İçeriğe geç
Giriş yap
0

Paul Rycaut ve 'The Present State of the Ottoman Empire' (1667): Bir İngilizin Osmanlı tablosu

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
17. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa'da Osmanlı Devleti'ni anlatan en etkili kitaplardan biri, İstanbul'daki İngiliz elçiliğinde katiplik yapmış genç bir İngiliz tarafından yazıldı. Paul Rycaut'nun "The Present State of the Ottoman Empire", yani "Osmanlı İmparatorluğu'nun Bugünkü Durumu" adlı eseri, Osmanlı'nın devlet yapısını, ordusunu, dinî kurumlarını ve saray hayatını sistemli bir biçimde anlatan ilk İngilizce eserlerden biriydi. Eser, 1666'da Londra'da basıldı; ancak ilk baskının büyük kısmı aynı yıl Büyük Londra Yangını'nda yandı ve eser 1667–1668'de yeniden basıldı. Kısa sürede Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Felemenkçe çevrildi ve Avrupa'nın Osmanlı'ya bakışını bir yüzyıl boyunca şekillendirdi. Bu yazıda Rycaut'nun hayatını, eserini ve eserin bugün bize ne anlattığını ele alıyoruz.
İngiliz diplomat ve yazar Sir Paul Rycaut'nun portresi
İngiliz diplomat ve yazar Sir Paul Rycaut'nun portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robert White. Dosya sayfası

Bir elçilik katibi

Paul Rycaut, 1629'da Londra'da, Flaman asıllı zengin bir tüccar ailesinin oğlu olarak doğdu. Cambridge'de eğitim gördü ve gençliğinde Avrupa'yı dolaştı. 1661'de İngiltere'nin İstanbul büyükelçisi olarak atanan Winchilsea Kontu Heneage Finch'in katibi olarak İstanbul'a geldi. Yaklaşık altı yıl boyunca İstanbul'da yaşadı ve elçiliğin yazışmalarını yürüttü.

Rycaut, İstanbul'daki yıllarında Osmanlı devlet yapısını yakından inceledi. Türkçe öğrendi ve Osmanlı devlet adamlarıyla, tercümanlarla ve İstanbul'daki Avrupalılarla yakın ilişkiler kurdu. Osmanlı'nın nasıl yönetildiğini, ordusunun nasıl örgütlendiğini ve sarayın nasıl işlediğini anlamaya çalıştı. Bu dönem, Osmanlı'da Köprülü Mehmed Paşa ve oğlu Fazıl Ahmed Paşa'nın sadrazamlığı dönemiydi. Köprülüler, Osmanlı'yı 17. yüzyılın ortasındaki krizden çıkarmak için kapsamlı reformlar yapıyordu.

Eserin içeriği

The Present State of the Ottoman Empire, üç kitaptan oluşur. Birinci kitap, Osmanlı'nın siyasi yapısını, padişahın yetkilerini, sarayı, devşirme sistemini ve devlet adamlarının yetiştirilmesini anlatır. İkinci kitap, Osmanlı'daki dinî kurumları, İslam'ın farklı yorumlarını ve tarikatları ele alır. Üçüncü kitap ise Osmanlı ordusunu, yeniçerileri, sipahileri ve donanmayı anlatır.

Rycaut, eserinde Osmanlı'yı Avrupalı okurlara anlaşılır kılmaya çalıştı. Osmanlı'nın güçlü ve iyi örgütlenmiş bir devlet olduğunu, ama aynı zamanda padişahın mutlak gücüne dayanan bir yönetim olduğunu vurguladı. Rycaut, Osmanlı'nın gücünün padişaha tamamen bağlı olan ve devşirme sistemiyle yetiştirilen bir yönetici sınıfına dayandığını düşünüyordu.
Ek bilgi
Kitabın gravürleri Rycaut'nun eseri, Osmanlı devlet adamlarını, askerlerini ve din adamlarını gösteren çok sayıda gravürle süslenmişti. Bu gravürler, Osmanlı kıyafetlerini ve unvanlarını Avrupalı okurlara tanıtıyordu. Eserin 1670'te Paris'te yayımlanan Fransızca çevirisi, bu gravürlerin yeniden çizilmiş biçimlerini içeriyordu. Sadrazamı, müftüyü, yeniçeri ağasını ve saray kadınlarını gösteren bu gravürler, 17. ve 18. yüzyıl Avrupa'sında Osmanlı'nın görsel imajının şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. Ancak bu gravürlerin bir kısmı, Rycaut'nun kendi gözlemlerinden çok Avrupalı sanatçıların hayal gücüne dayanıyordu.
Rycaut'nun eserinin 1670 Fransızca baskısında sadrazamı gösteren gravür
Rycaut'nun eserinin 1670 Fransızca baskısında sadrazamı gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Paul Rycaut. Dosya sayfası

İzmir konsolosluğu ve sonraki eserler

1667'de Rycaut, İngiltere'nin İzmir konsolosu olarak atandı ve on bir yıl boyunca İzmir'de görev yaptı. Bu dönemde İngiliz Levant Company'nin İzmir'deki tüccarlarının işlerini yürüttü. İzmir'de de Osmanlı toplumunu ve özellikle şehrin çok dinli yapısını inceledi. 1679'da Rum Ortodoks ve Ermeni kiliselerinin durumunu anlatan bir eser yayımladı. Ayrıca İngiliz tarihçi Richard Knolles'un Osmanlı tarihini 1623'ten 1677'ye kadar sürdürdü ve bu eser de büyük ilgi gördü.

Rycaut, 1666'da İngiltere'nin en önemli bilim kurumu olan Royal Society'ye üye seçildi. Daha sonra İngiltere'nin Hamburg'daki temsilcisi olarak görev yaptı. 1700'de öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
İngiltere'den ve Türkiye'den bakınca İngiltere'de Rycaut'nun eseri, 17. yüzyıl İngiliz siyasi düşüncesinin önemli kaynaklarından biri olarak incelenir. Eser, Osmanlı'yı bir "mutlak monarşi" örneği olarak sunarak, İngiltere'deki mutlakiyet tartışmalarına da katkıda bulundu. Londra'daki İngiliz Ulusal Arşivi'nde, Rycaut'nun elçilik ve konsolosluk yazışmaları korunur. British Library'de ise eserin farklı baskıları ve Rycaut'nun el yazmaları bulunur. Türkiye'de ise Rycaut'nun eseri, Osmanlı'yı yabancı bir gözle anlatan değerli bir kaynak olarak, Osmanlı tarihçileri tarafından kullanılır. Eserin Türkçe çevirisi de yayımlanmıştır. Ancak tarihçiler, Rycaut'nun bazı bilgilerinin İstanbul'daki Avrupalı çevrelerden duyulan söylentilere dayandığını ve bazı yorumlarının Avrupa'nın Osmanlı'ya ilişkin önyargılarını yansıttığını da vurgular.

Eserin Avrupa'daki etkisi

Rycaut'nun eseri, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa'da Osmanlı'ya ilişkin en çok okunan kitaplardan biri oldu. Fransız düşünür Montesquieu, "Kanunların Ruhu" adlı eserinde Osmanlı'yı bir despotizm örneği olarak anlatırken Rycaut'nun eserinden yararlandı. Bu yüzden Rycaut'nun Osmanlı tasviri, Avrupa'da "Doğu despotizmi" kavramının gelişmesinde de etkili oldu. Bugün tarihçiler, bu kavramın Osmanlı'nın gerçek işleyişini yansıtmadığını ve Osmanlı yönetiminin çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu kabul ediyor.

Rycaut'nun bilgi kaynakları

Paul Rycaut, eserini yazarken İstanbul'da tanıştığı pek çok kişiden bilgi topladı. Elçilikteki görevi sırasında Osmanlı devlet adamlarıyla, saray görevlileriyle, tercümanlarla ve İstanbul'daki Avrupalı tüccarlarla görüştü. Eserinde, saray teşkilatına ve devşirme sistemine dair bilgilerin önemli bir kısmını, sarayda uzun yıllar hizmet etmiş kişilerden öğrendiğini belirtir.

Rycaut'nun döneminde İstanbul'da, Osmanlı sarayını tanıyan ve Avrupa dillerini bilen pek çok aracı bulunuyordu. Bunların başında elçiliklerin tercümanları geliyordu. Tercümanlar, hem Osmanlı Türkçesini hem de Avrupa dillerini biliyor ve iki dünya arasında köprü görevi görüyordu. Rycaut, bu tercümanların yardımıyla Osmanlı kanunnamelerine ve belgelerine de ulaştı.

Eserin ilginç bölümlerinden biri, Osmanlı'daki farklı dinî topluluklara ayrılan kısımdır. Rycaut, Müslüman toplumun yanı sıra Rum Ortodoks, Ermeni ve Yahudi toplulukları hakkında da bilgi verir. Daha sonra yazdığı bir eserde, Rum ve Ermeni kiliselerinin durumunu ayrıca ele aldı. Bu bilgiler, 17. yüzyılda Osmanlı'daki dinî çeşitliliği anlamak için Avrupa'da uzun süre başvurulan kaynaklar arasında yer aldı.

Rycaut'nun eseri, yazıldığı dönemde Londra'nın büyük yangınının etkisini de taşır. Eserin ilk baskısının nüshalarının önemli bir kısmı, 1666 Londra Yangını'nda yandı. Bu nedenle ilk baskı nadir bulunur ve eser kısa süre içinde yeniden basıldı.
Rycaut'nun eserinin 1670 Fransızca baskısında saray kadınlarının kıyafetini gösteren gravür
Rycaut'nun eserinin 1670 Fransızca baskısında saray kadınlarının kıyafetini gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sébastien Leclerc. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1629: Paul Rycaut Londra'da doğar.
1661: Winchilsea Kontu'nun katibi olarak İstanbul'a gelir.
1666: Eserin ilk baskısı; Büyük Londra Yangını'nda baskının büyük kısmı yanar; Royal Society'ye üye seçilir.
1667–1668: Eser yeniden basılır.
1667–1678: İzmir konsolosu olarak görev yapar.
1670: Eserin Fransızca çevirisi Paris'te yayımlanır.
1679: Rum ve Ermeni kiliseleri üzerine eseri yayımlanır.
1680'ler: Knolles'un Osmanlı tarihini sürdürür.
1700: Rycaut ölür.

Yabancı bir gözün değeri ve sınırı

Rycaut'nun eseri, Osmanlı'yı 17. yüzyılda içeriden gözlemleyen bir yabancının kaleminden çıkmış değerli bir belgedir. Rycaut, Osmanlı'yı Avrupa'ya sistemli bir biçimde anlatmaya çalıştı ve bu çabası, Avrupa'nın Osmanlı'yı tanımasında önemli bir rol oynadı. Ancak eser, aynı zamanda Avrupa'nın Osmanlı'ya ilişkin önyargılarını da taşıyor ve bu önyargıların yayılmasına katkıda bulundu.

Bizce Rycaut'nun eserini bugün okurken, onu hem bir kaynak hem de bir dönem belgesi olarak görmek gerekiyor. Kaynak olarak, Köprülüler döneminin Osmanlı'sına ilişkin pek çok değerli bilgi içeriyor. Dönem belgesi olarak ise 17. yüzyıl Avrupa'sının Osmanlı'yı nasıl gördüğünü ve anlamaya çalıştığını gösteriyor. Bu iki okuma, birlikte, Osmanlı ile Avrupa arasındaki ilişkinin karmaşıklığını anlamamıza yardımcı oluyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap