İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ankara Radyosu'nun güçlü vericisi (28 Ekim 1938): Etimesgut'tan bütün Anadolu'ya uzun dalga

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Cumhuriyet'in on beşinci yılında bir ses

28 Ekim 1938'de, Cumhuriyet'in on beşinci yıl dönümünden bir gün önce, Ankara Radyosu yeni ve güçlü vericisiyle resmen işletmeye açıldı. Ankara'nın batısında, Etimesgut'ta kurulan 120 kilovatlık uzun dalga vericisi, o güne kadar Türkiye'de kurulmuş en güçlü radyo vericisiydi. Bu verici sayesinde Ankara'dan yapılan yayınlar, İç Anadolu'nun ve çevre bölgelerin uzak köşelerine kadar ulaşabiliyordu.

Bu tarih, Türk radyoculuğunun gerçek anlamda ülke çapında bir yayın kurumuna dönüştüğü an olarak kabul edilir. Bu yazıda Ankara Radyosu'nun 1928'deki ilk yayınlarından 1938'deki büyük açılışa uzanan yolu ve bu açılışın hemen ardından gelen acı günleri anlatıyoruz.
Ankara Radyosu binası
Ankara Radyosu binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Vikiçizer. Dosya sayfası

İstanbul'dan Ankara'ya

Türkiye'de düzenli radyo yayınları, 6 Mayıs 1927'de İstanbul'da başladı. Yayınlar, Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi tarafından Sirkeci'deki Büyük Postane binasından yapılıyordu. Bir yıl sonra, 1928'de, Ankara Radyosu da ilk yayınlarını yaptı. Ancak iki radyonun vericileri de güçsüzdü. Yayınlar ancak şehirlerin yakın çevresinden dinlenebiliyordu. Ayrıca radyo alıcıları pahalıydı ve sayıları azdı.

1930'ların ortasında devlet, radyo yayınlarını doğrudan üstlenmeye karar verdi. Ankara ve İstanbul radyoları, 8 Eylül 1936'da Posta, Telgraf ve Telefon İdaresi'ne, yani PTT'ye devredildi. PTT, Ankara Radyosu'nun vericisini güçlendirmek için harekete geçti. Etimesgut'ta yeni bir verici istasyonu kuruldu. Bu istasyon, 182 kilohertz frekansında uzun dalgadan yayın yapacaktı.
Tarih notu
6 Mayıs 1927: İstanbul Radyosu'nun yayına başlaması. 1928: Ankara Radyosu'nun ilk yayınları. 8 Eylül 1936: Radyoların PTT'ye devri. 28 Ekim 1938: Etimesgut vericisiyle Ankara Radyosu'nun resmî açılışı. Ekim 1938: İstanbul Radyosu'nun yayınlarına ara vermesi. 10 Kasım 1938: Atatürk'ün ölümü. 19 Kasım 1949: İstanbul Radyosu'nun yeniden yayına başlaması. 1 Mayıs 1964: TRT'nin kuruluşu.

Uzun dalga neden önemliydi?

Uzun dalga yayınlar, yerküre yüzeyini izleyerek uzak mesafelere ulaşabilen düşük frekanslı radyo dalgalarıyla yapılır. Bu özellik, dağlık ve geniş bir ülke olan Türkiye için büyük bir avantajdı. Güçlü bir uzun dalga vericisi, tek bir merkezden çok geniş bir alana yayın yapabiliyordu. 1938'de Türkiye'nin her yerine verici kurmak mümkün değildi. Bu yüzden Ankara'daki tek bir güçlü verici, ülkenin büyük bir bölümünü kapsayan bir çözüm oldu.

Etimesgut vericisinin gücü, Ankara Radyosu'nu bölgenin en güçlü yayın kuruluşlarından biri hâline getirdi. Yayınlar, Türkiye'nin dışında komşu ülkelerden de dinlenebiliyordu. Bu durum, radyonun aynı zamanda Türkiye'nin dış dünyaya sesini duyurduğu bir araç olmasını sağladı.
Atatürk Bulvarı'ndaki Radyoevi, 1940'lar
Atatürk Bulvarı'ndaki Radyoevi, 1940'larGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası

Dinleyiciler: Kahvehaneden Halkevine

1930'larda radyo alıcısı, birçok aile için pahalı bir eşyaydı. Alıcı sayısı büyük şehirlerde yoğunlaşıyordu, kasabalarda ve köylerde ise çok azdı. Bu yüzden radyo, çoğu zaman tek başına değil, topluca dinlenen bir araçtı. Kahvehanelerde, kulüplerde ve 1932'den itibaren açılan Halkevlerinde kurulan alıcıların başında toplanan insanlar, haberleri ve müzik yayınlarını birlikte dinliyordu.

Güçlü vericinin devreye girmesi, bu toplu dinleme alışkanlığının yayılmasını kolaylaştırdı. Daha önce Ankara'dan uzaktaki bir kasabada cızırtılı bir sesle duyulan yayınlar, artık daha net dinlenebiliyordu. Böylece radyo, gazetenin ulaşamadığı ya da okuma yazma bilmeyen insanlara da haber ulaştıran bir araç hâline geldi.

İstanbul Radyosu susuyor

Ankara Radyosu'nun güçlü vericisiyle yayına başlaması, İstanbul Radyosu'nun yayınlarına ara vermesine yol açtı. Ekim 1938'de İstanbul Radyosu yayınlarını durdurdu. İstanbul'daki sanatçıların ve teknik personelin bir kısmı Ankara'ya taşındı. Böylece Ankara Radyosu, ülkenin tek ulusal yayın kuruluşu oldu. İstanbul Radyosu, ancak on bir yıl sonra, 19 Kasım 1949'da yeniden yayın hayatına döndü.

Bu karar, radyoculuğun Ankara'da toplanmasını sağladı. Cumhuriyet'in başkenti, siyasi ve idari merkez olmasının yanı sıra ülkenin yayın merkezi hâline de geldi. Ankara Radyosu'nun haber, müzik ve eğitim programları, bütün ülkede aynı anda dinlenebilir oldu.
Ek bilgi
Ankara Radyosu'nun programlarında haber bültenleri, konferanslar, köylüye yönelik yayınlar ve müzik önemli yer tutuyordu. Radyonun müzik yayınları, Batı müziğinin yanı sıra halk müziğine ve Türk sanat müziğine de yer verdi. 1934-1936 arasında radyoda alaturka müzik yayınlarına getirilen sınırlama, 1938'de çoktan kaldırılmıştı.

Açılıştan on üç gün sonra

Ankara Radyosu'nun büyük açılışı, Atatürk'ün ağır hasta olduğu günlere denk geldi. Atatürk, 1938 sonbaharında Dolmabahçe Sarayı'nda yatıyordu ve Cumhuriyet'in on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938'deki bayram için hazırladığı mesaj, onun adına Başvekil Celâl Bayar tarafından okundu.

On üç gün sonra, 10 Kasım 1938'de Atatürk Dolmabahçe'de hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi, gazetelerin yanı sıra radyo aracılığıyla da ülkenin dört bir yanına ulaştı. Böylece Etimesgut'taki güçlü verici, kuruluşundan kısa süre sonra Cumhuriyet tarihinin en acı haberlerinden birini bütün Anadolu'ya duyuran ses oldu. Cenaze törenlerinin günlerinde radyo yayınları, yasın havasına uygun bir program akışına geçti.
Ankara Radyoevi, 1940'lar
Ankara Radyoevi, 1940'larGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası

Radyoevi ve sonraki yıllar

Ankara Radyosu'nun stüdyoları, sonraki yıllarda Atatürk Bulvarı üzerindeki Radyoevi binasında toplandı. Bu bina, uzun yıllar boyunca Türk radyoculuğunun merkezi oldu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında radyo, Matbuat Umum Müdürlüğü'ne bağlandı. Savaş haberlerinin halka ulaştırılmasında radyonun rolü giderek büyüdü.

1 Mayıs 1964'te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, yani TRT kuruldu. Ankara Radyosu, TRT'nin çatısı altına girdi ve Türk yayıncılığının en köklü kurumlarından biri olarak yayınlarını sürdürdü. Etimesgut'taki tarihî verici istasyonu da onlarca yıl boyunca görev yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
Ankara Radyosu'nun 1938'de kurulduğu söylenir. Bu doğru değil. Ankara Radyosu ilk yayınlarını 1928'de yaptı. 28 Ekim 1938, radyonun kuruluş tarihi değil, Etimesgut'taki güçlü vericiyle resmen işletmeye açıldığı tarihtir.

Başkentten bütün ülkeye bir ses

Ankara Radyosu'nun 28 Ekim 1938'deki açılışı, Cumhuriyet'in ilk on beş yılının bir özeti gibiydi. 1923'te Ankara, küçük bir Anadolu kasabasıydı. On beş yıl içinde başkent olarak gelişti, demiryollarıyla ülkenin dört bir yanına bağlandı ve sonunda bütün Anadolu'ya ses ulaştıran bir yayın merkezine dönüştü. Etimesgut'taki verici, bu dönüşümün teknolojik bir sembolüydü.

Bu açılışın Atatürk'ün son günlerine denk gelmesi, olayı daha da anlamlı kılıyor. Cumhuriyet'in kurucusu, ülkeyi tek bir sesle buluşturacak bu vericinin açılışını hasta yatağında karşıladı. Kısa süre sonra aynı verici, onun ölüm haberini milyonlarca insana duyurdu. Bir ülkenin radyosu, o ülkenin en sevinçli ve en acı anlarını paylaşan ortak bir hafızadır. Ankara Radyosu, kuruluşundan itibaren bu hafızanın merkezinde yer aldı. Bugün radyonun eski kayıtları, Cumhuriyet'in ilk on yıllarının seslerini sonraki kuşaklara taşıyan değerli bir arşiv oluşturuyor.

Kısa özet

Ankara Radyosu ilk yayınlarını 1928'de yaptı ve 8 Eylül 1936'da PTT'ye devredildi. 28 Ekim 1938'de Etimesgut'ta kurulan 120 kilovatlık uzun dalga vericisiyle resmen işletmeye açıldı. Ekim 1938'de İstanbul Radyosu yayınlarına ara verdi ve 1949'a kadar Ankara Radyosu ülkenin tek ulusal yayın kuruluşu oldu. Açılıştan on üç gün sonra, Atatürk'ün ölüm haberi de radyo aracılığıyla ülkeye ulaştı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap