İçeriğe geç
Giriş yap
0

Bursa Atatürk Anıtı (29 Ekim 1931): Nijat Sirel'in atlı heykeli ve "Hürmetle eğil" kitabesi

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Bir semte adını veren anıt

Bursa'da şehrin merkezindeki bir semtin adı "Heykel"dir. Bu ad, 29 Ekim 1931'de Hükûmet Meydanı'nda açılan Atatürk Anıtı'ndan gelir. Heykeltıraş Nijat Sirel'in yaptığı atlı Atatürk heykeli, doksan yılı aşkın süredir Bursa'nın simgelerinden biridir. Kaidesindeki "Bu aziz heykelin önünde duran Türk, hürmetle eğil" diye başlayan kitabe ise Türkiye'deki anıt yazıtlarının en bilinenlerinden biri olmuştur.

Bu yazı, Bursa Atatürk Anıtı'nın fikir aşamasından açılışına kadar geçen süreci, anıtın özelliklerini ve kitabelerini ele alıyor.
Bursa'daki Atatürk Anıtı
Bursa'daki Atatürk AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: HALUK COMERTEL. Dosya sayfası

Bir gazetenin önerisi

Bursa'da bir Atatürk anıtı yapılması fikri, ilk kez şehrin yerel gazetesi Yeni Fikir tarafından 29 Eylül 1925 tarihli sayısında dile getirildi. O sırada Türkiye'de henüz hiçbir Atatürk anıtı yoktu. İlk anıtlar ertesi yıl, 1926'da İstanbul Sarayburnu'nda ve Konya'da açılacaktı. Yeni Fikir'in önerisi, Bursa'nın kurtuluşunun üzerinden üç yıl geçmişken şehrin Kurtuluş Savaşı'nın önderine duyduğu minnetin bir ifadesiydi.

Öneri hemen hayata geçmedi. Ancak beş yıl sonra Bursa Valiliği bir Atatürk anıtı yaptırmaya karar verdi. Şubat 1930'da heykel, heykeltıraş Nijat Sirel'e sipariş edildi.
Tarih notu
11 Eylül 1922: Bursa'nın kurtuluşu.
29 Eylül 1925: Yeni Fikir gazetesinin anıt önerisi.
Şubat 1930: Heykelin Nijat Sirel'e sipariş edilmesi.
29 Ekim 1931: Anıtın açılışı.
1934: Soyadı Kanunu ile anıtın "Atatürk heykeli" olarak anılmaya başlanması.

Taslaktan bronza

Nijat Sirel'in hazırladığı taslak, önce Güzel Sanatlar Akademisi tarafından incelendi, ardından Maarif Vekâleti tarafından onaylandı. Heykel, İstanbul'da Şişli'deki özel bir atölyede yapıldı. Sirel'e bu çalışmada heykeltıraş Mehmet Mahir Tomruk yardım etti.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan Atatürk anıtlarının önemli bir bölümü yabancı heykeltıraşlara sipariş edilmişti. Heinrich Krippel, Pietro Canonica ve Anton Hanak gibi Avrupalı sanatçılar Ankara, İstanbul ve Konya'daki anıtları yapmıştı. Bursa Atatürk Anıtı ise Türk heykeltıraşların elinden çıkan ilk büyük Atatürk anıtları arasında yer aldı. Bu yönüyle Türk heykel sanatının gelişiminde de anlamlı bir yeri vardır.
Bursa'nın Heykel semtindeki Atatürk Anıtı
Bursa'nın Heykel semtindeki Atatürk AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: HALUK COMERTEL. Dosya sayfası

Atlı komutan

Anıt, mermer bir kaide ile bronz bir heykelden oluşur. Atatürk, at üzerinde, asker giysileri içinde betimlenmiştir. Heykel, Atatürk'ü Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırmış başkomutan kimliğiyle gösterir. Atlı heykel, savaşın ve zaferin simgesi olarak anıt heykelciliğinde özel bir yere sahiptir.

Bursa'nın Kurtuluş Savaşı'ndaki yeri düşünüldüğünde, atlı bir komutan heykelinin seçilmesi anlamlıdır. Bursa, Temmuz 1920'den Eylül 1922'ye kadar iki yılı aşkın süre işgal altında kaldı. Büyük Taarruz'un ardından 11 Eylül 1922'de Türk süvarileri şehre girdi. Bursa halkı için Atatürk, her şeyden önce şehri işgalden kurtaran başkomutandı.
Ek bilgi
Anıt açıldığında "Gazi heykeli" adıyla anılıyordu. 1934'te Soyadı Kanunu ile Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya "Atatürk" soyadının verilmesinden sonra anıt "Atatürk heykeli" adını aldı. Heykelin bulunduğu semt ise zamanla halk arasında kısaca "Heykel" olarak anılmaya başlandı.

Kitabeler

Anıtın kaidesinde üç cephede yazı bulunur. Kuzey cephesindeki yazı şöyledir: "Bu aziz heykelin önünde duran Türk, hürmetle eğil. O; milletini kurtaran, Cumhuriyeti kuran, âleme yeni bir tarih yaratan Gazi Mustafa Kemal." Bu kitabe, sade ve güçlü üslubuyla anıtın en çok bilinen unsuru haline geldi.

Doğu cephesinde 1923'te Cumhuriyet'in kuruluşu, batı cephesinde ise 11 Eylül 1922'de Bursa'nın kurtuluşu anılır. Böylece anıt, iki önemli tarihi birlikte hatırlatır: Bursa'nın işgalden kurtuluşunu ve Cumhuriyet'in ilanını. Kitabelerin özgün hâli, anıtın yapıldığı 1930-1931 yıllarında henüz yeni olan Latin harfleriyle yazılmıştır. Harf devriminin üzerinden yalnızca iki yıl geçmişken bir anıt kaidesine yeni harflerle yazı kazınması, dönemin değişimini taşın üzerinde de görünür kılıyordu.
Heykeltıraş Nijat Sirel'in kabri
Heykeltıraş Nijat Sirel'in kabriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Kolhisli. Dosya sayfası

Bursa'nın işgal yılları

Anıtın anlamını kavramak için Bursa'nın Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadıklarını hatırlamak gerekir. Yunan ordusu, 1920 yazında Batı Anadolu'da başlattığı ilerleyişle 8 Temmuz 1920'de Bursa'ya girdi. Osmanlı Devleti'nin ilk başkentlerinden biri olan, Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin türbelerini barındıran şehrin işgali, Anadolu'da ve İstanbul'da derin bir üzüntüyle karşılandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kürsü siyah örtüyle örtüldü ve milletvekilleri bu acıyı yas tutarak paylaştı.

İşgal iki yıldan uzun sürdü. Bu süre boyunca Bursa, cephe hattının gerisinde bir işgal merkezi olarak kaldı. Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, Yunan ordusunun Batı Anadolu'dan çekilmesiyle sonuçlandı. Bursa'ya giren Türk süvarileri, 11 Eylül 1922'de şehri kurtardı. Bu tarih, Bursa'da her yıl kurtuluş bayramı olarak kutlanır. Anıtın batı cephesindeki tarih de bu güne aittir.

Açılış töreni

Anıtın açılışı, 29 Ekim 1931'de Cumhuriyet'in sekizinci yıl dönümü kutlamaları sırasında yapıldı. Cumhuriyet Bayramı'nın açılış günü olarak seçilmesi, Türkiye'deki pek çok Atatürk anıtında görülen bir gelenekti. Konya'daki anıt da 1926'da yine Cumhuriyet Bayramı'nda açılmıştı. Bu tercih, anıtların yalnızca bir kişiyi değil, Cumhuriyet'in kendisini de simgelediğini gösteriyordu.

Atatürk ve Bursa

Atatürk, Bursa ile yakın bir ilişki kurmuştu. Şehrin kurtuluşundan kısa bir süre sonra, Ekim 1922'de Bursa'yı ziyaret etti ve burada öğretmenlere önemli bir konuşma yaptı. Sonraki yıllarda Bursa'yı pek çok kez ziyaret etti. 1923'teki Batı Anadolu gezisinde de Bursa halkıyla uzun görüşmeler yaptı. Bursa, Atatürk'ün dinlenmek ve çalışmak için sık sık geldiği şehirlerden biri oldu. 1933'te Bursa'da bulunduğu sırada ezan tartışmasıyla ilgili gelişmeleri yakından takip etti.

Atatürk'ün Bursa'ya olan ilgisi, şehirde bugün de pek çok iz bırakmıştır. Kaldığı köşk, bugün Atatürk Müzesi olarak hizmet vermektedir. Bursa Atatürk Anıtı ise şehrin Atatürk'e duyduğu bağlılığın en eski ve en görünür simgesidir.

Bursa'nın meydanındaki hafıza

Bursa Atatürk Anıtı'nın en dikkat çekici yönü, bir gazetenin önerisiyle başlayan fikrin, yıllar sonra şehrin kimliğinin bir parçasına dönüşmesidir. Anıtın bulunduğu semte adını vermesi, Bursalıların bu heykeli ne kadar benimsediğini gösterir. Bugün "Heykel'de buluşalım" diyen bir Bursalı, farkında olmadan 1931'de açılan bu anıtı anmaktadır.

Anıtın kitabesi de üzerinde durulmaya değer. "Hürmetle eğil" ifadesi, sonraki kuşaklar için bir saygı çağrısı olarak yazılmıştır. Kitabe, Atatürk'ü üç büyük eseriyle tanımlar: milletini kurtarması, Cumhuriyet'i kurması ve dünyada yeni bir tarih yaratması. Doğu ve batı cephelerindeki tarihler ise Bursa'nın kurtuluşunu Cumhuriyet'in kuruluşuna bağlayarak yerel hafıza ile ulusal hafızayı birleştirir. Bir Türk heykeltıraşın elinden çıkması da anıta ayrı bir değer katar. Yabancı sanatçılara bağımlı olunan yıllardan Türk sanatçıların kendi eserlerini ortaya koyduğu bir döneme geçişin ilk adımlarından biri, Bursa'nın meydanında yükselir.
Dikkat: yanlış bilinen
Bursa Atatürk Anıtı bazı kaynaklarda "Bursa Atatürk Heykeli" olarak da geçer. Heykeltıraşın adı da kaynaklarda Nijat ya da Nijad Sirel biçiminde farklı yazılabilir. Anıtın açılış tarihi 29 Ekim 1931'dir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap