İçeriğe geç
Giriş yap
0

1935 seçimleri ve Meclis'e giren ilk kadın milletvekilleri: On sekiz kadın, on sekiz il

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Meclis kürsüsünde kadın sesi

1 Mart 1935'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin beşinci dönemi toplandığında, salonda daha önce görülmemiş bir manzara vardı: Milletvekili sıralarında kadınlar oturuyordu. 8 Şubat 1935'te yapılan seçimlerle on yedi kadın milletvekili Meclis'e girmişti. 1936'daki ara seçimle bu sayı on sekize yükseldi. Türk kadınları, uzun bir mücadelenin ve birkaç yıl süren hukuki düzenlemelerin ardından ülkenin yasama organında temsil edilmeye başlamıştı.

Bu yazı, 1935 seçimlerine giden süreci, seçimin özelliklerini ve Meclis'e giren ilk kadın milletvekillerini ele alıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk kadın milletvekilleri, 1935
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk kadın milletvekilleri, 1935Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The original uploader was Kemalist Yurtsever at English Wikipedia. Dosya sayfası

Adım adım siyasi haklar

Kadınların siyasi haklarına giden yol, birkaç aşamada yürüdü. 1923'te seçim kanunu görüşülürken Tunalı Hilmi Bey'in kadınlara seçme hakkı verilmesi önerisi kabul görmemişti. Aynı yıl Nezihe Muhittin ve arkadaşları Kadınlar Halk Fırkası'nı kurmak istemiş, ancak bu girişim izin almamıştı. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, kadın ile erkek arasında aile ve miras hukukundaki eşitsizlikleri büyük ölçüde kaldırdı.

3 Nisan 1930'da çıkarılan Belediye Kanunu ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı. 1933'te köylerde muhtar ve ihtiyar heyeti seçimlerine katılma hakkı geldi. Son ve en büyük adım ise 5 Aralık 1934'te atıldı: Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişiklikle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Tarih notu
3 Nisan 1930: Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı.
1933: Köy seçimlerine katılma hakkı.
5 Aralık 1934: Milletvekili seçme ve seçilme hakkı.
8 Şubat 1935: Genel seçimler.
1 Mart 1935: Beşinci dönem Meclis'in açılışı ve Atatürk'ün yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi.
1936: Ara seçimle on sekizinci kadın milletvekilinin Meclis'e girişi.

5 Aralık 1934 kararı

5 Aralık 1934'te Meclis'te yapılan oylamayla anayasa değişikliği kabul edildi. Kabulün ardından kadınlar Ankara'da ve İstanbul'da sevinç gösterileri düzenledi. Bu karar, Türkiye'yi kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk ülkeler arasına yerleştirdi. O tarihte Avrupa'nın pek çok ülkesinde kadınlar bu haktan henüz yararlanamıyordu.

Aynı düzenlemeyle seçmen yaşı 18'den 22'ye yükseltildi. Milletvekili seçilebilmek için gereken yaş ise 30 olarak kaldı. Seçimler, tek parti dönemindeki diğer seçimler gibi iki dereceli yapıldı: seçmenler önce ikinci seçmenleri belirledi, ikinci seçmenler de milletvekillerini seçti.
Ankara milletvekili Hatı Çırpan
Ankara milletvekili Hatı ÇırpanGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

8 Şubat 1935 seçimleri

Seçimlere yalnızca Cumhuriyet Halk Fırkası'nın listesi katıldı. Partinin 1927 tüzüğü uyarınca aday listeleri, partinin genel başkanı sıfatıyla Atatürk tarafından belirlendi. Atatürk, listelere kadın adayları da yerleştirdi ve böylece kadınların Meclis'e girmesini doğrudan sağladı. Bunun yanında listelerde bazı bağımsız adaylara da yer açıldı.

Seçim sonucunda 401 milletvekili seçildi. Bunların 383'ü erkek, 17'si kadındı. 1936'daki ara seçimle Hatice Özgener'in de Çankırı'dan seçilmesiyle kadın milletvekili sayısı on sekize ulaştı. Kadınların Meclis'teki oranı yaklaşık yüzde 4,5 oldu. Bu oran, Cumhuriyet tarihinde uzun yıllar boyunca aşılamadı. Kadın milletvekillerinin oranı ancak 2000'li yıllarda 1935'teki düzeyin üzerine çıkabildi.
Ek bilgi
1935 seçimleri, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın bu adla katıldığı son seçimdi. Parti, Mayıs 1935'teki Dördüncü Kurultay'da Cumhuriyet Halk Partisi adını aldı. Seçimden sonra, 1 Mart 1935'te Atatürk dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.

Meclis'e giren kadınlar

1935 seçimleriyle Meclis'e giren kadın milletvekilleri farklı illerden ve farklı mesleklerden geliyordu. Afyon'dan Mebrure Gönenç, Ankara'dan Hatı Çırpan ve Fakihe Öymen, Antalya'dan Türkan Örs Baştuğ, Balıkesir'den Sabiha Gökçül Erbay, Bursa'dan Şekibe İnsel, Diyarbakır'dan Huriye Öniz Baha, Edirne'den Fatma Şakir Memik, Erzurum'dan Nakiye Elgün, İzmir'den Benal Nevzat Arıman, Kayseri'den Ferruh Güpgüp, Konya'dan Bahire Bediş Morova Aydilek, Malatya'dan Mihri Pektaş, Samsun'dan Meliha Ulaş, Seyhan'dan Esma Nayman, Sivas'tan Sabiha Görkey ve Trabzon'dan Seniha Hızal milletvekili seçildi. 1936'da Çankırı'dan Hatice Özgener onlara katıldı.

Bu kadınların büyük bölümü öğretmen, eğitimci ya da yazardı. Bir bölümü daha önce belediye meclislerinde görev yapmıştı. Aralarında en çok dikkat çeken isim, Ankara'nın Kazan köyünden gelen ve Kurtuluş Savaşı yıllarında cepheye yardım taşıyan bir köylü kadın olan Hatı Çırpan oldu. "Satı Kadın" olarak tanınan Hatı Çırpan, Anadolu kadınının Meclis'teki sembolü haline geldi.
Ulus Meydanı ve Birinci Meclis binası, 1930'lar
Ulus Meydanı ve Birinci Meclis binası, 1930'larGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası

Atatürk'ün tutumu

Atatürk, kadınların toplumsal ve siyasi hayata katılımını Cumhuriyet'in ana hedeflerinden biri olarak görüyordu. 1923'teki İzmir konuşmasından itibaren kadınların eğitimi ve toplumdaki yeri üzerine sık sık konuştu. Kadın haklarına ilişkin kanunların Meclis'ten geçmesinde ve 1935'te aday listelerinin belirlenmesinde kişisel etkisi belirleyici oldu.

Kürsüde ve komisyonlarda

Kadın milletvekilleri, Meclis'in çalışmalarına etkin biçimde katıldı. Komisyonlarda görev aldılar, eğitim, sağlık ve sosyal yardım gibi konularda görüş bildirdiler. Meclis kürsüsünden yaptıkları konuşmalar, kadınların siyasette de söz sahibi olabileceğini gösterdi. Bazıları sonraki dönemlerde de milletvekilliğini sürdürdü.

Aynı yıl Türkiye, önemli bir uluslararası toplantıya da ev sahipliği yaptı. Nisan 1935'te İstanbul'da Uluslararası Kadınlar Birliği'nin on ikinci kongresi toplandı. Kongreye dünyanın dört bir yanından kadın hakları savunucuları katıldı. Türk kadınlarının elde ettiği siyasi haklar, kongrede ilgiyle karşılandı.

Bir hakkın Meclis'e yansıması

1935 seçimleri, kadınların siyasi haklarının kâğıt üzerinde kalmadığını, doğrudan Meclis'e yansıdığını gösterdi. Pek çok ülkede kadınlara oy hakkı tanınmış olsa bile parlamentoya girebilen kadın sayısı uzun süre çok düşük kalmıştı. Türkiye'de ise hakkın tanınmasından yalnızca iki ay sonra on yedi kadın Meclis'te yerini aldı. Bu hızlı geçiş, Atatürk'ün aday listelerine kadınları bilinçli olarak yerleştirmesiyle mümkün oldu.

Elbette bu tablo, tek parti döneminin koşulları içinde değerlendirilmelidir. Adaylar parti genel başkanı tarafından belirlendiği için kadın milletvekillerinin seçilmesi, toplumsal bir dönüşümün olduğu kadar siyasi iradenin de sonucuydu. Çok partili hayata geçildikten sonra kadın milletvekillerinin sayısının hızla düşmesi, bu iradenin önemini ortaya koyar. 1950 ve 1961 seçimlerinde Meclis'e yalnızca üçer kadın girebildi. 1935'teki oran, ancak 2000'li yıllarda yeniden yakalanabildi. On sekiz kadının farklı illerden, farklı meslek ve hayatlardan gelmesi ise, Cumhuriyet'in kadın imajının yalnızca şehirli ve eğitimli kesimle sınırlı olmadığını, Satı Kadın gibi Anadolu köylüsünü de kapsadığını gösterir.
Dikkat: yanlış bilinen
1935 seçimleriyle Meclis'e giren kadın milletvekillerinin sayısı kaynaklarda bazen 17, bazen 18 olarak geçer. Seçimle doğrudan 17 kadın girmiş, 1936'daki ara seçimle Hatice Özgener'in katılmasıyla beşinci dönemde Meclis'te bulunan kadın sayısı 18'e ulaşmıştır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap