Mikes Kelemen (1690–1761), II. Rákóczi Ferenc'in sürgün maiyetinde Osmanlı topraklarına gelen ve hayatının kırk dört yılını burada geçiren Macar yazardır. Tekirdağ'da kaleme aldığı ve hayali bir teyzeye hitap eden mektupları, Törökországi levelek (Türkiye Mektupları) adıyla 1794'te yayımlandı. Bu eser, bugün Macar edebiyatında sanatlı düzyazının başlangıç noktalarından biri kabul edilir ve Macar okullarında okutulur. Bir Osmanlı şehrinde yazılmış bir metnin başka bir ulusun edebiyatında kurucu eser sayılması, Türk-Macar kültür ilişkilerinin en ilginç sayfalarından biridir. Mikes Kelemen'in yağlıboya portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Zágon'dan Rákóczi'nin sarayına
Mikes, 1690'da Erdel'in Háromszék bölgesindeki Zágon köyünde (bugün Romanya'da Zagon) soylu bir Sekel ailesinde doğdu. Ailesi Protestandı; ancak babasının ölümünden sonra annesinin yeniden evlenmesiyle Katolik olarak yetiştirildi ve Kolozsvár'daki Cizvit okulunda okudu. 1707'de, on yedi yaşında, II. Rákóczi Ferenc'in maiyetine sayfa (uşak-kâtip) olarak girdi. Bağımsızlık savaşının yenilgisinden sonra Rákóczi'yi Polonya'ya ve Fransa'ya izledi. Paris'te geçen yıllar, Mikes'in Fransız edebiyatı ve mektup türüyle tanışmasını sağladı; bu birikim, sonraki mektuplarının üslubunu belirledi.
1717'de Rákóczi Osmanlı davetiyle Gelibolu'ya geldiğinde Mikes de onunla birlikteydi. İlk mektubunu, Macar edebiyat tarihinde kabul edilen tarihle, 10 Ekim 1717'de Gelibolu'dan yazdı. Bu tarih, mektupların başlangıcı olarak bu konunun ana tarihidir.
Hayali bir teyzeye yazılan 207 mektup
Mikes'in mektupları, İstanbul'da yaşadığı varsayılan "sevgili teyzesi" P. E. hanımefendiye hitap eder. Uzun süre bu teyzenin gerçek bir kişi olup olmadığı tartışıldı. Bugün edebiyat tarihçilerinin büyük çoğunluğu, teyzenin bir edebî kurgu olduğunu, Mikes'in Fransız mektup edebiyatından aldığı bir çerçeveyi kullandığını kabul eder. Mektupların sayısı 207'dir ve 1717'den 1758'e kadar uzanan bir dönemi kapsar.
Mektuplarda üç ana konu iç içedir. Birincisi, sürgün topluluğunun gündelik hayatı: Rákóczi'nin alışkanlıkları, av gezileri, Tekirdağ'ın iklimi, bağları, balıkçıları ve pazarları. İkincisi, Osmanlı toplumuna ilişkin gözlemler: Mikes, düğünleri, cenaze törenlerini, Ramazan'ı, bayramları, kahvehaneleri ve şehir hayatını anlatır. Üçüncüsü ise vatan özlemi ve sürgünün yalnızlığıdır. Mikes'in Zágon'u ve Erdel'in dağlarını anlattığı bölümler, Macar edebiyatında vatan hasretinin en bilinen ifadeleri arasındadır.
Ek bilgi
Mikes'in Osmanlı gözlemleri Mikes, Osmanlı toplumunu dışarıdan bakan bir gezgin gibi değil, uzun yıllar onun içinde yaşamış biri olarak anlatır. Mektuplarda Türklerin misafirperverliğinden, temizlik alışkanlıklarından ve ölüm karşısındaki tevekkülünden övgüyle söz edilir. Bazı mektuplarda ise Mikes, Osmanlı'daki saray entrikalarını ve vezirlerin sık değişmesini eleştirel bir dille anlatır. Bu gözlemler, 18. yüzyıl Osmanlı taşra hayatına dair Batı dillerinde yazılmış en ayrıntılı metinlerden biridir.
Rákóczi'den sonra: tek başına kalan sürgün
1735'te Rákóczi öldükten sonra Mikes, sürgün topluluğunun önde gelen üyelerinden biri olarak kaldı. Rákóczi'nin oğlu József ile birlikte 1736–1739 savaşına katıldı; József'in 1738'de ölümünden sonra yeniden Tekirdağ'a döndü. Topluluk giderek küçüldü; Macar sürgünlerin çoğu ya öldü ya da başka yerlere gitti. 1758'de Mikes, sürgün topluluğunun başkanı oldu. Habsburg yönetiminden ülkesine dönmek için af istediği bilinir; ancak bu istek kabul edilmedi.
Mikes Kelemen, 2 Ekim 1761'de Tekirdağ'da veba salgını sırasında öldü. Mezarının yeri bugün bilinmiyor. Ölümünden sonra mektuplarının el yazması, çeşitli ellerden geçerek Macaristan'a ulaştı. Mikes Kelemen'in Törökországi levelek adlı eserinin eski bir baskısıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Saját készítésű szkennel képek 19. század végi/20. század eleji könyvekről, könyvborítókról. A művek közkincseknek minős. Dosya sayfası
1794: Szombathely baskısı ve edebî itibar
Mektupların el yazması, 18. yüzyılın sonunda Macar yazar ve yayıncı István Kultsár'ın eline geçti. Kultsár, metni 1794'te Szombathely'de Törökországi levelek adıyla yayımladı. Bu baskı, Macar okurları sürgünün iç dünyasıyla tanıştırdı. 19. yüzyılda romantik akımın etkisiyle Mikes, Macar edebiyatının en sevilen yazarları arasına girdi. Mektupların özgün el yazması bugün Eger'deki başpiskoposluk kütüphanesinde korunur.
Mikes'in dili, 18. yüzyıl Macarcasının akıcı ve canlı bir örneğidir. Edebiyat tarihçileri onu, Macar düzyazısını dinî ve resmî metinlerin dışında, kişisel ve edebî bir anlatıma taşıyan ilk büyük yazarlardan biri olarak görür. Bu yüzden Mikes'in adı Macaristan'da okullara, sokaklara ve kültür ödüllerine verilmiştir.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir eserin iki ülkedeki yeriMacaristan'da Mikes, okul müfredatının bir parçası ve ulusal edebiyatın klasiklerinden biridir. Türkiye'de ise adı, Tekirdağ'daki Rákóczi Müzesi ve Türk-Macar dostluğu etkinlikleri dışında pek bilinmez. Mektupların Türkçe çevirisi yapılmış olsa da Türk okuru için hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir eserdir. Oysa mektuplar, 18. yüzyıl Tekirdağ'ının sokaklarını, pazarlarını ve insanlarını anlatan nadir kaynaklardan biridir; şehir tarihi açısından da büyük değer taşır.
Zágon ve Tekirdağ: iki ucu olan bir hafıza
Mikes'in doğduğu Zágon köyünde bugün bir anı odası ve heykeli bulunuyor. Tekirdağ'daki Rákóczi Müzesi'nde de Mikes'e ayrılmış bir bölüm var. Macar ziyaretçiler çoğu zaman iki yeri birlikte ziyaret eder: Mikes'in hasretle andığı vatanını ve hayatının büyük kısmını geçirdiği sürgün şehrini. Zágon'daki anı odası ile Tekirdağ'daki müze, aynı hayatın iki ucunu birleştiren mekânlardır. Mikes Kelemen'in doğduğu Zágon'daki anı odasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Csanády. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1690: Mikes Kelemen Zágon'da doğar. 1707: II. Rákóczi Ferenc'in maiyetine girer. 1711–1717: Rákóczi ile birlikte Polonya ve Fransa'da sürgün yılları. 10 Ekim 1717: Gelibolu'dan ilk mektubunu yazar. 1720: Sürgün topluluğuyla Tekirdağ'a yerleşir. 1735: Rákóczi'nin ölümü. 1758: Son mektubunu yazar; topluluğun başına geçer. 2 Ekim 1761: Tekirdağ'da vebadan ölür. 1794: Mektuplar Szombathely'de yayımlanır.
Sürgünde doğan bir edebiyat
Mikes Kelemen'in mektupları, bir insanın sürgünü nasıl bir yaratıcılık alanına dönüştürebileceğini gösteriyor. Mikes, siyasi bir rol oynamadı; büyük savaşlar yönetmedi, antlaşmalara imza atmadı. Ama kırk yılı aşkın bir süre boyunca yazdıklarıyla, hem kendi topluluğunun hem de onu kabul eden şehrin hafızasını kayıt altına aldı.
Bu mektupları bugün okumak, Osmanlı'yı yalnızca sarayların ve orduların tarihi olarak değil, farklı insanların bir arada yaşadığı bir toplum olarak görmeye yardımcı olur. Mikes, Tekirdağ'da hem yabancı hem de yerli gibiydi; Osmanlı'ya minnettardı ama vatanını özlemekten hiç vazgeçmedi. Bu ikili duygu, mektuplarına bugün de tazeliğini koruyan bir samimiyet kazandırıyor. Türk okurunun bu metni keşfetmesi, Tekirdağ'ın ve Marmara kıyılarının 18. yüzyıldaki hayatına açılan bir pencere olur.