İçeriğe geç
Giriş yap
0

Men-i Müskirat Kanunu (14 Eylül 1920): Birinci Meclis'in eşit oyla geçen içki yasağı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Savaşın ortasında bir içki yasağı

14 Eylül 1920'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından yaklaşık beş ay sonra, Meclis bir içki yasağı kanunu kabul etti. Men-i Müskirat Kanunu adını taşıyan bu kanun, Ankara hükûmetinin denetimindeki topraklarda her türlü alkollü içkinin üretimini, ithalini, satışını ve kullanılmasını yasaklıyordu. Kanun, Meclis'in çıkardığı 22 numaralı kanundu.

Kanunun kabulü, ülkenin büyük bir savaşın ortasında olduğu bir döneme denk geliyordu. Batı'da Yunan ordusu ilerliyor, doğuda Ermeni cephesinde savaş başlamak üzereydi. Bu ortamda Meclis'in bir içki yasağıyla uğraşması, sonraki kuşaklara şaşırtıcı gelebilir. Bu yazıda kanunun nasıl teklif edildiğini, Meclis'te nasıl tartışıldığını, nasıl uygulandığını ve nasıl kaldırıldığını anlatıyoruz.
Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey
Trabzon mebusu Ali Şükrü BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ali Şükrü Bey. Dosya sayfası

Ali Şükrü Bey'in teklifi

Kanun teklifini Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey verdi. Teklif, Meclis'in açılmasından dört gün sonra, 27 Nisan 1920'de sunuldu. Meclis'e sunulan dördüncü kanun teklifiydi. İlk üç teklif, hükûmetin kuruluşuna ve vatana ihanet suçuna ilişkindi. Bu sıralama, teklifin ilk Meclis'in gündeminde ne kadar öne çıktığını gösteriyor.

Ali Şükrü Bey, teklifinin gerekçesinde iki noktaya dikkat çekti. Birincisi, İslam dininin yasakladığı içkinin halk arasında yaygınlaşmasının yarattığı zararlardı. İkincisi, Amerika Birleşik Devletleri'nin 1920'de yürürlüğe giren içki yasağıydı. Ali Şükrü Bey, dini içkiyi yasaklamayan bir ülkenin bile özel bir kanunla içkiyi yasakladığını hatırlatarak teklifini destekledi.
Tarih notu
23 Nisan 1920: Meclis'in açılışı. 27 Nisan 1920: Ali Şükrü Bey'in teklifi. 17 Mayıs 1920: Encümen raporlarının görüşülmesi. 14 Eylül 1920: Kanunun kabulü. 28 Şubat 1921: Ceride-i Resmiye'de yayımlanması. 21 Şubat 1924: Bekletilen içkilerin imhasının ertelenmesi. 9 Nisan 1924: 470 sayılı kanunla yasağın gevşetilmesi. 22 Mart 1926: 790 sayılı inhisar kanunuyla kanunun kaldırılması.

Encümenlerde ve Genel Kurul'da

Teklif, Adliye, Sıhhiye, Maliye ve Şer'iye encümenlerinde görüşüldü. Encümenlerin tutumları farklıydı. Şer'iye ve Sıhhiye encümenleri teklifi uygun buldu. Adliye Encümeni ise Meclis'in olağanüstü şartlarda toplandığını ve daha acil konuların görüşülmesi gerektiğini belirterek teklifin şimdilik reddedilmesini önerdi. Encümen, sarhoşluğa ceza öngören mevcut Ceza Kanunu maddesinin titizlikle uygulanmasının yeterli olacağını savundu. Maliye Encümeni de içki vergisinden elde edilen gelirin kaybedileceğini düşünerek yasağa karşı çıktı.

Genel Kurul'daki tartışmalar da uzun ve sert geçti. Gayrimüslimlerin yasaktan muaf tutulması önerisi gündeme geldi, ama kabul edilmedi. Oylama sonucunda kabul ve ret oyları eşit çıktı. Oturumu yöneten başkanvekili Vehbi Efendi, kabul yönünde oy kullandığını belirterek iç tüzük gereğince kanunun kabul edildiğini açıkladı. Böylece Men-i Müskirat Kanunu, Meclis tarihinin en dar farkla kabul edilen kanunlarından biri oldu.
Ulus'taki Zafer Anıtı ve Birinci Meclis binası, 1930'lar
Ulus'taki Zafer Anıtı ve Birinci Meclis binası, 1930'larGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası

Kanunun hükümleri

Sekiz maddelik kanunun birinci maddesi, her türlü alkollü içkinin üretimini, ithalini, satışını ve kullanılmasını yasaklıyordu. İkinci madde, içki üreten, ithal eden, taşıyan ve satanlara her kıyye içki için elli lira para cezası öngörüyordu. Ele geçirilen içkiler imha edilecekti. Üçüncü madde, açıkça içki içenlerin ya da gizlice içip de sarhoş görülenlerin cezalarını belirliyordu. Bu kişilere ya şer'i had cezası ya para cezası ya da üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilebiliyordu. Memurlar ayrıca görevlerinden uzaklaştırılıyordu.

Dördüncü madde, içki üretiminde kullanılan bütün aletlerin müsaderesini ve mevcut içkilerin mühürlenmesini öngörüyordu. Bu içkilerin iki ay içinde yurt dışına çıkarılmasına izin verilecek, bu süre sonunda kalan içkiler imha edilecekti. Beşinci ve altıncı maddeler, tıpta kullanılan ispirtolu maddelerin Sıhhiye Vekâleti'nin denetiminde eczanelere dağıtılmasını düzenliyordu.
Ek bilgi
Ali Şükrü Bey 1884'te Trabzon'da doğdu. Bahriye Mektebi'ni bitirdi ve donanmada görev yaptı. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Trabzon mebusu olarak girdi. Meclis'teki muhalif İkinci Grup'un önde gelen isimlerindendi ve "Tan" adlı bir gazete çıkardı. Mart 1923'te Ankara'da öldürüldü.

Uygulamada yasak

Kanunun uygulaması, beklenenden zor oldu. Yasak, kaçak içki üretimini ve satışını önleyemedi. Dönemin hukukçularından bazıları, kanunun uygulamasında mahkemeler arasında farklılıklar olduğunu yazdı. Bazı hukukçular da yasağın, uyuşturucu maddelerin kullanımının artmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. Ayrıca devlet, içki vergisinden elde ettiği önemli bir gelir kaynağını kaybetmişti. Savaş yıllarında hazinenin zor durumda olduğu düşünülürse, bu kayıp küçümsenemezdi.

Bu sorunlar, kanunun değiştirilmesi yönündeki talepleri güçlendirdi. Yasak, savaş yıllarında ve savaştan sonraki ilk yıllarda yürürlükte kaldı. Ama Cumhuriyet'in ilanından sonra değişiklik kaçınılmaz hâle geldi.
Ali Şükrü Bey'in kabri
Ali Şükrü Bey'in kabriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Turan Hacıfettahoğlu. Dosya sayfası

Yasaktan inhisara

9 Nisan 1924'te kabul edilen 470 sayılı kanunla Men-i Müskirat Kanunu büyük ölçüde değiştirildi. İçki üretimi, ruhsat alınması şartıyla serbest bırakıldı ve yüksek vergiye bağlandı. Kapalı şişelerde içki satışına izin verildi. Ancak açıkça içki içmek ve kamuya açık yerlerde sarhoş olmak yasak olmaya devam etti. 22 Mart 1926'da kabul edilen 790 sayılı İspirto ve Meşrubat-ı Küuliye İnhisarı Kanunu ile Men-i Müskirat Kanunu tamamen yürürlükten kaldırıldı. Bu kanunla alkollü içkilerin üretimi devlet tekeline alındı.
Dikkat: yanlış bilinen
Men-i Müskirat Kanunu'nun Atatürk'ün isteğiyle çıkarıldığı ya da Atatürk'ün isteğiyle kaldırıldığı söylenir. Kanun, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey'in teklifiyle Meclis'te tartışılarak kabul edildi. Kaldırılması da 1924 ve 1926'da Meclis'in kabul ettiği iki ayrı kanunla gerçekleşti. Kanunun hikâyesi, tek bir kişinin değil, Birinci Meclis'in çok sesli tartışmalarının ürünüdür.

Birinci Meclis'in çok sesli yüzü

Men-i Müskirat Kanunu'nun hikâyesi, Birinci Meclis'in ne kadar çok sesli bir meclis olduğunu gösteriyor. Savaşın en zor günlerinde bile Meclis, bir içki yasağı üzerine aylarca tartışabildi. Encümenler birbirinden farklı görüşler bildirdi, Genel Kurul'da sert konuşmalar yapıldı ve sonunda kanun, eşit oyların ardından oturum başkanının oyuyla kabul edildi. Bu tablo, Birinci Meclis'in tek bir sesin değil, birbirinden farklı düşüncelerin buluştuğu bir yer olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Kanunun kısa ömrü de dikkat çekici. Beş buçuk yıl yürürlükte kalan yasak, uygulamada beklenen sonuçları vermedi ve sonunda devlet tekeline dönüştü. Bu dönüşüm, Cumhuriyet'in ilk yıllarında devletin sosyal düzenlemeler ile mali ihtiyaçlar arasında nasıl bir denge aradığını gösteriyor. Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri'nde de içki yasağı uygulanıyordu ve orada da benzer sorunlar yaşandı. Türkiye, bu yasağı Amerika'dan çok daha önce kaldırdı. Bir toplumun alışkanlıklarını kanunla değiştirmenin zorluğu, iki ülkenin deneyiminde de açıkça görüldü.

Kısa özet

Men-i Müskirat Kanunu, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey'in 27 Nisan 1920 tarihli teklifiyle Meclis'e geldi ve 14 Eylül 1920'de 22 numaralı kanun olarak kabul edildi. Oylamada kabul ve ret oyları eşit çıktı, oturum başkanının oyu kanunun kabulünü sağladı. Kanun, her türlü alkollü içkinin üretimini, ithalini, satışını ve kullanımını yasakladı. 9 Nisan 1924'te 470 sayılı kanunla gevşetildi, 22 Mart 1926'da 790 sayılı inhisar kanunuyla tamamen kaldırıldı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap