca Hule Gölü'nün güney kıyısına kadar ilerleyerek uygun bir geçiş yeri aradı. 10. Hafif Süvari Alayı alacakaranlıkta nehri geçmeyi başardı. Bir bölüğü güçlü bir artçı mevzisini alarak elli esir ve üç top ele geçirdi. 8. Alay da akşam saat yedide nehri geçti.
Ek bilgi
Cisr Benat Yakup'taki artçılarda Osmanlı birliklerinin yanında Alman makineli tüfek bölükleri de bulunuyordu. Bu bölükler, Filistin cephesinin son haftalarında birçok artçı çarpışmasında direnişin bel kemiğini oluşturdu.
Artçının çekilmesi
Köprüdeki ana artçı, kuzeyden ve güneyden nehrin geçildiğini, iletişim hatlarının tehdit altına girdiğini anlayınca mevzilerini boşalttı. Çoğu kamyonlarla çekildi. Elli üç asker esir düştü. Köprünün gece saat ikiye doğru boşaldığı bildirildi ve Fransız alayı nehri geçti.3. Hafif Süvari Tugayı gece yarısına kadar nehri tamamen geçti ve altı kilometre ilerleyerek Deyr es-Saras'ta Şam yolunu kesti. Ancak köprüyü savunan ana kuvvet çoktan çekilmişti. Deyr es-Saras'ı tutan güçlü bir artçı, atlı bir hücumla alındı. On iki Alman, kırk bir Osmanlı askeri, bir top, bir makineli tüfek, bir kamyon ve bir cephane deposu ele geçirildi.

Dikkat: yanlış bilinen
Cisr Benat Yakup çarpışmasında Osmanlı ve Alman artçılarının toplam sayısı ve kayıpları kesin olarak bilinmez. Aktarılan esir sayıları İngiliz ve Avustralya birlik kayıtlarından gelir.
Bir günün değeri
Cisr Benat Yakup çarpışması, küçük bir artçının doğru seçilmiş bir arazide büyük bir takip kuvvetini nasıl durdurabildiğini gösterir. Köprünün havaya uçurulması, nehrin derin ve hızlı akması ve doğu yakadaki tepelerin geçitlere hâkim olması, Avustralya Atlı Tümeni'ni bütün bir günü nehri geçmek için harcamaya zorladı. Süvariler ancak geçitleri tek tek bularak, gece karanlığında ve kayıplar vererek karşı yakaya ulaşabildi.Bu gecikme, Megiddo'dan sonra Şam'a çekilen birlikler için çok değerliydi. Kuneytra yolundan Şam'a çekilen Yedinci ve Sekizinci Ordu kalıntıları, köprüde kazanılan zamanda takipçilerinden uzaklaşabildi. 29 Eylül'de Mustafa Kemal Paşa'nın öncü birliklerle Kisve'ye ulaşabilmesi ve kuzeye yönlendirilebilmesi, bu artçı çarpışmalarının sağladığı zamanla mümkün oldu.
Geçidin bin yıllık tarihi, 1918'de bir kez daha tekrarlanmıştı: Ürdün'ü bu noktada tutan, Şam'a giden yolu da denetliyordu. Selahaddin'in Haçlı kalesini yıktığı, Napolyon'un ilerleyişinin durduğu geçit, Birinci Dünya Savaşı'nın son haftalarında Osmanlı artçılarının çekilişi korumak için tuttuğu son su hattı oldu.