İçeriğe geç
Giriş yap
0

Konya Atatürk Anıtı (29 Ekim 1926): Ziraat Abidesi'nin üstüne yükselen buğday başaklı heykel

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Türkiye'nin ikinci Atatürk anıtı

29 Ekim 1926'da, Cumhuriyet'in üçüncü yıl dönümünde, Konya'nın İstasyon Caddesi'nde büyük bir tören düzenlendi. Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'in yaptığı bronz Atatürk heykeli halka açıldı. Bu anıt, aynı yıl 3 Ekim'de İstanbul'da açılan Sarayburnu Atatürk Anıtı'ndan sonra Türkiye'de yapılan ikinci Atatürk anıtıydı. Anıtı ilginç kılan bir başka özellik de, heykelin kaidesi olarak Osmanlı'nın son yıllarında yapılmış bir tarım anıtının kullanılmasıydı.

Bu yazı, Konya Atatürk Anıtı'nın yapılış öyküsünü, açılış törenini ve anıtın simgelerini ele alıyor.
Konya'daki Atatürk Anıtı
Konya'daki Atatürk AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Justinianus. Dosya sayfası

Belediyenin kararı

1924'te Konya Belediye Meclisi, Mustafa Kemal Paşa'nın bir anıtının yapılmasına karar verdi. Anıtın yeri olarak şehrin batısındaki İstasyon Caddesi uygun bulundu. Bu cadde, şehrin tren istasyonunu merkeze bağlayan ana yoldu ve şehre gelen herkesin geçtiği bir güzergâhtı. Caddenin üzerindeki meydanda, 1917'de Mimar Muzaffer Bey'e yaptırılmış bir Ziraat Abidesi bulunuyordu. Belediye, bu abidenin yeni heykelin kaidesi olarak kullanılmasına karar verdi.

Heykeli yapma görevi Heinrich Krippel'e verildi. Krippel, aynı yıllarda Türkiye'de birçok önemli anıt yapan bir heykeltıraştı. Sarayburnu'ndaki ilk Atatürk heykeli de onun eseriydi. Ankara'daki Zafer Anıtı da yine Krippel'in elinden çıkacaktı.
Tarih notu
1917: Mimar Muzaffer Bey'in Ziraat Abidesi'ni yapması.
1924: Konya Belediye Meclisi'nin anıt kararı.
3 Ekim 1926: Sarayburnu Atatürk Anıtı'nın açılışı.
29 Ekim 1926: Konya Atatürk Anıtı'nın açılışı.
24 Kasım 1927: Ankara Zafer Anıtı'nın açılışı.

Açılış töreni

Konya Atatürk Anıtı, 29 Ekim 1926'da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında büyük bir törenle açıldı. Törene Konya Valisi İzzet Bey, Belediye Başkan Vekili Nuri Bakkalbaşı, Konya Milletvekili Halil İbrahim Nakıpoğlu, askerî ve sivil erkân, okullar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Nuri Bakkalbaşı yaptığı konuşmanın ardından anıtı açtı.

Açılışta heykelin iki yanında beyaz tüller içinde iki genç kız yer aldı. Bunlardan biri "Hürriyet"i, diğeri "Cumhuriyet"i temsil ediyordu. Bu sembolik görüntü, anıtın taşıdığı anlamı izleyicilere doğrudan anlatıyordu: Anıt, yalnızca bir kişiyi değil, Kurtuluş Savaşı ile kazanılan özgürlüğü ve yeni rejimi de simgeliyordu.
Konya Atatürk Anıtı'nın Ziraat Abidesi'nden oluşan kaidesi
Konya Atatürk Anıtı'nın Ziraat Abidesi'nden oluşan kaidesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Justinianus. Dosya sayfası

Heykelin özellikleri

Anıt, beyaz mermerden yaklaşık 6,5 metre yüksekliğindeki kaide ile 2,8 metre yüksekliğindeki bronz heykelden oluşur. Heykelde Atatürk, mareşal üniforması içinde ayakta durur. Sağ ayağı öndedir, sol eli kılıcının kabzasındadır. Sağ eli ise öne uzanmış, ayaklarının dibinde yükselen bir demet buğday başağına dokunur biçimde tasvir edilmiştir.

Buğday başağı, anıtın en dikkat çekici simgesidir. Başak, ulusal kalkınmayı ve Anadolu'nun aydınlanmasını temsil eder. Konya'nın Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinmesi, bu simgeyi şehir için daha da anlamlı kılar. Asker kimliğiyle kılıcını tutan ama eliyle başağa dokunan bir Atatürk, savaştan barışa ve kalkınmaya geçişi anlatır.
Ek bilgi
Heykelin kaidesi olarak kullanılan Ziraat Abidesi, sekizgen bir havuzun içindeki platformun üzerine yapılmıştır. Platformun köşelerinde küçük havuzlar bulunur. Dört cephesi taç kapı biçiminde tasarlanmış olan abideye her yönden altı basamaklı merdivenlerle çıkılır. Anıtta kitabe bulunmaz.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bir kaide

Ziraat Abidesi'nin Atatürk heykeline kaide yapılması, Konya Atatürk Anıtı'nı Türkiye'deki diğer Atatürk anıtlarından ayırır. 1917'de, Birinci Dünya Savaşı'nın en zor yıllarında yapılan bu abide, tarımın önemini vurgulayan bir anıttı. Mimar Muzaffer Bey, bu eserinde Osmanlı mimarisinin taç kapı geleneğini kullandı. Aradan geçen dokuz yılda imparatorluk yıkılmış, yerine Cumhuriyet kurulmuştu.

Bu iki dönemin eserlerinin bir araya getirilmesi, kopuştan çok bir süreklilik duygusu yaratır. Tarımı yücelten Osmanlı dönemi abidesinin üzerinde, buğday başağına dokunan Cumhuriyet'in kurucusu yükselir. Böylece anıt, Anadolu'nun tarım geleneğini yeni devletin kalkınma hedefleriyle buluşturur.
Heykeltıraş Heinrich Krippel
Heykeltıraş Heinrich KrippelGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: E4024. Dosya sayfası

Kurtuluş Savaşı'nda Konya

Konya, Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu hareketinin önemli merkezlerinden biriydi. Demiryolu bağlantısı sayesinde batı cephesine asker, cephane ve erzak ulaştırılmasında kilit bir konumdaydı. Şehir, savaşın ilk yıllarında zor günler de yaşadı. 1920'de bölgede çıkan ayaklanmalar bastırıldıktan sonra Konya, Ankara hükûmetinin güvenilir dayanaklarından biri haline geldi. Mustafa Kemal Paşa, savaş yıllarında ve sonrasında Konya'yı birçok kez ziyaret etti.

Konya'nın tarımsal zenginliği de savaş boyunca orduya destek oldu. Konya ovasından elde edilen tahıl, cepheye ulaştırılan erzakın önemli bir bölümünü oluşturdu. Bu geçmiş, anıttaki buğday başağının şehir halkı için taşıdığı anlamı daha da derinleştirir.

Cumhuriyet'in ilk anıtları

1926-1927 yılları, Türkiye'de anıt heykelciliğinin başladığı yıllardır. Osmanlı döneminde insan figürlü anıt heykel geleneği yoktu. Cumhuriyet, kendi tarihini ve değerlerini kamusal alanda görünür kılmak için heykeli yeni bir anlatım aracı olarak benimsedi. Sarayburnu'nda, Konya'da ve Ankara'da arka arkaya açılan anıtlar, şehirlerin meydanlarına yeni bir görünüm kazandırdı.

Bu anıtlar, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı'nın hatırasını kalıcı kılma amacı taşıyordu. Meydanlarda yükselen heykeller, savaşı yaşamamış kuşaklara milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını hatırlatacaktı. Konya Atatürk Anıtı'nın Cumhuriyet Bayramı'nda açılması da bu amaca uygun bir seçimdi.

Heinrich Krippel ve Türkiye'deki anıtları

Heinrich Krippel, 1883'te Viyana'da doğmuş bir heykeltıraştı. 1920'lerin ortasında Türkiye'den aldığı siparişlerle, Cumhuriyet'in ilk anıtlarının önemli bir bölümünü yaptı. İstanbul'daki Sarayburnu Atatürk Anıtı, Konya Atatürk Anıtı, Ankara'daki Zafer Anıtı ve sonraki yıllarda yaptığı başka anıtlar, Türkiye'nin anıt heykelciliğinin ilk örnekleri arasında yer aldı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'de anıt heykel yapabilecek yerli sanatçı sayısı çok azdı. Bu nedenle Krippel gibi yabancı heykeltıraşlara başvuruldu. Aynı dönemde Türk sanatçıların yurt dışında eğitim alması için de çalışmalar yapıldı. Zamanla yetişen Türk heykeltıraşlar, anıt heykelcilikte yerlerini aldı.

Bir şehrin Cumhuriyet'e bakışı

Konya Atatürk Anıtı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Anadolu şehirlerinin yeni rejime sahip çıkma biçimlerinden birini gösterir. Anıtın yapılması kararını bir belediye meclisi verdi ve açılış töreni şehrin bütün kesimlerinin katılımıyla yapıldı. Türkiye'nin ilk Atatürk anıtlarından birinin Konya'da yükselmesi, Anadolu'nun yeni devlete verdiği desteğin somut bir ifadesiydi.

Anıtın simgeleri de dikkatle seçilmişti. Buğday başağı, Konya'nın tarım şehri kimliğini; Ziraat Abidesi kaidesi, şehrin yakın geçmişini; mareşal üniforması ise Kurtuluş Savaşı'nı temsil ediyordu. Açılışta Hürriyet'i ve Cumhuriyet'i simgeleyen genç kızların yer alması, anıtın yeni rejimin değerlerini halka anlatma işlevi taşıdığını gösterir. Konya Atatürk Anıtı, bu yönleriyle bir heykelden çok, bir şehrin tarihini, ekonomisini ve yeni devlete bağlılığını aynı yapıda buluşturan bir eserdir.
Dikkat: yanlış bilinen
Konya Atatürk Anıtı bazı kaynaklarda Konya Atatürk Heykeli adıyla da anılır. Anıtın açılış tarihi 29 Ekim 1926'dır. Anıtın kaidesi olan Ziraat Abidesi ise 1917'de yapılmıştır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap