Libya'daki harekât büyüyünce cephenin tamamını Enver, Derne bölgesini ise Mustafa Kemal üstlendi. 16-17 Ocak 1912 taarruzunda gözünden yaralandı ve bir ay hastanede kaldı. 6 Mart'ta Derne Komutanlığı'na getirildi.
Elindeki kuvvet şaşırtıcı derecede küçüktü: sekiz Osmanlı subayı, 160 asker, bir topçu bölüğü, İtalyanlardan ele geçirilmiş iki makineli tüfek. Asıl gücü Senusi zaviyelerinin sağladığı 7.742 Arap savaşçı oluşturuyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Derne neden önemliydi?
Bingazi ve Derne, Sirenayka yaylasının iki ucundaki ana şehirlerdi. Bölgedeki yolların kesiştiği Derne, Sirenayka'nın denetimi için stratejik bir noktaydı. Şehir vadilerle bölünmüş kurak bir platoda yer alıyordu ve çevresindeki arazi askerî harekât için zorluklar çıkaran bir yapıdaydı.
İtalya'nın Derne'ye yönelik saldırısı savaşın ilk haftalarında başladı. 16 Ekim 1911'de İtalyan birinci filosundan bir grup Derne önüne gelip şehri bombaladı; 18 Ekim'de İtalyan kuvvetleri karaya çıktı. Bundan sonra İtalyanlar kıyıdaki vahayı ve garnizon bölgesini ellerinde tuttular, ama Osmanlı kuvvetlerinin karşı saldırıları ve baskınları yüzünden iç bölgelere ilerleyemediler.
16-17 Ocak 1912'deki taarruzda Mustafa Kemal gözünden yaralandı ve bir ay hastanede kaldı. 6 Mart'ta Derne Komutanlığı'na getirildi, ama gözü yeniden rahatsızlandı ve bir hafta yataktan kalkamadı. Bu yara, savaşın sonunda İstanbul'a dönerken Viyana'ya uğramasının da nedeni oldu.
Senusi zaviyeleri ve Arap savaşçılar
Derne'deki direnişin bel kemiği yerel savaşçılardı. 7.742 kişilik Arap kuvvetini Senusi zaviyeleri sağlıyordu; başlarındaki şeyhler Osmanlı subaylarına bağlıydı. Mustafa Kemal'in bu kuvveti yönetebilmesi, kabile liderleriyle görüşmeler ve pazarlıklar yapmasını gerektirdi. Bu yüzden Trablusgarp, onun için askerî olduğu kadar diplomatik bir deneyim de oldu.
Başarısızlıkların ardından İtalyanlar komuta değişikliğine gitti ve 11 Eylül 1912'de Derne'den çıkmak için güçlü bir hücum başlattı. Mustafa Kemal komutasındaki Türk ve Arap kuvvetleri bu hücumu da durdurdu. Kıyı şeridine sıkışan İtalya, Osmanlı'yı barışa zorlamak için savaşı başka yerlere taşıdı: Mart 1912'de Beyrut, Nisan'da Çanakkale Boğazı, Mayıs'ta Rodos ve On İki Ada saldırıya uğradı.
İki emrin ayrıntısı
Temmuz 1912'deki emirlerin tarihleri de belli. 13/14 Temmuz'daki birinci emir, bütün subayların iki askerî gazeteyi okumasını ve dünyadaki gelişmeler ile Osmanlı ordusunun başarılarını izlemesini istiyordu. 22 Temmuz'daki ikinci emir ise her subayın savaş tecrübesini, tarih, bulunulan koşullar, komutanın emirleri, yapılan harekât ve sonuçları ile askerin ruh hâlini de içerecek biçimde bir ay içinde yazmasını şart koştu. Amaç, Batılı bir düşmana karşı kazanılan tecrübeyi yazılı hâle getirmekti.
Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal ve Binbaşı Nuri Bey bu cephede görev almak istedi. Harbiye Nazırı'nın izniyle 24 Ekim 1912'de Trablusgarp'tan ayrıldı. Viyana, Macaristan ve Romanya üzerinden döndü; bu yolu gözlerini Avusturya'da tedavi ettirebilmek için seçti. Kasım 1912'de İstanbul'a vardı. Bölgede direnişi sürdüren subaylar da vardı; Şehzade Osman Fuad Efendi bunlardan biriydi.
Elindeki kuvvet şaşırtıcı derecede küçüktü: sekiz Osmanlı subayı, 160 asker, bir topçu bölüğü, İtalyanlardan ele geçirilmiş iki makineli tüfek. Asıl gücü Senusi zaviyelerinin sağladığı 7.742 Arap savaşçı oluşturuyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Temmuz 1912'de iki emir verdi. Birincisi subayların askerî gazeteleri okumasını istiyordu. İkincisi her subayın savaş tecrübesini tarih, emir, harekât ve askerin moraliyle birlikte bir ay içinde yazıya dökmesini. Balkan Savaşı başlayınca 24 Ekim 1912'de Derne'den ayrıldı, gözlerini tedavi ettirmek için Viyana üzerinden döndü.3 Mart 1912'deki Derne Muharebesi'nde Osmanlı tarafı 63 ölü ve 168 yaralı verdi, İtalyan kaybı yaklaşık 200 ölüydü. Bu küçük kuvvet, Ekim 1911'den Eylül 1912'ye kadar 15-16 bin İtalyan askerini Derne'de tutmayı başardı.
Derne neden önemliydi?
Bingazi ve Derne, Sirenayka yaylasının iki ucundaki ana şehirlerdi. Bölgedeki yolların kesiştiği Derne, Sirenayka'nın denetimi için stratejik bir noktaydı. Şehir vadilerle bölünmüş kurak bir platoda yer alıyordu ve çevresindeki arazi askerî harekât için zorluklar çıkaran bir yapıdaydı.
İtalya'nın Derne'ye yönelik saldırısı savaşın ilk haftalarında başladı. 16 Ekim 1911'de İtalyan birinci filosundan bir grup Derne önüne gelip şehri bombaladı; 18 Ekim'de İtalyan kuvvetleri karaya çıktı. Bundan sonra İtalyanlar kıyıdaki vahayı ve garnizon bölgesini ellerinde tuttular, ama Osmanlı kuvvetlerinin karşı saldırıları ve baskınları yüzünden iç bölgelere ilerleyemediler.
Dikkat: yanlış bilinen
Göz yarası ve hastane günleriKaynaklar Mustafa Kemal'in Derne'deki kuvvetini aynı rakamlarla veriyor (8 subay, 160 asker, 7.742 Arap savaşçı), ancak karşısındaki İtalyan kuvveti için verilen rakam "15-16 bin" gibi bir aralık. Derne Muharebesi maddesi muharebelerin yoğunlaştığı iki dönemden söz ediyor: Kasım 1911-Mart 1912 ve Eylül-Ekim 1912. Mustafa Kemal'in Derne Komutanlığı'na atanma tarihi (6 Mart 1912), 3 Mart'taki muharebeden sonraya düşüyor; yani 3 Mart'taki çatışmada henüz resmî komutan değildi, ancak Mustafa Kemal Atatürk maddesi bu sırada Derne hattının tümünü yönettiğini yazıyor.
16-17 Ocak 1912'deki taarruzda Mustafa Kemal gözünden yaralandı ve bir ay hastanede kaldı. 6 Mart'ta Derne Komutanlığı'na getirildi, ama gözü yeniden rahatsızlandı ve bir hafta yataktan kalkamadı. Bu yara, savaşın sonunda İstanbul'a dönerken Viyana'ya uğramasının da nedeni oldu.
Senusi zaviyeleri ve Arap savaşçılar
Derne'deki direnişin bel kemiği yerel savaşçılardı. 7.742 kişilik Arap kuvvetini Senusi zaviyeleri sağlıyordu; başlarındaki şeyhler Osmanlı subaylarına bağlıydı. Mustafa Kemal'in bu kuvveti yönetebilmesi, kabile liderleriyle görüşmeler ve pazarlıklar yapmasını gerektirdi. Bu yüzden Trablusgarp, onun için askerî olduğu kadar diplomatik bir deneyim de oldu.
Tarih notu
11 Eylül 1912: Son büyük hücumDerne cephesi kronolojisi:
- 16 Ekim 1911: İtalyan filosu Derne'yi bombalar.
- 18 Ekim 1911: İtalyan çıkarması.
- 22 Aralık 1911: Mustafa Kemal'in Tobruk yakınında ilk çatışması.
- 16-17 Ocak 1912: Taarruzda gözünden yaralanma.
- 3 Mart 1912: Derne Muharebesi (Osmanlı 63 ölü, 168 yaralı; İtalyan yaklaşık 200 ölü).
- 6 Mart 1912: Derne Komutanlığı'na atanma.
- 13/14 ve 22 Temmuz 1912: Subaylara iki emir.
- 11 Eylül 1912: İtalyanların büyük hücumu durdurulur.
- 18 Ekim 1912: Uşi Antlaşması.
- 24 Ekim 1912: Derne'den ayrılış.
- 16 Ekim 1911: İtalyan filosu Derne'yi bombalar.
- 18 Ekim 1911: İtalyan çıkarması.
- 22 Aralık 1911: Mustafa Kemal'in Tobruk yakınında ilk çatışması.
- 16-17 Ocak 1912: Taarruzda gözünden yaralanma.
- 3 Mart 1912: Derne Muharebesi (Osmanlı 63 ölü, 168 yaralı; İtalyan yaklaşık 200 ölü).
- 6 Mart 1912: Derne Komutanlığı'na atanma.
- 13/14 ve 22 Temmuz 1912: Subaylara iki emir.
- 11 Eylül 1912: İtalyanların büyük hücumu durdurulur.
- 18 Ekim 1912: Uşi Antlaşması.
- 24 Ekim 1912: Derne'den ayrılış.
Başarısızlıkların ardından İtalyanlar komuta değişikliğine gitti ve 11 Eylül 1912'de Derne'den çıkmak için güçlü bir hücum başlattı. Mustafa Kemal komutasındaki Türk ve Arap kuvvetleri bu hücumu da durdurdu. Kıyı şeridine sıkışan İtalya, Osmanlı'yı barışa zorlamak için savaşı başka yerlere taşıdı: Mart 1912'de Beyrut, Nisan'da Çanakkale Boğazı, Mayıs'ta Rodos ve On İki Ada saldırıya uğradı.
İki emrin ayrıntısı
Temmuz 1912'deki emirlerin tarihleri de belli. 13/14 Temmuz'daki birinci emir, bütün subayların iki askerî gazeteyi okumasını ve dünyadaki gelişmeler ile Osmanlı ordusunun başarılarını izlemesini istiyordu. 22 Temmuz'daki ikinci emir ise her subayın savaş tecrübesini, tarih, bulunulan koşullar, komutanın emirleri, yapılan harekât ve sonuçları ile askerin ruh hâlini de içerecek biçimde bir ay içinde yazmasını şart koştu. Amaç, Batılı bir düşmana karşı kazanılan tecrübeyi yazılı hâle getirmekti.
Ek bilgi
Derne'den ayrılışMustafa Kemal Derne'de gerilla savaşı, dağınık ve düzensiz birlikleri yönetme, istihbarat toplama ve lojistik destek konularında tecrübe kazandı. Buradaki başarısı adının ordu içinde duyulmasını sağladı. Uşi Antlaşması'yla Trablus İtalya'ya bırakıldı; İtalya buna karşılık savaş tazminatı ödemeyi ve kapitülasyonların kaldırılmasını kabul etti, işgal ettiği On İki Ada'yı da geçici olarak elinde tuttu.
Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal ve Binbaşı Nuri Bey bu cephede görev almak istedi. Harbiye Nazırı'nın izniyle 24 Ekim 1912'de Trablusgarp'tan ayrıldı. Viyana, Macaristan ve Romanya üzerinden döndü; bu yolu gözlerini Avusturya'da tedavi ettirebilmek için seçti. Kasım 1912'de İstanbul'a vardı. Bölgede direnişi sürdüren subaylar da vardı; Şehzade Osman Fuad Efendi bunlardan biriydi.
Kaynaklar
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Derne Muharebesi maddesi (tr.wikipedia.org)