İçeriğe geç
Giriş yap
0

Nutuk'ta "istiklal-i tam" ve Franklin-Bouillon görüşmeleri (Haziran 1921)

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir Fransız senatörün Ankara yolculuğu

Haziran 1921'de Fransız senatör Henry Franklin-Bouillon Ankara'ya geldi. Kurtuluş Savaşı'nın kritik bir dönemiydi. İkinci İnönü Muharebesi kazanılmış, ama Yunan ordusu yeni bir taarruz için hazırlanıyordu. Fransa ise Güney Cephesi'nde Kuvâ-yi Milliye ile yıpratıcı bir savaşın içindeydi ve Anadolu'dan çekilmenin yollarını arıyordu. Franklin-Bouillon, resmî bir sıfat taşımasa da Fransız hükûmetinin bilgisi dahilinde Ankara'nın niyetlerini yoklamak için gelmişti.

Mustafa Kemal Paşa ile Franklin-Bouillon arasındaki görüşmeler, Nutuk'ta ayrıntılı olarak anlatılır. Bu görüşmelerde Mustafa Kemal Paşa, "istiklal-i tam" kavramını açıkladı. Bu açıklama, Türk dış politikasının ana ilkesinin en net tanımlarından biri olarak tarihe geçti.
Mustafa Kemal Paşa ve Franklin-Bouillon, Ankara, 13 Haziran 1921
Mustafa Kemal Paşa ve Franklin-Bouillon, Ankara, 13 Haziran 1921Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Fransa'nın Anadolu'daki çıkmazı

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa, Adana, Maraş, Antep ve Urfa'yı işgal etmişti. Ancak bu bölgelerde halkın direnişiyle karşılaştı. Maraş, Antep ve Urfa'da şiddetli çatışmalar yaşandı. Fransız birlikleri ağır kayıplar verdi ve Urfa'dan, Maraş'tan çekilmek zorunda kaldı. Antep savunması ise on bir ay sürdü.

Fransız kamuoyu, uzak bir coğrafyada süren bu savaşın maliyetinden rahatsızdı. Fransa'nın asıl ilgisi Suriye'deydi ve Anadolu'daki işgali sürdürmenin anlamı giderek azalıyordu. Ayrıca Fransa ile İngiltere arasında Orta Doğu'daki çıkarlar konusunda ciddi anlaşmazlıklar vardı. Bu koşullarda Fransız hükûmeti, Ankara ile bir uzlaşma arayışına girdi. Mart 1921'de Londra Konferansı sırasında imzalanan bir anlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmamıştı.
Tarih notu
9 Mart 1921: Londra'da hazırlanan ve TBMM'nin onaylamadığı anlaşma.
1 Nisan 1921: İkinci İnönü zaferi.
Haziran 1921: Franklin-Bouillon'un Ankara'daki görüşmeleri.
13 Haziran 1921: Mustafa Kemal Paşa ile Franklin-Bouillon'un Ankara'da çekilen fotoğrafları.
13 Eylül 1921: Sakarya zaferi.
20 Ekim 1921: Ankara Antlaşması.
15-20 Ekim 1927: Nutuk'un okunması.

Görüşmelerin başlangıcı

Franklin-Bouillon, Ankara'da Mustafa Kemal Paşa ile görüştü. Görüşmelere Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey ve Hariciye Vekili Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey de katıldı. Franklin-Bouillon, görüşmelere Sevr Antlaşması'nın bazı hükümlerini esas alarak başlamak istedi. Mustafa Kemal Paşa ise bunu kesinlikle reddetti.

Mustafa Kemal Paşa, görüşmelerin hareket noktasının Sevr değil, Misak-ı Millî olması gerektiğini söyledi. Misak-ı Millî, Türkiye'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü belirleyen belgeydi ve Türk milletinin kabul edebileceği tek çerçeveydi. Mustafa Kemal Paşa, Sevr'in Türk milleti için yok hükmünde olduğunu açıkça ifade etti.
Mustafa Kemal Paşa, Franklin-Bouillon ve İsmet Bey, Ankara, 13 Haziran 1921
Mustafa Kemal Paşa, Franklin-Bouillon ve İsmet Bey, Ankara, 13 Haziran 1921Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

"İstiklal-i tam" ne demektir?

Görüşmeler sırasında Mustafa Kemal Paşa, Türkiye'nin istediği bağımsızlığın ne anlama geldiğini açıkladı. Nutuk'ta bu açıklama şöyle aktarılır: "İstiklal-i tam denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askerî, harsî ve ilh... her hususta istiklal-i tam ve serbesti-i tam demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde istiklalden mahrumiyet, millet ve memleketin manayı hakikisiyle bütün istiklalinden mahrumiyeti demektir."

Bu metnin bugünkü Türkçeyle anlamı şöyledir: "Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, ekonomik, adli, askerî, kültürel ve benzeri her konuda tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksun olmak, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun olması demektir."
Ek bilgi
Nutuk'taki bu açıklamada geçen "harsî" kelimesi "kültürel", "serbesti-i tam" ifadesi "tam serbestlik", "mahrumiyet" ise "yoksunluk" anlamına gelir. Mustafa Kemal Paşa, bağımsızlığın parça parça değil, bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguluyordu.

Kapitülasyonlara karşı tutum

"İstiklal-i tam" kavramının en önemli hedeflerinden biri kapitülasyonlardı. Osmanlı Devleti, yüzyıllar boyunca yabancı devletlere ve onların vatandaşlarına çeşitli ayrıcalıklar tanımıştı. Yabancılar Osmanlı mahkemelerinde yargılanmıyor, bazı vergilerden muaf tutuluyordu. Bu ayrıcalıklar, devletin egemenliğini ciddi biçimde sınırlıyordu.

Mustafa Kemal Paşa, Franklin-Bouillon ile görüşmelerinde, adli ve mali bağımsızlığın da siyasi bağımsızlık kadar önemli olduğunu vurguladı. Ona göre bir ülkenin mahkemeleri yabancılar üzerinde yargı yetkisine sahip değilse, maliyesi yabancıların denetimindeyse, o ülke bağımsız sayılamazdı. Bu tutum, iki yıl sonra Lozan'da kapitülasyonların tamamen kaldırılmasıyla sonuçlanacaktı.
Henry Franklin-Bouillon, 1917
Henry Franklin-Bouillon, 1917Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Meurisse (domaine public, voir fiche détaillée Gallica). Dosya sayfası

Görüşmelerin sonucu

Haziran 1921'deki görüşmeler, kesin bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Franklin-Bouillon, Mustafa Kemal Paşa'nın kararlılığını ve Ankara Hükûmeti'nin gücünü görerek Fransa'ya döndü. Ancak bu görüşmeler, sonraki uzlaşmanın zeminini hazırladı.

Sakarya zaferi, dengeleri kesin olarak değiştirdi. Yunan ordusunun Ankara'ya yönelik taarruzunun durdurulması, Ankara Hükûmeti'nin kalıcı olduğunu herkese gösterdi. Franklin-Bouillon, Eylül 1921'de yeniden Ankara'ya geldi. Bu kez görüşmeler sonuç verdi ve 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalandı. Antlaşmayı Türk tarafı adına Yusuf Kemal Bey, Fransa adına Franklin-Bouillon imzaladı. Antlaşmayla Güney Cephesi kapandı ve Fransa, Ankara Hükûmeti'ni fiilen tanıyan ilk büyük İtilaf devleti oldu.

Nutuk'ta bir hatıra

Franklin-Bouillon görüşmelerinin bugün bu kadar iyi bilinmesinin nedeni, Mustafa Kemal Paşa'nın bunları Nutuk'ta ayrıntılı biçimde anlatmasıdır. Nutuk, 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan Cumhuriyet Halk Fırkası'nın İkinci Kongresi'nde okundu. Altı gün süren bu konuşmada Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'dan itibaren yaşanan olayları belgelere dayanarak anlattı.

Franklin-Bouillon görüşmeleri, Nutuk'ta Kurtuluş Savaşı'nın diplomatik yönünü anlatan bölümlerde yer alır. Mustafa Kemal Paşa, bu görüşmeleri aktarırken Ankara'nın hiçbir zaman ilkelerinden taviz vermediğini göstermek istiyordu. Görüşmelerin aktarıldığı sayfalar, savaş sürerken bile bağımsızlık konusunda pazarlık yapılmadığının belgesi niteliğindedir. "İstiklal-i tam" açıklaması da Nutuk'un en çok alıntılanan bölümlerinden biri oldu.

Bağımsızlığın bölünmezliği

Mustafa Kemal Paşa'nın Franklin-Bouillon'a yaptığı "istiklal-i tam" açıklaması, Türk dış politikasının özünü oluşturan bir ilkenin ilanıdır. Bu açıklamanın gücü, bağımsızlığı bölünmez bir bütün olarak tanımlamasından gelir. Bir ülke siyasi olarak bağımsız görünse bile ekonomik, mali ya da kültürel alanda başka bir güce bağımlıysa, gerçek anlamda bağımsız değildir.

Bu açıklamanın yapıldığı zaman da anlamlıdır. Haziran 1921'de Türkiye henüz savaşın ortasındaydı ve sonucun ne olacağı belli değildi. Böyle bir dönemde, bir büyük devletin temsilcisine karşı tavizsiz bir tutum almak, büyük bir özgüven gerektiriyordu. Mustafa Kemal Paşa, askerî durumun zorluğuna rağmen ilkelerinden geri adım atmadı. Bu tutum, Lozan'da kapitülasyonların kaldırılmasıyla somut bir başarıya dönüştü. Cumhuriyet döneminde ise ekonomik bağımsızlık için verilen mücadele, aynı ilkenin devamıydı. "İstiklal-i tam" kavramı, bugün de Türkiye'de bağımsızlık denildiğinde akla gelen ilk ifadelerden biridir.
Dikkat: yanlış bilinen
Franklin-Bouillon'un Ankara'ya ilk gelişi Haziran 1921'de, ikinci gelişi ise Eylül 1921'dedir. Ankara Antlaşması bu ikinci ziyaret sırasındaki görüşmelerin sonucunda 20 Ekim 1921'de imzalanmıştır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap