İçeriğe geç
Giriş yap
0

Aydın'ın kurtuluşu (7 Eylül 1922): İki kez yanan şehre üç yıl sonra dönen bayrak

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Büyük Menderes'in kenti

Aydın, Büyük Menderes ovasının bereketli topraklarında, İzmir'i iç Ege'ye bağlayan demiryolunun önemli duraklarından biri olarak gelişmiş bir şehirdi. İncir, pamuk ve zeytin ticaretiyle zenginleşen kent, 1919 baharında Batı Anadolu'yu saran işgal dalgasının ilk hedefleri arasında yer aldı. 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan Yunan kuvvetleri birkaç hafta içinde demiryolu boyunca ilerleyerek Aydın'a ulaştı. Şehir, sonraki üç yılda iki büyük yangın, bir halk direnişi ve uzun bir işgal dönemi yaşadı. 7 Eylül 1922'de ise Büyük Taarruz'un ardından batıya ilerleyen Türk ordusunun Aydın'a girmesiyle bu dönem sona erdi.

Bu yazıda Aydın'ın işgal yıllarını, efelerin direnişini, 1922 Eylül'ündeki kurtuluşu ve şehrin yeniden kuruluşunu ele alıyoruz.
Aydın şehir merkezindeki Atatürk Anıtı
Aydın şehir merkezindeki Atatürk AnıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Nihat1988. Dosya sayfası

1919: işgal ve direniş

Yunan kuvvetleri 27 Mayıs 1919'da Aydın'a girdi. İşgal, bölgedeki efeleri ve yerel halkı silahlı direnişe yöneltti. Yörük Ali Efe ve Demirci Mehmet Efe gibi isimlerin önderliğindeki Kuvâ-yi Milliye birlikleri, haziran sonunda Aydın çevresinde yoğun bir saldırı başlattı. 27 Haziran - 4 Temmuz 1919 arasında yaşanan çatışmalarda Türk kuvvetleri şehre girdi ve kısa bir süre Aydın'ı denetimi altında tuttu. Ancak Yunan kuvvetleri takviye alarak geri döndü ve şehir yeniden işgal edildi. Bu çatışmalar sırasında Aydın'ın önemli bir bölümü yangınlarla harap oldu.

Aydın savunması, Kurtuluş Savaşı'nın ilk aylarında halkın kendi imkânlarıyla işgale direndiğini gösteren en dikkat çekici olaylardan biriydi. Şehirden kaçan aileler çevre köylere ve dağlara sığındı. Efeler ise sonraki yıllarda Menderes vadisinde gerilla mücadelesini sürdürdü ve düzenli ordu kurulduğunda bu birliklerin önemli bir bölümü orduya katıldı.
Tarih notu
27 Mayıs 1919: Yunan kuvvetlerinin Aydın'a girişi.
27 Haziran - 4 Temmuz 1919: Aydın savunması.
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz'un başlaması.
7 Eylül 1922: Aydın'ın kurtuluşu.
9 Eylül 1922: Türk süvarilerinin İzmir'e girişi.

Uzun işgal yılları

1919 yazından 1922 sonbaharına kadar Aydın, Yunan ordusunun Menderes vadisindeki önemli üslerinden biri oldu. Cephe hattı Aydın'ın doğusunda, Nazilli ve Sultanhisar çevresinde uzun süre sabit kaldı. Şehir bu nedenle cephe gerisi bir garnizon niteliği kazandı. Türk halkı ağır koşullar altında yaşadı, pek çok aile mülklerini kaybetti. Efelerin Menderes dağlarındaki faaliyetleri, işgal yönetimini sürekli tetikte tutuyordu.

Bu dönemde Batı Anadolu'da Yunan işgal yönetiminin uygulamaları, İtilaf devletlerinin kurduğu soruşturma heyetlerinin gündemine de girdi. Bölgede yaşanan çatışmaların ve göçlerin sivil halk üzerindeki etkisi, savaşın her iki tarafta da derin izler bıraktığını gösteriyordu.
Aydın'da Cihan Camii yakınındaki yıkıntılar
Aydın'da Cihan Camii yakınındaki yıkıntılarGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Gadmer Frédéric. Dosya sayfası

Büyük Taarruz'dan Menderes'e

26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar'ın güneybatısında başlayan Büyük Taarruz, birkaç gün içinde Yunan ordusunun ana gövdesini çökertti. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kazanılan zaferin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, ordulara İzmir yönünde takip emri verdi. Türk ordusu bir yandan Uşak, Salihli ve Turgutlu üzerinden İzmir'e ilerlerken, güney kanattaki birlikler de Menderes vadisi boyunca batıya yöneldi. Nazilli'nin ardından Aydın da Türk birliklerinin önünde açılan yol üzerindeydi.

Yunan birlikleri çekilirken Aydın'ın bazı bölümlerinde yeniden yangınlar çıktı. Şehir, 1919'dan sonra ikinci kez büyük bir tahribatla karşı karşıya kaldı. 7 Eylül 1922'de Türk birlikleri Aydın'a girdi. Üç yılı aşkın süredir şehirden uzak kalan pek çok aile, kurtuluşun ardından yıkılmış evlerine döndü.
Ek bilgi
Aydın her yıl 7 Eylül'ü kurtuluş günü olarak törenlerle kutlar. Aynı haftada Batı Anadolu'nun pek çok şehri de kurtuluşunu yaşadı: Balıkesir 6 Eylül, Manisa 8 Eylül, İzmir 9 Eylül 1922'de kurtuldu.

Yıkıntıların arasından yeniden kuruluş

Kurtuluşun ardından Aydın'ın en acil ihtiyacı barınma ve iaşeydi. Yanmış mahalleler, tahrip olmuş çarşılar ve kullanılamaz hale gelmiş kamu binaları, şehrin yeniden kurulmasını gerektiriyordu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Aydın'da imar çalışmaları başlatıldı. Demiryolu ve ticaret yeniden canlandı, Menderes ovasının tarım ürünleri yeniden İzmir limanına akmaya başladı. 1923'teki nüfus mübadelesi de şehrin nüfus yapısını değiştirdi. Balkanlardan gelen mübadiller Aydın ve çevresine yerleştirildi.

Şehrin merkezindeki Atatürk Anıtı ve Aydın'ın kurtuluş törenleri, bu dönemin hafızasını canlı tutuyor. Aydın savunmasına katılan efelerin hatırası da şehirde anıtlar ve sokak adlarıyla yaşatılıyor.
Aydın'daki tarihî Ramazan Paşa Camii
Aydın'daki tarihî Ramazan Paşa CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Christian1311. Dosya sayfası

Efelerden düzenli orduya

Aydın çevresindeki efe birlikleri, Kurtuluş Savaşı'nın ilk döneminde düzensiz ama etkili bir direniş gücü oluşturdu. Dağları, geçitleri ve köy yollarını avuçlarının içi gibi bilen bu birlikler, işgal kuvvetlerinin ikmal hatlarını tehdit ediyor, demiryolunu ve karakolları hedef alıyordu. Ankara'da Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra düzenli ordu kurma kararı, efe birliklerinin de bu orduya katılmasını gerektirdi. Yörük Ali Efe ve Demirci Mehmet Efe'nin birlikleri, farklı süreçlerle düzenli ordunun yapısına dahil edildi.

Bu geçiş kolay olmadı. Düzensiz birliklerin kendi komutanlarına bağlılığı, merkezî bir ordu disiplinine uyum sağlamayı zorlaştırıyordu. Yine de Menderes vadisinde efelerin bıraktığı direniş geleneği, 1922'deki ilerleyişte yerel halkın orduya verdiği desteğin de zeminini hazırlamıştı. Türk birlikleri Aydın'a yaklaşırken, köylerde birlikler yiyecek, rehber ve bilgiyle karşılandı.

Mübadele ve yeni nüfus

Kurtuluştan sonraki ilk yıllarda Aydın'ın nüfus yapısı köklü bir değişim geçirdi. Lozan'da imzalanan nüfus mübadelesi sözleşmesiyle şehirdeki Rum nüfus Yunanistan'a giderken, Selanik, Kavala, Drama ve Girit gibi yerlerden gelen Türk ve Müslüman mübadiller Aydın ve çevresine yerleştirildi. Mübadiller, getirdikleri tarım ve zanaat bilgisiyle Menderes ovasının yeniden canlanmasına katkıda bulundu. Bu iki yönlü göç, her iki toplum için de acılı bir kopuşu temsil ediyordu.

İki yangın, bir direniş, bir kurtuluş

Aydın'ın Kurtuluş Savaşı hikâyesi, Batı Anadolu'nun genel deneyimini yoğunlaştırılmış biçimde yansıtır. Şehir, işgalin ilk haftalarında silaha sarılan halkın direnişine sahne oldu. Bu direniş kısa sürede bastırıldı, ama efelerin dağlarda sürdürdüğü mücadele, düzenli ordunun kuruluşuna kadar Menderes vadisini canlı tuttu. İki büyük yangın şehrin fiziksel dokusunu derinden yaraladı. 1922'deki kurtuluş ise bu yaraların sarılabileceği bir dönemin başlangıcı oldu.

Aydın'ın kurtuluşu çoğu zaman İzmir'in kurtuluşunun gölgesinde kalır. Oysa 7 Eylül 1922, Büyük Taarruz'un güney kanadındaki ilerleyişin ne kadar hızlı ve kararlı olduğunu gösteren bir tarihtir. Dumlupınar'dan yalnızca bir hafta sonra Menderes vadisinin kalbine ulaşılması, Yunan ordusunun Batı Anadolu'daki varlığının bütünüyle çöktüğünü ortaya koyuyordu. Aydın'ın 1919'da başlayan direnişi, 1922'de ordunun zaferiyle tamamlanmış oldu. Efelerin 1919'daki fedakârlığı ile düzenli ordunun 1922'deki zaferi arasındaki bu bağ, şehrin hafızasının en güçlü halkasıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
Aydın savunması (1919) ile Aydın'ın kurtuluşu (1922) bazen karıştırılır. 1919'da efeler şehri kısa bir süre geri almış, ancak şehir yeniden işgal edilmişti. Kalıcı kurtuluş, 7 Eylül 1922'de Büyük Taarruz'un ardından gerçekleşti.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap