İçeriğe geç
Giriş yap
0

Merhamlı Muharebesi (27-28 Kasım 1912): Kırcaali Müfrezesi Meriç kıyısında kuşatılıyor

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Batı Trakya'da kapanan bir kıskaç

Merhamlı Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı'nın Batı Trakya'daki son büyük çarpışmasıdır. Rumi takvimle 14 Kasım, miladi takvimle 27 Kasım 1912'de, bugün Yunanistan'ın Dedeağaç (Aleksandrupoli) iline bağlı olan ve Peplos adını taşıyan Merhamlı köyü çevresinde yaşandı. Tuğgeneral Mehmed Yaver Paşa komutasındaki Osmanlı Kırcaali Müfrezesi, haftalardır süren bir geri çekilişin sonunda Meriç Nehri'nin batı kıyısında üç yönden sıkıştırıldı. Birliklerin yalnızca bir bölümü nehri geçip doğuya ulaşabildi. Geri kalanlar ertesi gün, 28 Kasım'da, Bulgar komutanlarına teslim oldu.

Muharebe, Balkan Savaşı'nın Doğu Trakya'daki büyük meydan muharebelerinin gölgesinde kalmıştır. Oysa Merhamlı, Rodoplar ile Ege kıyısı arasındaki bütün Osmanlı varlığının fiilen sona erdiği yerdir. Kırcaali, Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç'ın ardından Merhamlı'da dağılan müfreze, Batı Trakya'nın Osmanlı yönetiminden çıkışını kesinleştirdi.
Mehmed Yaver Paşa
Mehmed Yaver PaşaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Savaşın ilk haftaları ve iki cepheye bölünen ordu

Ekim 1912'de başlayan Balkan Savaşı'nda Osmanlı kuvvetleri iki büyük gruba ayrılmıştı. Trakya'daki Doğu Ordusu'nun başında Abdullah Paşa, Makedonya'daki Batı Ordusu'nun başında ise Ali Rıza Paşa bulunuyordu. Trakya'daki kuvvetler ayrıca üç komutanlığa bölünmüştü: Doğu Ordusu, Edirne Müstahkem Mevkii ve Kırcaali Müfrezesi. Bu sonuncusu, Rodop Dağları'nın doğu kesiminde, Bulgaristan sınırına bakan dağlık bir bölgeyi savunmakla görevliydi.

Müfrezenin asıl işi, Trakya ile Makedonya arasındaki kara ve demiryolu bağlantısını korumak ve Filibe yönünden gelecek Bulgar kuvvetlerinin Edirne'ye inmesini geciktirmekti. Ancak savaşın ilk haftalarındaki gelişmeler bu görevi kısa sürede anlamsız bıraktı. 22-24 Ekim'deki Kırkkilise Muharebesi ve ardından 28 Ekim-2 Kasım arasındaki Lüleburgaz-Pınarhisar çarpışmaları Doğu Ordusu'nu Çatalca hattına kadar geri itti. Edirne kuşatıldı. 9 Kasım'da Selanik'teki Osmanlı birlikleri Yunan kuvvetlerine teslim oldu.

Rodoplar'da da durum farklı değildi. 21 Ekim'de Kırcaali Bulgarların eline geçti, 26 Ekim'de Paşmaklı düştü. Kırcaali Müfrezesi'nin bir kolu bu iki kasabayı geri almak için karşı saldırıya geçti. Ancak Alamidere köyü üzerinden yapılan bu girişim de sonuç vermedi ve cephe bir süre Arda Nehri boyunca durağan kaldı.
Tarih notu
21 Ekim 1912: Kırcaali'nin Bulgar kuvvetlerince alınması.
26 Ekim 1912: Paşmaklı'nın düşmesi.
9 Kasım 1912: Selanik'in Yunan ordusuna teslimi.
17 Kasım 1912: Mestanlı'nın Bulgarlarca alınması.
20-21 Kasım 1912: Balkan Töresi çarpışması ve Gümülcine'nin düşmesi.
26 Kasım 1912: Dedeağaç'a Bulgar girişi.
27 Kasım 1912: Merhamlı Muharebesi.
28 Kasım 1912: Müfrezenin kalan kısmının teslimi.

Bulgar yüksek komutanlığının hesabı

Gümülcine sancağına doğru çekilen Kırcaali Müfrezesi, Bulgar yüksek komutanlığı için hâlâ bir tehlike sayılıyordu. Edirne kuşatma altındaydı ve doğudan geri çekilen dağınık Osmanlı birliklerinin Yaver Paşa'ya katılması hâlinde müfrezenin yirmi bin kişiye yaklaşabileceği hesaplanıyordu. Böyle bir kuvvet, Edirne'yi kuşatan Bulgar birliklerini arkadan rahatsız edebilirdi.

Bu nedenle üç koldan yürütülecek bir takip planı hazırlandı. Selanik'in düşmesiyle serbest kalan General Stiliyan Kovaçev komutasındaki Rodop Müfrezesi batıdan, Serez ve Drama üzerinden ilerleyecekti. General Nikola Genev komutasındaki Bulgar Kırcaali Müfrezesi kuzeyden dağları aşarak güneye inecekti. Albay Aleksandar Tanev komutasındaki karışık süvari alayı ise Meriç'in doğusunu tutacak ve Osmanlı birliklerinin Gelibolu yönüne geçmesini engelleyecekti. Böylece müfrezenin batıda, kuzeyde ve doğuda hareket alanı kalmayacaktı.
Bulgar birlikleri 1912'de Cisr-i Mustafapaşa'ya (Svilengrad) giriyor
Bulgar birlikleri 1912'de Cisr-i Mustafapaşa'ya (Svilengrad) giriyorGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Takip ve daralan çember

Rodop Müfrezesi 20 Kasım'da İskeçe'yi aldı, altı gün sonra da Dedeağaç'a girdi. Önemli bir liman olan Dedeağaç'ın düşmesi, Yaver Paşa'nın denizden destek alma ya da tahliye edilme umudunu ortadan kaldırdı.

Kuzeyde, Genev'in kuvvetleri 15 Kasım'da harekete geçti ve iki gün sonra Mestanlı'yı aldı. Mahmutlar köyü yakınındaki Makaza geçidinde, Balkan Töresi denen yerde Osmanlı birlikleri bir savunma hattı kurmuştu. Bulgar Kırcaali Müfrezesi bu hattı sarmaya başlayınca Osmanlı birliklerinin önemli bir kısmı Ferecik yönüne çekilerek kuşatmadan kurtuldu, bir kısmı ise esir düştü. 21 Kasım'da Gümülcine de düştü. Genev, uzun yürüyüşlerden yorulan birliklerini burada kısa bir süre dinlendirdi. 25 Kasım'da doğuya yöneldi ve iki gün sonra Yaver Paşa'nın Meriç'in batı yakasındaki karargâhının bulunduğu Ferecik kasabasına ulaştı.

Doğuda ise Albay Tanev'in süvari alayı 15 Kasım'da Sofulu'yu almış, Meriç'in doğu kıyısını tutmuştu. Bu üç hareket birleştiğinde Kırcaali Müfrezesi Meriç ile Ege arasındaki dar bir alana sıkıştı.
Ek bilgi
Muharebenin adı verilen Merhamlı köyü, Osmanlı kaynaklarında Muhramlı biçiminde de geçer. Köy bugün Yunanistan sınırları içinde, Meriç deltasının yakınında yer alır ve Peplos adını taşır. Muharebenin tarihleri Bulgar kaynaklarında Jülyen takvimiyle 14 ve 15 Kasım, Batı kaynaklarında ise 27 ve 28 Kasım olarak verilir.

Merhamlı'daki son çarpışma

Yaver Paşa ve kurmayları, Bulgar planının farkına geç vardı. Dedeağaç yönündeki Bulgar ilerleyişi müfrezenin durumunu iyice ağırlaştırınca, paşa İstanbul'la yazışarak Gelibolu yönüne doğru çarpışarak çekilmeye karar verdi. İstanbul'daki komuta da bu birliklerin Çanakkale yönüne geçip orada toplanan kuvvetlere katılmasını ve Bulgar ordusunu yandan tehdit etmesini umuyordu. Ancak bu umut, sahadaki gerçeklerle bağdaşmıyordu.

27 Kasım'da müfreze, Merhamlı köyü çevresinde Meriç'i geçmeye çalışırken Bulgar birliklerinin saldırısına uğradı. Bir kısım asker nehri geçerek doğuya ulaşmayı başardı. Geri kalanlar, ağır top ve ikmal araçlarıyla birlikte batı kıyısında kaldı. Ertesi gün, 28 Kasım 1912'de, Mehmed Yaver Paşa ve yanındaki birlikler teslim oldu.

Teslim olan asker sayısı kaynaklarda farklı verilir. Bulgar anlatıları esir sayısını yüksek tutar, Osmanlı tarafındaki kayıtlar ise daha düşük rakamlar verir. Ele geçirilen top, tüfek ve hayvanlar da müfrezenin bütün ağırlığını kapsıyordu. Kesin olan şudur: Merhamlı'dan sonra Batı Trakya'da örgütlü bir Osmanlı kuvveti kalmadı.
1912 Trakya'sını gösteren harita
1912 Trakya'sını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: SAymAn. Dosya sayfası

Sivil halk ve göç dalgası

Kırcaali Müfrezesi'nin geri çekilişi, yalnızca askerlerin değil, bölgenin Müslüman Türk ve Pomak halkının da yollara düşmesine yol açtı. Rodop köylerinden ve Gümülcine, İskeçe çevresinden kaçan aileler müfrezeyle birlikte Meriç'e doğru indi. Savaş boyunca bölgede düzensiz silahlı grupların da hareket etmesi, sivillerin büyük kayıplar vermesine neden oldu. Balkan Savaşı'nın bu evresi, sonraki yıllarda Anadolu'ya yönelen büyük göç dalgasının ilk halkalarından biri oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Merhamlı Muharebesi'nde kuvvet ve kayıp sayıları kaynaktan kaynağa önemli ölçüde değişir. Müfrezenin gücü bazı çalışmalarda on bin, bazılarında on sekiz bin olarak verilir. Bu nedenle tek bir rakamı kesin kabul etmek yerine aralık vermek daha doğrudur.

Yaver Paşa'nın sonrası ve muharebenin yeri

Mehmed Yaver Paşa, Merhamlı'da esir düşen komutanlar arasındaydı. Balkan Savaşı'nın ikinci evresinde, Temmuz 1913'te Osmanlı ordusu Edirne'yi geri aldığında Batı Trakya Bulgaristan'ın elindeydi. 29 Eylül 1913'te imzalanan İstanbul Antlaşması, Meriç'i sınır olarak kabul etti. Bu kısa dönemde Batı Trakya'da kurulan Garbi Trakya Hükûmeti, Merhamlı'dan sonraki sessizliğin ardından bölgedeki Türk halkının kendi kendini savunma girişimi olarak tarihe geçti.

Kolağası Mustafa Kemal, Merhamlı çarpışması sırasında Bolayır'daki Osmanlı kuvvetlerinin karargâhında görev yapıyordu. Gelibolu Yarımadası'nın savunmasını hazırlayan bu kolordunun planları, Yaver Paşa'nın birliklerinin Gelibolu'ya ulaşması hâlinde onları da hesaba katıyordu. Merhamlı'daki teslim, bu kuvvetin hiçbir zaman Bolayır'a ulaşamayacağını gösterdi.

Merhamlı'yı bugün nasıl okumalı?

Merhamlı, Balkan Savaşı'nın genel çöküşünün küçük ama keskin bir aynasıdır. Kırcaali Müfrezesi'nin görevi, savaşın ilk günlerinde Kırkkilise ve Lüleburgaz'da yaşanan bozgunlarla birlikte ortadan kalkmıştı. Doğu Ordusu Çatalca'ya, Batı Ordusu Manastır ve Arnavutluk'a çekilirken, Rodoplar'daki bu müfreze ne ana orduyla birleşebildi ne de denizden destek alabildi. Onu Merhamlı'ya götüren şey, tek bir muharebedeki hatadan çok, merkezde verilen kararların sahadaki durumu izleyememesiydi.

İstanbul'un, kuşatılmakta olan bir müfrezeden Çanakkale yönüne geçip yeni bir taarruz kuvvetine katılmasını beklemesi, Balkan Savaşı boyunca sık görülen bir sorunu yansıtır: harita üzerinde mümkün görünen hareketler, geçilmesi zor bir nehir, düşmüş bir liman ve yorgun birlikler karşısında uygulanamaz hâle geliyordu. Bulgar komutanlığı ise üç ayrı kolu aynı hedefe yöneltmeyi başardı. Selanik'ten serbest kalan Rodop Müfrezesi'nin hızla doğuya kaydırılması, muharebenin sonucunu belirleyen asıl hamle oldu.

Merhamlı'nın bir başka dersi de sivil halkla ilgilidir. Askeri bir geri çekilişin ardından gelen düzensizlik, bölgedeki Müslüman nüfus için ağır sonuçlar doğurdu ve Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan göç yollarını açtı. Bugün Peplos adını taşıyan küçük köy, Batı Trakya tarihinin bu kırılma anının sessiz tanığıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap