İçeriğe geç
Giriş yap
0

Manisa'nın kurtuluşu (8 Eylül 1922): Yanan şehir, Spil yamaçları ve süvarilerin girişi

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kurtuluş sabahı küle dönmüş bir şehir

Manisa, Saruhan sancağının merkezi ve Batı Anadolu'nun en zengin şehirlerinden biriydi. Osmanlı döneminde şehzadelerin yetiştirildiği sancak merkezlerinden biri olan Manisa, camileri, hanları ve çarşılarıyla tarihî bir şehirdi. 8 Eylül 1922'de Türk süvarileri şehre girdiğinde, bu şehrin büyük bölümü yanmış durumdaydı. 5 Eylül'de başlayan ve 8 Eylül'e kadar süren yangın, şehrin binalarının yaklaşık yüzde doksanını yok etmişti.

Bu yazıda Manisa'nın işgal yıllarını, Büyük Taarruz'dan sonraki geri çekilme sırasında yaşanan yangını ve 8 Eylül'deki kurtuluşu anlatıyoruz.
5-8 Eylül 1922 yangınından sonra Manisa'da harap olmuş bir sokak
5-8 Eylül 1922 yangınından sonra Manisa'da harap olmuş bir sokakGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Üç yıllık işgal

15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan Yunan ordusu, birkaç gün içinde iç bölgelere doğru ilerledi. Mayıs 1919'un son günlerinde Manisa da işgal edildi. Saruhan sancağı içinde en uzun süre işgal altında kalan yer Manisa şehri oldu. Üç yıldan fazla süren işgal boyunca şehir, Yunan ordusunun önemli bir garnizon merkezi olarak kullanıldı.

İşgal yılları, şehrin Müslüman halkı için ağır geçti. Halkın bir bölümü çevredeki köylere ya da Kuva-yı Milliye'nin denetimindeki bölgelere göç etti. Şehirde kalanlar, işgal yönetimi altında yaşamak zorunda kaldı. Bu yıllarda bölgede, savaşın bütün taraflarının sivillere yönelik şiddet olaylarına karıştığı dönemler yaşandı.
Tarih notu
15 Mayıs 1919: İzmir'in işgali. Mayıs 1919 sonu: Manisa'nın işgali. 26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz. 30 Ağustos 1922: Başkomutan Meydan Muharebesi. 5 Eylül 1922 akşamı: Malta semtinde ilk yangın. 6 Eylül sabahı: Şehrin birçok noktasında yangın. 8 Eylül 1922: Süvarilerin şehre girişi. 9 Eylül 1922: İzmir.

Büyük Taarruz'dan sonraki geri çekilme

26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, birkaç gün içinde Yunan ordusunun cephesini çökertti. 30 Ağustos'taki Başkomutan Meydan Muharebesi'nden sonra Yunan ordusunun birlikleri İzmir'e doğru çekilmeye başladı. Çekilme yolu üzerindeki şehirler ve kasabalar, Uşak, Alaşehir, Salihli, Turgutlu ve Manisa, birer birer boşaltıldı.

Bu geri çekilme, çekilme yolu üzerindeki şehirlerin büyük bölümünün yakılmasıyla sonuçlandı. 1923'te bölgeyi gezen Amerikan Konsolos Yardımcısı James Loder Park'ın raporu, Manisa'da ve Turgutlu'da binaların yüzde doksanının, Alaşehir'de yüzde yetmişinin, Salihli'de yüzde altmış beşinin yok olduğunu kaydetti. Park, bu yangınların rastlantısal olmadığı sonucuna vardı.
1922 yangınından önce Manisa'nın genel görünümü
1922 yangınından önce Manisa'nın genel görünümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

5-8 Eylül: Yangın

5 Eylül 1922 Salı akşamı Manisa'nın Malta semtinde ilk yangın çıktı. Bu yangın, halkın çabasıyla yayılmadan söndürüldü. Ertesi sabah ise şehrin birçok noktasında aynı anda yangınlar başladı. Bu kez yangını söndürmek mümkün olmadı. Çarşı ve çevresindeki mahalleler alevler içinde kaldı.

Halk, canını kurtarmak için şehrin hemen arkasında yükselen Spil Dağı'nın yamaçlarına sığındı. Yamaçlardan şehrin yanışını izleyen Manisalılar, iki gün boyunca yüzyılların mirasının küle dönmesine tanık oldu. Yangında on bin yedi yüz ev, on üç cami, iki bin yedi yüzü aşkın dükkân ve on dokuz han yandı. Yangında ve çekilme sırasında yaşanan şiddet olaylarında binlerce kişi hayatını kaybetti.
Ek bilgi
Spil Dağı, Manisa şehrinin hemen güneyinde yükselen ve bugün milli park olarak korunan bir dağdır. Mitolojide Niobe'nin taşa dönüştüğü yer olarak anılan "Ağlayan Kaya" da bu dağın eteklerindedir.

8 Eylül: Süvarilerin girişi

8 Eylül sabahı Türk kuvvetleri Manisa'ya iki yönden yaklaştı. Saruhanlı yönünden gelen birlikler şehri batıdan çevirmekle görevliydi. Süvari Tümeni'nin birlikleri ise şehre doğu ve kuzey yönlerinden yaklaştı. 14. Süvari Alayı'nın süvarileri, şehrin çevresindeki bağlarda Yunan artçı birlikleriyle çatışmaya girdi. Bu çatışmalarda üç asker şehit oldu.

Şehre giren birliklerden birinin komutanı Seyfettin Bey, yani sonraki soyadıyla Seyfettin Çalbatur, o günü sonradan hatıralarında anlattı. Süvariler, sokak çatışmalarıyla şehrin merkezine ilerlerken alevlerle kaplı sokaklarla ve yaralılarla karşılaştı. Öğleye doğru şehirde Yunan askeri kalmamıştı. Spil yamaçlarına sığınan halk, süvarilerin eşliğinde şehre geri döndü.
Manisa, Ocak 1923
Manisa, Ocak 1923Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Frédéric Gadmer (1878-1954). Dosya sayfası

Ertesi gün İzmir

Manisa'nın kurtuluşundan bir gün sonra, 9 Eylül 1922'de Türk süvarileri İzmir'e girdi. Manisa, İzmir'e giden yolun son büyük durağıydı. Büyük Taarruz'un başlamasından yalnızca on üç gün sonra Batı Anadolu'nun büyük bölümü işgalden kurtulmuştu.

Mustafa Kemal Paşa, 10 Eylül'de İzmir'e girdi. Yol boyunca geçtiği şehirlerdeki yıkım, onu derinden etkiledi. Yanmış şehirlerin yeniden inşası, Cumhuriyet'in ilk yıllarının en büyük işlerinden biri olacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Manisa yangınıyla ilgili kayıp ve hasar rakamları kaynaktan kaynağa değişiyor. Bina hasarına ilişkin yüzde doksan oranı, hem Türk hem yabancı tanıkların kayıtlarında ortak. Can kaybı rakamları ise farklı kaynaklarda farklı veriliyor ve dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.

Yeniden kurulan Manisa

Manisa'nın 1922'den sonraki hikâyesi, bir şehrin küllerinden yeniden doğuşunun hikâyesi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında şehir, yeni bir planla yeniden inşa edildi. Yangından kurtulan tarihî yapılar, Muradiye ve Sultan camileri gibi, şehrin eski kimliğinin tanıkları olarak korundu. Yanmış mahallelerin yerine yeni caddeler ve binalar yapıldı.

Bu yeniden kuruluş, Batı Anadolu'nun birçok şehrinin ortak deneyimiydi. Uşak, Alaşehir, Salihli ve Turgutlu da benzer bir yıkımı yaşamıştı. Bu şehirlerin yeniden inşası, genç Cumhuriyet'in sınırlı kaynaklarıyla yürütülmek zorundaydı. Manisa'nın bugünkü görünümü, 1922'deki yangının izlerini neredeyse tamamen silmiş durumda. Ama her 8 Eylül'de yapılan kurtuluş törenleri, şehrin bu acı ve sevinç dolu günü unutmadığını gösteriyor. Törenlerde Spil Dağı'na sığınan halkın ve şehre giren süvarilerin hikâyesi yeniden anlatılıyor.

Şehzadeler şehri

Manisa'nın 1922'de kaybettiği mirası anlamak için şehrin Osmanlı dönemindeki yerine bakmak gerekiyor. 15. ve 16. yüzyıllarda Manisa, padişah adaylarının yönetim deneyimi kazandığı sancak merkezlerinin en önemlilerinden biriydi. Fatih Sultan Mehmed, Kanuni Sultan Süleyman ve III. Murad gibi padişahlar, gençliklerinde bir süre Manisa'da sancak beyliği yaptı. II. Murad da tahttan ilk çekildiği yıllarda Manisa'da yaşadı. Bu yüzden şehir "Şehzadeler Şehri" diye anılır.

Şehzadelerin ve annelerinin yaptırdığı camiler, medreseler, hamamlar ve hanlar, Manisa'yı Batı Anadolu'nun en zengin mimari mirasına sahip şehirlerinden biri yapmıştı. Hafsa Sultan'ın yaptırdığı Sultan Camii ve külliyesi, III. Murad'ın yaptırdığı Muradiye Camii, bu mirasın en önemli parçalarıydı. Bu iki yapı yangından kurtuldu. Ama çarşının, hanların ve tarihî evlerin büyük bölümü 1922'de yok oldu.

Mesir geleneği ve şehrin hafızası

Manisa'nın en bilinen geleneklerinden biri, her yıl bahar aylarında yapılan Mesir Macunu Festivali'dir. Geleneğin kökü, Kanuni'nin annesi Hafsa Sultan'ın hastalığına çare olarak hazırlanan macuna dayanıyor. Macun, Sultan Camii'nin kubbesinden ve minarelerinden halka saçılıyor. Yangından sonraki yıllarda bu gelenek yeniden canlandırıldı ve şehrin kimliğinin en güçlü simgelerinden biri oldu. Bugün Mesir şenlikleri, UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras listesinde yer alıyor. Bu süreklilik, küle dönmüş bir şehrin hafızasını nasıl koruduğunun güzel bir örneği.

Kısa özet

Manisa, Mayıs 1919'un son günlerinde işgal edildi. Büyük Taarruz'dan sonra Yunan ordusu çekilirken 5 Eylül 1922 akşamı başlayan yangın 8 Eylül'e kadar sürdü ve şehrin binalarının yaklaşık yüzde doksanını yok etti. Halk Spil Dağı'nın yamaçlarına sığındı. 8 Eylül'de Süvari Tümeni'nin birlikleri kısa çatışmalardan sonra şehre girdi. Ertesi gün İzmir kurtarıldı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap